Herkesin Bir Şekilde Düştüğü Çukur: 'Başarısızlık Fobisi' Olarak Bilinen Atychiphobia

-
5 dakikada okuyabilirsiniz

"Ya başaramazsam" endişesi ile çok istediğiniz halde bir şeye başlamaktan kaçındığınız oldu mu? "Başarısız olduğumu düşünecekler, yapamadı diyecekler; yapamam."

Böyle böyle kendi kendinizi kim bilir kaç kez baltaladınız. Bunun arada bir hissedilmesi elbette normal; ancak bu düşüncelere günlük yaşantınızı, işinizi, okulunuzu etkileyecek kadar sık takılıyorsanız, kronik başarısızlık korkusundan muzdarip olabilirsiniz. 

Sahip olduğumuz potansiyelin çok altında performans göstermemize neden olan ve yaşam kalitemizi doğrudan etkileyen başarısızlık korkusuna beraber bakalım.

Öncelikle, bunun literatürde tanımlanmış iki ayrı ismi var; Atychiphobia ve Kakorrhaphiophobia.

Biz başlığa yalnızca birini sığdırabildik ancak her ikisi de başarısız olma ve hata yapma, yenilme korkularını tarif ediyor.

Yani bir şeyi hayata geçirmek üzere büyük bir istek duymamıza rağmen, başarısız olma kaygısıyla harekete geçmekten kendi kendimizi alıkoyma durumu.

Evet bu bir fobi. Ve tüm fobilerde olduğu gibi anormal / ölçüsüz, yersiz ve sürekli olarak gerçekleşen bir korku türü. Ve yine çoğu fobide görülebildiği gibi, başarısızlık korkusu da kısıtlı / sıkışmış / daralmış bir yaşam tarzına sebebiyet veriyor.

Kişilerin isteme, hedef koyma aşamalarını geçtikten sonra hedefe adım atma noktasında tam da bu korkudan ötürü geri durması, oldukça sık görülüyor.

Yaşayan herkesin bileceği gibi, bir nevi zihinsel felç halidir bu.

Başarıya ulaşma hedefimiz genellikle hayatımızı daha iyi standartlara oturmak iken, aslında hem içsel görümüzü hem de dış çevremizi nasıl da daralttığımızı ve kendimizi gittikçe ufalan bir hayata teslim ettiğimizi de gayet güzel açıklıyor.

Peki başarısızlık korkusunun sebepleri nelerdir?

Aslında bu soruya yanıt verebilmek için her şeyden önce net bir “başarısızlık” tanımına ihtiyacımız var; başarısızlık nedir? 

Hepimizin değer yargılarımıza, inançlarımıza ve hayattaki hedeflerimize göre değişen başarı ve başarısızlık tanımları var. Örneğin sizin için korkunç bir başarısızlık sayılan bir olay, bir başkası tarafından benzersiz bir deneyim olarak algılanabilir. Başarısızlık son derece göreceli bir kavramdır.

Psikologlara göre başarısızlık korkusunun altında yatan pek çok sebep olabiliyor.

Özellikle çocukluk yıllarında ebeveynleri tarafından pek desteklenmeyen, sık sık eleştirilen kişilerde sıkça rastlanan başarısızlık korkusu genelde bu tarz travmatik nedenlerle ilişkilendiriliyor. Bu travmalara örnek olarak, iş yerinde yapılan önemli bir sunumda yapılan amatörce bir hatanın ardından ofiste genel olarak içe kapanıp pasifize olmayı gösterebiliriz.

Ya da narsist bir tarafınız olabilir ve haliyle kendi kendinizden beklentiniz çok yüksektir.

Başarısızlık korkusunun belirtileri nelerdir?

  • İnisiyatif almaktan ve zorlayıcı projelere dahil olmaktan kaçınma isteği

  • Erteleme hastalığı / eğilimi; ve bilinçli olarak ihmalkar davranmak

  • Kendi kendini sabote etme (self-sabotaging)

  • Aşırı mükemmeliyetçilik

Tanıdık geldi mi? Peki başarısızlık korkusunu yenmek için neler yapılabilir?

Tüm bu bahsettiğimiz belirtileri kendinizde görüyorsanız bu korkunuzun üzerine gidip başarısızlık olgusuna farklı bir biçimde bakabilmeniz için şu yöntemleri uygulamanız faydalı olabilir:

Hedeflerimizi gözden geçirmek.

Gerçekten realistik mi? Yoksa kendinize anlamsızca fazla mı yüklenmektesiniz? Hayır, benim kapasitem aslında bunun için gayet de yeterli diyorsanız da, bakış açınızı tekrardan ele alın. Örneğin; "bu işten 10 bin lira kazanmalıyım / bu sınavdan 100 almalıyım / şöyle de bir baremi geçmeliyim" gibi düşünceler yerine, "bugün şu hedefi gerçekleştirmek için neyi geliştirebilirim / değiştirebilirim?" gibi.

Bütün ihtimalleri masaya yatırmak.

Tüm korkuların kaynağında bir “belirsizlik” olgusu yatıyor. Genellikle esas korktuğumuz şey bizi bekleyen olumsuzluklar değil, bu durumlar hakkında bir öngörüde bulunamamak oluyor. 

Kötü / daha kötü / en kötü ne olabilir? Enine boyuna düşünün ve sonuçları kafanızda normalleştirmeye çalışın.

Korkumuzun gerçek sebebini iyi analiz etmek.

Başarısızlık korkunuzun altında yatan gerçek sebep nedir? Kendinize tekrar tekrar sorun. Patronunuzun vereceği tepki mi? İşinizi kaybetmek mi? Olumsuz yorumlar almak mı? Beğenilmemek mi? 

Emin olun şu cevabı çözmek dahi çok önemli bir adımı attığınız hissini verecek. Sonrasında ise, dümdüz o bulduğunuz cevaba odaklanın. Kendi içinizde çözmeniz gereken şey çok belli

Mümkün olduğu kadar pozitif düşüncelere odaklanmak.

Hatta sadece uğraştığımız işin kendisine. Bu esnada pozitif düşünmek ruh halinizi ve motivasyonunuzu yüksek tutacağı gibi kendi kendinizi sabote etmenizi de engelleyecektir.

Mükemmeliyetçiliği bir kenara bırakmak.

Uygulaması oldukça zor şeylerden biri de bu. Belki Facebook'un da ofis mottosu olan bu sözü hatırda tutmak yardım edebilir: 'Yapıldı' mükemmelden iyidir. Önce bitirin; sonrasını sonra da geliştirebilirsiniz.

En kötü senaryoya da kendimizi hazırlamak.

Şu cümleyi yüksek sesle söylemek genellikle insana epey cesaret verir: “En fazla ne kadar kötü olabilir ki?” Çünkü bu cümle, sizi olabilecek en kötü senaryonun doğuracağı olumsuz sonuçların bile sonsuza dek sürmeyeceğini anımsatır ve kendinizi daha güçlü hissetmenizi sağlar. Öte yandan en kötü senaryoya hazırlıklı olmak, iş süresince başımıza gelen pürüzlerin üstesinden daha rahat gelmemize yardım edebilir.

Kendimizi başkasıyla kıyaslarken şuna dikkat etmek;

Aslında sadece görebildiğimiz kadarını kıyaslıyoruz. Esasen bu kişinin hayatında ne olup bittiğine dair çok bir fikrimiz yok. Yani kendi "standart"ımızı başkasının en iyisi ile kıyaslama eğilimindeyiz.

Ve bir de daima B planımızın olması.

Yedekte her zaman başka bir plan bulundurmak biraz daha güvende hissettirip başarı ihtimalinizi canlı tutabilir.

Unutmamak gerekiyor ki korku, heyecanı, tutkuyu, hayalleri öldüren bir zehirden farksız.

Ve korku yüzünden hiç harekete geçmemek, aslında başarısızlığı yaşayıp sonuçlarını görerek bundan ders çıkarma fırsatından çok daha kötü.

Bu Haber ile İlgili Linkler

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
aritamus

Çok da büyük başarılar kazanmayı amaçlamadım hiç.Daha doğrusu başarı edinmek istediğim amaçlar daha iyi bir hayat sürmemi sağlayan dünyevi nesneler ve araçlar olmadı.Lükslerine göre değil ihtiyaçlarına göre yaşadığında hayat daha mümkün ve doyurucu geliyor. Şimdi bana her ay 3000-4000 maaş verseler o paranın yarısı kesin artacak her ay.Günümüz insanının en büyük başarı hedefi kariyer ve doğal olarak onunla bağlantılı olan yüksek maaş.Bilim ve sanat ile uğraşanlar içinse durum tamamen farklı.Gözün tokluğuyla alakalı bu sanırım.Ben de kendi odamın içinde gitarımla kendi müziğimi üretiyorum ve günün birinde tertemiz kayıt ile birilerine dinletmek istiyorum.Sattırmak değil.Dinlettirmek. Benim de başarı anlayışım bu.Yapamasam da olur.Hiç bir kaybım yok

Gizli Kullanıcı

Çokta fifi işler benden korksun.

okhanos

Küçüklüğünde birşeyler yapmışındır sana göre sanattır ve çok değerlidir, güzeldir. Bok yedi büyüklerine gösterirsin veya abi abla dediğin senden 3 - 4 yaş sevdiğin ergenlere gösterirsin, derler ki " Bu ne lan böyle?" " olmamış" "Bunlarla uğraşacağına git ders çalış" vs. Ondan sonra yarış atı olmaya karar verirsin. Annen seni orta okula kadar belkide üniversiteye kadar ağzına mama verir. Çünkü verdiğin kararlar doğru değildir, acıktığına bile başka insanlar karar verir.. Lise sınavlarına girerken birinci sıraya "ROBERT KOLEJİ" ni kondurturlar sana. Mükemmel sonuçlar ebeveynlerin hayalini süsler. Başakaları için yaşamaya, onların hayalini gerçekleştirmeye çoktan başlamışsındır. Artık başarısızlık korkusu bilinç altındadır. Bundan sonra Hayatın boyunca takip eder.

salca

çok güzel tespitler

cooladam

"Korkunun kendisinden başka korkulacak birşey yoktur."

FACEBOOK YORUMLARI

Başlıklar

Facebookolay
Görüş Bildir