Görüş Bildir

Hamburgerden Patates Cipsine: En Sevdiğin Yiyeceklerin Ortamlarda Anlattığında Ağızları Açık Bıraktıracak Tarihi

Anasayfa > Cafe

Hangimiz hamburger yemedi? Ya da cips?

Peki mısır patlağı?

Hepimizin yediği hatta çoğumuzun bayılarak yediği yiyeceklerin tarihini araştırdık.

Uyarı: İçeriği açken okumanız iştahınızın haddinden fazla artmasına sebep olabilir.

Hepimizin bir dönem mutlaka bayıla bayıla tükettiği hamburger ile başlayalım o zaman...

Hepimizin bir dönem mutlaka bayıla bayıla tükettiği hamburger ile başlayalım o zaman...

Hamburgerin köftesi için ilham kaynağı Hamburg'dan gelirken, sandviç konsepti çok sonra icat edildi. 

19.yüzyılda Almanyalı bir tüccar, Orta Asya seyahatinde 'tatar bifteği'ni alıp yaşadığı şehir olan Hamburg'a getirdi ve onu 'Hamburg bifteği' olarak satmaya başladı.

Daha sonra ise başka bir şef, bu eti kızartarak servis ederek ona 'hamburger' adını vermiştir. Yani aslında şu anda yediğimiz şey eskiden ekmek arası hamburgermiş diyebiliriz. 

Peki nasıl sandviç halini almış derseniz, yani ilk 'hamburger sandviç'i kim bulmuş derseniz onun böyle bir hikayesi yok. Ama ilk kimin yaptığını bulduk.

Özünde iki dilim ekmek arasında bir köfte olan hamburger, ilk olarak 1900'de Amerika'da Danimarkalı bir göçmen olan Louis Lassen tarafından yaratılmış.

Gelelim hamburgerin kankası patates kızartmasına. Orijinal adı 'french fries' olduğu için kime sorsanız Fransız icadıdır o der. Ama işin aslı öyle değil. Bu konuya Belçikalıların itirazı var zira.

Gelelim hamburgerin kankası patates kızartmasına. Orijinal adı 'french fries' olduğu için kime sorsanız Fransız icadıdır o der. Ama işin aslı öyle değil. Bu konuya Belçikalıların itirazı var zira.

Bazı tarihçiler, bugün patates kızartması (french fries) olarak yediğimiz şeyin aslında düşündüğümüz gibi bir Fransız yapımı değil, Belçika yapımı olabileceğini iddia ediyor.

Onlara göre, 1600'lerin sonlarında patateslerin ilk kızartıldığı yer Belçika.

Hikayesi de şu şekilde: Belçikalı köylüler balıklarını incecik dilimleyerek kızartır ve atıştırmalık olarak yerlermiş. Ama kış aylarında nehir donduğu için balık tutamadıklarından dolayı başka ne yapabiliriz diye düşünmeye başlamışlar. Köylüler aynen balığa yaptıkları gibi patatesi ince ince kesip kızartıp yemenin de çok lezzetli olduğunu keşfettiler ve bu sayede ilk patates kızartması yapılmış oldu.

Peki neden 'French fries' deniyor? Onun da çok mantıklı bir açıklaması var elbette.

1. Dünya Savaşı sırasında Amerikan askerleri kızarmış patatesi tatma şansı buldu ve o lezzete resmen aşık oldular. Güney Belçika'nın baskın dili Fransızca olduğu için onları 'french fries' yani 'fransız kızartması' olarak adlandırdılar ve adı da öyle kaldı.

Sizi bilemiyorum ama ben inandım, okuduğum ve dinlediğim hikayelerden en mantıklısı bu idi.

Patatesten devam edelim ve patatesin baş kahraman olduğu zararlı ama bir o kadar da lezzetli bir şeyle devam edelim: Cips!

Patatesten devam edelim ve patatesin baş kahraman olduğu zararlı ama bir o kadar da lezzetli bir şeyle devam edelim: Cips!

1853 yazında, New York Saratoga Springs'teki bir restoranda çok zengin bir adam oturmuş yemeğini bekliyordu. Mutfak çalışanı, yarı Afrikalı yarı Kızılderili aşçı George Crum, adamın yemeğini patates kızartması ile servis eder. Ancak adam patates kızartmasının çok kalın olduğu gerekçesiyle yemeği geri gönderir.

Crum adaın bu tavrını pek iyi karşılamadı. Öfkeyle, mümkün olan en ince patates parçalarını kızgın yağa doğradı ve kızarttı. 

Kahverengileşmiş ve kırılacak incelikte olan patates kızartmalarını hakaret olarak masaya gönderdi, ancak Komutan Vanderbilt, hakaret olarak yollanan bu ince kızartmalara bayıldı. 

Şirket sahibi Harriet Moon, kısa süre sonra bu cipslerin bundan sonra özel yemek olarak sunulacağını açıkladı.

Müşteriye sinirle istemeden de olsa cipsi icat eden Crum ise kısa zaman sonra Crum's Place adlı kendi restoranını açtı. Orada, aynen Vanderbilt gibi milyonerler bu cipsleri yiyebilmek için saatlerce sırada bekliyordu.

Fantastico! Kimi kalın hamurlu sever kimi ince hamurlu ama onu herkes sever...

Fantastico! Kimi kalın hamurlu sever kimi ince hamurlu ama onu herkes sever...

Pizzanın tarihi, antik çağda çeşitli antik kültürlerin üzerinde birkaç malzeme olan basit yassı ekmekleri üretmelerine dayanır.

Dünyanın ilk pizzacısı 1830'da pek tabii ki İtalya'da açılmış.

Efsaneye göre İtalyan Kralı Umberto I ve Kraliçe Margherita, 1889'da Napoli'yi ziyaret eder. Modern pizzanın babası olarak tanınan 'Raffaele Esposito' kral ve kraliçe için 3 farklı pizza yapar. Kraliçe Margherita, İtalyan bayrağının yeşil (fesleğen yaprağı), beyaz (mozzarella) ve kırmızı (domates) renklerini çağrıştıran pizzayı çok beğenir. Hikayeye göre, bu kombinasyon onun onuruna 'Pizza Margherita' olarak adlandırılır.

İtalya'dan tüm dünyaya yayılan bir lezzet olan pizza, Amerika'ya da 1905 yılında ulaştı.

Amerika'da ilk pizzacı 1905 yılında New York şehrinde açıldı ve ismi Lombardi's idi.

Sinemaların vazgeçilmezi patlamış mısırda sıra.

Sinemaların vazgeçilmezi patlamış mısırda sıra.

Arkeologlar, insanların binlerce yıldır patlamış mısırdan haberdar olduklarını keşfettiler. Örneğin Meksika'da, MÖ 3600 dolaylarında patlamış mısır kalıntıları bulundu.

19. yüzyıl boyunca, mısır taneleri ocak üzerinde patlatıldı. 

Patlamış mısır terimi ilk olarak John Russell Bartlett'in 1848 Amerikanizm Sözlüğü'nde ortaya çıktı. 

Popcorn tüketimi 1890'larda Charles Cretors'un buharla çalışan patlamış mısır makinesini icat etmesiyle hızla arttı. 

Büyük Buhran sırasında, patlamış mısır oldukça ucuzdu ve bu sayede çok popüler hale geldi. 

Popcorn'un, sinema biletlerinden daha fazla kar sağladığını keşfeden girişimciler mısır çiftlikleri satın alarak sinema salonlarında bilet fiyatlarını düşürdüler. Daha sonra sinemada mısır yeme alışkanlığı tüm dünyaya yayıldı.

Of of off diyorum! Kumpir sevmeyen var mı bilmem ama içeriğini kendimize göre ayarlayabildiğimiz ürünlerden biri olduğu için onu sevmemek çok zor gibi...

Of of off diyorum! Kumpir sevmeyen var mı bilmem ama içeriğini kendimize göre ayarlayabildiğimiz ürünlerden biri olduğu için onu sevmemek çok zor gibi...

Kumpirin tarihi yakın geçmişe dayanıyor. 

Yugoslavya'da alüminyum folyo içinde pişirilip içine salata konulan ve  'krumpir' denilen patatese benzediği için ismini oradan almıştır.

Kumpirin Türk halkı ile ilk tanışması ise 1991 yılında oluyor. Tereyağı, kaşar peyniri ve çeşitli mezeler katılarak hazırlanan kumpiri Türk halkıyla tanıştıran yer Tarihi Ortaköy Kumpircisi olarak biliniyor.

Bize has mezelerle günden güne zenginleşen kumpir 7'den 70'e herkesin severek yediği bir lezzet.

Gelelim makarnaya...

Gelelim makarnaya...

Makarnayı İtalyan yemeği olarak düşünsek de yanılıyor olabiliriz.

Çok bilinen bir efsaneye göre makarna, 13. yüzyılda Marco Polo tarafından Çin'den İtalya'ya getirilmiştir.

En güzeli en sona sakladım. Her şeye burun kıvıran turistlerin bile bayıla bayıla yediği efsane lezzet döner.

En güzeli en sona sakladım. Her şeye burun kıvıran turistlerin bile bayıla bayıla yediği efsane lezzet döner.

Osmanlı İmparatorluğu'nda keşfedilen dönerin tarihi 17. yüzyıla kadar uzanmaktadır. Yapılan ilk dönerler Erzurum cağ kebabı misali yatay şişlerde pişirilirmiş. 

Günümüzdeki gibi dikey şişlerde döner yapımı ise 1850'li yıllardan sonra başlamıştır.

Ancak dikey şişte döneri kim icat etmiş derseniz orası biraz karışık çünkü bu konuda 2 farklı görüş var.

Yavuz İskenderoğlu'na göre, dedesi İskender Efendi dikey şişe geçirilmiş döner kebabın mucididir. 

Öte yandan 1830'lu yıllarda Kastamonulu Hamdi Usta'nın da dikey döner kebabı icat etmiş olabileceğine dair bilgiler mevcut.

Yani kesin isim veremesek de diyebiliriz ki 'Kim icat ettiyse iyi ki etmiş...'

Bu içeriği okuduktan sonra karnın acıkmış olabilir. Bu tariflerle mini bir ziyafete ne dersin?

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
52
27
6
5
4
4
3
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?