Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Osman Balcıgil Yazio: Sabataycılık Neyin Nesidir?

82PAYLAŞIM
Yazio Banner

Sabataycılık, Yahudilik’ten ayrılmış bir koldur.

Bir haham olan ve izleyicilerinin Mesih olarak kabul ettiği Sabatay Sevi, 17. Yüzyılda İzmir’de, bugün Yahudi mistisizmi diye adlandırabileceğimiz Kabala’ya dayanan bir inanç sistemi geliştirdi.

İbranice ve İspanyolca karışımı Ladino denilen dili konuşan, İzmir, Selanik, Yemen, İstanbul ve Osmanlı’nın başka bazı coğrafyalarında yaşayan Yahudiler, kurulduğunda ve sonraki dönemde Sevi’ye ve onun kurduğu ezoterik öğreti Sabataycılığa büyük ilgi gösterdiler.

Sevi’nin öğretisi sadece Osmanlı coğrafyasında değil, Rusya’dan Polonya’ya kadar pek çok ülkede izleyenler buldu.

Bir kısım kendisini Mesih ilan eden Yahudi Sabatay Sevi’ye inandıysa da büyük bir kısmı önce kuşkuyla sonra tepkiyle yaklaştı.

Hahambaşının şikâyeti üzerine, Sabatay Sevi, Sultan IV. Mehmet tarafından Çanakkale’ye sürüldü.

İlerleyen günlerde öldürüleceğinden endişe duydu ve Müslümanlığı kabul etmek zorunda kaldı. Onunla birlikte iki yüz civarında aile de Müslümanlığa geçti. Bu ailelere ve Sabatay Sevi’ye, o günden bugüne “dönme” denir.

Sabatay Sevi’nin yolunda gidenler mabetlerini camiye benzeterek yaptılar, mezarlıkları da Yahudilerinkinden epey farklıdır.

Öte yandan, Yahudiliğin içinde kalıp da Sabatay Sevi’ye inananlar da vardı. Onlar için de “gizli dönme” tabiri kullanıldı, bugün de kullanılmaya devam ediyor.

Sabatay Sevi “döndüğünü” söyledi ama dönmedi. Öğretisini sonraki yıllarda da sürdürdü.

Sabataycılar, ibadetgâhları ve mezarlıkları açısından Müslüman adetlerine uyuyormuş gibi görünseler de içten içe Yahudilere özgü Kabala inanışını devam ettirdiler.

Sabataycıların Kabalist uygulamalar yaptıkları bir ayin basılıp Sabatay Sevi’nin kendisi de bu ayinde yakalanınca, Padişah tarafından bir kısım müridiyle birlikte Arnavutluk’a sürüldü. Sabatay Sevi burada, 1676 yılında öldü.

Geniş kitleler tarafından olmasa da öğretisi bugün de yaşatılıyor. 

Sabataycılar, sayıları çok azalmış olmakla birlikte önderlerinin Zohar ve Tanah gibi İspanyol Kabalasına dair kitaplarını okumayı sürdürüyorlar. 

Instagram

Facebook

Twitter

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
saian-ss

Türkiye'deki en büyük tabulardan biridir. Soner Yalçın'ın Efendi 1-2 kitabını tavsiye edebilirim. İnsanın ufkunu açan, dünyaya bakışınızı değiştiren, hayatınızı ve kendi ülkenizde parya! olmanızın sebebini anlıyorsunuz. Ülkenin sülükleri ve en büyük düşmanlarıdır! Sabatay Sevi'nin mezarı Arnavutluk'un "BERAT" kasabasındadır, hani şu damadın adı olan "BERAT". İslamiyet'te beraat kavramı ve ismi vardır, Berat yoktur. Yalçın Küçük hocanın bu husustaki onomastik çalışmaları enfestir. Okumak, okutturmak ve aydınlanmak dileğiyle... ibraniyetvebeyazturkler.blogspot. sayfasını kesinlikle takip etmenizi öneririm.

trippysnake

Cengiz Günkut'un "1666 Işığı Beklerken" kitabını tavsiye ederim.

Görüş Bildir