Görüş Bildir

Çoğu Erkeğin Neden ‘Kadınlara Güven Olmaz’ Düşüncesine Sahip Olduğunu Bilimsel Olarak Açıklıyoruz!

Anasayfa > Cafe > İlişkiler

Sizce kadınlara ne kadar güveniyoruz?

Kaynak: https://www.huffpost.com/entry/men-ju...

Gelin biraz 'güven' duygusundan bahsedelim. Bu duygu tüm toplumsal ilişkilerin temelinde bulunması gereken bir kavram aslında.

Gelin biraz 'güven' duygusundan bahsedelim. Bu duygu tüm toplumsal ilişkilerin temelinde bulunması gereken bir kavram aslında.

İnsanın ailesine, içinde bulunduğu topluma, ülkesini yöneten siyasi kurumlara güven duyması gerekir.

Konu ikili ilişkilerdeki güven olduğunda ise olaylar genellikle davranışlar üzerinden değerlendiriliyor.

Konu ikili ilişkilerdeki güven olduğunda ise olaylar genellikle davranışlar üzerinden değerlendiriliyor.

Eğer birine güveniyorsanız, onun sizi aldatmayacağına inanıyorsunuz demektir. Ya da hırsızlık yapmayacağına, yalan söylemeyeceğine veya uykunuzda sizi boğmayacağına. Yani erkeklerin kadınlara, kadınların da erkeklere bu şekilde güven duyması gerekiyor...

Ancak yapılan araştırmalar durumun hiç de böyle olmadığını ortaya koyuyor çünkü pek çok erkek kadınların hislerine tam olarak güvenmiyor.

Ancak yapılan araştırmalar durumun hiç de böyle olmadığını ortaya koyuyor çünkü pek çok erkek kadınların hislerine tam olarak güvenmiyor.

Bunu bir örnek üzerinden anlatalım. Erkekler tanıdıkları bir kadını sinirli gördüklerince ilk önce ne olduğunu soruyor. İkinci davranışı ise tamamen içgüdüsel; olayı öğrenmeden önce kadının muhtemelen 'abarttığını' düşünüyor. Olayı öğrendikten sonra tepkileri de genellikle şu şekilde oluyor: 'Sana yardımcı olacağım. Ama olay büyük ihtimalle abarttığın kadar ciddi değil.' Yani dile getirmeseler de kadınların verdiği tepkilerin 'abartılı' olduğunu düşünüyorlar.

Erkekler; anneleri, öğretmenleri ya da diğer kadın otorite figürleri dışında kadınların kendilerine söyledikleri şeylere inanmıyorlar.

Erkekler; anneleri, öğretmenleri ya da diğer kadın otorite figürleri dışında kadınların kendilerine söyledikleri şeylere inanmıyorlar.

Bu tabii ki kadınların yalancı olduklarını düşündükleri anlamına gelmiyor. Ancak araştırmalara göre erkeklerin diğer erkek arkadaşlarından duyduklarına inanma süreleri, kadın arkadaşlarının anlattıklarına inanma sürelerinden çok daha kısa.

İzlediğimiz dizilerin %72'sinde, okuduğumuz kitapların ise %31'inde kadınların duygularına güvenilmemesi gerektiği empoze ediliyor.

İzlediğimiz dizilerin %72'sinde, okuduğumuz kitapların ise %31'inde  kadınların duygularına güvenilmemesi gerektiği empoze ediliyor.

Hatta erkekler kendi aralarında yaptıkları muhabbetlerde dahi 'kadınlara güven olmaz' kanısına varabiliyor.

Yapılan araştırmalar hem erkek hem de kadınların, erkeklerin 'daha zeki' olduğuna inandığını gösteriyor.

Yapılan araştırmalar hem erkek hem de kadınların, erkeklerin 'daha zeki' olduğuna inandığını gösteriyor.

2008'de yapılan araştırmada varılan bu sonuca da 'erkek kibri ve kadın alçak gönüllüğü etkisi' deniyor.

Bu düşünce aslında tek bir erkeğin ya da genel olarak erkeklerin suçu değil.

Bu düşünce aslında tek bir erkeğin ya da genel olarak erkeklerin suçu değil.

Yüzyıllardır içimize işlemiş olan ataerkil anlayış ve cinsiyetçi bakış açımızdan kaynaklanıyor. Ayrıca nedense pek çok insan kadınların erkeklerden daha 'duygusal' ve 'irrasyonel' olduğuna inanıyor.

Ve bu noktada durum aslında daha da problematik bir hale geliyor!

Ve bu noktada durum aslında daha da problematik bir hale geliyor!

Kadınların olayları abarttığını düşünmek, onların yaşadıkları acıyı da hafife almaya sebep oluyor. Yani eğer kadınların hislerine güven olmazsa yaşadıklarını iddia ettikleri acılara ne kadar güven duyulabilir? En kötü durumda karşılaştığı şiddet ve taciz vakalarının yeterince ciddiye alınmamasının bedelini kadın kendi canıyla ödüyor...

Yapılan araştırmalar doktorların bile kadın hastalarının sağlık konusundaki endişelerini erkek hastalarından daha az ciddiye aldığını ortaya koyuyor.

Yapılan araştırmalar doktorların bile kadın hastalarının sağlık konusundaki endişelerini erkek hastalarından daha az ciddiye aldığını ortaya koyuyor.

Yapılan bu yeni araştırmada deney şöyle işliyor: Aynı derecede acı çeken kadın ve erkek hastalar acılarını tarif ediyorlar. Katılımcılar ise kadınların çektiği acının erkeklere göre daha 'az' olduğu kanısına varıyor...

Tarih boyunca kendini topluma 'ispatlamak' zorunda kalmış binlerce kadın olduğunu biliyoruz.

Tarih boyunca kendini topluma 'ispatlamak' zorunda kalmış binlerce kadın olduğunu biliyoruz.

Bu durum günümüzde de pek farklı değil aslında.

2017 yılında dünyayı kasıp kavurmuş #MeToo kampanyasını hatırlıyorsunuzdur.

2017 yılında dünyayı kasıp kavurmuş #MeToo kampanyasını hatırlıyorsunuzdur.

Bu kampanya aslında yıllardır birçok sektörde tacize uğrayan kadınların sesi oldu. Yine bu dönem ortaya çıkmış başka bir slogan da aslında konumuzla çok alakalı: 'Believe Women', yani 'Kadınlara İnan'!

Peki gerçekten kadınlara inanıyor muyuz?

Kadınlar kendi aralarında kime inanacaklarını 'kolayca' çözmüş aslında.

Kadınlar kendi aralarında kime inanacaklarını 'kolayca' çözmüş aslında.

Çocukluğundan itibaren ailesinde, televizyonda, okulda, iş yerinde ve siyasette karşısına çıkan erkek figürlerine sorgulamadan güvenmeyi öğreniyor. Dini liderler tarafından kendilerine erkeklerin daha rasyonel bireyler oldukları empoze ediliyor. Dünyada her zaman daha fazla erkek doktor ve avukat olacağını ayrıca aynı işi yapan kadınlardan daha fazla para kazanacaklarını kabullenmeleri gerektiğini öğreniyorlar. Kadınların kendi üreme sistemi için neyin daha iyi geleceğini bile erkeklerden dinlemeleri gerekiyor.

Özellikle konu aşk ve cinsellik olduğunda erkeklerin sözlerine kulak vermeleri gerekiyor kadınların. Ama bu kez de durum tam tersi...

Özellikle konu aşk ve cinsellik olduğunda erkeklerin sözlerine kulak vermeleri gerekiyor kadınların. Ama bu kez de durum tam tersi...

Yani 'erkeklere güven olmaz' ya da 'erkeklerin istediği tek bir şey vardır' lafları devreye giriyor.

Ve tüm bunlar hepimizin hayatını etkileyen, topluma entegre olmuş inanışları getiriyor beraberinde. Sonuçlarına da yine biz katlanmak zorunda kalıyoruz.

Ve tüm bunlar hepimizin hayatını etkileyen, topluma entegre olmuş inanışları getiriyor beraberinde. Sonuçlarına da yine biz katlanmak zorunda kalıyoruz.

Kadın cinayetleri haberiyle karşılaştığımız zaman aynı öfkeyi yaşıyoruz. Hepimizin aklında aynı sorular canlanıyor.

Kadın cinayetleri haberiyle karşılaştığımız zaman aynı öfkeyi yaşıyoruz. Hepimizin aklında aynı sorular canlanıyor.

'Kadınların canları ne zaman ciddiye alınacak? Kadınların hayatlarına gerekli değeri verseydik, failler hak ettikleri cezaları alsaydı bugün toprağa verdiğimiz kadınlar hayatta olur muydu?'

Peki bu sorunları nasıl çözeceğiz? Zamana mı bırakmamız gerekiyor?

Peki bu sorunları nasıl çözeceğiz? Zamana mı bırakmamız gerekiyor?

Öncelikle bu güvensizlik yaşadığımız topluma o kadar işlemiş ki erkekler durumun farkında bile olmayabiliyor.

Öncelikle bu güvensizlik yaşadığımız topluma o kadar işlemiş ki erkekler durumun farkında bile olmayabiliyor.

Bu noktada değişiklik yaratmak isteyen erkeklere düşen görev aslında basit: kadın arkadaşlarınızın ya da partnerlerinizin hislerine güvenmeye başlayın. Eğer size ne kadar sinirli ya da üzgün olduklarından bahsediyorlarsa öncelikle onlara inanıp dinleyin.

Kadınlara verilen tavsiye ise rahatsız oldukları durumları daha çok dile getirmeleri.

Kadınlara verilen tavsiye ise rahatsız oldukları durumları daha çok dile getirmeleri.

'Bu kadar mı yani?' diyenler olabilir. Ancak bunu hayata geçirmenin hiç de kolay olmadığını biliyoruz. Yine de bir olayın adaletsiz, rahatsız edici ya da yanlış olduğunu düşünüyorsanız bunu açıkça ifade etmeniz gerekiyor.

Özetleyecek olursak durum şöyle: herkesin sağlıklı bir toplum için, kadınlara daha çok güvenmeyi öğrenmesi gerekiyor.

Özetleyecek olursak durum şöyle: herkesin sağlıklı bir toplum için, kadınlara daha çok güvenmeyi öğrenmesi gerekiyor.

Böylelikle kendilerine güven duyulduğunu bilen kadınlar daha öz güvenli bireyler haline gelecek, cinsiyet eşitliği ortamını sağlamak için fırsat yaratmış olacağız.

Peki siz bu konuda neler düşünüyorsunuz?

Bu içerikler de ilginizi çekebilir 👇

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
91
21
7
5
4
2
1
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?