İnsanı Zam İstediğine Pişman Eden Yöneticilerin Sıklıkla Gösterdiği 10 Hatalı Yaklaşım

 > 
79PAYLAŞIM

Zam istemek hassas olduğu kadar, yöneticiler açısından da idare edilmesi zor bir konu; kabul. Maddiyat ve maaş konularını konuşmak çok kolay değil. Ancak çalışan açısından yöneticinin odasına gidip de zam istemek yeteri kadar zor değilmiş gibi, bir de bu talebi idare edemeyen, beraberindeki süreci yürütemeyen yöneticiler yüzünden işler iyice çıkmaza girebiliyor.

Zam talebinde bulunan çalışanlara karşı, yöneticilerin yapmaktan bıkmadığı yanlışlara göz atalım!

1. Yöneticiler böyle bir taleple sıklıkla karşılaştıkları halde her seferinde şaşırıp huzursuz olmayı başarırlar.

İster performansı çok iyi, ister ortalama bir çalışan olsun, talebin kimden geldiği fark etmez, pek çok yönetici bu durumdan rahatsızlık duyuyor. Çalışanlara yapılan ödemelerin adil olup olmadığı konusu da biraz vicdanen zorluyor olabilir.

Yöneticilerin, çalışanlar ve şirket için en olumlu karara varabilmek adına "maaş zammı" görüşmelerini çok dikkatlice yürütebilmeleri gerekiyor.

2. Genelde çoğunlukla olumsuz olacak şekilde, ya hemen reaksiyon gösterirler; ya da topu başkasına atarlar.

Örneğin refleks olarak "Nerden çıktı bu?" en sık duyabileceğimiz tepkidir. Hemen reddetmek yöneticiye hiçbir şey kazandırmaz; tabii hemen kabul etmek de. Üstelik daha sebeplerinizi bile dinlemedi? 

Top kendisinden çıksın diye, "Benim elimde değil"  ya da "Buna ben karar veremem" gibi, konuyu bir üst yöneticinin konusu haline getiren, ancak çalışanı belirsizlik ve huzursuzluk içine düşürecek cümleler de sıklıkla kullanılmakta.

3. Kişinin zammı hak edip etmediğinden bağımsız olarak, öncelikle nedenlerini sorgulayıp anlamayı unuturlar.

Yöneticilerin öncelikle, sebepler hakkında bilgi isteyerek zam talebini görmezden gelmediğini göstermesi gerekiyor. Bu bilgileri dinlerken notlar almak ise, çalışanın anlattıklarına önem verildiğine işaret eder.

Her şeyi dinleyip gerekli soruları sorduktan sonra ise, konuyla ilgileneceğini, ve kendisine diyelim iki hafta içinde cevap vereceğini söylemesi gayet profesyonelce olur.

4. Bunu konuşmanın karşı taraf için beş kat daha zor bir durum olduğunu da sıklıkla es geçerler.

Halbuki zam isteyen kişi ne kadar profesyonel görünse de, aslında o an çok incinebilir bir durumdadır. Yöneticinin önüne gelene kadar sancılı düşüncelerle dolu kaç uykusuz gece geçirdiğini, kaç kez kendi kendine prova ettiğini kendi bilir.

İşin her alanında takdiri ihmal etmemek gerektiği gibi, karşınıza geçmiş zam isteyen birinin cesareti de takdire değerdir.

5. Üstelik bazı çalışanlar, istediklerini direkt olarak söylemeyi pek beceremez, çekinirler.

Bazı insanlar doğrudan zam istemek yerine, son zamanlarda ne kadar çalıştığından, ya da bir kelle avcısının kendisini aradığından bahsederek niyetini anlatmaya çalışıyor olabilir. Örneğin özellikle kadınların zam isteme konusunda erkeklerden daha çekingen oldukları görülüyor. Ya da her zaman spor kıyafetle işe gelen biri takım elbise giymişse, iş görüşmesi olduğunun göstergesi olabilir.

Yöneticiler ipuçlarını fark edebilirlerse, özellikle de kaybetmek istemedikleri çalışanları şirkette tutabilirler.

6. Çalışanların hak ettiğinden az maaş alıp almadığını, sektördeki ortalama ücretleri muhakeme etmekten kaçınırlar.

Eğer çalışan hak ettiği maaşı almadığını söylemişse (ki genel argüman budur) benzer pozisyonlardaki çalışanlarla kıyaslayıp haklı olup olmadığını değerlendirmek gerekir. Sektördeki maaşları, diğer şirketlerde benzer işi yapan kişilerin aldığı ücretleri görmezden gelerek ne çalışanlar mutlu edilebilir, ne de şirket iyi elemanları elinde tutabilir.

7. Başka yöneticilerin ve insan kaynaklarının fikirlerini almadan tek başlarına karar vermeye çalışırlar.

Halbuki basitçe, "X kişisi zam istediğini söyledi. Ben de değerlendireceğimi söyledim ve bu konuda bana yardımcı olabileceğinizi umuyorum," şeklinde bir yaklaşım hem uygun hem de profesyonelce olacağı gibi, yöneticinin bir karar varmasını da kolaylaştırabilir.

8. İyi haberleri verirken sadece para istediği için değil, hak ettiği için zam aldığını vurgulamayı ihmal ederler.

Böyle bir tutum, çalışana kendini parayı dilenmiş gibi hissettirmekten başka bir işe yaramaz. İnsanlar gerçekten de performanslarının takdir edildiğini bilmek ister. Profesyonel yaklaşım, insan kaynaklarıyla ve yönetimle konunun görüşüldüğü, zam talebinin incelediğini, ve oy birliğiyle zamma karar verildiği biçiminde olmalı. 

Bir not: İyi haberi verirken "Hak ettiğinden daha az aldığın konusunda doğruymuşsun." gibi bir itiraf ise, tabii ki yöneticinin kapısında uzun kuyruklar oluşmasına sebep olur. Yani iyi haber vermeyi bilmeyişe bir başka örnek.

9. Haberler kötüyse de, lafı eveleyip gevelemeden söylemeyi pek beceremezler.

Böylelikle zam istedikleri için çalışanlara kendilerini iyice kötü hissettirirler; hatta performansıyla ilgili olumsuz eleştirilerde bulunarak "mazeret" sunarlar. 

Halbuki, "Senin maaşınla şirketteki ve sektördeki diğer şirketlerdeki maaşları kıyasladık ve aldığın ücretin uygun olduğuna karar verdik. Bu yüzden herhangi bir artış düşünmüyoruz" biçiminde, talebin dikkate alındığı ve üzerinde vakit harcandığı da vurgulanarak, açık, dürüst, net bir cevap uygun olur.

10. Sanki kapı sonsuza kadar kapanmış gibi davranırlar; kişiye hedefler koyup tekrardan motive edebilmeleri gerektiğini de düşünmezler.

Yapılması gereken, kişinin ilerleyen zamanlarda zam alabilmesi için yapması gerekenleri açıklamak. Örneğin 6 aylık gerçekçi bir hedef koyarak, hedefler gerçekleştiği takdirde bu konuşmanın tekrar yapılabileceğini kişiye hissettirmek, hem moral, hem de çalışma motivasyonunu tekrar sağlar. Aksi halde çalışanın küsmesi ve performansının iyice düşmesi kaçınılmaz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
bluefanclub

ocakta 100 tl zam aldım. zaten işe girerken 94 olan agi'yi sokmuşlardı geri çıkarmış oldular. zama itiraz ettim. yeni eleman olduğumu ve eksi çalışanların maaşını geçemeyeceğimi söylediler. amk böyle insan kaynağını

Görüş Bildir