Reytingleri Her Hafta Eriyor: Seyirci Travmalarla Dolu Psikoloji Yapımlarından Sıkıldı mı?

1.4bPAYLAŞIM

Kırmızı Oda, Masumlar Apartmanı, Camdaki Kız... Ekran travmatik gerçek yaşam öykülerinin anlatıldığı psikoloji türündeki dizilerle doldu. Dr. Gülseren Budayıcıoğlu'nun kitaplarından uyarlanan, başta ilgimizi çeken ve bizi ekrana kilitleyen bu diziler, giderek çoğalmaları ile beraber Türk halkının içini sıkmış ve bıktırmış olabilir mi?

Dr. Gülseren Budayıcıoğlu, uzun yıllardır Ankara ve İstanbul'da açtığı kliniklerinde hastalarının hayatlarına dokunan ve onları iyileştiren bir psikiyatr.

Yıllar içinde karşılaştığı enteresan hayat hikayelerini, danışanlarının da iznini alarak romanlaştırdı. Bu kitaplar hala en çok satılanlar arasında.

Kitapları bu kadar ilgi görünce, bir dizi projesine dönüşmesi de çok zaman almadı. İlk olarak 'Hayata Dön' kitabı uyarlanarak 'İstanbullu Gelin' dizisi hazırlandı.

Ama travmalarla, kabuslarla dolu bir hayatı anlatan bu kitabı takip etmedi İstanbullu Gelin. Neredeyse sadece karakter isimleri kaldı, geriye kalan her şey değişti. Esma ve Süreyya'nın ilişkisi kalbimizi ısıttı.

Gelmiş geçmiş en güzel dizilerden biri olabilir.

İpek Bilgin, Aslı Enver

Kitapta uzun uzun anlatılan Ala karakterinin annesi Süreyya ile ilgili anlattıkları da bir iddia olarak kaldı. Biz gerçek anlamda kitaptaki Ala'yı izlemeye 'Kırmızı Oda'da başladık.

Ahsen Eroğlu

Ala karakterini Kırmızı Oda dizisinde Alya ismi ile gördük. Tam da kitapta anlatıldığı gibi, tüm ailesinin yaşadıklarını tek tek aktardı bize hikaye. İşte bu noktada Türk halkının travma yolculuğu başlamış oldu.

Binnur Kaya, Melisa Sözen

İstanbullu Gelin'de de olduğu gibi 'Doğduğun Ev Kaderindir'de de hikayenin boyutu kitapları, yani gerçek hayat hikayelerini takip etmiyordu. Kırmızı Oda'da gerçek anlamda travma izlemeye başladık.

İbrahim Çelikkol, Demet Özdemir

Binnur Kaya'nın Dr. Gülseren Budayıcıoğlu'nu canlandırdığı dizide, birbirinden ünlü ve yetenekli isimler konuk oldu. Her biri çok ağır travmalar yaşamış kişileri canlandırdılar. Doz giderek arttı ve izlemek hassas kalpler için çok zor bir hale geldi.

www.turktime.com

Aslıhan Gürbüz, Binnur Kaya

Çarşamba günü Doğduğun Ev Kaderindir ve cuma günü Kırmızı Oda derken, salı günü de Masumlar Apartmanı ekrana gelmeyi başardı.

Birkan Sokullu, Ezgi Mola, Zeynep Farah Abdullah, Merve Dizdar

Dizideki her bir ruhun ayrı ayrı hasta olduğu karakterleri görüyoruz. Biri hatır hutur evi temizliyor, biri altına işiyor, diğeri kollarını yırtıyor, öbürü geceleri çöp topluyor derken delilik izleyip duruyoruz.

Yine de şahane bir dizi olduğu gerçeğini değiştirmiyor elbette.

Bu iki dizi bizi bitirmeye yeter de artar derken sahneye 'Camdaki Kız' çıktı. İşte tam bu noktada da işler tersine döndü.

Nur Sürer, Burcu Biricik

Dizideki bekaret kontrolü sahnesi bardağı taşıran son damla oldu. Tepkiler çığ gibi büyüdü ve galiba toplum da kendine şunu sordu: "Biz neden haftanın 4 günü Gülseren Hanım'ın hikayelerini izliyoruz, çok değil mi?"

Bu dizilerden herhangi birinin kötü, sıkıcı olduğu anlamına gelmiyor elbette. Fakat özellikle pandemide ruhu daralan halk, 1 - 2 tane dizisi olsa ilgi çekebilecek bir alanda 4 ayrı dizi görünce usandı galiba.

Erkan Petekkaya

Masumlar Apartmanı, ilk bölümlerinde gelmiş geçmiş en çok reyting alan dizilerden biri oldu. Hem TOTAL hem AB grubunun gözdesiydi. Fakat artık ortalamanın biraz üstü reytingler alıyor ve Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz'a yeniliyor.

Özellikle son bir ayda, 9 civarındaki TOTAL reytingleri 7'lere düştü. AB grubunda ise durum daha dikkat çekici; 14'e yakın olan reyting 9 civarına düştü.

TOTAL'de 7, AB grubunda 9 reyting çok iyi, bu dizinin hala başarılı olduğunu gösteriyor. Sadece eskisi kadar izlenmiyor, belki yeni sezonda durum değişir.

Kırmızı Oda'da ise durum daha vahim. Cuma gününün lideri iken yerini Arka Sokaklar'a bıraktı. TOTAL'de 8 civarı reyting alırken, artık 6'larda geziyor. AB'de ise 11'lerden 6'lara düşüş tam da "Seyirci artık bu konulardan bıktı mı?" sorusunun altını çiziyor.

Yiğit Özşener

Bu fitili ateşleyen dizi Camdaki Kız'a gelelim... Son bir ayda TOTAL reytingi 7'lerden 5'lere, AB reytingi ise 11'lerden 7'lere düştü.

Feyyaz Şerifoğlu, Burcu Biricik

Evet, Kırmızı Oda'da anlatıldığı gibi çok ağır travmaların dahi iyileştiğini görmek umut verici. Belki izleyenler arasından tedavi olmak isteyen 1 kişi bile çıksa bu kardır.

Ama yeni sezonda şiddetin dozunu azaltmaları herkesin yararına olacak gibi gözüküyor. Siz ne düşünüyorsunuz?

Yorumlarda buluşalım!

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
eliymalik

aşiret ve mafya dizisi olmasın ne olur?

xvala

Gülseren Budayıcıoğlu'nun tüm dizilerine baktım Yeşilçam filmleri ajitasyonu var resmen üstelik ağırlaştırılmış arabesk bir hal..yeni sezonda umarım bu üç dizi reyting kurbanı olup yayından kaldırılır Gülseren Budacıoğlu ile ilgili hiç iyi şeyler okumadım paragöz cingözün teki diyorlar 5 katlı özel psikiyatri merkezini kuruyor, fast food usulü hasta sistemi var bu ülkede psikolog desteği Avrupa ülkelerine göre oldukça pahalı, sosyal devlet olmayınca delilik sıradanlaşıyor (40 dk seans 300 tl olan ülke burası. Budayıcıoğlu hastalarından kazandığı para yetmezmiş gibi, hasta hikayelerinden para kırıyor, dizilerinde yalnız dram var Kırmızı Oda'da hastaların ben iyileştim be doktor abla, hadi bana müsade dediklerini görüyoruz ( psikoljik hastalıklar 5-10 yılda düzelebilecek durumlar değildir, hasta travmayı atlatır ama hastalık ömür boyu sürer) hadi iyileşti nasıl iyileştirildiklerini görmüyoruz Bu toplum psikolojik sorunlarla kaynıyor kapital eleştiriden bağımsız psikoloji anlatılmaz

arslanoglu

Bıktık sürekli dayatma var içerik berbat ağlamayı seven bir kesim var bi onlar izliyor gelişmiş insan bakmaz

arslanoglu

Bi kere baktım kırmızı odaya psikiyatri adama şey dedi karının seni aldattığını mı düşünüyordun adam da aldatıyor mu neden öyle dedin dedi bıraktım izlemeyi etik sıfır izlemeyen işi bilmiyordur

derensi0506

Daha masumlar apartmanı çıktığı zaman dedim bir işin de bokunu çıkarmasalar olmaz diye. Kırmızı odayı 3 bölüm izleyip bıraktım diğerlerine göz ucuyla bile bakmadım. Türk televizyonunda en sevmediğim şey başarı yakalayan her yapımın sürekli taklit edilmesi. Kırmızı oda her ne kadar gerçeklerden bahsetse de hep aynı şeyler gibi geliyor bana. Şiddet ve tecavüze maruz kalmış insanların hikayesini izletiyorlar sürekli. Atanamadığı için intihara kalkışan bir öğretmenin de hikayesini izlemek isterim mesela. Ya da ne bileyim sürekli hasta şiddetine uğrayan doktorların hikayesini izlemek isterim. Buna daha bir çok örnek verebilirim. Sonuç olarak insan psikolojisi bir çok şeyden bozulabilir. Hep aynı şeyler yoruyor insanı.

Görüş Bildir