Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Çoğu Kişinin Muhtemelen Bilmediği ve Okudukça Apışıp Kalacağınız 29 Ufuk Açıcı Adım

-
4 dakikada okuyabilirsiniz

Zihninizin derinlerinde gezinmeyi sever misiniz?

Yeni bilgi tohumları ekmeyi, dipsiz kuyulara dalmayı?

Twitter'da uzay ve evren hakkında ilginç ve eşsiz bilgiler paylaşan Lagaribey adlı kullanıcı, verdiği bilgilerle ufkumuzu açma konusunda oldukça ısrarlı...

Serinin ilk içeriği için şuraya bakabilirsiniz.

1. İnsanoğlunun bugüne kadar yaptığı en süratli uzay aracı 2018’de fırlatılacak olan SPP. Bunun hızı 200km/saniye. Işık hızı ise 300.000km/sn.

2. Işık hızının %0,067 (%1 dahi değil) mertebesinde bir hıza ancak çıkabildik. Yani geleceğe seyahat için teknolojimiz henüz yeterli değil.

3. Peki, geçmişe yolculuk mümkün mü? Sonda söyleyeceğimizi başta söyleyelim, kuantum fiziğine göre mümkün ama bir takım sorunlar var.

4. Önce şunu hatırlatalım. 3 boyutlu değil, 4 boyutlu bir evrende yaşıyoruz. Bu 4.boyut zaman ve evrende "uzay-zaman" dokusu var.

5. Zamanın uzaydan ayrı olmaması bizi ilginç bir sonuca götürüyor: Geçmiş, şimdi ve gelecek arasındaki ayrım sadece bir yanılsamadan ibaret.

6. Yani geçmiş, şimdi ve gelecek hep var (kader) ve evren, sandığımızın aksine maddi değil, sanal (holografik) bir yapıdan ibaret.

7. Bizim zaman dediğimiz şey, aslında bu sanal yapıdaki “an”ların bir araya gelmesinden oluşuyor.

8. Doğumunuzdan bu yazıyı okuduğunuz şimdi “anı”na ve ölümünüze kadarki tüm “an”ların bir fotoğraf karesi olduğunu ve dizildiğini varsayın.

9. Benzer şekilde herkesin aynı “an dilimi”nde olduğunu düşünün ve bu "an dilimleri"nin sıralandığını göz önüne getirin.

10. Biraz önceki "an diliminde" ben tweet yazarken, siz okuyordunuz, başkası çay içiyordu veya tv izliyordu ama herkes aynı "an"daydı.

11. Ancak dünya’da hissetmesek de herkesin “an”ı aynı değil, çünkü bazıları hareket halinde ve zaman hareketten etkileniyor.

12. Düşünün ki, uzayda biri var ve onunla aynı “an dilimi”ndeyiz. Biz dururken, uzaydaki yürümeye başlarsa artık "an"larımız aynı olmayacak.

13. O yürüdüğü için zaman ona göre daha yavaş geçecek ve kendi an diliminden bize baktığında, bizim belki 40 yıl önceki halimizi görecek.

14. Geçmişteki bir an dilimine nasıl gideceğiz? Bu konuda farklı teoriler var ve en meşhuru “solucan delikleri”.

15. Varlığı henüz kanıtlanmamış solucan deliklerinden geçmek, pratikte çok zor. Bunu engelleyen, geçmişe gitmeyi önleyen bir şey var: Entropi.

16. Geçmişe gitmek için farklı yollar öneren teoriler var, detaya girmeyeceğim ama sonuçlarından bahsedeceğim. Teorimiz kara delikler olsun.

17. Bu teoriye göre kara deliklerin tam ortasında uzay-zamanda bir kırılma olur. Bu noktadan girersek, uzayın başka bir bölgesine çıkabiliriz.

18. Bir dağın tepesini aşmak yerine, içindeki tünelden (solucan delikleri) geçip, uzaklara çıkmak gibi. Sorun tüneli geçtikten sonra başlıyor.

19. Diyelim ki, tünelden(solucan deliğinden) geçerek geçmişe gittik ve senaryo bu ya, çocuk yaştaki dedemizi öldürdük.O zaman bize ne olacak?

20. Dedemiz öldüğüne göre, babamız ve dolayısıyla biz hiç doğmamış olacağız ama oradayız ve az önce bir cinayet işledik? (Büyükbaba Paradoksu)

21. Bu paradoksu çözmek için 3 öneri var. İlkine göre dedemizi öldürdüğümüzde olan bitenle bağlantısı olmayan paralel bir evrene geçmiş oluruz.

22. Artık zaman yolculuğuna başlanan evren ile gelinen evren tamamen farklıdır (paralel evrenler teorisi) ve paradoks çözülmüştür.

23. İkinci öneri Hawking’den geldi. Neden-sonuç ilişkisi tehlikeye girerse, Dünya’da garip bir şey devreye girecek ve bu olay engellenecek.

.

24. Son teori ise isteseniz de bunu yapamayacağınızı, mesela silahın patlamayacağını, dedenizi hiç göremeyeceğinizi vs. söyler.

25. Peki, bu paradoksun bir şekilde çözüldüğünü varsayalım, fiziğe göre geriye gitmek de mümkün dedik, neden bunu günlük hayatta görmüyoruz?

26. Mesela neden kırılan bir bardağın eski haline geldiğini ya da bardaktan yere dökülen suyun bardağa tekrar girdiğini görmüyoruz?

27. Biz hep zamanı tek yönlü olarak, ileriye doğru akıyor gibi algılıyoruz. Günler geçiyor, çocukluğumuz geride kaldı, yaşlanıyoruz.

28. Sadece insanlar için değil, yaşayan tüm canlılar, hatta cansızlar için de durum aynı. Meyve çürüyor, elbisemiz eskiyor, dünya kirleniyor.

29. Her şey ama her şey düzenden düzensizliğe, kaosa doğru gidiyor. Hiç bir şey ilk başladığı gibi değil. Biz de öyle, evren de.

Onedio IQ'yu Facebook'tan takip etmeyi unutmayın!

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
nebusimdi

Yüzeysel bir interstellar teorisi.

siyaseddin-keyhusrev

Öncelikle içerik tamamen çöp, kara deliğe girme gibi bir şey olamaz (spagetti teorisi). Dedenizi öldürseniz dahi size de bir şey olamaz (muhtemelen). Çünkü siz zaten var olmuşsunuz, o zamana ait değilsiniz. Lâkin bugda kaldım işte bunları yazdıktan sonra, dedenizi öldürdüyseniz nasıl var olacaksınız ? Çözebilen birisi ışık tutsun da biz de aydınlanalım.

safemod

Işık hızında dahi yol alsak en yakın yıldıza 9 10 yılda gidebiliyoruz. Durum böyle umutsuz olunca Einstein güneşin etrafında ki uzay kivrimlarini gördüğünde uzayın bükülebildigini ortaya attı. Erzurum izmir arasının bukulerek yaklaştığını ve solucan deliği ile çokta uzun yolculuk yapmadan gidilebilecegini falan :) karadelikte bildiğin beton bariyer ne gelirse paramparça ediyor delikten çok blender gibi :) https://m.youtube.com/watch?v=xOPIjloqKO8

doga-sina

Kalsın şu şurda

emre-ada

gene güzel başlayıp sıçan bir onedio maddeleri

FACEBOOK YORUMLARI

Başlıklar

FacebookTwitterUzayçaymeyveolayonedio
Görüş Bildir