Uyuşturucu Bağımlılığından Dolayı Acı Çekmemesi İçin Annesinin Öldürmeye Çalıştığı Yücel Kuran'ın Acılarla Örülü Hikayesi

-
Abone ol

Ya o kartı görmeseydi, ne olurdu?

Kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=NO-AAv3D...

Uyuşturucu bağımlılığı ne yazık ki ülkemizde yüzleşmemiz gereken gerçeklerden bir tanesi. Kimileri bu bağımlılıktan kurtulamazken kimileri Yücel Kuran gibi kurtulup hayatına devam edebiliyor. Biz de bu başarı hikayesini anlatacağız bugün sizlere.

Hayatı yok olmak üzereyken nasıl yeniden yaşama döndüğünü okuyacaksınız.

Yücel, erkek aile bireylerinin çok fazla alkol tükettiği bir ortamda çocukluk geçirmiş. Alkol masalarındaki o meyve verilen çocuklardan olmuş. Babası alkol aldığında çok değişirmiş. Çok ciddi ve sinirli insanların arasında büyüdüm diyor.

Çocukken, büyüdüğünde yüzücü olduğunun hayalini kurarmış.

Gel zaman git zaman 18 yaşında ilk kez uyuşturucuyla karşılaşmış. Sigara bile içmeyen Yücel, arabasına binen kuzeninin arkadaşının uzatmasıyla uyuşturucu maddeye başlamış. Korksa da tekrar tekrar içmeye başlamış. İlk önce akşamları içerken daha sonra gündüzler de eklenmiş.

Annesine, oğlunun uyuşturucu kullanmaya bağladığının haberi gitmiş fakat annesi "benim oğlum yapmaz" diyerek inanmamış. Hangi anne inanabilir ki zaten? Çocuğuna nasıl kondurabilir bunu?

Bir süre sonra vücudundaki değişiklik nedeniyle annesi anlamış ama yine oğluna yakıştıramamış. Uyuşturucu kullanmayı havalı olmak olarak kafasında kodlamış o dönemlerde.

Sevdiği de bir kadın varmış o yaşlarda. O kadın da uyuşturucu kullandığını öğrenmiş öğrendiğinde bir tokat atmış. Yücel, "keşke o an beni öldürseydi" diye anlatıyor anı. Nedenini birazdan anlayacaksınız. 

Askerlik zamanı gelmiş fakat askere gitmeden önce de farklı farklı kimyasallar hayatına girmiş. Askerde bırakacağım diye kendine söz verse de bunu başaramamış.

Askerdeyken kimyasalın etkisindeyken kendisini vurmuş. Kendisini vurduğu için hem askerliği uzamış hem de askerlik bitince 4.5 ay cezaevinde yatmış. Daha sonra birçok kez intihara teşebbüs etmiş.

Sevdiği kadınla da evlenmiş. Belki bu bağımlılıktan kurtulurum, hayatımı düzene sokarım diye hayal etse de yine başarılı olamamış. Evlendiğinde aşırı derece agresifleşmiş. Her şeye sinirleniyormuş.

Ortada bağımlılığının dışında hiçbir sorun yokken kendisine sürekli sorunlar yaratmış. Ailesinin kendisini anlamadığını düşünüyormuş hep. Ayrıca bağımlı olduğunu kabul etmeme gibi bir durumu da varmış.

Eşi de Yücel'in bu illetten kurtulacağı inancını yitirmiş ve sokakta kullanmaması için evde kullanmasına izin vermiş. Bu bir eş için çok ağır bir durum. Düşünsenize eşiniz önünüzde eriyor ve siz buna göz yummak zorundasınız...

Bir kız çocukları olmuş. Yine istese de bırakamamış. Yıllarca sürekli kendisine söz verse de sonu hep hüsran...Tabii eşi de ne kadar direnirse dirensin Yücel'i değiştirememiş ve çift boşanmış.

Artık bundan sonra Yücel'in bu bağımlılıktan kurtulacağına dair inancı da kalmamış. Hep bir otel odasında öleceğini düşünmeye başlamış. O saatten sonra da her şeyi akışına bırakmış. Ailesinin evinde yaşamaya başlamış.

İyileşeceğine, gittikçe daha da kötü olmaya başlamış. Ağır maddeler denemiş. Her zaman kendinden geçmiş bir vaziyetteymiş. Kendini ve çevresindeki nesneleri yakmaya başlamış.

Annesi de oğlu dışarda kullanmasın diye evde kullanmasına razı olmuş. O kullanırken kendisine zarar vermemesi için annesi kapısında nöbet tutuyormuş. Oğlunun her gün öldüğüne şahit olmuş bir anneden bahsediyoruz. Onun için hayatı boyunca unutamayacağı bir durum.

Yine kendinde olmadığı bir gün annesi oğlunun daha fazla acı çekmesine dayanamamış ve onu öldürmeye çalışmış. O da ailesinin daha fazla bunlara maruz kalmaması için evden ayrılmış.

Gidecek yeri olmadığını düşünüp tam 2.5 sene hastane bahçesinde yaşamış. İnsanların yarım bıraktığı yiyeceklerle karnını doyurmuş. Eline geçen parayla da uyuşturucu almaya çalışmış.

1.5 sene sonra annesiyle karşılaşınca kaçmaya başlamış fakat dayanamayarak annesini uzaktan takip etmiş ve bir bankta oturup ağladığını görmüş ve yanına gitmiş. Annesi bırakmak istememiş, kendisini aradıklarını söylemiş. Babası da her gün camda oğlunun geleceği umuduyla bekliyormuş. Yine de gitmemiş ailesinin yanına.

Yine kendinden geçtiği bir sırada cebinde bir kart olduğunu fark etmiş. Bu kart bir derneğe aitmiş ve o derneğe gitmeye karar vermiş. Derneğe gider gitmez kendisini psikologla görüştürmüşler ve ardından derneğe ait yatılı bir merkeze götürmüşler.

O merkezde artık hayatını değiştirmeye başlamış. Kitap okuma alışkanlığı kazanmış, hatta tiyatro oyunu bile yazmış, yazdığı oyun sahnelenmiş.

Ayrıca hayatını anlattığı "Beynimdeki Düşman" isimli kitabını da orada yazmış. Şimdi bir gazetede köşe yazarlığı ve aynı zamanda da bağımlılık danışmanlığı yapıyor.

Bağımlıların elinden tuttuğunuzda onları hayata zor da olsa bağlayabilirsiniz. Onlardan kaçmamanın, yardım etmenin önemini anlatıyor Yücel Kuran.

Yücel Kuran'ın hikayesinin detaylarını buradan da dinleyebilirsiniz;

Siz neler düşünüyorsunuz? Yorumlarda buluşalım!

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
danoneym

Mücadele etmesi takdire şayan tabi ki ama o kadar insana neler yaşatmış... Ben pozitif olamadım kendisine. Dipnot; Varsa, bu durumu yaşayanlar anlayacaktır beni...

erkan-batal

istemeden yaşatmış

icimdekiyagmur

Hep bir arkadaş önermesiyle başlıyor kötü alışkanlıklar. Tabii temelinde aile yaşantısı da çok önemli kişinin. Tebrik ediyorum kendisini. İyi ki tedavi olmuş, iyi ki kendine yeni bir hayat kurmuş...

abdullah-kocyigit

sosyologlar aman rahatsız olmayın , toplum olarak biz bir çöküp gelicez..

gzd1

Helal olsun

ahmet.burma.9

Vay bee. Bir insanın evladının bu şekilde yok olduğunu görmesi dayanılmaz bir şey olsa gerek.

Görüş Bildir