Matild Manukyan'ın Sahibi Olduğu Genelevlerde Görev Yapan Bir Polis Memurunun Şaşırtıcı İtirafları

-

Arşivleri karıştırırken ilginç bir röportaja denk geldik ve sizinle de paylaşmak istedik. 90'lı yılların sonunda Karaköy'de bulunan genelevlerde görev yapan polis memuru H.K.'nın, 5 Şubat 2006 tarihinde Sabah Gazetesi'nden Emrullah Erdinç'e vermiş olduğu "Bir Genelev Polisinin İtirafları" röportajı oldukça ilginç. Biz de bu bu röportajdan bazı bölümleri derledik.

Karaköy'de bulunan Zürafa Sokak, genelevlerin olduğu bir bölgeydi ve burada 37'si Manukyan'a, 5 tanesi de Sümbül Yaşar Karasu'ya ait 42 ev bulunuyordu.

Aslında bu evlerin tarihi oldukça eski: Evler, 2. Abdülhamit döneminde Beyoğlu'nda yaşayan Avrupalılar için açılmıştı ilk olarak.

Ve daha sonra da varlığını devam ettirdi. Biz şimdi sizi o ilk zamanlardan alıp 90'lı yılların sonuna götüreceğiz. Polis memuru H.K.'nın itirafları da bu zaman dilimini kapsıyor zaten.

O dönem genelevler devlet denetiminde olduğu için alanda görevli bir polis memuru, asayişi sağlamak için mutlaka bulunmak zorundaydı.

90'lı yıllarda burada görev yapan polis memuru H.K'nın 2006 yılında verdiği röportajdan bir takım ilginç alıntılara yer vereceğiz şimdi. O yıllar, genelevde görev yapan memurların usülsüzlükleri çok fazla konuşulmaya başlanmış ve göreve yeni gelen İstanbul Emniyet Müdürü olarak Necdet Menzir, olaya el atıp hemen usülsüzlükle suçlananları açığa almış ve yerine başka atamalar yapmış.

İçeride çalışan kadınlardan öğretmen, bankacı ve ev kadını olduğu, polisin yaptığı çalışma karnesi kontrolünde ortaya çıkmış.

"Çalışma karnesinin neden kontrol edildiğini ben de o zaman öğrendim" diyor H.K. Çünkü içerideki 980 kadından 400'ünün kaçak olarak çalıştığını bu kontroller sayesinde fark etmiş. Gündüz öğretmenlik yapıp öğleden sonra çalışmaya gelen bir öğretmen, bankadaki işi bittikten sonra peruk takarak gece çalışan bir bankacı olduğunu da yine bu kontroller de öğrenmiş.

Manukyan'dan daha fazla para kazanan holdingler vardı ama vergi rekortmeni genelev patroniçesiydi.

"980 kadının genelev patronuna kazandırdığını, 110 bin işçi bir holdinge kazanamıyor mu?" diye şaşırmış H.K. Çünkü onlar kazandıklarını beyan etmeyerek vergi kaçırmışlar. "Manukyan, yaptığıyla övünmeyen ama utanmayan da bir kadındı" diyen H.K., Manukyan'ın en çok vergi rekortmeni olmasıyla övündüğü söylemiş.

Genelevdeki işine, Manukyan'ın tuttuğu taksi ile gidip gelen polis memuru.

H.K'nın ailesi, genelevde görev yaptığını hiçbir zaman bilmemiş çünkü H.K. onlara, Beyoğlu'nda ekiplerde çalıştığını söylemiş. Genelevin önünde bulunan taksilerle eve gidip geldiğini ve ücreti de Manukyan'ın ödediğini söylüyor.

Matild Manukyan'ın kendine ait toplam 220 tane ticari taksisi vardı.

Dönemin İstanbul Belediye Başkanı olan Nurettin Sözen, binlerce ticari taksi plakasını satışa çıkarmıştı. Manukyan da bunlardan 220 tanesini satın almıştı. "Hatta 10 tanesini de polislere dağıttı" diyor H.K.

Manukyan'ın genelevdeki odasının içinde bulunan 1,5 metre genişliğindeki para kasasının ağzına kadar dolup taştığı da söyleniyor.

İşlerini Şişli'de bulunan muhasebe bürosundan takip eden Manukyan, aynı zamanda da emlak zengini. Hatta Beyoğlu Ekipler Amirliği binasını, Emniyet Müdürlüğü'ne kiraya vermiş. O kadar büyük paralar kazanmış ki, genelevdeki odasında 1,5 metre genişliğinde para kasası olduğu da biliniyor.

Gece Manukyan'ın genelevdeki ofisine ziyarete gelen üst düzey bürokratlar...

İsimlerini tabii ki H.K. vermediği için bilemiyoruz ancak kimisi muhabbet etmeye, kimisi de iş görüşemeleri için Manukyan'ı ziyarete gelirmiş.

Genelevdeki işini bırakarak dışarıda bir hayat yaşamak isteyen kadın, ömür boyu Manukyan'a olan borcunu ödemek zorunda.

Bunu polis memurunun kendi sözlerinden öğrenelim: "Benim dönemimde beş hayat kadını tövbe edip Hacca gitmişti. İşi bıraktılar. Ama öyle kolay değildi bırakmak. Manukyan onlara sözleşme imzalatıyordu. Ardından da bu hayat kadınlarını kendisine borçlandırıyordu. Orada çalışan her kadının mutlaka dışarıda bir dostu vardı. Genelevde çalışan kadın, dostuna para yetiştiremediğinden Manukyan'dan faizle para alırdı. Olan çalışan kadına oluyordu. Ödeyemediği için ömür boyu çalışmak zorunda kalıyordu. Eğer içeride çalışan kadınlardan birisi parasını ödemeden kaçmaya çalışırsa, Manukyan hem adli mercilere başvurarak hakkında yasal takip başlattırıyordu, hem de gayri meşru yoldan kaçak kadını bulduruyordu."

Terzilik yaparken, müşterisinin bütün evlerini satın alarak genelev patroniçesi olan bir kadın.

Zürafa sokakta bulunan 42 evin 37 tanesinin Manukyan'a ait olduğunu söylemiştik. Ancak eskiden bu evlerin tamamı Sümbül Karasu'ya aitmiş. Manukyan, Sümbül Hanım'a ve evlerde çalışan kadınlara terzilik yapar, onlara kıyafete dikermiş. Daha sonra bakmış ki genelev işinde daha çok para var, Sümbül Karasu'dan evleri teker teker satın almış. Ancak kendisi hiçbir zaman fuhuş yapmamış, hep genelev işletmecisi olmuş.

17 Numaralı evin önünde her gece saat 01.00'de oluşan kuyruk, Manukyan'a hasılat vermeye gelen mesul müdürlerden kaynaklanıyordu.

Kapılar gece 23:00'de kapandıktan sonra, 17 numaralı eve gidiyormuş Manukyan; ki bu ev onun daha çok ofis olarak kullandığı bir ev olmuş. Asla ön kapıdan girmez, arka sokaktaki sahibi olduğu iş hanlarının içinden geçerek Zürafa Sokak'a giriş yaparmış. Gece saat 01.00'den sabah 04.30'a kadar evlerden sorumlu müdürlerden tek tek hasılatı toplar ve o meşhur kasasına kitlermiş. 37 kişilik bir kuyruk!

Matild Manukyan, 2001 yılında kalp krizi sebebiyle hayatını kaybetti ve çok konuşulan bir miras bıraktı.

Manukyan'ın ardında bıraktığı servet tam 200 trilyon lira. Mal varlığı şöyle:

* İstanbul'da 500 daire, 70 iş hanı (Şişli Belediyesi, Şişli Adliyesi dahil...)
* Yalova'da 200 daire, 4 bin metrekarelik arsa
* İkitelli Organize Sanayi Bölgesi'nde bin dönüm arazi üzerine kurulu ambalaj ve emaye fabrikası
* Antalya ve Alanya'da ikisi dört yıldızlı, biri beş yıldızlı üç otel
* Büyükada'da bir köşk
* Kalamış Yat Limanı'nda demirli 18 metre boyunda Sang Harmony yatı
* BMW, Mercedes ve Rolls Royce otomobil

* Çok sayıda mücevher ve ziynet eşyası

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
mely

yalnız şöyle bi gerçek de var vergisini veriyordu o vergiler de diyanete gidiyor bilin istedim hani cami falan olayları ;)

smer_1981

ay gerçekten mi? inanmam ya olur mu öyle şey hiç yaaa ;) ;)

penguen-geri-dondu

asayişi sağlamak için polis ? aklıma gelen :izdiham oluyordu galiba

marshall-bruce

Aklima takilan tek soru, bu isi birakmaya calisan kadinlari zorla borcladiriyorsa nasil iyi bir insan bu aq, cok yardim ederim diye ovunmus bir de. Genelev sahibi olmasi umrumda degil yani oraya takilmadim. Borclandirma kismini yanlis anlamis da olabilirim, aciklayan olursa sevinirim.

ahmet-ozteker

Önceki cümlelere göre Manukyan kadınlara kötülük yapıyormuş gibi anlatılmış, ama " Genelevde çalışan kadın, dostuna para yetiştiremediğinden Manukyan'dan faizle para alırdı. Olan çalışan kadına oluyordu." cümlesi kadınların nasıl borçlandığını anlatıyor. Yani bu kadar iyi anlatıldığına göre kadınlar faizle para aldıkları için borçlanmış olmalı, Manukyan'ın yüzünden değil. Röportaj yapılan kişinin ifadesine vermek istediği anlamı veremediğini düşünüyorum. İçeriğin dışında Manukyan ile ilgili bilgim yok tabi, niye bu kadar savunduysam :D

marshall-bruce

eyvallah da dosta para yetistirme mevzusu karisik geldi iste :D

dnz-krg

burada manukyan'ı kıyasıya eleştiren çok "ahlaklı" arkadaşlar acaba sizin böyle bir imkanınız olsa kaçınız şu paralar için o işi yapmaktan imtina ederdiniz? gelene gidene sallamak kolay. benim bildiğim kadın bu işi babasından devralıyor. burada başka şekilde aktarılmış ama bilemiyorum işin gerçeğini. beni de ilgilendirmiyor. geneleve değil, fuhuşa iten ekonomik ve psikolojik sebeplere bakmak lazım.

savas-oztekin

kime bırakmış lan mirası mirasa bak aq

Başlıklar

AntalyaİstanbulÖğretmenPolisvergi
Görüş Bildir