Görüş Bildir

etiket Sıfır Atığın Bile Ötesinde Bir Felsefe: Beşikten Beşiğe Yaklaşımı Hakkında Bilmeniz Gereken 10 Şey

Anasayfa > Cafe

İçinde yaşadığımız dünyanın kaynakları her gün biraz daha azalırken bizim de kendi payımıza düşeni yapmamız gerekiyor. Daha ekolojik bir yaşam, sıfır atık ve daha birçok kavram gündelik hayatımızı yeniden şekillendiriyor. Bunlardan biri de Beşikten Beşiğe (Cradle to cradle ya da C2C) yaklaşımı.

Peki, nedir bu Beşikten Beşiğe?

Cevabı burada! 👇

1. "Beşikten Beşiğe" en kolay tabiriyle, sıfır atığın ötesine geçen, bir ürünün yaşam döngüsünde sonsuz kullanım olasılığını gözeten bir yaklaşım.

1. "Beşikten Beşiğe" en kolay tabiriyle, sıfır atığın ötesine geçen, bir ürünün yaşam döngüsünde sonsuz kullanım olasılığını gözeten bir yaklaşım.

2. "Beşikten Beşiğe" yaklaşımı Alman kimyager Michael Braungart'ın çalışmaları sonucunda ortaya çıkıyor.

2. "Beşikten Beşiğe" yaklaşımı Alman kimyager Michael Braungart'ın çalışmaları sonucunda ortaya çıkıyor.

Alman kimyager Michael Braungart ve ABD'li mimar William McDonough, Cradle to Cradle: Remaking the Way We Make Things adında kurgu dışı bir kitap yazıyor. 

Bu kitap Beşikten Beşiğe Tasarım (Cradle to Cradle Design) modellerine nasıl ulaşılacağını detaylandıran bir manifesto.

3. Beşikten mezara modelinden beşikten beşiğe modeline geçiş endüstride radikal bir değişikliği gerektiriyor.

3. Beşikten mezara modelinden beşikten beşiğe modeline geçiş endüstride radikal bir değişikliği gerektiriyor.

Bir ürünü onarma ve dönüştürme yöntemlerinin bu beşikten mezara stratejisini sürdürdüğünü ve daha fazla değişikliğin yapılması gerektiğini öne sürüyor.

4. “Beşikten Beşiğe”, alt dönüşümü cesaretlendirse de daha çok ileri dönüşüm hedefi olan ürünlerin üretimini teşvik ediyor.

4. “Beşikten Beşiğe”, alt dönüşümü cesaretlendirse de daha çok ileri dönüşüm hedefi olan ürünlerin üretimini teşvik ediyor.

5. Bu ileri dönüşüm vizyonunun temeli “yaşam döngüsünü geliştirme” sistemine dayanıyor. Ürünler, faydalı ömürlerinin sonuna geldikten sonra ya “biyolojik besinler”e ya da “teknik besinler”e dönüşmeli.

5. Bu ileri dönüşüm vizyonunun temeli “yaşam döngüsünü geliştirme” sistemine dayanıyor. Ürünler, faydalı ömürlerinin sonuna geldikten sonra ya “biyolojik besinler”e ya da “teknik besinler”e dönüşmeli.

Biyolojik besinler, çevreye yeniden girebilen malzemelerken teknik besinler, kapalı döngü endüstriyel döngülerden artan malzemelerdir.

6. “Beşikten Beşiğe” yaklaşımı kompostu destekler. Kullanılarak zamanla bozulan, çürüyen deterjan, araba lastiği ve ayakkabı gibi ürünler de kompost haline getirilmelidir bu teoriye göre.

6. “Beşikten Beşiğe” yaklaşımı kompostu destekler. Kullanılarak zamanla bozulan, çürüyen deterjan, araba lastiği ve ayakkabı gibi ürünler de kompost haline getirilmelidir bu teoriye göre.

Bu kategorilerdekiler biyolojik besinler olarak karşımıza çıkıyor.

7. Elektronik ürünler ise teknik döngülerin bir parçası olmalı. Geri kazanılabilen yani kullanımı devam edilebilecek ve yeni cihazlara dönüştürülebilecek olan metaller ve plastik gibi malzemeler de “teknik besinler” olarak ayrıştırılmalı.

7. Elektronik ürünler ise teknik döngülerin bir parçası olmalı. Geri kazanılabilen yani kullanımı devam edilebilecek ve yeni cihazlara dönüştürülebilecek olan metaller ve plastik gibi malzemeler de “teknik besinler” olarak ayrıştırılmalı.

8. “Beşikten Beşiğe” sisteminde tüketici, ürünün kendisi için değil; bir cihaz veya hizmet kullanımı için ödeme yapar. Bu ödeme, kullanımdan sonra üreticiye geri döner.

8. “Beşikten Beşiğe” sisteminde tüketici, ürünün kendisi için değil; bir cihaz veya hizmet kullanımı için ödeme yapar. Bu ödeme, kullanımdan sonra üreticiye geri döner.

9. Kısacası "Beşikten Beşiğe", israfa son verme idealini ifade ediyor.

9. Kısacası "Beşikten Beşiğe", israfa son verme idealini ifade ediyor.

Savunucuları, ürünlerin kapalı bir döngünün parçası olmasını istiyor.

10. Bu yaklaşım her döngüde kalitesi artırılan ürünleri hedefliyor. Kalite kaybı olmadan hem güvenli hem de işlevsel ürünlerin gerekliliğini vurguluyor.

10. Bu yaklaşım her döngüde kalitesi artırılan ürünleri hedefliyor. Kalite kaybı olmadan hem güvenli hem de işlevsel ürünlerin gerekliliğini vurguluyor.

Doğanın kendisi, ölen her şeyin yeni yaşamı besleyen besinlere bölündüğü bu model bir ütopya gibi görünse de Braungart ve McDonough tasarım uygulamalarında defalarca işlevsel şekilde kullanıldı.

Daha sürdürülebilir bir yaşam ve daha güzel yarınlar için güzel ülkem doğa bize emanet!

Daha sürdürülebilir bir yaşam ve daha güzel yarınlar için güzel ülkem doğa bize emanet!

Ülker olarak, “Önce Ülkem, sonra Ülker” ilkesiyle “Güzel Ülkem Doğa Bize Emanet” diyoruz ve sürdürülebilirlik konusunu önemsiyoruz!

#GüzelÜlkem #DoğaBizeEmanet

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
9
4
0
0
0
0
0
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?