Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Erkan Arslan Yazio: Nörolink Kendini Dürtebilen Akıl!

28PAYLAŞIM
Yazio Banner

Başlığa aldanıp da yapay zekâ gibi döngüsel dürtü veri kümeleri üretmekten bahsedeceğimi düşünmeyin. Düpedüz kendi aklımızın neleri yapabiliyor olduğundan bahsedeceğim.

Nerolink girişimini ilgiyle takip ediyorum, nihayet yine aklın, akılları baştan alacak yeni bir güncellemesi ile karşılaşabildik, bir maymunun beynine yerleştirilmiş bir çip ile enikonu bilgisayar oyunu oynayabildiğini gördük. Görüntü rahatsız ediciydi, hani şu normal olmayana aklımızın ilk verdiği tepki gibi. Normal değil miydi olan? Normaldi. Olacağı buydu, insanoğlu bu hızda ilerlerken ne olacağı sanılıyordu ki. Olmaz denilenlerin normale evrildiği ve bu yüzden aklımızın çivisini çıkarmamak için uğraşmamız gereken zamanlardayız. Aslında ne de güzel, şaşırmak eyleminden zevk alanlar için, bu aralar pek şanslılar.

Her gün yeni bir ilerleyişin ayak sesleri ile sarsılıyor yeryüzü. Bun sarsıntının kaynağı aklın tükenmez merakı, nihayet özellikle son on yıldır artan bir hızla, aklın merkezini konu alan nörobilim, bu merakı gerçeğin ayakları üzerinde doğrultabilmeye başladı.

Maymunları ilk uzaya göndermiştik, şimdi ise joystik olmadan beyinlerindeki çip sayesinde bilgisayar oyunu oynayabiliyorlar belki ileride Marsa giden roketlerin kaptanı olacaklar. Aman ne iyi, bu ne işe yarayacak ki!! şeklinde sığ yorumlarda bulunanlar bir an için felç geçirmiş bir insan ile empati kurmalılar. Bu teknolojinin getirebileceği açılımlar, eğer dar görüşe sahip değilseniz emin olun tam anlamıyla çığır açıcı. Maymun beynine entegre edilen bu ufak çip her bir sensör ucu ile 2048 adet ayrı nöral aktiviteyi kablosuz teknoloji ile bilgisayar ekranına canlı olarak iletebiliyor. Bu veriler neredeyse aynı anda işleniyor ve bir bilgisayar oyununu yönlendiren komutlara dönüşerek oyunun başarılı bir şekilde oynanmasını sağlıyor. İşte bu gerçekleştirilen deney, felçli bir insanı ayakları üzerinde yükseltecek teknolojinin ayak sesleri.

Şimdi arkamıza yaslanıp bir düşünelim. Stephan Hawking’ in felçli bedeni ile üretebildiği bilimi, hani o meşhur karadelikleri, o zamanın teknolojisi ile göz hareketleri sayesinde yönetebildiği klavye ile sınırlı bir şekilde üretebildiğini.

Şu anda gelişmekte olan nörolink çalışmaları, Stephen Hawking’e yetişebilseydi, onu diğer bilim çevreleri ile daha etkileşimli hale getirebilseydi, şu an onun sayesinde evrenbilim üzerine bildiklerimizin ne kadar çok katlanabileceğini gerçeği açıktır. Ne yazık ki Stephan Hawking’ in ömrü bu teknolojiye ulaşmaya yetmedi, ama günümüzde yetişen zihinlerin onun gibi aşkın olmasını sağlayabilecek bu teknoloji emeklemeyi bıraktı, hali hazırda yürümeye başladı. Artık nörobilimin, kendini dürtebilen akılların dayanağı olabileceğini ve aklın, zihni ataletten kurtaracak şekilde sonsuz dürtüsel döngüler ile ileriye iterek yeniden ayağa kaldırabileceğini bir maymuna uzaktan erişimle oyun oynatabilecek deneyler ile ispatlayabildiğini biliyoruz.

Erkan ARSLAN

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
Görüş Bildir