İsveçlilerin Hayat Standardını Yükselten ve Mutlu Bir Yaşama Sahip Olmalarının Nedeni Olarak Gösterilen: Lagom Felsefesi

74PAYLAŞIM

Mutlu olmak için hep daha fazlasını isteyenler bir de bu yöntemi denesin!

*Kaynaklar 👉🏻 1, 2, 3

Kelime kökeni eski Norveççe'ye dayanan Lagom, bir rivayete göre aynı boynuzdan bira içen vikinglerin bir yudumda içebildiği miktarı ifade ediyor.

Çünkü boynuzdan fazla içen diğerlerinin saldırısına uğrayacak, az içen ise onlar kadar içememiş olacak...

Bu ritüel ile 'Lagom' bir yudum almanın önemi ifade ediliyor.

'La-gum' şeklinde okunan Lagom'u tek bir Türkçe kelimeyle tanımlamak zorunda kalsak bu 'kararında' olurdu.

Beş harften oluşan bu kelime şunları aktarmak istiyor👇🏻

"Ne hiç...

Ne de abartı...

Tam kararında!

Dikkatlice bak...

Hisset...

Mükemmel dengeyi bul...

Ve iki uç arasındaki dengeyi sağla."

Kısaca dengeli ve kararında yaşamayı hedefliyor. İşte bu kadar!

Belki de 'Lagom'u en iyi bu görsel anlatıyor.

Bu felsefeye göre fazlalıklardan kurtulmak dengeye ve dinginliğe ulaşmak için bir araç olarak görülüyor.

Bu fazlalıklar bir eşya da olabilir, hayatınızda gereksiz olan bir insan da... Tüm bu yararlı eksilmeler hayatınızdan olumsuzlukları çıkartmanızı ve mutluluğa oluşmanızı sağlıyor.

Doğal hayatla iç içe olmanın insanlara huzur ve mutluluk vereceğini söylüyor.

İsterseniz bahçenizde toprakla uğraşabilir, doğa unsurlarını evinizde yetiştirebilirsiniz.

Mobilyalarınızın kalitesi size ihtiyaçlarınızı karşılamanın hazzını yaşatıyor.

Bu felsefe, ucuz eşyalar ile günü kurtarmak yerine günlük hayatın temelini oluşturan eşyaların sağlam ve kaliteli olması gerektiğini savunuyor.

Düzen, dinginliğin ilk aşamasını oluşturuyor.

Sahip olduğunuz her şey 'kararında' olduğunda belli bir düzen oluşturmak da oldukça kolaylaşıyor.

Renk oyunlarının dengeyi kurmaya yardımcı olduğu kesin!

İsveçlilerin en sevdiği renk, güneşin çok uğramadığı bir ülkede gün ışığından en verimli yararlanmayı sağlayan beyaz... Eşyalarını beyaz tonlarında tercih etmelerinin yanı sıra doğa ile uyum sağlamak için yeşili de oldukça sık kullanıyorlar.

Dönüştürülebilir eşyalar kullanmak iç huzurunuzu sağlamanıza yardımcı oluyor.

İkinci el ve dönüştürme kültürü İsveç'te oldukça yaygın. Böylelikle hiçbir eşya 'boşa' gitmiyor.

Konfor da Lagom'un başlıca ögeleri arasında yer alıyor.

Koltukların üzerine bir örtü ya da battaniye koymak kadar bu battaniyeyi ya da örtüyü el emeğiyle yapmak da önem taşıyor.

Lagom felsefesine uygun olarak döşenmiş bir ev tüm bu ögeleri barındırıyor👇🏻

Lagom felsefesine göre döşenmiş evler için "Eee bu bildiğin IKEA!" diyebilirsiniz elbette.

Çünkü bu İsveçlilerin felsefesi 😎

Genellikle ev döşeme ve dekorasyon üzerinden anılıyor olsa da İsveçliler bu felsefeyi, modada, mutfakta ve günlük hayatlarında sıkça kullanıyorlar ve mutluluklarının sebebini bu olarak açıklıyorlar.

Her şeyi yeterince yapmanın yanı sıra yalnızken de kaliteli zaman geçirmek ve dinlemeyi öğrenmek de oldukça önemli!

"Ben bu işin kitabını okumak istiyorum" diyenler için şu seçeneği de ekleyelim👇🏻

Tanıtım bülteni kitabı şu şekilde tanımlıyor:

LAGOM (“La-gum” diye okunur)
“ne çok az ne çok fazla, tam kararında”
İsveçlilerin dengeli yaşama sanatını temsil eden lagom, bir şeyin “tam kıvamında” olması anlamına gelir ve bu tamamen kişiseldir, tıpkı kahvenize ne kadar süt koyulmasını istediğiniz ya da çöreğinizi ne kadar sıcak sevdiğiniz gibi. Somut şeylerin ötesinde, sosyal hayatta ise çok daha derin bir denge yaklaşımını temsil eder. Mesela bir arkadaşınızın sizi hafta sonu evine davet etmesi ama çamaşır yükünü paylaşmak adil olacağı için sizin kendi nevresim takımınızı yanınızda götürmeniz ya da çocuğunuz hasta olduğunda ücretinizden kesinti yapılmadan evde kalma hakkınızın olması ama sizin o hakkı asla suistimal etmemenizdir.
Bu küçük kitap hem lagom anlayışının iş-hayat dengesi, yeme-içme, bilinçli tüketim ve tasarım açısından anlamını açıklığa kavuşturuyor hem de sürdürülebilir mutluluğu kendi içimizde bulmamıza yardım ediyor. Lagom yaşam tarzını benimseyerek siz de şunları başarabilirsiniz:
Daha temiz bir çevreye katkıda bulunabilirsiniz,
İş-hayat dengenizi iyileştirebilirsiniz,
Evinizdeki fazlalıklardan kurtulabilirsiniz,
Daha bilinçli bir tüketici haline gelebilirsiniz,
Sevdiklerinize daha fazla zaman ve enerji ayırabilirsiniz,
İyi yiyeceklerin tadını İsveçliler gibi çıkarabilirsiniz,
Kendi sebze ve meyvelerinizi kendiniz yetiştirebilirsiniz,
Doğanın keyfini sürebilir ve zinde kalabilirsiniz.

Son olarak atalarımızın da çeşitli sözlerle 'hayatta yapacağın her şeyi önce düşünüp tartmak gerektiğini' aktardığını hatırlayalım.

Keşke biz de uygulayabilseydik!

Peki sizin Logom felsefesinde en çok beğendiğiniz ayrıntı hangisi? Bizimle paylaşın!

Bu içerikler de ilginizi çekebilir👇🏻

Mutluluk Bakanlığı Var! Dünyanın En Mutlu Halkının Yaşadığı Bhutan'da Yaşam Nasıl? - onedio.com
Mutluluk Bakanlığı Var! Dünyanın En Mutlu Halkının Yaşadığı Bhutan'da Yaşam Nasıl? - onedio.com
Mutlu Olmanı Engelleyen Şey Ne? - onedio.com
Mutlu Olmanı Engelleyen Şey Ne? - onedio.com
Dünya Mutluluk Raporu: En Mutlu Ülke Finlandiya, 14 Sıra Gerileyen Türkiye 93. Sırada - onedio.com
Dünya Mutluluk Raporu: En Mutlu Ülke Finlandiya, 14 Sıra Gerileyen Türkiye 93. Sırada - onedio.com
BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
halil-degerli

Bizdeki.... "ÇOĞU ZARAR AZI KARAR ORTASI YARAR...." EEEEE.... Biz zaten bunu biliyoz.... 🤓🤓🤓

Gizli Kullanıcı

Aristo'nun altın ortası bu. Ama bence saçma. Bazen yeteri kadar yapacaksın bazen uçlarda yaşayacaksın. Düz bir çizgide yürümek mi daha zevkli o çizgiden ar sıra saparak oluşturduğunuz anlık zevkler mi? Kalp grafiği gibi yaşayın. Kimi zaman zirveyi kimi zaman dibi kimi zaman da tam ortasını. Ama asla tamamen ortada gitmeyin. Çünkü o zaman hayatını öldürmüş oluyorsunuz. Benim felsefem carpe diem.

Gizli Kullanıcı

Aristo'nun altın ortası bu. Ama bence saçma. Bazen yeteri kadar yapacaksın bazen uçlarda yaşayacaksın. Düz bir çizgide yürümek mi daha zevkli o çizgiden ar sıra saparak oluşturduğunuz anlık zevkler mi? Kalp grafiği gibi yaşayın. Kimi zaman zirveyi kimi zaman dibi kimi zaman da tam ortasını. Ama asla tamamen ortada gitmeyin. Çünkü o zaman hayatını öldürmüş oluyorsunuz. Benim felsefem carpe diem.

Gizli Kullanıcı

Aristo'nun altın ortası bu. Ama bence saçma. Bazen yeteri kadar yapacaksın bazen uçlarda yaşayacaksın. Düz bir çizgide yürümek mi daha zevkli o çizgiden ar sıra saparak oluşturduğunuz anlık zevkler mi? Kalp grafiği gibi yaşayın. Kimi zaman zirveyi kimi zaman dibi kimi zaman da tam ortasını. Ama asla tamamen ortada gitmeyin. Çünkü o zaman hayatını öldürmüş oluyorsunuz. Benim felsefem carpe diem.

formulahayrani

biraz taoizm havası var, biraz da minimalizm havası sanki, harika içerik, teşekkürler

Görüş Bildir