Toplumun Duvarlar Arkasına Gizleyip Yok Saydığı Trajik Hayatlar: Bangladeşli Seks İşçileri

-

Sıfatlarını en ağır hakaret olarak kullandığımız, toplumun en dışlanmış kesimi; seks işçileri... Yüzyılladır var olan bu sektöre bazı kadınların kendi rızalarıyla, bazılarının ise zorla girdiği söylense de; genel olarak çoğunluk bu sektörün kadınları sömürdüğünü kabullenmiş durumda.

Seks işçiliğinin kanunlarla düzenlendiği ve işçinin haklarının korunduğu gelişmiş ülkelerde bu durumun aksi iddia edilse de; gelişmemiş ülkelerdeki hayat kadınlarının hali tam anlamıyla "trajik".

Bagladeş, fuhuşun yasal olduğu az sayıdaki müslüman ülkeden biri. 

Ülkenin en eski ve ikinci en büyük genelevi Kandapara ise tamamen duvarlarla çevrili. Bu duvarlardan içeri girmek kolay fakat dışarı çıkmak zor.

Fotoğrafçı Sandra Hoyn, Kandapara genelevinde, toplumun duvarlar arkasına gizleyip görmekten kaçındığı bu trajik hayatları tüm gerçekçiliğiyle yüzümüze vuruyor.

Kaynak: https://www.washingtonpost.com/news/in-s...

Kajol isimli bir hayat kadını ve bir müşteri.

Bu genelev 200 yıldır işletiliyor. 2014 yılında kadınların haklarını aramaları ve eylem yapmaları sebebiyle Bangladeş Milli Kadın Avukatlar Topluluğu tarafından dava açılarak kapatılmış fakat sonra "yoğun talepler" sebebiyle yeniden açılmış.

Bu genelevde her yıl onlarca çocuk doğuyor, birçok kadın yaşıyor ve genelevin kapatılması durumunda nereye gideceklerini bilmiyorlar.

Genelevin tamamı duvarlarla çevrili, adeta şehrin içinde farklı bir şehir gibi.

Seks işçiliğini destekleyenler bu işi kadınların isteyerek yaptıklarını, başka bir meslek sahibi olmalarının imkansız olduğunu söylüyorlar.

Bangladeş'in kötü ekonomisinde, elbette ki seks işçisi kadınların aldığı ücretler oldukça düşük. Bu yüzden her gün çalıştırılıyorlar.

Bu kendi içinde bağımsız küçük şehirde dar sokaklarda dolaşabiliyorsunuz. Pek çok dükkan, çaycı ve lokanta var.

Çalışan kadınların çoğu insan ticareti kurbanı: Geneleve satılma yaşları 12-14 olarak değişiyor.

Fakir ailelerin kızları küçük yaşta bu geneleve girdiklerinde, hiyerarşinin en altında kalıyorlar. Bir "madam" ya da "kadın pazarlayan adam" kontrolünde; hiçbir müşteriyi reddetme şansları olmadan, her denileni yapmak zorunluluğunda, borçlarını ödeyene kadar çalışıyorlar.

Borçları ödemek genelde en az 5 yıl sürüyor.

Küçük yaşta geneleve satılmış ve dış dünya ile iletişime geçememiş bu kadınlar 5 yıl sonrasında ise, genelevin dışında kendilerine gidecek bir yer, yapacak bir iş bulamıyorlar elbette.

Mecburen hayatları boyunca burada yaşıyorlar.

12-14 yaşlarındaki seks işçilerinin 18 yaş üstü görünmeleri ve Bangladeş erkeklerinin beğendiği tarzda kıvrımlı olmaları için bu işçilere zorla steroid veriliyor.

Küçük yaştan itibaren vitamin sandıkları bu steroidleri alan çocuklar, yetişkin hayatlarının ortalarında binbir sağlık problemi yaşıyorlar. 

Fakat bu sağlık problemleri tedavi edilemiyor. 

Kaynak

Fuhuşun var olma sebebi, talep. Fakat müşteri olarak gelen erkekler değil, burada çalışmak zorunda kalan kadınlar toplum tarafından dışlanıyorlar.

Borçlarını ödeyip para biriktirebilen kadınlar dahi görecekleri toplum baskısı ve dışlanmadan korktukları için genelevi terketmiyorlar.

En iyi cehennem, bildiğimiz cehennem misali...

Tüm kadınlar zorla satılmış değil; bazı kadınlar evlerinde gördükleri şiddetten ve zulümden kaçmışlar, tek seçenek ise genelev gibi görünmüş, kendi rızalarıyla girmişler.

Aile içi şiddete, nikahlı kocanın tecavüzüne dayanamayıp "en azından kendi seçtiğim zulmü yaşarım" diye düşünerek posta koyan ve gelip geneleve kendi rızalarıyla kayıtlarını yaptıranlar da var.

Bangladeş'te 14 resmi genelev var. Gördüğünüz bu en büyük ikinci genelevde 800 kadın çalışıyor.

Nüfus ise daha kalabalık, çünkü kadınların çocukları da var. 

Dar sokaklarda müşteriler, koşturan oynayan çocukların aralarından geçiyorlar.

Evet, bu genelevde bebekler de doğuyor. Büyüdüklerinde toplumun en dışlananları olacaklarını bilmeden...

Kadınlar çocuklarını da genelevin içinde büyütüyorlar.

Burada doğan kız çocuklarının çoğu da seks işçisi oluyor. Burada çalışan bazı kadınlar, zaten burada doğmuş!

Adeta kırılmaz bir döngü...

Peki neden çocuk sahibi oluyorlar?

Çünkü sosyal güvenceleri yok. Yaşlandıklarında, artık çalışamaz hale geldiklerinde ya da artık talep görmediklerinde, gidecek yerleri, harcayacak paraları ya da yapacak işleri kalmıyor.

Pek çok kadın biriktirdikleri paralarla çocuklarına genelev dışında bir hayat kurabilme amacında.

Güneş bu duvarlarla çevrili küçük şehre de ışıldıyor. Orada da hayat var; yüzlerce kadın ve onların hayalleri, umutları var.

Hayat devam ediyor.

Tam şu an, bizler ekran başında içeceklerimizi yudumlarken, dünyada bir yerde işte bunlar yaşanıyor.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
Gizli Kullanıcı

O kadınlar,para biriktirip o cehennemden kurtulma şansı yakalasa bile kurtulamayacak çünkü TOPLUM TARAFINDAN DIŞLANACAKLAR.Sahiden çok merak ediyorum,özellikle Müslüman olan ahiret inancı olan insanlar için (ben de müslümanım).O büzemediğiniz çeneniz,ayıplayan bakışlarınız,yargınız doğrunuz yanlışınız,bir insanın hayatını cehenneme çeviriyorsa Allah bunun hesabını sormaz mı?Üzülüyorum,elimden bir şey gelmediği için.İğreniyorum kadının ayıplanıp erkeğin övünmesinden.

rumeysa-ozturk3

İçinde bulunduğumuz rezil durumu gösteren ayrıntılardan biri de bu sayfada ve daha bunun gibi pek çok paylaşımda, uçkuruna düşkün erkeklere öfkelenen kişilerin de dertlerini "amk" ve "o***pu" kelimelerini kullanmadan ifade edememesi ve o şartlarda doğan çocukların durumunu da içerikte görmelerine rağmen yine o sinirlendikleri kişilere "o. çocuğu" diye hakaret(!) etmeleri.Bir mucize olup bu insanlar daha iyi şartlarda yaşayabilecek olsa bile dilimizdeki bu ifadeler kolay kolay değişmeyecek gibi ne yazık ki.

busra-kus3

Bütün sorunlarımız bitti vicdanımız rahat dünyayı kurtardık bi bu kaldı di mi? Bize ne bunlardan demeyeceğim tabi ki ama ülkemizde kafa yormamız gereken vicdanımızı sızlatan sinirlerimizi altüst eden o kadar durum varken yapmayın yazıktır!!!

polonyalimendil

'Tam şu an, bizler ekran başında içeceklerimizi yudumlarken, dünyada bir yerde işte bunlar yaşanıyor' yazmış bir de. Duyan da Danimarka'da yaşıyoruz zannedecek. Asıl bir yerlerde içkiler yudumlanırken burada şehirlere bombalar düşüyor, mülteciler akın akın geliyor bir de burada çocuklar doğuruyorlar, milyonlar işsiz, alkol alınıyor diye partiler basılıyor, şehit haberleri gırla... Bangladeş'ten kaç gömlek daha iyiyiz emin değilim.

beyza.ture.165

Her gün insanlığa dair daha kötü haberler alıyoruz ve bunları yalnızca haber yapmakla yetiniyoruz. Önlemek içinse hiç uğraşılmıyor

Başlıklar

Cinsellikkadınlar
Görüş Bildir