Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Atatürk Araştırmacısı Eriş Ülger: 'Çankaya Köşkü'nde Her Şey Atatürk’ündür'

-

Atatürk Araştırmacısı Eriş Ülger: Çankaya Köşkü’nden eserler bir jüri heyetinin kararıyla çıkarılabilir.

Çankaya Köşkü’nden, bazı objelerin Atatürk Orman Çiftliği’ndeki Ak- Saray’a taşındığına ilişkin iddialar araştırmacıların da yakın takibinde. “Fikriye’nin mezar yeri” açıklamasıyla bir döneme ışık tutan, Atatürk’le ilgili 10’dan fazla kitabı olan araştırmacı Eriş Ülger, taşınmanın hukuki prosedüre göre yapılması gerektiğinin altını çizdi. Ülger, “Öyle her isteyen, her şeyi istediği yere taşıyamaz. Bunun yasal bir yanı vardır. Taşınma işleminin, objelerin nasıl taşınması gerektiği yasal bir prosedürü dayanır” dedi. Ülger’e göre, objeler, bir jüri heyeti denetiminde, son derece modern usullerle ambalaj edilmeli.

 “Çankaya Köşkü'nde her şey Atatürk’ündür”

 İçinde üç ayrı Köşk barındıran Çankaya Köşkü’nde ne olursa olsun her şeyin Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ait olduğuna dikkat çeken Ülger, “ Hangi köşkten olursa olsun, yani birinci, ikinci, üçüncü hiç fark etmez. Bütün objeler, fotoğraf, resim, kristal, porselen, vazolar vs. hepsi tek kelime ile Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e aittir ve hiçbir yere taşınmaması gerekir. Bu durumun kişilerle veya saraylarla, köşklerle de bir ilişkisi yoktur ve de olamaz” dedi.

 AOÇ’deki saraya taşıdığı iddia edilen objelerin Atatürk dönemine ait olmadığını da vurgulayan Ülger, “ Bu objelerin hiç birisi satın alınmış, Gazi devrine ait değildir. Bunların hepsi hediyedir ve kime aittir biliyor musun? Gazi Mustafa Kemâl Atatürk’e ve O’nun aramızdan ayrılmasından sonrada bütün bu taşınmaz objeler Çankaya Köşk’üne aittir” diye konuştu.

 “Ambalajın malzemesi  bile çok önemli”

Çankaya Köşkü’ne ait objelerin  bir jüri heyetinin denetiminde  en modern usullerle ambalajlanması gerektiğine  dikkat çeken  Ülger, “Ambalaj edilirken, ambalajın malzemesi, deneyimli ve bu konuda bilgi sahibi ve tecrübe sahibi kimselerin denetiminde yapılır. Ambalaj yapılırken kokucu, yapışkan, hırpalayıcı, kolay yanan malzemeler kullanılamaz. Ambalaj sırasında çivi, çekiç ve benzeri aletler kullanılamaz. Ambalajları yapılacak kimselerin konu hakkında tecrübeli olmaları vasfı aranır”.

 “ Zürih Devlet arşivi  dişimi  fırçaladığım için  araştırma izni vermedi”

Eriş Ülger, bu gibi işlerin Avrupa’da ne kadar sıkı kurallara  bağlı olduğunu  başından  geçen  bir olayla  anlattı. 1970’li yıllarda İsviçre’de Zürich şehrinde Atatürk araştırması yapmak için kapısını çaldığı  Devler arşivinden dişini fırçaladığı  için araştırma izni çıkmayan  Eriş Ülger olayı şöyle anlattı :

 “Atatürk  ile ilgili konuları araştırmak gayesi ile, Devlet arşivine gireceğim. Gerekli evraklar hazırlanmış,  bütün izinler alınmış. Arşiv binasından içeri girdim. Yetkiliyi buldum. Kendimi tanıttım ve konuyu kısaca özetledim. İlgili “Tamam” dedi. Yalnız bir sorum var dedi ve sordu:  Bu sabah dişinizi fırçaladınız mı?

- Elbette, dedim.

- O zaman lütfen yarın dişinizi fırçalamadan gelin. Çünkü diş macunları araştırma yapacağınız gazetelere zarar veriyor. Her nefes alışınızda ve verişinizde gazeteler eski olduğu için tahrip oluyor. Lütfen yarın dişinizi fırçalamadan gelin dedi.

Gayet tabi ertesi sabah dişlerimi fırçalamadan Arşivin yolunu tuttum.

Demem o ki, eski bir gazete için bunca titizlenen Avrupa ve Avrupalı, cihana ait olmuş Atatürk’ün arkada bıraktığı maddi varlıklar için ne gibi bir titizlik gösterirdi, takdiri sizlere bırakıyorum".

A. Ural KARABAĞLI

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

İsviçre
Görüş Bildir