Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

9 Madde ile Seçim Öncesi Algı Yönetiminden Sıyrılmanızı Sağlayacak Oyun Teorisi

 > -

Teknolojinin ve bilimin son yüzyıldaki hızlı gelişimi ile kendini her platformda daha da belirgin bir biçimde hissettiren rekabet kavramı, siyasi arenada da daha belirgin bir biçimde baş göstermiştir.

Oyun Teorisi, etkileşimli karar alma süreçlerinde etkin bir yöntemdir. Karar alma süreçlerinde Oyun Teorisi'nin kullanılması ile karar vericiler, karar alma süreçlerinde kendi avantaj ve dezavantajlarını görebildikleri gibi, verecekleri karar sonucunda rakiplerinin bu kararlardan nasıl etkilenebileceklerini ve karşı hamle olarak ne tür kararlar verebileceklerini tahmin edebilmektedir. 

Yani kısaca Algı Yönetimi: Yalanların cafcaflı bir şekilde anlatılma sanatıdır..

1. Teoremin Yaratıcısı: John van Neumann.

Öncelikle bu konudaki bir yanlışı düzelterek başlamak isterim. Toplumun büyük bir kesimi, oyun teorisinin yaratıcısı olarak,  geçen günlerde hayatını kaybeden John Nash ismini zikretse de, insan davranışlarının oyunlar yoluyla açıklanabileceği fikrini ilk düşünen Macaristan doğumlu büyük matematikçi John von Neumann’dır. Neumann’ın 1928'te yazdığı bir makale, bu teorinin yolunu açmıştır. Sadece oyun kuramının değil, bilgisayar biliminin de öncüsü olarak kabul edilir. 

John von Neumann gibi efsanevi bir ismin yarattığı bu teoremde açık olması, genç ve hırslı matematikçilere büyük bir meydan okuma şansı yaratıyordu. John Forbes Nash, bu meydan okuyanların en iyisiydi!

SEZAR'IN HAKKI SEZAR'A!

2. Genel Sınırlarıyla Oyun Teorisi.

Oyun kuramı, bireyin, başarısının diğerlerinin seçimlerine dayalı olduğu seçimler yapması olan bazı stratejik durumların matematiksel olarak davranış biçimlerini yakalamaya çalışır. İlk başlarda bir bireyin kazancının ötekinin zararına olduğu (sıfır toplamlı oyunlar) yarışmaları çözümlemek için geliştirilmişse bile, daha sonradan birçok kısıta dayanan çok geniş bir etkileşim alanını incelemeye başlamıştır. Bugün, "oyun kuramı, 'sosyal' kelimesinin geniş anlamda insan ve insan-dışı oyuncuları (bilgisayarlar, hayvanlar ve bitkiler) kapsayacak biçimde tanımlandığı, sosyal bilimlerin rasyonel yönü için bir 'birleşik alan' kuramı veya bir tür şemsiyedir." 

Oyun teorisi, bir oyunu en az zararla bitirebilmek için gereken stratejileri belirlemenizi sağlayan matematiksel bir yaklaşımdır.

3. Algı Yönetimi: Bir Şeyi Uygun Bir İddiayla Açıklama Sanatıdır.

Algı yönetimi kavramı, Amerikan ordusu tarafından ortaya konmuş, işgal ettiği alanlarda halk tarafından işgalci değil, zulümden kurtaran rolüyle görülmesini sağlamak amacıyla geliştirilmiş, daha sonraları halkla ilişkiler tarafından da kullanılmaya başlanmıştır. İstihbarat sistemlerinin ve liderlerin resmi tahminleri, dış ilişkileri ve resmi eylemlerini etkilemenin yanında, toplumların duygularını, motivasyonlarını, etkilemek amacıyla yapılan yayınlar ya da seçilen bilgileri ve göstergeleri inkar etme eylemidir.

Bu kavramın sosyal yaşamdaki amacı, bu algı yönetimini yapacak kurumun hedef kitlesini belirleyip, bu kitle tarafından nasıl algılandığını tespit ederek daha sonra kurumun olası olumsuz imajının iyileştirilmesine yönelik çalışmalardır.

4. Nash Dengesi

Oyun teoreminin son basamağını ise Nash Dengesi oluşturuyor. Bu dengeye göre, oyuncuların belli özellikler taşıyan strateji seçimlerine verilen isimdir. John Nash der ki: “Bir gruptaki herkes sadece kendisi için değil hem grup hem de kendisi için en iyi olanı yapmalıdır.” 

Nash dengesinde hiçbir oyuncu, diğerlerinin davranışı veri iken, kendi davranışını değiştirerek daha iyi bir konuma gelemez.

5. Akıl Oyunlarından Bir Kesit: Bardaki Sarışın

John Nash ve arkadaşları barda otururken içeriye 5 kadın girer ve içlerinden bir tanesi hem sarışın hem de grubun en güzelidir. Bunun üzerine Nash Adam Smith’in teorisinin eksik kısmını keşfeder. 

Eğer hepimiz sarışına asılırsak birbirimizin önünün keseriz. Hiçbirimiz onu elde edemeyiz. Sonra arkadaşlarına asılırız ama hiçbiri bize yüz vermez çünkü kimse ikinci tercih olmaktan hoşlanmaz. Peki ya kimse sarışına asılmazsa? Birbirimizin yoluna çıkmayız ve diğer kızları da aşağılamamış oluruz. Hepimizin kazanmasının tek yolu ve hepimizin biriyle yatmasının tek yolu bu.

6. Sosyal Yaşamda Algı Yönetimi.

Günlük hayatta patronunuz, sevgiliniz ya da ülkenizi yönetenlerin sizi yönlendirmeye çalıştığını sık sık görürsünüz. Size önerdikleri oyun, seçeneklerden birinin kesinlikle daha parlak göründüğü bir seçimdir. Bu seçenekte karar kıldığınız zaman karşınıza yeni bir oyun çıkar ve böylelikle kısa bir süre sonra akılcı seçimlerinizin sizi aslında hiçbir zaman istememiş olduğunuz bir yere getirdiğini görür ve tuzağa düştüğünüzü anlarsınız. 

Bu noktaya gelmemek için yapacağınız şey, arada bir beklenmedik biçimde davranmaktır. En çekici görünen seçeneklerden uzak durduğunuz zaman kaybettiğiniz şeylerin karşılığında daha özgür olabilirsiniz. 

Doğal olarak hedefiniz sadece beklenmedik biçimde davranmak değil, bunu belli bir olasılık stratejisine uygun olarak yapmaktır.

Algı Yönlendirmesine Bir Örnek

Sinemeya film izlemeye gelen bir kesim üzerinde, yönlendirme üzerine bir sosyal deney yapılıyor. Sosyal deneyin ilk bölümünde, film izlerken patlamış mısır yemek isteyen müşterilere 2 seçenek sunuluyor:

Deneyi gerçekleştiren kişiler, küçük boy mısırın fiyatını 3$, büyük boy mısırın fiyatını ise 7$ olarak belirliyorlar Bu durumda insanların büyük bir kesimi 7$ fazla bularak, fiyatı 3$ olan küçük boy mısıra yöneliyorlar.

Deneyin 2. kısmında, deneyi gerçekleştiren kişiler, bu menünün içine fiyatı 6.5$ olan orta boy mısırı da ekliyorlar. Bu durumda görülüyor ki, insanların büyük bir kesimi, fiyatı $7 büyük boy mısıra yöneliyor. 

Menüye fiyatı 6.5$ olan patlamış mısır koyulduğu zaman; insanlar 6.5$ a orta boy almak yerine, sadece 50cent daha fazla vererek büyük boy olan seçeneğe yöneliyor. Yani büyük boy mısırın fiyatı değişmemesine rağmen, insanlar üzerinde algı yönetimi yaratarak istedikleri boy mısırı satabildiklerini görüyorlar.

7. Siyasal Anlamda Algı Yönetimi.

Devletler bölgesel ve küresel bir güç olmak, iktidarlarının ve politikalarının meşrutiyetini sağlamak için; kurumlar ve fertler itibarlarını yükseltmek, faydalarını maksimize etmek için hedef kitlelerini ikna etmenin ve onlara kendi gözlerinden dünyaya bakmalarını sağlamanın yol ve yöntemlerini aramışlar ve bu minvalde çeşitli stratejiler geliştirmişlerdir.

Algı yönetimi, gerek ülke içinde gerekse yabancı ülkelerdeki hedef kitlelerin görüşlerini etkilemek için yapılan faaliyetlerin tamamını kapsamaktadır.

8. Devletler İçin Algı Yönetiminin Önemi..

www.tid.web.tr

Devletler için algı yönetiminin önemi; yabancıların her seviyedeki istihbarat birimleri ve liderleri de dâhil olmak üzere, bu ülkelerdeki geniş kitlelerin, kendi hedefleri doğrultusunda tavır almaları ve resmi adımlar atmalarını sağlamak amacıyla, seçilmiş bilgi akışını ve somut belgeleri yönlendirerek ya da reddedilmesini sağlayarak, kitlelerin hislerini, güdülenmelerini, düşünce sistemlerini etki altına almaya çalışmak için yürütülen eylemlerin tamamını kapsamasından kaynaklanmaktadır.

9. Algı Savaşlarının Yeni Mecrası: Sosyal Medya.

www.tid.web.tr

Sosyal ağlar üzerinden yayınlanan herhangi bir bilgi, anında küresel boyutta yayılma ve kitleleri etkileme gücüne ulaştı. Dolayısıyla sosyal medya, algı yönetiminin en etkili ve en eğlenceli silahlarından biri oldu. Kitle iletişim teknolojilerinin bireylere rahatlıkla ulaşabilmesinin doğal bir sonucu olarak da hedef alınan kitleleri etkilemek çok daha kolay hale geldi.

Bu bağlamda sosyal medya, “ortaya çıkaran sebep” olmaktan ziyade “kolaylaştırıcı/şekillendirici” rolüyle karşımıza çıkmaktadır. Öncelikle, kendi menfaatleri doğrultusunda algı oluşturmak isteyenler tarafından kurgulanan bilgilerin medyada sürekli tekrarlanması ile hedef kitlelerin hem algıları yönlendirilmekte hem de zihinleri, düşünceleri şekillendirilmektedir.

Peki sonuç olarak, sizler algı yönetimine maruz kaldığınızı düşünüyor musunuz?

Evet, medyayı takip ediyorum ve etkileniyorum.
Hayır, yönlendirme çabası olsa da etkilenmiyorum.

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
peray

% 55 (181 oy) Evet, medyayı takip ediyorum ve etkileniyorum. % 45 (146 oy) Hayır, yönlendirme çabası olsa da etkilenmiyorum. her şeyi açıklıyor. bu ülkenin yarısı akp'ye oy veriyor diyorlardı bir ara :-)

Başlıklar

MacaristanMısırSosyal MedyaTercihVanoyun
Görüş Bildir