Taksi Haberleri

Taksi ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Taksi ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Arabasını Havalimanı Otoparkına Bırakan İçerik Üreticisi 2,5 Günün Sonunda Ödediği Ücreti Paylaştı
Seyahat süreçlerinde havalimanına ulaşım sağlamak ve aracı güvenli bir noktaya park etmek sürücüler için her zaman ciddi bir planlama gerektiriyor. Şehir merkezine uzaklığıyla bilinen devasa havalimanı komplekslerinde, özel araç kullanımının maliyeti sadece harcanan yakıtla sınırlı kalmıyor. Köprü ve otoyol geçiş ücretlerinin üzerine eklenen otopark tarifeleri, kısa süreli seyahatlerde dahi beklenmedik bütçeler çıkarabiliyor. Aracını İstanbul Havalimanı otoparkına iki buçuk günlüğüne park edip seyahat dönüşü ödediği ücreti aşama aşama kaydeden Ada Büyük, pek çok kişinin aklındaki o soru işaretini giderdi.
Zarrab, Çağlayan Ailesini Umre'ye Götürmüş
İşadamı Reza Zarrab, Büyük Rüşvet Operasyonu’nda kendisiyle birlikte tutuklanan Kaan Çağlayan’ın ailesini özel uçağıyla umreye götürmüş. 22 Mart 2013’teki ziyarete, oğlu tutuklandığı için Ekonomi Bakanlığı’ndan istifa eden Zafer Çağlayan, eşi Songül Çağlayan, diğer oğlu Ahmet Çağan Çağlayan, gelini Kübra Ece, koruma Emrah Sarıyüce, İbrahim Arslan ile Ebru Gündeş ve Reza Zerrab katılmış. ‘BÜYÜK Rüşvet Operasyonu’ kapsamında tutuklanan işadamı Reza Zarrab ile aynı operasyon nedeniyle oğlu Kaan Çağlayan tutuklandığı için Ekonomi Bakanlığı’ndan istifa eden Zafer Çağlayan’ın 22 Mart 2013’te, Zarrab’ın özel uçağıyla umre için İstanbul’dan Cidde’ye gittiği ortaya çıktı. Hürriyet'ten Mustafa Küçük'ün haberine göre, 17 Aralık Operasyonu’nda gündeme gelen isimlerden ikisi olan Reza Zarrab ile eski bakan Çağlayan’ın tanışıklıkları eskiye dayanıyor. Zarrab, mahkemedeki sorgusunda, İran’ın Türkiye’deki rezervlerinin altın ihracatı yöntemi ile çıkarılması karşılığında Halk Bankası’ndaki İran parasının binde 5’inin rüşvet olarak Çağlayan’a ödendiği iddialarını yalanlamıştı. Çağlayan’ın evlerine geldiğinde yeni aldıkları piyanoyu görünce çok ilgilendiğini ifade eden Zarrab’ın, eski bakanın ailesiyle birlikte umreye de gittiği ortaya çıktı. ANKARA’YA DÖNDÜ Buna göre, TC-RZA adıyla Reza Zarrab adına tescilli, Challenger 300 tipi özel uçak İstanbul Atatürk Havalimanı Genel Havacılık Terminali’nden 22 Mart 2013 Cuma günü saat 14.30’da kalktı. MNG Holding’in işletmesindeki uçağın rotası İstanbul-Cidde olarak kayıtlı. Yolcuları ise o dönem bakan olan Zafer Çağlayan, eşi Songül Çağlayan, Ahmet Çağan Çağlayan, Reza Zarrab, Ebru Gündeş, Emrah Sarıyüce (koruma), İbrahim Arslan ve Kübra Ece Çağlayan’dan (Ahmet Çağan Çağlayan’ın eşi) oluşuyor. Uçak 23 Mart 2013 tarihinde Ankara Esenboğa Havalimanı’na dönüyor. Zarrab, 2011’de de kiraladığı özel bir uçakla eşi Gündeş’le birlikte umreye gitmişti. HANGARDA BEKLETİLİYOR Soruşturma başladığı gün İstanbul 18’inci Sulh Mahkemesi’nin kararıyla el konan Zarrab’a ait Challenger 300 tipi iş jeti, MNG Jet’in Atatürk Havalimanı’ndaki hangarında tutuluyor. Royal Holding portföyündeki Are Havacılık üzerine kayıtlı uçağın işletmesini de MNG Jet yapıyor. Kanadalı Bombardier şirketinin imalatı uçak, 2009 model. Fabrika çıkışı sonrasında bir Amerikan hava taksi şirketine satılan uçak, daha önce N284JC tescili ile uçuyordu. Zarrab, Challenger 300’ü Eylül 2012’de satın alarak Türkiye’ye getirdi. Mustafa Küçük | Hürriyet
Haftanın Magazin Bombaları
Magazin dünyasının usta kalemi Sinan Özedincik, geçtiğimiz haftaya damga vuran olayları Sabah.com.tr'ye değerlendirdi. İşte ünlüler dünyasından son dedikodular, perde arkasında yatan olaylar... BÜYÜK AŞK BİTTİ Geçen ağustosta nişanlanan Tuğba Melis Türk ile Ersan Gülüm'ün yüzükleri attığı konuşuluyor. 2011 Best Model birincisi olan Türk de, Beşiktaşlı futbolcu Gülüm de Instagram sayfalarında birbirlerinin fotoğraflarını sildi. Evlenmelerine kesin gözüyle bakılan ikilinin ayrılmalarının nedeni ise merak konusu oldu. Her ikisi de sürekli birbirlerinin fotoğraflarını paylaşıp, birbirlerine aşklarını ilan ediyordu ancak ne olduysa şu son birkaç ayda oldu. Birlikte fotoğraf paylaşmadıkları gibi, sayfalarından da fotoğraflarını silmeleri, yüzüklerin atıldığına mı işaret? İlişki yaşayan kişiler, her anlarını sosyal medyada paylaşır oldu. Neredeyse 24 saat ne yaptıklarını kişisel hesaplarından öğrenir olduk. Kavga ya da ayrılık durumunda ise tüm fotoğrafları, hiç çekilmemiş gibi yok ediyorlar. Ancak Google'ı açıp bakarsak, tüm paylaşımlarını oradan bulabiliriz. Bir de bu çiftin gazeteciler tarafından bir yerde çekilen fotoğrafları yok denecek kadar az. Kendi paylaşımları olmasa, onlar hakkında yapılacak haberlerde kullanılacak fotoğraf bile yok diyebiliriz. Yeri gelince magazin basına kızmayı biliyorlar, fakat bizlere asıl malzemeyi onlar veriyor. Melis de Ersan da başkalarıyla ilişki yaşadıklarında bu fotoğraflar önlerine çıkacak. Sonra da bize kızacaklar 'Neden eskileri karıştırıyorsunuz' diye... Her ikisi de fotoğrafları sildiklerine göre muhtemelen ayrılmışlardır. Eğer barışırlar ve fotoğrafları geri yüklerlerse de şaşırmayın. ÖZLEM YILDIZ İLE MEHMET ALİ ERBİL BİR ARAYA GELMEZ Bir dönemin çok konuşulan aşkının kahramanları Özlem Yıldız ile Mehmet Ali Erbil'in mesajlaşması olay yarattı. Aşk uğruna ekranlarda gözyaşı bile döken çift, yollarını ayırıp başka kişilerle evlenmişti. Ardından ikisi de boşandı fakat birbirleriyle yeniden hiç görüşmediler. Son olay ise bu durumu değiştirdi. Özlem Yıldız'ın Instagram hesabında paylaştığı bir fotoğrafa, Mehmet Ali Erbil'den 'Kürrrrrrrr', yani yalan diye yorum geldi. Yıldız da Erbil'e gülücükle yanıt verdi. Aşk yaşadıkları dönem herkesin birbirine çok yakıştırdığı çiftin, bunca yıl sonra dönüp dolaşıp yine bir araya gelme olasılığı var mı? Özlem ile Mehmet Ali bir araya gelmez. Bunu kesin olarak söyleyebilirim. Her ikisi de eski defterleri açacak insanlardan değil. Bu ilişkinin tohumları 1998 yılında atıldı ama ilişki söz yüzüğünün atılmasına kadar gitti. Mehmet Ali'nin yaptığı bir hata nedeniyle ayrıldılar. Bu olay Özlem'in canını çok acıtmıştı. Özlem sadece bu nedenle bile ona dönmez. Mehmet Ali de zaten sadece çocuklarının anneleriyle görüşüyor, onun dışında hayatına giren kadınlarla bir iletişimi yok. O yüzden bir barışma söz konusu olamaz.  ÖZGE'NİN CANINI ACITAN FOTOĞRAF Aşk haberlerini ilk kez GÜNAYDIN'ın duyurduğu Engin Altan Düzyatan-Neslişah Alkoçlar ikilisi, bu kez yazarımız Bülent Cankurt'la aynı sinemaya gidince yakayı ele verdi! 26 Aralık tarihinde ilişkiyi 'Sürpriz aşk' başlığıyla duyuran Günaydın, Engin Altan Düzyatan-Neslişah Alkoçlar çiftinin el ele fotoğrafını da ilk kez yayınlamış oldu. Sonunda çok konuşulan çift el ele görüntülendi. Merakla beklenen görüntüde Engin Altan'ın rahat, Alkoçlar'ın ise gergin olması da dikkatlerden kaçmadı. Fotoğrafı nasıl yorumlarsınız? Fotoğrafı benim yorumlamama gerek yok, Engin'in eski sevgilisi Özge Özpirinçci zaten yorumlamıştır. Özge'nin canının en çok yandığı anlardan biri, bu fotoğrafı gördüğü andır. Özge ile Engin'in ilişkisi çok iyiydi. Herkes onlara evlenecekler gözüyle baktı. Birbirlerine çok yakıştırıyorlardı. Özge henüz ayrılık acısını atlatamamıştır, o yüzden de yeni sevgili olaylarına yakın zamanda girmez. Kendisi bu durumdayken Engin'in hemen bir başkasını bulup bir de el ele ortaya çıkması canını çok acıtmıştır. Engin'in bu kadar rahat olmasına da sinirlenmiştir.  DAYAK OLAYININ PERDE ARKASINDA NE VAR? Bu haftanın en ilginç haberi Yağmur Atacan'ın dayak yemesi oldu. İddialara göre Atacan'ın dayak yediği kişi ise nikâh şahidi Alper Çağrı Önal'dı. Bir alacak meselesi yüzünden ikilinin arasında kavga çıktığı, Atacan'ın darp edildiği ileri sürüldü. Atacan'ın polise gideceğini söylemesi üzerine ise Önal, 'Git oğlum git, savcılığa git, polise git, nereye gidersen git, seni anca karın kurtarır. Bundan sonra arkana dikkat et, her gün peşine adam takacağım' dedi. Pınar Altuğ'un habere yorumu, 'Bu olay zamanı orada yoktum. Ortada yargıya intikal etmiş bir olay var. Bu konuya müdahale etmek istemiyorum' oldu. Kavganın nedeni nedir? Bu tehditler üzerine çift bir önlem aldı mı? Hem çok yakın arkadaşlardı, hem de nikâh şahitleriydi. Anladığım kadarıyla ortak iş de yapıyorlardı. Benim duyduğum yeni bir şey yok. Kavga, alacak verecek meselesi yüzünden çıktı. Pınar da doğruladı bu olayı. Bir tek Yağmur konuşmadı. Neden konuşmadığını bilemiyorum. Korkuyor mu ya da konu daha fazla uzasın istemiyor mu bilemiyorum. Bu kadar yakın arkadaşların bu duruma gelmesi üzücü. İşin içine para girdi mi kardeş kardeşi vuruyor, baba oğlunu vurabiliyor. Tehditlere karşı bir önlem alacaklarını sanmıyorum, zaten Yağmur konuşmayarak tehditlere maruz kalmaktan korunmuş oluyor. Bir de herkesin önünde bu konuları konuşmak istemiyor, sonuçta özel hayatı. Eğer Yağmur'un alacağı varsa, hukuki yolların dışında bunu alamayacağını düşünüyorum. Aralarındaki meselenin de tam olarak ne olduğunu bilemiyorum. Yağmur, Pınar'la evlenmeden önce oyunculuk yapıyordu. Sonrasında ise bir daha onu ekranlarda görmedik. Hep ufak tefek işler yaptığını söylüyor. Her erkek gibi sabah saat 8'de evden çıkıp akşam saat 7-8 gibi eve dönen biri değil anladığım kadarıyla. Bir ofisi olup olmadığını da bilmiyoruz. Ancak demek ki bir işi varmış ki bu kavga meydana geldi. Kavgayla ilgili bir gelişme olursa daha fazla detay sahibi olacağız. TEZ ZAMANDA EVLENSİN YOKSA… İlker Aksum ve manken sevgilisi Şeyma Şener, geçtiğimiz hafta Ortaköy'deki Anjelique'teydi. Mekândan geç saatlerde el ele ayrılan ikili, çenelerine kadar yayılmış kırmızı ruj izleriyle dikkat çekti. Muhabirlere 'Çekmeyin, makyajımız iyi değil!' diyen Aksum, hemen bir taksi çevirip sevgilisiyle beraber uzaklaştı. Ünlü oyuncu, çapkınlık haberlerinin başkahramanları olan futbolcuları bile geçti. Aksum boşandığından beri ilginç bir profil sergiliyor. Yanında görüntülendiği kadınların sayısı da herkesi şaşırtıyor. Neredeyse her hafta başka bir kadınla görüntülenen Aksum'un son olarak dudağındaki ruj iziyle basının karşısına çıkması sevenlerini şok etti. Aksum, evliyken içinde bastırdığı duyguları mı çıkardı ortaya? Bu hareketlerinin açıklaması bu mudur? İlker Aksum boşandıktan sonra dağıldı. Olayın özeti bu. Haftanın fotoğrafı oldu. Bir insan alkolü fazla kaçırınca ağzından çıkanlara mani olamaz. Aşırı alkolün verdiği sersemlikle gömleğinin düğmesi açılan ya da fermuarını açık unutan, sokak ortasına çişini yapan insanları gördük ama bu son olay bambaşka. Oyuncunun muhabirlere 'Çekmeyin, makyajımız iyi değil' diyebilecek kadar kendinde olması da herkesi şaşırttı. Demek ki kendinde olmayacak kadar alkollü değildi. Madem ruj izinden haberin var, neden basının karşısına bu şekilde çıkıyorsun? Orada basın olmasa dahi, mekândan çıkıp taksiye bineceksin. Peki, taksiye neden o halde biniyorsun? Dışarı çıkmadan önce yüzünü yıkamak bu kadar mı zor? İçeride ne yaptıkları zaten yüzlerinden belliydi. Sen bir oyuncusun, kendine biraz çeki düzen verebilirsin. İlker evliliği bittikten sonra tam anlamıyla dağıldı. Bekâr hayatı ona yaramadı. Yanında sürekli başka kadınlar görüyoruz. Çok iyi bir oyuncu, yazık ediyor kendine. Tez zamanda birini bulup evlenmesini tavsiye ediyorum kendisine. Böyle devam ederse, bundan sonraki hareketi ne olur bilemiyorum.  ÜNLÜ ÇİFT BOŞANIYOR MU? Son günlerde art arda gelen boşanma haberlerine bir yenisi daha eklendi. Ünlü manken Tülin Şahin'in, 2005 yılında hayatını birleştirdiği Mehmet Özer'le ilişkisinde sorunlar olduğu, Şahin'in iki gündür eve uğramadığı iddia edildi. Çiftin evleri ayırdığı da arkadaşları arasında konuşuluyor. Tülin Şahin, iddiaları yalanlayan bir açıklama yaptı. Ancak ateş olmayan yerden duman çıkmaz sözü de insanların kafalarında soru işareti kalmasına neden oldu. Son durum nedir? Çiftin evliliği sallantıda mı? Evliliklerinde bir sorun olmadığını söylediler. Bu çift her davete, eğlenceye, yemeğe birlikte gidiyor. İlk kez Mehmet eşinden ayrı, gece dışarı çıkınca da herkesin dikkatini çekti. Yanında Tülin'in olmaması da ayrılık dedikodularına neden oldu. Birbirlerine çok âşık bir çiftten bahsediyoruz. Yakından tanıdığım için çok iyi biliyorum. Mehmet geçenlerde yanında Tülin olmadan dışarı çıktığı gece, yalnız değildi. Bir arkadaş grubuyla eğlenmeye çıkmıştı. O grupta kadınların da olması dedikoduların fitilini ateşledi. Genelde Mehmet'in hayatı Fenerbahçe'dir. Tek başına olduğu tek yer de Kalamış Develi ya da Todori'dir. Maç günlerinin bir klasiğidir bu mekânlar onun için. Maç öncesi arkadaşlarıyla bir araya gelir, yemek yer ve maça gider. Tek başına eğlencesi budur. Onun dışında zaten her yerde Tülin'le görürüz onu. İnşallah bu haberler sadece dedikoduda kalır. Aksi takdirde çok üzülürüm. Örnek çiftlerimizden biri onlar.  DAHA BOŞANMADAN BAŞKASIYLA YAKALANDI Evliliklerinin beşinci ayında boşanma kararı alan Melisa Sözen ile Alican Yücesoy, geçen hafta evleri ayırmıştı. Mahkemeye başvuran ancak davaları görülmeyen ikiliden Yücesoy, Nişantaşı'nda oyuncu Gökşen Ateş'le görüntülendi. Fotoğraflarının çekildiğini fark edince şoke olan Yücesoy, basın mensuplarına adeta yalvardı: 'Daha boşanmadım, evliyim. O fotoğrafları silin. Böyle bir haber çıkarsa aileler yıkılır. Rica ediyorum.' Aynı dizide rol aldıkları sırada yakınlaşan ve evlenen çiftin boşanma kararının nedeni ihanet mi? Yoksa oyuncu zaten boşanacağım diye eski hayatına bir an önce adapte olma derdinde mi? Madem böyle bir çekincen var, neden basının olduğu yerlerden biri olan Nişantaşı'nı tercih ediyorsun ki! Memlekette yer mi kalmadı? Bu işi yıllarca bizi ayakta uyutarak sürdüren o kadar çift var ki. Evlendiklerinde, 'Biz aslında 3 yıl önce ilişkiye başladık ve hep şu mekâna gidiyorduk, hiçbiriniz de duymadınız' diyorlar. Demek ki gizleyen gizliyor. Madem sen daha boşanmamışsın, neden orada geziyorsun? Sonra da utanmadan fotoğrafların silinmesini istiyorlar. Çektiği fotoğrafı silen gazetecileri de kınıyorum. Hiçbir iyi gazeteci bu fotoğrafı silmez. Bir de koluna kızın omzuna atmış halde görüntüsü var. Kameralar çekince de 'Ben daha boşanmadım, silin' diyor. Geçmiş olsun.  BÜLENT ERSOY İLE DEMET AKALIN'A HAK VERİYORUM Geçtiğimiz haftanın son bombasını Bülent Ersoy patlattı. Ünlü sanatçı, Nişantaşı'nda gezerken izinsiz fotoğrafını çeken Osman Ateş adlı bir genci görünce çılgına döndü. Sinirlerine hâkim olamayan Ersoy, tepkisini hayranına tokat atarak gösterdi. Ersoy'a yakın dostu Demet Akalın'dan da destek geldi. Akalın Twitter sayfasına, 'Nefret ediyorum izinsiz sokakta resim çeken insanlardan! Bülent Hanım dün gece birini tokatlamış, iyi yapmış! Elinde telefon var diye artık yeter be' notunu düştü. Bir gazeteci olarak yaşanan bu olayı nasıl değerlendiriyorsunuz? Ünlü bir ismi görüntülemek için izne mi ihtiyaç var? Almayınca sonunun şiddet mi olması gerekiyor? Akıllı telefonlar herkesi paparazzi yaptı. Şu anda en büyük tehlike bizim gündüz ve gece dolaşan paparazzilerimiz değil, akıllı telefonu olan müşterilerdir. Yan masadakini çeken var, teknedekini çeken var, metrobüste bile çeken var. Bize bir sürü mail geliyor. Ünlü bir ismi bakkala giderken çekip yollamış. Kardeşim, bakkala gitmek kötü bir şey mi? Ya da metrobüste bir ünlüyü çekip yolluyorlar. Ünlü olunca toplu taşıma araçlarını kullanamaz mı? Bunu yapan ünlüler bile var. Gece gece telefonuma ünlü isimlerden mesajlar geliyor. 'Bak filan ünlü filan mekânda görgüsüzce yemek yiyor', 'Filan kişinin makyajsız fotoğrafını görmek ister misin?' diye ne mesajlar geliyor. Akıllı telefonlar bizim işimizi çok kolaylaştırdı. Biz, gelen fotoğrafları ayırıyoruz tabii ki. Çok mühim bir şey ise kullanıyoruz. Ben Bülent Ersoy ile Demet Akalın'a hak veriyorum. Şiddete tabii ki karşıyım ancak ünlüleri de sokakta yürüyemeyecek hale getirmemek lazım. Ancak yapacak bir şey yok. Bunun mücadelesini artık onlar verecek. Bu tarz olaylar sadece Türkiye'deki ünlülerin başına gelmiyor. Yurt dışında da bunun örnekleri mevcut. Buna benzer bir fotoğrafı çekildiği için dünyaca ünlü oyuncu Sean Penn bir adamı dövdü. Bu olayı da bir gazeteci tesadüfen gördü ve fotoğrafladı. Ünlü olmanın bedelleri bunlar. Sosyal medya ve akıllı telefonlarla da ünlülerin işleri gün geçtikçe zorlaşıyor.  FULYA UGAN / Sabah.com.tr
Kadınlar Bu 10 Sektörde Çalışsaydı Ne Olurdu?
Kadınlar, kadınlarımız... Hayatın her alanında yer alanında var olan kadın; hırsı, kararlığı, cesareti ve gözüpek oluşuyla rakiplerini üzerine basa basa zirveye ulaşır :) Kadındaki rekabet gücü içgüdüsel olarak gelişir. Çocukluğunda oynadığı evcilikler de bile, 'En güzel benim Barbiemmm!' diyerek zaten olaya 1-0 önde başlar.  Fakat öyle meslekler vardır ki, 'Yarın ne giyeceğim!' bile diyemeyeceğiniz türden... Gelin siz de Türkiye de ve dünyada kadınların pekte bulunmadığı ama olsaydı ne olurdu dediğimiz o meslekler...
Yanukoviç'in Kaçtığı Ana Ait Güvenlik Kamerası Görüntüleri
Ukrayna’da yaşanan dramatik bir devrimin ardından devrilen Cumhurbaşkanı Viktor Yanukoviç’in nerelerde olduğu şu an bilinmiyor. Kendisi hakkında dedikodular ortaya atılsa da gidebileceği yer sayısı nispeten sınırlı. İri kıyım yapısıyla, fiziksel saldırı nedeniyle aldığı iki mahkeme cezasıyla Viktor Yanukoviç’i gözden kaçırmak biraz zor. Ancak kendisinin nerede olduğu konusu şimdilik meçhul, ortada birkaç spekülasyon var. Reuters’ın haberine göre, bu spekülasyonlardan biri, Yanukoviç’in Kiev’den bindiği charter uçağın yetiştiği şehir olan Donetsk’te aktarma yaparken indiği. Bir diğer iddia ise ekibindeki bir isimden: “Yanukoviç dün gün boyunca kuzey’deki Kharkiv şehrindeydi.” Kiev’deki bir taksi şoförü ise Yanukoviç’in Birleşik Arap Emirlikleri’nde olduğuna dair yemin ediyor. Dün parlamentonun Cumhurbaşkanı’nı azletmesine rağmen Yanukoviç’in yandaşları bağlılıklarını sürdürüyor. Yanukoviç’in Bölgeler Partisi’nden Oleh Çaryov, “Bizim meşru, yaşayan bir Cumhurbaşkanımız var, sadece nerede olduğunu bilmiyoruz” derken aslında Yanukoviç’in kaybolmasının, destekçilerinin elini güçsüz kıldığının tüyosunu veriyordu. Kiev’in Bağımsızlık Meydanı’nda savaşan göstericiler ise aynı saatlerde bu kez Yanukoviç’in Kiev’in sırtlarındaki malikanesini işgal etmiş, kellesi için slogan atıyorlardı. Yanukoviç’in, Donetsk’te kendisinin ve partisinin en önde gelen destekçisi, Ukrayna’nın en zengin ismi oligark Rinat Ahmetov’un desteğiyle ayakta kalma şansı varmış gibi gözüküyor. Öte yandan, Yanukoviç gibi Şahtar Donetsk taraftarı olan Ahmetov’un çıkarını yeni gelen yönetimde görüp sırtını devrik lidere dönmesi de ihtimaller dahilinde.OĞLUNUN YANINA MI YERLEŞECEK? Yanukoviç, canın maldan daha değerli olduğunu düşünüp en büyük oğlu Oleksandır’ın yanına yerleşmesi de ihtimaller arasında. Ukrayna’da “Aile” olarak anılan, Yanukoviç’in 2010′da başa gelmesinden beri zenginleşen ayrıcalıklı zümrede yer alan Oleksandır, üniversiteden dişçi olarak mezun olmuş, ancak son yıllarda hızla zenginleşmişti.KIRIM’A GİDİP ÜLKEYİ BÖLEBİLİR Yanukoviç, otel odası gibi gözüken bir yerde Ukrayna televizyonu UBR’a verdiği demeçte, ülkeden kaçma niyeti olmadığını söyledi. Etnik Ruslardan oluşan otonom Kırım bölgesine gitmesi de konuşulan Yanukoviç’in eğer buraya giderse ve savaşma kararı alırsa ülkeyi ikiye bölünmeye götüren bir süreci başlatabileceği ifade ediliyor. Öte yandan Interfax haber ajansı, Yanukoviç’in Donetsk’ten yurtdışına uçması için iki silahlı korumanın havalimanı çalışanlarına rüşvet vermeye çalıştığı ancak teklifin reddedildiğini iddia etti.RUSYA DA GÜÇLÜ BİR SEÇENEK ANCAK BELARUS KADAR DEĞİL Eğer Yanukoviç’in Donetsk’te aktarma yaptığı iddiası doğruysa, buradaki yolculuk seçeneklerden en kuvvetlisi açık olarak Rusya. Ancak Ukrayna’ya 15 milyar dolarlık yardım sözünü askıda tutan Rusya’nın Dışişleri Bakanı Dimitri Medvedev, “Ukraynalıların kapıdaki paspas gibi ayaklarını sildikleri bir liderle uğraşmak istemeyeceklerini” açık olarak telaffuz etti. Yanukoviç’in Belarus’ta daha sıcak karşılanması ise olası. Aleksandır Lukaşenko, 2010′da devrilen Kırgız lider Kurmanbek Bakiyev’i iltica talebini kabul etmiş olması, bu ihtimali güçlendiren noktalardan.MALİKANESİNİ HELİKOPTERLE Mİ TERK ETTİ? Son olarak bir Ukrayna kanalı, Yanukoviç ve ekibinin cumhurbaşkanlığı konutunu helikopterle terk ederlerken çekildiğini iddia ettiği görüntüler yayınladı.  Ancak Yanukoviç’in bindiği helikopterin eski cumhurbaşkanı ve ekibini nereye götürdüğü hala bilinmiyor. zete.com
Otomobil Editörüne Efsane Şaka
NASCAR şampiyonu Jeff Gordon, daha önce Pepsi’nin sponsorluğunda efsane bir şakaya imza atmıştı. Bir otomobil galerisine test sürüşüne giden ve tanınmamak için kılık değiştirmiş olan Gordon, otomobili sürüş tarzıyla satış yetkilisine çok heyecanlı anlar yaşatmış hatta birkaç da tehdit almıştı. Kendisini mahkemeye vereceğini söyleyen satışçıyı olayın şaka olduğuna inandırmakta da zorlanmışlardı. İzlemeyenler şuradan bu efsane şakaya göz atabilir.Bu şaka yapıldıktan sonra Jalopnik’in otomobil editörü hem markaya hem de yarış pilotuna oldukça sert yüklenmişti çekimin gerçek olmayabileceğinden şüphelendiğini kayıttaki detaylarla göstermeye çalışmıştı. Bunun üzerine Pepsi ve Jeff Gordon otomobil editörüne özel bir şaka hazırladılar.Bu kez ünlü yarışçı hapisten yeni çıkmış hükümlü bir taksi şoförü rolünde, editörün çağırdığı taksi olarak gidiyor. Peşlerine polis takılınca kızışan durumlar otomobil editörünün kalbini daha hızlı çarptıracak türden. Yukarıdaki videoyu Türkçe altyazı seçeneğini seçerek de izleyebilirsiniz...