İstanbul'un Fatihi Sultan II. Mehmed'in Sır Dolu Ölümü ve Sonrasında Yaşanan Olaylar

-
3 dakikada okuyabilirsiniz

II. Mehmed şüphesiz ki Osmanlı devrinin en ünlü padişahıdır. Sadece Osmanlı devrinin değil, bütün Türk tarihinin en mühim şahsiyetlerinden birisidir. 49 yaşında hayata veda eden padişahın sır dolu ölümü, günümüzde halen açıklığa kavuşturulmamış soru işaretlerine sahiptir.

Şüphesiz ki II.Mehmed'in en büyük marifeti İstanbul'u almasıydı.

Türk ve Dünya tarihini yeniden şekillendiren bu fetih, üzerinden asırlar geçmiş olmasına rağmen bugün hala içerisinde çeşitli soru işaretleri barındırmakta ve kendisini gündemde tutmaktadır.

İstanbul'un Fatihi II. Mehmed Osmanlı'nın yıllarca başkenti olacak bu şehri almasıyla ön plana çıksa da bundan daha başka birçok marifeti de vardı.

Bilim ve sanata olan düşkünlüğü, kültürel kişiliği çok kuvvetliydi. Avrupa'da da birçok fetihte bulundu, Bosna'nın alınması da onun devrinde idi.

Fatih Sultan Mehmed'in fetihleri İtalya kıyılarına kadar ulaşmıştı.

Otranto Kalesi üzerine muazzam bir saldırı düzenlenmiş ve Türk bayrağı İtalya topraklarında da yaklaşık 1 sene kadar sallanmıştı. Nitekim Otranto'nun kaybedilmesi de II. Mehmed'in sır dolu ölümünden sonraki gelişmeler dolayısıyla vuku bulacaktır.

Sultan II. Mehmed 27 Nisan 1481 tarihinde bilinmeyen bir sefer için hazırlık yaptı.

Üsküdar'a geçildiğinde padişah rahatsızlandı, artık ata binemeyecek kadar güçsüz düşmüştü. Birkaç gün burada dinlendikten sonra orduyla birlikte Gebze'ye ulaşıldı. Padişah 4 Mayıs 1481 tarihinde daha 49 yaşında iken burada hayata veda etti.

Karışıklıklar padişahın ölümünden sonra başlayacaktı.

Fatih Sultan Mehmed'in ölmeden giydiği ve kesilerek üzerinden alınan kaftanı.

Osmanlı tarihi boyunca her padişahın ölüm haberi gizlenmek istenirdi. Zira yeni padişah tahta geçene kadar askerler isyan edebilir, yağmaya kalkışabilirlerdi. Padişah öldüğünde, devletin başı da ölmüş sayılırdı ve her şey sahipsiz kaldığından ülke sınırları içerisinde bir karışıklık yaşanabilirdi. Bu sebeple II.Mehmed'in ölümü de saklanmalıydı.

Fatih Sultan Mehmed vefat ettiğinde geride padişahlığa aday olacak 2 çocuğunu bırakmıştı.

Birisi Cem Sultan Konya'da ve birisi de Bayezid Amasya'da idiler. Babalarının öldüğü haberi iki şehzadeye de ulaştırıldı. Başkente ilk ulaşan tahta oturup padişahlığı alacaktı. İstanbul'a vekalet eden İshak Paşa, Bayezid'i seçti ve onun küçük oğlu Korkut'u tahta oturttu. Cem Sultan'ın artık hiçbir şansı kalmamıştı, fakat taht için mücadeleye devam edecekti.

Yeni padişahın tayin edilmeye çalışıldığı bu günlerde ise Fatih Sultan Mehmed'in naaşı unutuldu.

Padişahın ölümü tam 11 gün gizlendi. Nitekim Fatih'in dedesi I.Mehmed'in ölümü de gizlenmişti. Osmanlı tarihçilerinden merhum İsmail Hakkı Uzunçarşılı'nın Topkapı Sarayı Arşivlerinde bularak yayınladığı bu belge olayları açıkça anlatmaktadır. Baltacılar Kethüdası Kasım, Fatih'in oğlu Bayezid'e yazdığı mektupta şöyle diyordu:

''Ol halde hünkar müteveffa oldu [öldü] üzerinde üç gün ve üç gece mum yanmadı. Vardım Kapıcılar Kethüdasına söyledim ol dahi İshak Paşa'ya söyledi. Emir eylediler mum yaktım, rahiyasından kimse yanına varamadı. Ben fakir usta ile bilece içini ayırtladım.''

II.Mehmed'in son seferini nereye yaptığı ise bugün halen büyük bir soru işaretidir.

İlber Ortaylı bu konuda İtalya'yı işaret ederken, bazı tarihçiler (İsmail Hakkı Uzunçarşılı) de Doğu'yu, Memlükleri göstermektedirler. Tarihteki birçok konuda olduğu gibi buradaki soru işaretleri de daha uzun yıllar boyunca kalacağa benziyor.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
Gizli Kullanıcı

İstanbul alındıktan sonraki ilk toplantıda Fatih'in hocası Akşemseddin evliyaların duası ve izniyle Kosntaniyye'yi aldık der, Fatih ise hocasına kılıcını gösterir ve aynen şöyle der "Hayır, bu şehri benim kılıcım aldı." Anladığınız gibi hocasına saygısı olsa da üzerinde büyük bir etkisi yoktu ve son dersi kendisi verdi.

motorcu-muhasip

ablacım oradaymışsın gibi söylüyorsun, bence bu tip sözlü diyalogların bilinmesi mümkün değil, geneli din istismarcılarının atmasyonlarıdır zaten.

Gizli Kullanıcı

Celal Şengör'e gidip böyle diyeyim siz ve İlber Hoca yanlış biliyormuşsunuz nam-ı müskenai Motorcu Muhasip atabe-i ulya im bahşı sudur eyledi diyeyim.

motorcu-muhasip

ben biliyorum demedim, bilinmesi mümkün değil dedim

Gizli Kullanıcı

Bir vakanüvis aynı böyle aktarmış. Ben de Celal Şengör hocadan öğrendim. Kimse bilmez ama kendisi Osmanlı tarihine müthiş derecede hakimdir. Yakında Fatih'in bizzat kendisi tarafından yazılmış olan coğrafya kitabını piyasaya sürecek. Eğer gerçekten ilginiz varsa ileriye taşıyın. Fazla bilgi göz çıkarmaz.

melek_subasi

Yazdıklarınıza pek inanasım gelmedi Evren Hanım, hatta hiç inanasım gelmedi.

melek_subasi

alpagut61 sen tarihi kimden öğrendiysen veya nereden okuduysan git oradan okumana devam et. Ben bu yazdıklarına inanmak zorunda değilim. Bana göre senin bildiğin tarih yanlış tarih. Fatih Sultan Mehmed Han dindar biri değilmiş, bak sen şu işe üstelik şarap içiyormuş vay vay vay.

Gizli Kullanıcı

alpagut61 tarihe olan sevgini takdir ettim, ben de bir ekleme yapayım, Fatih'i kendi halkı pek sevmezdi hatta Osmanlı tarihinde en az sevilen padişahtır denilebilir. Nedenini az çok tahmin edersin. Bir katkı daha yapmak isterdim ama yalnızca bir iddia olduğu için söyleyemem, İtalyan tarihçi bir arkadaşımın iddiası ama kanıt yok. Fatih'in şarap içmesine gelince ne tarihi ne de günümüz insanlarının dindarlığı ya da dinsizliği beni ilgilendirmediği için bu konuda söyleyebileceğim tek şey ikisi arasında ilişki kurmak pek doğru değil. Ateistler sabahtan akşama dek içmiyor nihayetinde. Bu takıntının sebebi alkol ve türevlerinin tarih boyunca ciddi ekonomik meta olmasından ileri geliyor başka bir şey değil. Ekonomi tarihi de güzel ve ilginçtir tavsiye ederim. Son olarak insanlar cehaleti bilhassa kendisine aitse çok sever. Tarihe olan sevgimiz yalnızca kaba bir tavırdır, varsa padişahın yaşamı yoksa haremin. Annesiz babasız kalmış bir çocuk ne olurdu nasıl yaşardı kimse merak etmez.

Gizli Kullanıcı

Felsefe yüksek lisans öğrencisiyim. Aynı zamanda çalışıyorum, aslında daha çok çalışıyorum. Yorumlarını okumuştum. Silmeleri dediğim gibi tarihe olan kaba sevgimiz. Reşat Ekrem Koçu bilmeyen tarihçi olduktan sonra memlekette... Valla bahsettiğin kişiye cevap bile yazmadım. Bir Muhasip'e yazdım zahmet edip onları okusun. Belki biliyorsundur, Yahudilerin Anadolu'ya ilk gelişi Osmanlı'dan öncedir. Büyük İskender, getirmiş Hristiyanlık resmî din olasıya dek kalmışlar.

gzm-ynklr

paylaşım için teşekkürler

yami

Adam tam bir Rönesans adamı, dincilerin köküne kibrit suyu!..

umit-turkkan

Baltacılar kethüdası Kasım isimli bir kişinin II. Bayezid'e yazdığı mektupta sarayda cenazenin yanına gittiğinde 3 gün 3 gece üzerine mum yanmadığını, cesedin kokusundan yanına zor varıldığını söyler. Daha sonra tahnit ustasıyla beraber iç organları çıkarılmış ceset tahnit edilmiş. Cesedi tahnit edebilmek için elbiselerinin çıkarılması gerekiyordu. Lakin mevsimin sıcak olması dolayısıyla ceset bozulduğu için elbise cesede yapışmıştı.

aleste

editör malsın veya clickbaitle mallık yapıyorsun.

Başlıklar

BilimİstanbulİtalyaTopkapı SarayıÜsküdar
Görüş Bildir