Saldırgan Vücut Dilini Nasıl Anlayabileceğinizi Gösteriyoruz!

-
4 dakikada okuyabilirsiniz

Vücut dili, istisnasız olarak hepimizin istemsiz olarak dışa vurduğu ve asıl hislerimizi açığa çıkaran bir iletişim şeklidir. Ve bazı durumlarda mikro ifadeleri ve vücut dilini bilmek ve gözlemlemek sizi olası bir tehditten koruyabilir.

Doğduğumuz andan itibaren, beynimiz ve vücudumuz kendisini korumaya  otomatik olarak programlıdır. Yeni doğmuş bir bebeğin gözüne doğru elinizle hızlıca bir hareket yapsanız gözünü istemsiz hızlıca ve sımsıkı kapatır. Bir yetişkine elinizi hızlıca kaldırsanız ya vücudunu istemsiz hızlıca geri çeker ya da elini yine istemsiz kendine kalkan yaparcasına kaldırır. Bunlar istemsiz ama beynin otokontrol mekanizması tarafından yönetilen bir çeşit savunma mekanizmasıdır. Bu iki basit örnek bize gösterir ki, beyin aslında insanoğlunun en büyük ve en tehlikeli silahıdır. Beyin, tehdit anlarında önce kendisini ve vücudu savunur, sonra tehdidi etkisiz hale getirir ve sonra da gerekirse bu tehdide cevap verir. Buna kısaca "durumsal farkındalık" denir.

Kaynak: http://www.usl-group.com/tehditkarvucutd...

1. Yüz

Yüzlerimiz vücudumuzdaki en etkili ve aynı zamanda en çok manipüle edilebilen parçamızdır. Mikro İfadeler ve İfadeler burada gerçekleşir. Konunun uzmanları ve psikopatlar yüz ifadelerini -mikro ifadeleri değil- kontrol edebilirler. Kontrol edilemeyenlerden bahsetmek gerekirse, saldırgan/tehditkar bireyin yüzünde göreceğimiz 3 mikro ifade vardır. Öfke, Tiksinme ve Aşağılama. Bu 3 mikro ifade o an içinde bulundukları psikolojik durumun dışa vurumudur. Dışa vurmak istemeselerde mikro ifadeler engellenemez.

Göz Bebekleri:
İnsanların "Savaş ya da Kaç" reaksiyonu istemsiz gerçekleşen ve çok zor kontrol edilebilen bir güdüdür. Beyin, savaş komutunda da, kaç komutunda da adrenalin salgılar, adrenalin kalbin daha hızlı atmasına ve kan akışının hızlanmasına neden olur ve bu da göz bebeklerinin büyümesini sağlar. Göz bebekleri büyüdüğünde, gözler istemsiz kısılır ya da kaşlar çatılır. Saldırgan/tehditkar birey, girişeceği aksiyona başlamadan önce mutlaka ama mutlaka göz bebekleri büyümüştür.

Nabız: Artan adrenalin seviyesi ve kalbin hızlı atması, nabzın çok daha hızlı ve kuvvetli atmasına neden olur. Bu atışlar, boyun kısmında ve şakaklarda gözlemlenebilir.

Terleme:
Kalp atışının artması ve vücutta biriken stres, saldırgan/tehditkar  bireyin terlemesine neden olur ve bu durum dışardan gözlemlenebilir.

Ağız:
Stres ve öfke anında insanlar genelde ağızdan nefes alır. Bu burundan alınan nefesin/oksijenin vücuda yeterli olmamasından kaynaklanır ve genelde yarı açık bir ağız şeklinde gözlemlenir.

2. Üst Gövde

Üst gövde, iki önemli ipucunu gözlemlememize olanak sağlar. Birincisi omuzlardır. Omuzlar rahat ve doğal pozisyonlarındalar mı yoksa daha sıkı ve yukarı doğru bir hareket halindeler mi? Bu ipucu önemlidir. Gergin, stresli ve tehditkar bireyin omuzları asla rahat ve doğal görünümünde değillerdir. İkinci ipucu ise göğüs kısmıdır. Göğüs kısmında solunum şeklini gözlemleyebiliriz. Normalde erkekler karından nefes alıp verirler, kadınlar ise göğüsten nefes alıp verirler. Stres ve gerginlik arttığında ise hem kadınlar hem erkekler göğüsten nefes alıp vermeye başlarlar ve bu nefes alış verişler çok daha sık ve dışardan gözlemlenebilir hale gelirler.

3. Eller ve Kollar

Bel kısmında dolaşan eller ve kollar genelde tehditkar bir tarzın dışa vurumudur. "Elini beline koymak" deyiminin ve bu hareketin sebebi de budur. Beyin, vücudu rakibine karşı daha büyük ve geniş göstermeye çalışır. Açıkçası bu durum, yılanları korkutmaya çalışan sincapların kuyruklarını kabartmalarındaki aynı iç güdüyle yapılır. Ayrıca çoğunlukla bel kısmına konulan bıçak, tabanca türü silahlara daha hızlı ulaşmak için eller istemsiz bu bölgede gezinir. Yumruk yapılmış ya da yumruk gibi elleri sıkıp-gevşetme hareketi de saldırgan bir hareketin öncüsüdür. Ve aklınızda olsun, bir çok saldırganlık eller cepteyken ya da kollar göğüs kısmında bağlıyken başlar.

4. Ayaklar

Ayaklar konusundaki asıl odaklanılması gereken nokta "duruş"tur. Tehditkar bireyin ayakları genel olarak kendisini bileyleme eğilimindedir. Sürekli olarak ileri-geri hareket halinde olan ayaklar, birbiri ile oynayan ayaklar, baskın ayağın önde, baskın olmayan ayağın arkada ve ayakların omuz genişliğinde açık olması da gözlemlenebilir tehditkar hareketlerdendir.

5. Genel

Son olarak gözlemlenmesi gereken nokta "eşik"lerdir. Saldırganlıktan, ataktan, saldırıdan hemen önceki eşik noktası. Bu noktaya kadar yazdığım vücut ögeleri ve gözlemlenebilir hareketler eşik öncesinde gerçekleşen hareketlerdir.

Saldırgan, dominant olmayan ayağını geride tutar. Bunu koşuya başlamak üzere olan bir sporcunun duruşu gibi gözünüzde canlandırabilirsiniz.

Saldırgan mutlaka etrafına hızlı bakışlar atar. Bu bir çıkış noktası arayıp
bulmak ya da etraftaki şahitleri gözlemlemek içindir.

Saldırgan yumruklarını sıkıp-gevşetir.

Saldırgan sürekli olarak bir kıpırdanma halindedir. Dizleri titreyebilir, bacaklarını sallayabilir, parmaklarıyla oynayabilir. Bu durum, vücuda hızla hücum eden adrenalinin verdiği rahatsızlık hissinden kaynaklanır.

Saldırgan, boynunu kendi etrafında çevirir ya da omuzlarını sertçe silkme
eğilimindedir. Bu da, üst vücutta biriken gerginliği atabilmek içindir.

Saldırganın gözleri, size bakıyor gibi görünse de aslında beyni başka bir yerdedir. Bunu gözlemleyerek anlayabilirsiniz. Bunun sebebi ise, saldırganın o anda kendi realitesinde yaşıyor olmasından kaynaklanır. Aynı zamanda bu
durumun tam tersi de gözlerini dikerek bakmaktır. Bu çok daha motive
olmuş bir öfkenin dışa vurumudur.

Saldırgan, amacı ya da anlamı olmayan vücut hareketleri sergileyebilir. Topuklarının üzerinde durma, aslında hiçbir yere gitmeyen kısa yürüyüşler ve geri dönüşler, ağzı açıp-kapama gibi hiperventilasyonu hızlandıracak hareketler gözlemlenebilir.

Onedio Gündem'i Facebook'tan takip etmeyi unutmayın!

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın

Başlıklar

Savaşkadınlar
Görüş Bildir