Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Burak Arzova Yazio: Piyasalar “Öngörülemez Ekonomi Politikaları”nın Bitişini Kutluyor

296PAYLAŞIM
Yazio Banner

Cumartesi Günü sabaha karşı bambaşka bir Türkiye’ye uyandık.  

Sabah saat 04.30 gibi Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Murat Uysal görevden alınarak yerine eski Maliye Bakanı Naci Ağbal atandı.  

Hemen herkes kendince geliştirdiği analiz yetisiyle çeşitli çıkarımlar yapmaya başladı.  

Kimse Murat Uysal’ın neden görevden alındığını bilmiyordu. Murat Uysal, soyadı gibi son derece uysal bir başkandı. Zaten önceki Başkan Murat Çetinkaya söz dinlemiyor, faiz indirimi yapmıyor diye görevden alınmamış mıydı? Cevap evet ise, ekonominin gerçekleri ile hiç uyuşmasa da Uysal Başkan, ardı ardına faiz indirmemiş miydi? O zaman hükûmetle ters düşmesi mümkün olamazdı.

Peki o halde neden görevden alındı?

Hepimiz tahmin yürütmeye çalıştık. İki olasılık olabilirdi: Uysal Başkan piyasalar politika faizi artışı beklerken, faizi artırmamış ve 7,50 seviyelerindeki dolar hemen hemen 1 haftada rekor üstüne rekor kırarak 8,50 düzeyine gelmişti. Yani beklentileri yönetememişti. Üstüne üstlük, enflasyon raporu toplantısında iletişim konusunda zayıf kaldıklarını da söylemişti.  

Ancak hakkını yememek lazım.  

1. Uysal Başkan, görüntüde faizi artırmamış gözükse de Geç Likidite Penceresi faiz oranı artış kararı alıp, fonlama miktar ve araçlarını değiştirerek Ortalama Fonlama Maliyetini (AOFM) artırmıştı aslında. Yani arka kapıdan dolaşan bir faiz artırımı vardı ekonomide. Fakat hem gösterge tahvilde faiz artışı hem de AOFM artışı, ekonomideki riskleri daha da artırmış, piyasaları artık acil bir faiz artışı beklentisi içine sokmuştu. Yeni Beklenti 500-600 baz puan politika faizi artışı olarak yenilenmişti. Özetle alınan faiz artırmama kararı, daha fazla faiz artışı beklentisi ve kur dengelerinin değişmesine, enflasyon hedefinin bozulmasına imkân tanıdı.  

Acaba bu mu görevden alınmasını gerektirdi? 

İyi ama Uysal Başkan bu kararları tek başına almadı ki.  Hazine ve Maliye Bakanlığı ile tam uyum içerisinde çalışıyordu.  

O zaman acaba başka bir neden mi olabilirdi? İşte bu soru bizi ikinci olasılığa yöneltti. 

2. Sayın Cumhurbaşkanı ekonomik gidişattan hiç memnun değildi. Bu şekilde gidilen bir ekonomik yapıda siyaseten de zarara uğrayabilecekleri çok açıktı. Çünkü Dolar /TL her ne kadar Sn. Albayrak tarafından dikkate alınmadığı şeklinde ifade edilse de Türk Halkı genlerine işlemiş kriz bilgisi nedeniyle doğrudan Dolar /TL’e bakardı. O zaman Sayın Cumhurbaşkanı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Merkez Bankası arasındaki iletişimi keserek, kendisine daha yakın ve kendinden emin olduğu bir kişiyi buraya atamayı mı tercih etti? 

Gerçekten de Sn. Naci Ağbal’ın geçmiş kariyerine baktığımızda, iletişimi kuvvetli, güçlü bir Maliye Bakanlığı dönemi görüyoruz. Bunların üstüne bir de devlet aklı ve devlet ciddiyetini eklediğimizde Naci Ağbal, piyasaların güvenebileceği, sevebileceği bir isim. Bütün bunların yanında Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı Başkanıydı. Yani hep yanında yer alan bir isim.  

Nitekim TCMB başkanı atandıktan sonra bugün (09.11.2020 Tarihli) “Başkan Naci Ağbal’ın Yazın Basın Açıklaması'nda “…..Para politikasında, şeffaflık, hesap verebilirlik ve öngörülebilirlik ilkeleri çerçevesinde iletişim güçlendirilecektir….” ifadeleri yer aldı. Aslında piyasaların ve hepimizin de beklentisi bu değil mi?  

Atanır atanmaz Türkiye Bankalar Birliği üzerinden bazı bankaların genel müdürleri ile doğrudan temasa geçerek görüş ve beklentilerini aldı. Yani hızlı bir giriş yaptı yeni sürece.  

Ancak ikinci olasılık Sn. Berat Albayrak’ın istifası ile netleşti. Yeni TCMB Başkanı Sn. Naci Ağbal, Sn. Cumhurbaşkanı’na çok yakın bir isim. Dediğim gibi kendisine güvendiği çok net. O zaman bu gidişe dur demek için Merkez Bankası Başkanlığı’na atandığı da çok açık.

Sn. Berat Albayrak’ın “Yeni Finansal Mimari” ekonomi politikalarına en çok yöneltilen eleştiriler, bu politikaların öngörülemez, iletişimden kopuk, sürekli iyimserlik pompalayan ve günübirlik kararlara dayanan politikalar olduğu yönündeydi.

Hâl böyle olunca geçmiş TCMB ile çok yakın çalışma imkânı bulan Sn. Albayrak’ın, yeni TCMB yönetimi ile bu kadar rahat çalışamayacağı çok açık. Üstelik yine basına sızan (dedikodu da olabilir) bazı haberlere göre iki ismin (Albayrak ve Ağbal) çok anlaşamadıkları yönünde. Nitekim Sn. Albayrak, bunu kendisi de gördüğü (ya da öyle istendiği için) sağlık sorunlarını gerekçe göstererek istifa etti.

Şimdi esas önemli bir diğer konu, yeni Hazine ve Maliye Bakanı kim olacak? 

Bu isim de muhtemelen Sayın Cumhurbaşkanına çok yakın ve güvendiği, Sn. Naci Ağbal ile de uyumlu çalışacak bir kişi olacaktır. İsim belirlendikten sonra daha net konuşabiliriz.  

Ancak görünen o ki piyasalar Sn. Albayrak’ın istifasını çok olumlu olarak fiyatladı. Dolar/TL 8,04 seviyelerinde ve Dolar TL’sına karşı yaklaşık % 5,46 değer kaybetmiş durumda.  

Piyasalar öngörülemeyen, program hedeflerinin açıklandığı günden gerçekleştirilebilir olmadığı, maliye ve para politikalarının uyumsuz olduğu, alınan kararların bölük pörçük olup ekonominin tamamını kapsamadığı bir ekonomik yapının bittiğini kutluyor.  

Bundan sonrası tam açık değil. Üstelik yeni Hazine ve Maliye Bakanının kim olacağı bile şu satırların yazıldığı anda açıklanmadı. İstifanın kabul edilip edilmediğini bile bilmiyoruz ama bilinen tek şey, Hazine ve Maliye Bakanlığı koltuğu şu an için boş olmasına karşılık (Belki de yayım yayınlandığında yeni Bakan atanmış olabilir) TL’nin değer kazanması ve Borsa İstanbul’da özellikle bankacılık sektörü üzerinden başlayan ralli (Aktif Rasyosu saçmalığının kalkma ihtimali).

Tüm bunlar, yeniden normale ve devlet aklına dönüşün bir “satın alışı” olarak algılanabilir.

Tabii ki tüm bunlar ekonomik sorunların çözüleceği anlamına gelmez. Demokrasi ve Hukuk anlamında adımlar atmadan ve bunları içselleştirmeden kalıcı iyileşme bence mümkün değil. Ancak yangının sönmesi adına bu değişiklik ve istifa çok önemli.  

Hazır “Çok Önemli” demişken artık uygulanacak olan yeni para politikası ve buna destek maliye politikalarının kolay anlaşılabilir, tümden kapsayıcı, belirli bir takvime bağlı ve ciddiyetle uygulanan bir yapıda olması gerekli.  

Türkiye’nin en önemli ve birincil önceliği “Enflasyonla Mücadele” olmalı.

Twitter

Instagram

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
wandermusti

Fırıncı gitti diye sevinmeyelim. Sıkıntı hala fırında ve fırına atılan ekmekte. Ekmekten çıkan alevlerden ben sorumlu değilim diye giden bir fırıncı sadece bu. Bizim istediğimiz Fırıncılar Derneğinin komple gitmesi

Görüş Bildir