Kafatasımızda Bulunan, İsmi Türklere İthafen Verilen Önemli Bir Kemik: Sella Turcica

-

Şu an kafamızın içinde "Türk" isminde önemli bir yapının olduğundan çoğu kişi bihaber. Oysa çok çok eskiden içimizdeki bir parçaya Türklere ithafen bir isim verilmiş. Madem bizimle bir alakası var, Sella Turcica(sella tursika şeklinde okunur) isimli bu yapıyı yakından tanıyalım.

Kaynaklar: 1, 2, 3, 4, 5

Anatomi dersi alan öğrenciler için en kek sorulardan biridir Sella Turcica. Çünkü akılda kalıcıdır, ismi Türklere ithafen verilmiştir. Peki ama neden?

Roma döneminde anatomiye duyulan ilgi büyüktü. O dönemde kafatasındaki bu yapıyı inceleyen kişi, onu bir nesneye benzetti: Türk eyeri

Latince olan Sella Turcica ismi, "Türk eyeri" anlamına geliyor.

Bu çukur kemiğin şekli Türk eyerini andırdığı için bu isim layık görülmüş.

Bu isim ilk kez, Padua Üniversitesinin ünlü anatomi bilgini Adrianus Spigelius(1578-1625) tarafından kullanıldı.

Bir de o yıllar Osmanlı dönemine denk geldiği için diğer ülkeler Türk kültüründen daha kolay etkileniyordu. Yurt dışında da Türkler binicilikle özdeşleştirilirdi, bu durumun yansımalarından biridir aslında.

İsmi veren bilim insanının ölümünden iki yıl sonra ise, öğrencisi tarafından yayımlanan 'De Humani Corporis Fabrica(İnsan Vücudu Fabrikası)' adlı eserle, bu kelime literatüre kazandırıldı.

Terim, farklı dünya dillerine yine aynı anlama gelecek şekilde çevrilmiş: İngilizce "Turkish saddle", Almanca "Türkensattel", Fransızca "Selle Turcique", Arapça "Serc-i Turki."

Yine de uluslararası literatürde çok kabul gördüğü söylenemez.

Posterior hipofiz'in hipotalamus'tan aşağı doğru uzanarak üzerine yerleştiği bir kemiktir.

Tuberculum sellae ile dorsum sellae arasında bulunuyor.

Bu yapının işlevi hiç sıradan değil; genel kesim tarafından bilinmese de, vücudumuzun en önemli parçalarından biri.

Hipofiz bezi, Sella Turcica'ya "oturduğu" için ismin verilmesi sadece şekilden kaynaklı bir benzetmeye dayanmıyor anlayacağınız.

Hipofiz bezi, endokrin ve sinir sistemi arasındaki en büyük organizasyon ağını kontrol ediyor. Vücut içi denge için gerekli olan birçok hormonun kontrolünden sorumlu.

Bu özel kemik, insanların yanı sıra şempanze, orangutan, goril gibi insangiller familyasındaki(hominidae) canlıların sfenoit kemiklerinde de bulunuyor.

Yani dememiz odur ki; kafamızın içinde önemli bir rolü olan bir yapının isminde "Türk" ibaresi geçiyor. Bu yüzden kendisinden haberdar olmamızda fayda var. 😌

BONUS: Sella Turcica haricinde bilim literatürüne Türk ismiyle kazandırılmış, tüm dünyada genelgeçer olan başka isimlerden de bahsedelim:

Deroceras Turcicum: 1894 yılında Simroth adlı bilim insanı tarafından Türkiye'de keşfedilen, akciğer solunumu yapan sümüklü böcek türüdür.

Heart Turcica: Yeditepe Üniversitesi kardiyologları tarafından icat edilen, Türk yapımı ilk sol ventrikül pompa sistemidir.

Prangos Turcica: Diğer adı Türk çaşırıdır. Selçuk Üniversitesinden Doç. Dr. Ahmet Duran tarafından Osmaniye ilinde 2005 yılında keşfedilmiştir. Bilim dünyasına bu isimle kazandırılmış Türk bitkisidir. Etkileri bakımından Viagra'ya rakip bir bitkidir. Amanos Dağları'nda yetişmekte olan bu bitki, yerel halkın dedeleri tarafından yıllardır kullanılmaktaymış.

Hersiliola Turcica: Yeni keşfedilen, Türkiye'de yaşayan bir örümcek türü. Türkiyeli hersiliola anlamına geliyor.

Thermopsis Turcica: Dünyada sadece Konya'nın Akşehir ilçesindeki Akşehir Gölü çevresinde yetişen baklagillerden bir bitkidir. Selçuk Üniversitesi bilim insanlarınca 1983 yılında Akşehir Gölü çevresinde yapılan araştırmalar sırasında keşfedilmiş, literatüre kazandırılmıştır. Aynı zamanda bir çiçekten üç meyve verme özelliğine sahip tek bitkidir.

Createagus Turcica: Dilimizde Türk alıcı denilen bitkidir. Hacettepe Üniversitesinden Doç. Dr. Ali Dönmez tarafından bilim literatürüne kazandırılmıştır.

Centaurea Turcica: Peygamberçiçeğinin Latince ismidir. Kırıkkale Üniversitesinden Doç. Dr. Ahmet Duran ve Doç. Dr. Ergin Hamzaoğlu tarafından bu isimle bilim dünyasına kazandırılmıştır.

Aethionema Turcicum: Türk kayagülü adlı çiçek türüdür, nesli tükenmek üzeredir.

Eurythoe Turcica: Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi araştırmacıları tarafından keşfedilmiş, sadece Türkiye'de yaşayan yeni bir deniz çıyanı türüdür.

Paonia Turcica: Türk şakayığının Latince ismidir.

Laffitteina Turcica: Prof. Doktor Nurdan İnan'ın mikropaleontoloji bilimine kazandırdığı, 2003 yılında Tecer Dağları'nda bulduğu bentik foraminifer fosilidir.

Cobitis Turcica: Çöpçü balığının Latince ismidir.

Muscari Turcicum: Türk misk sümbülü de denir. Konya'nın Bozkır ilçesinde, 2007 yılında keşfedilmiştir bu misk kokulu bitki.

Colchicum Turcicum: Türkiye'ye özgü endemik soğanlı çiçek türüdür. Tarhana çiçeği veya Türk güz çiğdemi diye de bilinir.

Exserohilum Turcicum: Mısır yaprağı yanığı hastalığına neden olan mantar türü.

Bunlar sadece bazılarıydı...

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
auburngal

anatomi dersinde duymuştum ilk ve şaşırmıştım ben de :D

ecapo

Dile kolay 400 yıl önce kafatasının heryerini didik didik araştıran ''elin oğluna'' bile bizden feyz alıyo diye laf atıp kendimizle övünüyoruz ya...

senez

Benim bildiğim bu arkadaş "sel-la turçika" (e harfi kapalı, u harfi uzun, ikinci l ve r harfleri baskılı) şeklinde okunuyor ama yine de siz bilirsiniz

dusunen_odun

ama Latincede "C" harfi hiçbir zaman "Ç" ve "S" olarak okunmaz dima "K" olarak okunur yaygın bir yanılgıdır genelde diğer avrupa dillerindeki yanlış telafuzdan kaynaklanır

mikdat

TÜRKLÜĞÜ İNSANLARIN KAFASINA YERLEŞTİRMİŞİZ......

uranuste

kafatasının içine bayrak asmak ahaha ya görünce çok güldüm, balkondan nerden nereye 😂

Başlıklar

BilimMısırOsmaniyekekmeyve
Görüş Bildir