Bir Dönemin Gençliğinin Kalbini Kaliforniya'da Bırakmasına Neden Olan Dizi: The O.C.

-

İlk gençlik yılları 2000'li yılların başına denk gelen neslin izlediği ilk yabancı dizilerden biri, hatta ilki olan The O.C.; üzerinden yıllar geçmiş olmasına rağmen hala akıllarda. Dönemin gençliğinin hafızasında etkili anılar bırakan The O.C.'den aklımızda kalanları derledik.

İnsanda Kaliforniya'ya gitme isteği uyandıran o şarkı.

2003-2007 yılları arasında yayınlanan The O.C.'nin jenerik müziği bile ne kadar harika bir dizi olacağının kanıtı gibiydi. Phantom Planet grubuna ait bu güzel şarkıyı yüzlerce kez dinlerdik; Phantom Planet - California

Arıza zengin kızı Marissa Cooper

Dizinin esas dörtlüsünün başında yer alan Marissa, Kaliforniya Newport Beach'te yaşayan oldukça zengin bir ailenin kızıydı. Ancak o alıştığımız klasik zengin genç kız tanımına hiç uymuyordu. Biraz soğuk, biraz bencil; duygusal dünyası uçlarda bir karakterdi Marissa. Mischa Barton bu karakterin hakkını o kadar iyi veriyordu ki, hala onu bu rolle hatırlıyoruz.

Gri kapüşonlu ve beyaz atlet deyince akla gelen ilk isim; Ryan Atwood

Dizinin fakir ama gururlu genci, Ryan Atwood; belalı bir semtte büyürken suça alet olmasın diye zengin aile Cohen'ler tarafından himaye altına alınmıştı. Muhteşem evin bahçesindeki müştemilatında yaşayan Ryan; yaşadığı hayata şükretmek yerine daima Küçük Emrah triplerindeydi. Belalı geçmişi de hiç peşini bırakmadı. Yine de Marissa'ya olan aşkı her genç kızı imrendiren boyuttaydı.

Özgüveni ve hazırcevaplığı ile Summer Roberts

Aslında kaba, şımarık bir zengin kızı olacakken; Rachel Bilson'ın kendinden bir şeyler katmasıyla bambaşka bir karakter haline gelmişti. Güzel, zeki, esprili, eğlenceli; dizinin izlemesi en zevkli karakterlerinden biriydi. Çok sosyal, dışa dönük görünse de aslında öyle olmadığı anlaşılacaktı. Birçok erkek arkadaşı olsa da, gerçek aşkı daima Seth'ti.

Sevimliliği ve şapşikliğiyle gönülleri çalan Seth Cohen

Sempatikliği, çocuksu tavrı ve elbette yakışıklılığı ile ilgi çeken tatlı Seth Cohen'in bakirlikten kurtulma çabaları da az güldürmedi.

Sandy Cohen ve kaşları

Onu izlerken kaşlarına odaklanmaktan cümleleri kaçırırdık. Anlayışı, babacan tavrı ve eşine olan aşkıyla dizinin izlenme sebeplerinden biriydi.

Zenginliğin ve asaletin simgesi Kirsten Cohen

Ne zarif, ne hanımefendi bir kadındı Kirsten. Oğlunun ve Ryan'ın serseriliklerine rağmen hanımefendi duruşunu hiç bozmadı.

Entrika kraliçesi, zengin avcısı Julie Cooper

Zaten zengin olmasına rağmen hala gözü daha yükseklerde olan, Kirsten'in yaşlı babasından kızı Marissa'nın eski erkek arkadaşına geniş bir erkek zevki olan Julie; az skandala imza atmadı. Karaktere hayat veren Melinde Clarke, dizinin gerçekten Newport Beach'te büyümüş tek oyuncusuydu. Kızıl saçlı bu seksi kadın, dönemin genç erkeklerinin aklını başından alıyordu.

Başrol oyuncularının son haline bakmak bile yaşlı hissettiriyor :'(

Mischa Barton

Benjamin McKenzie

Rachel Bilson

Adam Brody

Peter Gallagher

Kelly Rowan

Melinda Clarke

Gelelim dizi hakkındaki unutulmaz detaylara...

Dizinin kuşkusuz en iyi yanı; müzikleri.

Gençler sürekli konserlere gider, eğlenirlerdi. Ayrıca neredeyse her bölümde önemli sahnelere muhteşem şarkılar eşlik ederdi. Bloc Party, The Killers, Interpol, Coldplay, Imogen Heap, Modest Mouse, Kaiser Chefs gibi harika grupları dinledik. Indie müzik modası yokken, bizi bu müzik türüyle tanıştıran diziydi The O.C. Dizide yer alan şarkılardan oluşan bu listeyi dinlemek, bizi o günlere götürüyor.

Harika Kaliforniya ortamı.

Orange County'deki malikaneler, uçsuz bucaksız plaj, sörf sporu, akşamüstü sahil yürüyüşleri... Dizi sırf bu manzara için bile izlenirdi.

Marissa'nın bir dönem yeni aşklara yelken açması.

Evet, erkeklerden sıkılan Marissa bir dönem şansını kızlarla deneyip izleyiciyi dumura uğratmıştı.

Summer'ın her şeyden ve herkesten tiksinmesi.

Ancak bunu o kadar tatlı bir şımarıklıkla yapıyordu ki, kendisine sinir olunamıyordu.

Her sabah kahvaltıda yedikleri bagel ve krem peynir.

Oysa bildiğin açma işte ama yine de herkesin canı çekerdi.

Seth'in sürekli Musevilik geleneklerine takılması.

Babası Musevi, annesi Hristiyan olan Seth; bu arada kalmışlık halini sürekli yansıtırdı. Onun sayesinde tüm Musevi bayramlarını öğrenmiştik.

Seth ve Ryan'ın arasındaki kardeşlik ilişkisi.

Sonuçta öz kardeş değillerdi; ancak kardeşten yakın, sıcak bir ilişkileri vardı.

Elbette Marissa-Ryan ve Summer-Seth aşkı.

İzlemeyen anlamaz, yüzeysel bir gençlik dizisinden çok daha fazlasıydı The O.C.

Ülkemizde Medcezir adıyla uyarlanan The O.C., elbette birebir uyarlanmamıştı.

The O.C. gibi bir diziyi birebir uygulamak Türkiye şartlarında zor olduğu için diziye elbette bir Türk aile yapısı ayarı çekilmişti.

The O.C.'nin finalinden bu yana neredeyse 10 yıl geçti; ancak dizi arkasında bıraktığı güzel anılarla hala hatırlanıyor.

Ne güzel zamanlardı...

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
nissyazar

lisedeyken e2 de çıkardı ve bayılarak izlerdim ne günlerdi be son olarak DİZİ UYARLAMASI YAPILMASIN DİZİLER TVLERDE YAYINLANSIN. UYARLAYINCA BOKUNU ÇIKARIYORSUNUZ.

hilal-gul

duygulanan cıksın aglıcammm :(

taner.beyribey

1. sezonu efsane ama diğer sezonları tırt bence

mrs.patates

Welcome to the O.C. Bitch! Bayılarak izlediğim bir diziydi. O Micha Barton uyuşturucudan dolayı ayrılmasaydı daha çok güzel yılları olacaktı önünde. Ahh Seth... Biricik aşkım...

jaymz-jetfeeld

Sıcacık Counter strike hikayesi Sis atma: The O.C

Görüş Bildir