Sağlıklı Yaşayıp Hem Daha Genç Kalmak Hem de Mutlu Bir Hayat Sürmek İçin Dikkat Etmeniz Gereken 11 Kural

-
Abone ol

Aslında bilmediğimiz o kadar fazla şey var ki...

Keyfimize düşkünüz, zamanımız yok, lezzetli ve bizi daha mutlu edecek yiyecekler yemeyi tabii ki daha çok seviyoruz.

Ancak artık bunların ne kadar zararlı olduğunu da biliyoruz. Son zamanların en popüler olaylarından birisi sağlıklı yaşam, sağlıklı beslenmek ve spor yapmak. Ancak bunlar çoğu zaman bir kulağımızdan girip bir kulağımızdan çıkıyor. Çünkü bu işin en temel ve haliyle en basit kurallarını bilmiyoruz. Aslında bu iş tahmin ettiğinizden çok daha kolay. Gelin o 11 basit ve temel kurala Instagram'daki "Sağlıklı Yaşıyoruz" sayfasının yardımıyla beraber bakalım.

1. Ekmeksiz doyamayan bir kültürden geliyoruz. Fakat daha sağlıklı ve mutlu olmak için yapmamız gereken ilk şey ekmeği bırakmak...

View this post on Instagram

7 MADDEDE TAHILLARLA İLGİLİ BİLİNMESİ GEREKENLER Dr. Mark Hyman What The Heck Should I Eat (Kahrolası Ne Yiyeceğim) kitabında tahıllarla ilgili görüşlerini 7 maddede özetlemiş: 1- SAĞLIKLI OLMAK İÇİN TAHIL YEMEK ZORUNDA DEĞİLİZ. Tahıllarda bulunan vitamin, mineral ve besinleri, sebzeler, meyveler, kuruyemişler, tohumlar gibi diğer yiyeceklerden alabiliriz. Proteinlerden alınan esansiyel amino asitler (Esansiyel vücut tarafından üretilmeyen, vücuda dışarıdan alınması gereken anlamında kullanılıyor.) ve yağlardan alınan esansiyel yağ asitleri vardır, fakat esansiyel karbonhidrat diye bir şey yoktur. 2- ”TAM TAHIL” TAMAMEN BİR PAZARLAMA TERİMİDİR. Paketinin üzerinde “tam tahıl unu” yazan bir yiyecek tükettiğimizde “tam tahıl” yediğimizi sanıyoruz ama öyle değil. Un haline geldiğinde tam tahılın şekerden farkı kalmıyor. 3- NİŞASTA VE ŞEKER ASLINDA AYNI ŞEYDİR. Un vücutta işlenmemiş tam tahıla göre şeker gibi hareket eder. Aslında 2 dilim tam tahıl ekmeği kan şekerini 2 çorba kaşığı şekerden daha fazla yükseltir. Ne zaman buğday unu içeren bir yiyecek tüketseniz aslında şeker tükettiğinizi bilmelisiniz. 4- BÜYÜK ANNELERİNİZİN YEDİĞİ TAHILLARI YEMİYORSUNUZ. Yeni hibrit tahıllar atalarına göre daha fazla nişasta içeriyor ve kan şekerini daha fazla yükseltiyor. Yeni tahıllar aynı zamanda daha fazla gluten içeriyor. Hibrit olmayan geleneksel tohumdan üretilen tahıllar bulunsa da bol miktarda tarım ilacı glifosat içeriyor. 5- ETİKETİNDE “SAĞLIKLI” OLDUĞU BELİRTİLEN TAHIL ÜRÜNLERİNE BİLE DİKKATLE YAKLAŞILMALI. İçinde amarant gibi antik sağlıklı tahıllar bulunduğu yazan tahıl ürünlerinin etiketini okuduğunuzda aslında bu sağlıklı içeriğin çok küçük bir oranda bulunduğu, asıl olarak bildiğimiz tahıllardan üretildiğini anlayabilirsiniz. 6- YULAF EZMESİ (LAPASI) SİZİN İÇİN İYİ DEĞİLDİR. Yulaf ezmesiyle (lapasıyla) ilgili sorun diğer tahıllar gibi kan şekerini yükseltmesidir. 7- BÜTÜN TAHILLAR KÖTÜ DEĞİLDİR. “Kötü” olmayan tahıllar yulaf ezmesi, mısır, buğday vb değildir. Gluten içermeyen kinoa, amarant gibi tahıllardan söz ediyorum. Bu tahıllar kan şekerini de fırlatmazlar.” Dr. Mark Hyman Özet çeviri: Nurçin Çağlar Sağlıklı Yaşıyoruz® Sayfayı sola kaydırın

A post shared by Sağlıklı Yaşıyoruz® (@saglikliyasiyoruzcom) on

2. Tüm uzmanların bağıra bağıra söylediği "SU İÇİN!" uyarısını biz de tekrar hatırlatalım. Yalnızca diyetin değil sağlık bir hayatın da temel kuralı su içmektir.

View this post on Instagram

YETERİNCE SU İÇİLMEDİĞİNİN ŞAŞIRTICI İŞARETLERİ! Yeterli su içmenin vücudun çok çeşitli fonksiyonlarını düzgün bir şekilde yerine getirebilmesi için şart olduğu kuşkusuz. Vücudun susuz kaldığının kabızlık, baş ağrısı, açlık hissetmek gibi bilinen işaretleri var. Ancak bazı durumlar var ki bunların yeterince su içmemenin işareti olduğu şaşırtıcı. 1- Ağız kokusu Tükürük antibakteriyeldir. Yeterince su içilmezse tükürük salgısı azalır bu da kokuya neden olan bakterilere yaşama şansı verir. 2- Tatlı krizleri Susuz kalındığında tatlı krizine girilmesi çok yaygındır çünkü karaciğerin depolanmış şekeri salması için suya ihtiyacı vardır. Yeterince su içilmeden egzersiz yapılırsa karaciğerdeki glikojen depoları daha da hızlı boşalır. 3- Egzersiz performansında düşüş Egzersiz anında vücutta su eksikse performans daha düşük olur. 4- Uykululuk ve yorgunluk hali Araştırmalar yeterli su içmemenin uykulu ve yorgun hissedilmesine neden olduğunu, ruh halini etkilediğini ve zihinsel konsantrasyonu düşürdüğünü gösteriyor. 5- Üşüme Nedensiz yere üşüyorsanız bunun nedeni susuz kalmış olmak olabilir. Susuz kalındığında vücut cilde kan akışını yavaşlatır. Bu da üşümeye neden olabilir. Ne kadar su içilmeli? Herkesin günde en az 2 litre su içmesi gerektiği görüşü çoktan çökertildi. Su ihtiyacını belirleyen, yaştan sağlık durumuna kadar pek çok faktör var. Su içmek için susayıncaya kadar beklemek de çok geç olabilir. En iyisi vücudun verdiği sinyallere bakarak karar vermektir. İdrarın rengi çok iyi bir göstergedir. Koyu sarı olması yeterince su içilmediğini gösterirken açık sarı saman renginde olması yeterli suiçildiğini gösterir. İdrarın kokulu olması da susuzluk belirtisidir. Uzun süreler idrara çıkmamak da yeterli su içilmediğini gösterir. Çocuklar daha çabuk susuz kalma belirtileri gösterirler. O nedenle çocuğunuzda bu söz edilen belirtilerin bulunup bulunmadığına dikkat ederek yeterince su içmesini sağlayabilirsiniz. Özet çeviri: Nurçin Çağlar @nurcincaglar Sağlıklı Yaşıyoruz® @saglikliyasiyoruzcom Kaynak: https://articles.mercola.com/sites/articles/archive/2018/03/29/dehydration-can-make-you-tired-grumpy-sick.aspx #sysueksikliği #su #doktor #hemşire #eczacı

A post shared by Sağlıklı Yaşıyoruz® (@saglikliyasiyoruzcom) on

3. Hem soğuk kış aylarında daha az hasta olmak, hem yapay şekeri hayatımızdan çıkarmak hem de daha sağlıklı yaşamak için mevsim meyvelerini bolca tüketmek gerek.

Sağlıklı Yaşıyoruz Instagram sayfasında her ayın o aya has meyvelerini, sebzelerini ve balıklarını bulabilirsiniz.

4. Yalnızca meyveler değil, tüm gıdalar zamanında ve mevsiminde tüketilmeli. Bol Omega-3 içeren balıklar da sağlıklı yaşamın temeli.

View this post on Instagram

ARALIK AYI BALIKLARI Sağlıklı beslenmenin koşullarından biri de her gıdanın mevsiminde ve doğal olarak yenmesidir. Ben @a.okancaglar olarak yediklerimi içtiklerimi her gün kişisel hesabımda hikayelerde paylaşıyorum. Taze balık tüketebilmek için hangi balığın hangi mevsimde olduğunu bilmemiz gerekiyor çünkü bizler çiftlik balıkları yemiyoruz. Balığın en bol ve çeşitli olduğu aylardayız. Balık çeşitlerinin hepsi fotoğrafa sığmadı. Rahmetli Prof. Dr. Ahmet Aydın’a göre hamsi ve istavrit en büyük oranda omega-3 içeren balıklar. Omega-3 alabilmek için bir çok kişinin yediği somon balıklarının büyük bir çoğunluğunun çiftlik balığı olduğunu hatta renklerinin bile üretici tarafından belirlenen yemlerle verildiğini biliyor musunuz? "Somon balığınızın hangi renk olmasını isterseniz?" başlıklı yazımızı mutlaka okuyun. Hakiki deniz somonu kadar Omega-3 içeren hamsi ve istavriti bu ay bol bol yemeye çalışın. Aralık ayı balıkları: 1- Palamut 2- Lüfer 3- Torik 4- İstavrit (✅) 5- Hamsi (✅) 6- Kılıç 7- Mercan (fangri) 8- Kefal 9- Fener 10- Uskumru 11- Barbunya 12- İskorpit 13- Dil 14- Tekir 15- Kalkan Sağlıklı Yaşıyoruz® @saglikliyasiyoruzcom İllüstrasyon: Bilge Keysan @bilgekeysan #sybalık #syaralıkbalık #aralıkbalıkları #sağlıklıyaşıyoruz #sağlıklıyaşam #sağlıklıbeslenme #sağlık #beslenme #diyet #diyetteyim #diyetteyiz #diyetisyen #beslenmevediyetetik #balık #balıklar

A post shared by Sağlıklı Yaşıyoruz® (@saglikliyasiyoruzcom) on

5. Biraz dışarıya çıkın, güneş ışığının nimetlerinden faydalanın, kan değerlerinizi ölçtürün: D vitamini eksikliği hayatınızı tahmin ettiğinizden daha fazla etkileyebilir.

View this post on Instagram

D VİTAMİNİ EKSİKLİĞİ HIZLI YAŞLANMA NEDENİ OLABİLİR! Gün geçmiyor ki D vitaminiyle ilgili yeni bir çalışma yayımlanmasın. D Vitamininin kaç olması gerektiğini 10 doktora sorun 10 ayrı cevap alabilirsiniz. Kimisi 20’yi bile yeterli görürken kimisi 50-70 aralığını, kimisi 70-100, kimisi de 100 civarını önermektedir. Biz 6 yalı aşkın süredir D Vitamini değerimizi 100 ng/ml düzeyinde tutuyor çok da yararını görüyoruz. Şifa bulma sürecindeki hikayemi ayrıntılarıyla @a.okancaglar hesabında paylaşıyorum. Rahmetli Prof. Dr. Ahmet Aydın Hocanın D Vitamini idame dozu önerisi için fotoğrafı sola kaydırın. Easy Health Options Sağlık sitesindeki yazıyı@nurcincaglar sizler için tercüme etti. Şimdi birlikte okuyalım. Uzun zamandır D vitamini eksikliğinin, yaşlanmayla ilişkili görülen Alzheimer, Parkinson hatta kansere yol açabileceği biliniyor. Ancak bu mucize vitaminin nasıl koruyucu olduğu bilinmiyordu, artık biliniyor. Hatta bu vitamin yaşlanmayı baskılıyor denebilir. Buck Yaşlanma Araştırmaları Enstitüsü D vitamininin yaşlanmanın önemli bir patolojisini durdurduğunu ve beta-amiloid plaklarının oluşturduğu toksisiteyi önlediğini gösterdi. D vitamininin Alzheimer hastalığı ve pek çok hastalığı önlemenin anahtarı ve uzun yaşamamıza yardımcı olduğu anlaşılıyor. Yaşlanmanın doğal bir süreci olarak toksik çözünemeyen protein birikintileri oluşmaya başlıyor ve bunlar vücutta dengeyi (homeostasis) bozuyor. Bu enstitüde Dr. Karla Mark tarafından yürütülen araştırma D vitamininin yaşa bağlı bu çözünemeyen protein birikimini azalttığını gösteriyor. Bu fonksiyon stres cevabı ve hücresel detoksifikasyonla ilgili bir dizi karmaşık yolaklarla gerçekleşiyor. Buck Enstitüsü profesörlerinden Dr. Gordon Lithgow’a göre D vitamini eksikliği varsa yaşlanma hızlı oluyor ve bu nedenle kanser veya Alzheimer gibi hastalıklara daha yatkın hale geliyoruz. Özet çeviri: Nurçin Çağlar Sağlıklı Yaşıyoruz® @saglikliyasiyoruzcom Kaynak: https://easyhealthoptions.com/scientists-discover-vitamin-ds-secret-fighting-alzheimers-age-related-disease/ Araştırma kaynağı: https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/27783938 #syyaşlanma #sağlık #beslenme #diyet #vitamind #sydvitamini

A post shared by Sağlıklı Yaşıyoruz® (@saglikliyasiyoruzcom) on

6. Beslenme düzeninizi baştan sona değiştirmeniz gerekebilir. İngilizcede İntermittent Fasting denen "uzun aralıklı beslenme" sağlıklı yaşamın en büyük şifrelerinden biri.

View this post on Instagram

UZUN ARALIKLI BESLENMENİN FAYDALARI Biz genelde iki öğün, bazı günler de tek öğün beslenerek uzun süreli açlık veya uzun aralıklı beslenme uyguluyoruz. Instagram’da @a.okancaglar hesabından takip edebilirsiniz. Buna İngilizcede intermittent fasting deniyor ve IF olarak kısaltılıyor. Fonksiyonel tıp uygulayıcılarından Chris Kresser “IF’in Ardındaki Bilim” başlığı altında uzun aralıklı beslenmenin yararlarını şöyle sıralamış: “1- IF şeker değil de yağ yakılmasını sağlar. 2- IF insülini düşürür ve insülin hassasiyetini artırır. 3- IF insan büyüme hormonu (HGH) düzeyini yükseltir. 4- IF norepinefrini yükseltir. Stres hormonu olarak da bilinen bu nörotransmitterdeki yükselmenin metabolizma üzerinde olumlu etkileri vardır ve vücudun yakıt olarak yağları yakmasına yardımcı olur. 5- Hücrelerin dayanıklılığını ve sağlığını artırır. Hücrelerin, otofaji denilen atıklarını uzaklaştırma sistemleri vardır. Fonksiyonunu kaybetmiş, hasarlı hücreler elimine edilerek yeni ve sağlıklı hücrelere yer açılır. IF bu sürecin başlamasına neden olur. 6- Sirkadiyen ritm denilen vücudun içsel saatinin çalışmasına olumlu katkı yapar.“ Biz 8 yılı yakın süredir iki öğün besleniyor, 8 yılı aşkın süredir ekmek ve ekmeğin hiçbir çeşidini yemiyoruz. Buna ekşi mayalı siyez ekmeği, karabuğday ekmeği vb de dahil. Bazı günler de tek öğün besleniyoruz. Örneğin bugün fotoğrafta gördüğünüz oopsie (yumurta ekmeği) sandviçi yedim. (Detayları @a.okancaglar hikayelerde.) Maalesef ekmekten kurtulmadan kronik ve otoimmün hastalıklardan kurtulmak mümkün değil. Bu hikayeyi de her hafta @a.okancaglar ‘da okuyabilirsiniz. 1- Önce ekmeğe alıştırılmışız. 2- Ardından zararları ortaya çıkınca “beyaz ekmekten uzaklaşın tam buğday ekmeği yiyin” denmiş. 3- Tam buğday ekmeğinin zararları ortaya çıkınca bu kez Siyez, karakılçık / ekşi mayalı vb ekmek furyası başlamış. 4- Onlarda da “glüten var” denince daha da uyanıklar çıkmış ve bu kez “glütensiz” adı altında bol katkı maddeli bizim “Yağmurdan kaçarken doluya tutulmak gibi bir şey” diye nitelendirdiğimiz başka bir vurgun başlamış. Biz bunların hepsinden kurtulduk. Tek yediğimiz ekmek Oopsie ekmeği. Arada sırada da karabuğdaylı kaçamaklar. NC&OC

A post shared by Sağlıklı Yaşıyoruz® (@saglikliyasiyoruzcom) on

7. Çoğu insan genelde et ağırlıklı beslenir ve sebze tüketmekten hoşlanmaz. Ancak toprağın en büyük mucizelerinden olan sebzeler sizi çok daha fazla mutlu edebilir.

View this post on Instagram

EN SAĞLIKLI 14 SEBZE! Çoğu sebzenin kalorisi düşüktür diğer taraftan vitamin, mineral ve lif açısından çok zengindir. Her gün yediğimiz sebzeleri @a.okancaglar Instagram hesabında paylaşıyorum. Bazı sebzeler diğerlerine göre daha yararlıdır örneğin inflamasyonu azaltıcı veya hastalık önleyici etkisi vardır. Bunlardan en yararlı 14'ü ve yararları aşağıda sıralanmış. 1- Ispanak Ispanak kronik hastalık risklerini azaltan antioksidanlar açısından çok zengindir ve yüksek tansiyon gibi risk faktörlerini azaltabilir. 2- Havuç Havuç vücuda girdiğinde A vitaminine dönüşen beta-karoten açısından özellikle zengindir. Antioksidan içeriği akciğer ve prostat kanseri riskini azaltabilir. 3- Brokoli Brokoli kanser gelişimini önleyebilen sülforafan içeren lahanagiller ailesindendir. Brokoli yemek oksidatif stresi azaltarak kronik hastalık riskini düşürebilir. 4- Sarımsak Araştırmalar sarımsağın kanda trigliserid seviyesini düşürdüğünü gösteriyor. Bazı çalışmalar kan şekeri seviyesini düşürebildiğini ve kansere karşı da etkili olduğunu ortaya koydu. 5- Brüksel lahanası Brüksel lahanası kaempferol adlı bir antioksidan içerir, bu da hücreleri oksidatif stresten korur ve kronik hastalıkları önleyebilir. Vücutta detoksifikasyonu da destekler. 6- Kıvırcık lahana (kale) Bu sebze A, C ve K vitaminleri ve antioksidanlar açısından zengindir. 7- Bezelye Bezelyenin nişasta oranı fazla olduğundan diğer sebzelere göre glisemik indeksi biraz daha yüksektir. Ancak zengin lif içeriği açısından sindirim sistemini destekler. Aynı zamanda saponinler denilen kansere karşı etkili bileşikler içerir. 8- Pazı Bazı çalışmalar pazının kan şekerini düşürerek diyabetin olumsuz etkilerinden koruduğunu gösteriyor. 9- Zencefil Araştırmalar zencefilin mide bulantısını giderdiği ve inflamasyonu azalttığını gösteriyor. Zencefil takviyeleri kan şekerini düşürmeye de yardımcıdır. 10-Kuşkonmaz Kuşkonmaz özellikle folat açısından zengindir. Folat bazı doğum kusurlarını önlemeye yardımcıdır. Bazı çalışmalar kuşkonmazın karaciğer fonksiyonlarını destekleyerek toksisite riskini azalttığını gösteriyor. ➡️➡️➡️ Devamı için sola kaydırın. #sysebze #sebze #doktor #eczacı #hemşire #diyetisyen #diyet

A post shared by Sağlıklı Yaşıyoruz® (@saglikliyasiyoruzcom) on

8. Çoğumuz hem daha ucuz hem de her yemekle uyumlu diye her yemekte ayçiçeği yağı kullanır. Ancak sağlıklı bir yaşam için hayatınızda zeytinyağına daha büyük yer açmanız gerek.

View this post on Instagram

GEZEGENİMİZDEKİ EN SAĞLIKLI YAĞ: ZEYTİNYAĞI ZEYTİNYAĞININ KANITLANMIŞ 11 FAYDASI Zeytinyağının en sağlıklı yağlardan olduğunu biliyoruz. Bazı yararları: 1- Zeytinyağı sağlıklı tekli doymamış yağ açısından zengindir. Tekli doymamış yağ asidi oleik asidin pek çok yararı gösterilmiştir, pişirmede de iyi bir tercihtir. 2- Zeytinyağı çok miktarda antioksidan içerir. 3- Zeytinyağının güçlü anti inflamatuar özellikleri vardır. Oleik asit ve antioksidan oleokantal inflamasyonla savaşır. 4- Zeytinyağı inmeyi önleyebilir. Bazı geniş kapsamlı araştırmalar, zeytinyağı tüketenlerin, gelişmiş ülkelerdeki ikinci ölüm nedeni olan inme risklerinin düşük olduğunu gösteriyor. 5- Zeytinyağı kalp hastalığına karşı koruyucudur. Soğuk sıkım zeytinyağı, tansiyonu düşürücü etkisi, LDL kolesterol parçacıklarının oksidasyonunu önlemesi ve kan damarları üzerindeki olumlu etkileriyle kalp sağlığı üzerinde önemli rol oynar. 6- Zeytinyağının kilo alma veya obeziteyle ilgisi yoktur. Kararında zeytinyağı tüketimi kilo vermeye yardımcı olur. 7- Zeytinyağı Alzheimer hastalığıyla mücadele edebilir Bu konuda bazı çalışmalar olsa da daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır. 8- Zeytinyağı tip 2 diyabet riskini azaltabilir. Gözlemsel çalışmalar olduğu gibi bazı klinik araştırmalar, zeytinyağının Akdeniz diyetiyle birlikte tip 2 diyabet riskini düşürdüğünü gösteriyor. 9- Zeytinyağındaki antioksidanların anti kanser özellikleri var. Şimdilik araştırmalar zeytinyağının kanser riskini azaltabildiğini gösteriyor, bu konuda daha fazla araştırmaya ihtiyaç var. 10- Zeytinyağı romatoid Artrit tedavisinde yardımcıdır. Zeytinyağı romatoid artrit nedeniyle oluşan eklem ağrıları ve şişliklerini azaltabilir. Bu yararlı etkisi özellikle balık yağıyla birlikte alındığında çok artar. 11- Zeytinyağının anti bakteriyel özellikleri vardır. Zeytinyağının anti bakteriyel özellikleri vardır ve özellikle Helikobakter pilori bakterisinin neden olduğu mide ülseri ve mide kanseri üzerinde etkilidir. Özet çeviri: Nurçin Çağlar @nurcincaglar Sağlıklı Yaşıyoruz® @saglikliyasiyoruzcom www.woto.com/zeytinyagi dosyasını incelediniz mi? Kaynak: Fotoğrafta #syzeytinyağı #sağlıklıyaşıyoruz #sağlık

A post shared by Sağlıklı Yaşıyoruz® (@saglikliyasiyoruzcom) on

9. Hem öğrenciler hem de iş hayatındakiler tüm hayatlarını masa başında geçiriyorlar. Hareketsizlik her yanımızı sarmış durumda ancak en azından 15 dakika yürüyüş bile çok şey değiştirebilir.

View this post on Instagram

GÜNDE 15 DAKİKA YÜRÜMEK VÜCUDU NASIL DEĞİŞTİRİR? Yeni çalışmalar günde en az 15 dakika yürümenin yaşama 7 yıl ekleyebileceğini gösteriyor. Bir çalışma, yaşları 30-60 arasında olan 69 kişiyi izleyerek günlük yürüyüş gibi egzersiz yapanların yaşlanma geciktirici etkiden yararlandıklarını gösteriyor. Yürüyüşün kalp damar sağlığına yararlarını gösteren 3 Harvard çalışması: 1- 10.269 Harvard mezunu erkek üzerinde yapılan bir çalışmada haftada en az 9 mil yürüyenlerin ölüm riskinin % 22 azaldığı görülmüş. 2- 44.452 erkek sağlık çalışanı arasında günde en az 30 dakika yürüyenlerin koroner damar hastalığı risklerinin % 18 azaldığı görülmüş. 3- 72.488 kadın hemşireden haftada en az 3 saat yürüyenlerin kalp krizi ve kalpten ölüm risklerinin % 35, inme risklerinin ise % 34 azaldığı görülmüş. Her gün yürümenin 6 yararı: 1- Yürüyüş ruh halinize iyi gelir. 2- Yürüyüş zihinsel performansı arttırır. 3- Yürüyüş tansiyonu düşürür. 4- Yürüyüş diyabeti önler ve kontrol eder. 5- Yürüyüş kanser riskini azaltabilir. 6- Yürüyüş ağrıyı azaltır ve hareketliliği arttırır. Yürüyüşten en fazla yararı elde etmek için: 1- Kollarınızı sallayın: Kollarınızı 90 derecelik bir açıyla kıvırın ve omuzdan sallayın. Bu daha hızlı yürümenizi sağlayacağı gibi üst bedenin de çalışmasını sağlar. 2- Rahat ayakkabıyla yürüyün: Yürüyüş ayakkabılarınız esnek tabanlı ve alçak topuklu olmalı. 3- Duruşunuz (posture) doğru olmalı: Çeneniz yere paralel olacak şekilde ileriye doğru bakmalısınız. Omuzlarınız geriye doğru ve kulaklarınızdan uzak olmalı. 4- Doğru hızda yürümelisiniz: Daha fazla kalori yakmak için saatte en az 5 km hızla yürümelisiniz. 5- Eğimli yolda yürümeye çalışın: Küçük tepelerden çıkıp inerek veya merdiven inip çıkarak yürümek vücudu daha fazla çalıştırır. Özet çeviri: Nurçin Çağlar @nurcincaglar Sağlıklı Yaşıyoruz® @saglikliyasiyoruzcom Fotoğraftaki illüstrasyon: Bilge Keysan @bilgekeysan Kaynak: http://theheartysoul.com/walking-weight-loss/ #syyürüyüş #syyürümek #yürüyüş #sağlıklı #beslenme #spor #diyet #doktor #hemşire #eczacı #diyetisyen

A post shared by Sağlıklı Yaşıyoruz® (@saglikliyasiyoruzcom) on

10. Yalnızca geleceğimiz için değil bugünümüz için de beslenme alışkanlığımıza eklememiz gereken bazı besinler var. Başlıca halsizliğiniz ve kas ağrılarınız varsa bunlar kalsiyum eksikliği belirtileri olabilir.

View this post on Instagram

KALSİYUMDAN ZENGİN GIDALAR Kalsiyum vücudumuzda en fazla bulunan mineral. Süt ürünleri, peynir ve yoğurtta bulunuyor. Ancak tek kaynak süt ürünleri değil, başka gıdalarda da bolca bulunuyor. Kalsiyumdan zengin bazı gıdalar: 1- Tohumlar Susam, haşhaş ve chia gibi tohumlar kalsiyum içerir. 2- Peynir Sert peynirler daha fazla kalsiyum içeriyor, yumuşadıkça kalsiyum oranı azalıyor. En fazla kalsiyum içeren peynir parmezan peyniri. Ayrıca olgun ve sert peynirler daha az laktoz içeriyor. 3- Yoğurt Bir bardak yoğurt günlük ihtiyacın üçte birini karşılıyor. 4- Sardalye ve somon 5- Kuru fasulye ve mercimek Bir bardak haşlanmış kuru fasulyede günlük ihtiyacın yaklaşık dörtte biri kadar kalsiyum bulunur. 6- Badem Kuru yemişlerin içinde en fazla kalsiyum içereni bademdir. 7- Yeşil yapraklı sebzeler Özellikle koyu yeşil yapraklı sebzeler bolca kalsiyum içerir. Örneğin bir bardak pişmiş kara lahana günlük kalsiyum ihtiyacının dörtte birini içeriyor. 8- Kuru incir Kuru meyveler içinde en fazla kalsiyum içeren kuru meyvedir. Özet çeviri: Nurçin Çağlar @nurcincaglar Sağlıklı Yaşıyoruz® @saglikliyasiyoruzcom Sağlıklı Yaşıyoruz Notu: Biz kalsiyum takviyesi kullanmıyoruz. Beslenmemizde kalsiyum içeren yiyecekler yer alıyor. Ayrıca D vitamini düzeyimiz yüksek olduğundan kalsiyum emilimimiz yüksek oluyor. Kalsiyumun fazlası damarlarda plak, böbreklerde taş yapabiliyor. Biz fazla kalsiyumu kemiklere ve dişlere yönlendirmek için günde kilo başına 2 mcg K2 Vitamini alıyoruz. Kaynak: https://www.healthline.com/nutrition/15-calcium-rich-foods#section14 #sykalsiyum #kalsiyum #peynir #sağlık #beslenme

A post shared by Sağlıklı Yaşıyoruz® (@saglikliyasiyoruzcom) on

11. Ne yiyip ne yememiz gerektiği sorusu hem diyet yaparken hem de sağlıklı beslenmek isterken en çok sorduğumuz şey. Sağlıklı Yaşıyoruz Instagram hesabında bunun için çok yardımcı paylaşımlar görebilirsiniz.

View this post on Instagram

YAĞLAR HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKENLER Fonksiyonel Tıp Enstitüsü (IFM) direktörü Dr. Mark Hyman’ın @drmarkhyman son kitabı “Food: What the Heck Should I Eat?” (Gıda: Kahretsin Ne Yiyeceğim?) beslenmeyle ilgili çok önemli bilgiler içeriyor. Daha önce bu kitaptan paylaşımlar yapmıştık. Şimdi de yağlar bölümünden önemli noktaları Elif Gürses @elif_autoimmune_wellness sizler için çevirmiş. Buraya birkaç madde aldık ancak tamamını okumak için fotoğrafı sola doğru kaydırabilirsiniz. 1- Kaliteli ve sağlıklı yağlar kalp krizine neden olmaz. Zeytinyağının kalp hastalıkları, tip 2 diyabet ve obezite riskini azalttığı gösterilmiştir. Diğer bitkisel yağlar inflamasyon ve kalp hastalıkları riskini artırır. 2- Enerji için vücudumuz iki tür yakıt kullanır. Bunlar ; 1. Karbonhidratlar 2. Yağlardır (gerektiğinde protein de kullanır). Tükettiğimiz yağların çoğu et, balık, süt ve kuru yemişlerden gelir ki bunlar iyi yağlardır. 3- Yağlar kilo yapmaz! 2012 tarihli Harvard Ü. araştırmasına göre yağlar metabolizmayı günde 300 kalori civarında hızlandırır ve kilo vermeye yardımcıdır. Tok tutar, doyurucu ve tatmin edicidir. 4- Kan şekerinde zıplamaya neden olmaz, insülini tetiklemez. İnflamasyonu azaltır. Harvard Ü. araştırmasında sağlıklı yağ tüketen deneklerin iyi kolesterol (HDL) düzeylerinde artış olmuştur. 5- Vücudumuzun sağlıklı hücre zarı ve bağışıklık hücreleri, östrojen ve testesteron hormonlarının üretimi için, yanı sıra inflamasyonu ve metabolizmayı regüle etmek için yağa ihtiyaç vardır. Çeviri: Elif Gürses @elif_autoimmune_wellness @saglikliyasiyoruzcom Kaynak: Hyman, M. "Fats and Oils" FOOD: What the Heck Should I Eat? New York: Hachette Book Group, 2018. 147-170.

A post shared by Sağlıklı Yaşıyoruz® (@saglikliyasiyoruzcom) on

Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşabilirsiniz.👇

Instagram sayfalarına ulaşmak ve daha sağlıklı bir hayat sürmek istiyorsanız buraya tıklayabilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
pekala

ohoo yulaf da yemeyeceksem ne yiyeceğim

vanilla-planifolia

hemen takip edem

Görüş Bildir