Türklerin Coğrafi ve Kültürel Etkileşimlerin Getirisi Olarak Bugüne Kadar Kullandıkları Tüm Alfabeler

-
Abone ol

Türkler asırlar boyu birden fazla alfabe kullandı ama Türkçe kendine has dil varlığını her zaman korudu...

Bu içerikte Ötüken Dergisi ve Dergi Park kaynak olarak kullanılmıştır.

Asırları aşmış bir millet olan Türkler, bulundukları coğrafya ve etkileşim kurdukları toplumlara göre farklı alfabeleri kullanmıştır.

Türklerin kullandığı beş ana alfabe türü olduğu görülmektedir. Tarih boyunca kullandıkları alfabelerden yalnızca ikisinin Türklere ait olduğu bilinmektedir. Diğer üç alfabe, çeşitli yollardan iletişime geçilen toplumların etkisinde kalarak kullanılmıştır. 

Bu alfabelerden bazılarında Türkçe sesler, Türkçeye özel olarak eklenip kullanılmıştır. Her ne kadar başka toplumların alfabelerini kullansalar da kendilerinden de bir şeyler kattıkları görülmüştür. Türklerin kullandığı alfabeler şunlardır;

1. Göktürk Alfabesi 

2. Uygur Alfabesi

3. Arap Alfabesi

4. Latin Alfabesi

5. Kiril Alfabesi

Göktürkler zamanında kullanılan, 38 harften oluşan ve Türklerin kullandığı en eski alfabe Göktürk alfabesidir.

Eski Türk runik yazısının ne zaman düzenlendiği ve hangi tarihte kullanılmaya başlandığı kesin olarak bilinmiyor. İlk olarak Yenisey Kitâbeleri'nde görünen, sonra da Orhun Abideleri'nde bulunan bu yazının son zamanlarda milattan önce mevcut olduğu hakkında bilgiler vardır.

Bulgar Türklerinden, Avarlardan, Uygurlardan, Kırgızlardan, Türgişlerden, Oğuzlardan, Peçeneklerden ve Kıpçak-Kumanlardan da Göktürk harfli anıt ve yazıtların bulunduğu alan Moğolistan ve Sibirya içlerinden Romanya, Macaristan ve Bulgaristan’a dek uzanmaktadır.

Uygurların kullandığı 14 harfli ve 18 adet işaret ve sembolden oluşan Uygur alfabesi Türklerin kullandığı bilinen 2. alfabedir.

Türkçenin ilk yazı dili devresinin, milli alfabesi Uygur alfabesi olmuştur. Kâşgarlı Mahmut da Uygur alfabesinden Türk yazısı diye söz etmektedir. Uygur alfabesi, Türklerce 1000 yıl gibi uzun bir süre kullanılmıştır. Yazı dili olarak Eski Uygur Türkçesi dönemi Göktürkçenin devamıdır. 

Uygur alfabesi Ârâmî kökenli Soğd alfabesinden alınmıştır. Uygurlar Soğd alfabesini Göktürk alfabesiyle birleştirerek, bazı küçük ekleme ve değişikliklerle Uygur alfabesi haline getirmişlerdir. Uygur alfabesinin Türklerce çok geniş bir sahaya yayılmıştır.

28 harften oluşan bu alfabeye, Türkçe ses olan p, ç, j, g seslerinin eklenmesiyle 32 harfle kullanılan Arap alfabesidir.

Türklerin en uzun süreli kullandığı alfabedir. Arap alfabesi Türklerin kullanımına İslamiyet’le birlikte girmiş, İslam dinini kabul etmeye başladıkları 10. yüzyılın ortalarından, 20 yy. ortalarına kadar tam 1000 yıl Türk dili ve lehçelerinin yazımı için kullanılan tek alfabe olmuştur.

Arap alfabesi Kuzey Samî alfabesinin Ârâmî koluna bağlı bir yazı sistemidir. Arap alfabesi ilk zamanlar noktasızdır. Süryanî alfabesinin etkisiyle birbirine benzeyen harfleri ayırt edici noktalar kullanılmaya başlanmış, daha sona nokta şeklindeki bu harekeler bırakılmıştır.

38 harften oluşan ve 11 sesli harf bulunduran alfabe Türklerin kullandığı bir diğer alfabedir.

Türk dil ve lehçelerinin yazımında Arap alfabesinden sonra en çok bir diğer alfabe de Kiril alfabesidir. Kiril alfabesi zamanla ufak tefek değişiklere uğramış ve bugünkü kullanılan Kiril alfabeleri arasında harf sayısı ve türü bakımında farkları vardır

Kiril alfabesi ile yazılan ilk Türk dili Çuvaşçadır. Bulgar Türklerinin torunları olan Çuvaşlar, 18. yüzyılın başlarından Kiril alfabesini kullanmaya başlamış ve 1938’ e kadar zaman zaman değiştirerek bu alfabeyi kullanmışlardır. Bugünkü Çuvaş alfabesi 1938’de tekrar düzenlenmiştir.

1 Kasım 1928’de Latin Alfabesi kabul edilen, 29 harften oluşan ve bugün de kullandığımız Latin alfabesidir.

Latin alfabesi Türkiye Türkçesinde ve Eski Sovyet coğrafyasında Türklerin kullandığı son alfabedir. Türkçenin Latin harfleri ile kullanılması Yeni Türk Alfabesi Kanunu’nun, kabul edildiği tarihten önce yabancılar tarafından da yapılmıştır.

Latin alfabesi Türkçenin yazımı için XIV yy. başlarında Aşağı Volga bölgesinde Kıpçak Türkleri arasında Hristiyanlığı yaymaya çalışan misyoner vaazlarında kullanılmıştır.

Bu misyonerler Türkçe öğrenmişler ve bir çok dini metinleri Latin harfleri ile Kıpçak Türkçesine çevirmişlerdir.

Kullandıkları belli başlı alfabelerin bunlar lakin kısa süreli olarak farklı alfabeleri kullanan küçük Türk toplulukları da olmuştur. Çağın koşullarına uyum sağlamak için alfabe değişikliklerinin yapılması ise her dönemde görülen bir uygulamadır.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
hadiordan

'Bir Gecede Cahil Kaldık'çıların gözü yaşlı! Dedesinin mezar taşını okuyamadığı için üzülenler bu yazıyı da okumamıştır zaten.

selcukt

Bari kullanılan abece görselleri kontrol edilseydi ... Uygur dediği İbrani, Göktürk dediği hatalı ...

Görüş Bildir