10 Yıl Öncesi ve Sonrası: Et, Sebze ve Meyve Fiyatları Nasıl Değişti?

 > -

Giderek artan gıda fiyatları vatandaşın cebini yakıyor. Peki et, sebze ve meyvede fiyatlar son 10 yılda ne kadar yükseldi? Ve asıl soru: Neden? Gelin yakından bakalım... 

Son günlerde 10 yıl öncesi ve sonrası fotoğraflarını sosyal medyada paylaşma akımı giderek yaygınlaşıyor. Kullanıcılar bu paylaşımlar ile bu süre zarfındaki değişimlerini gösterirken, Habertürk yazarı Abdurrahman Yıldırım ise, bu akıma farklı bir yerden katıldı ve son 10 yılda gıda fiyatlarındaki değişimi irdeledi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın market sahiplerine yaptığı uyarıyı hatırlatan Yıldırım, yazısında şunları kaydetti:

"Gıda enflasyonu genel enflasyonun üzerinde"

"Uyarının adresini bulduğunu, marketlerde yüzde 25’e varan düzeyde gıda fiyat indirimlerine başladığını gördük. Daha önceden de Cumhurbaşkanı’nın benzer ifadeleri oldu. Sorun zaten bugünün sorunu değil, geçmiş yıllardan beri gelen, birikmiş ve artık yapısal bir hal almış durum. 

Konuya başta 10 yıl önce neredeydik, 10 yıl sonra neredeyiz tespitiyle girelim. Bir kere 10 yıl önce soframıza gelen gıdaları göreli olarak daha ucuz tükettiğimiz kesin. Çünkü genel enflasyon düzeyi son 10 yılda yüzde 145.5 olurken, aynı endeks içinde yer alan “Gıda ve İçecek” tüketici fiyat artışı yüzde 181’e çıktı. Bir kere buradan 35.5 puanlık bir ekstra bedel ödenmesi söz konusu. Yani tüketici kesimi şikayetlerinde haklı.

"Buğdayda üretim azaldı, bedelini bu yıl ödeyeceğiz"

Gıdanın alt kalemlerindeki fiyat artışlarının üretim ve tüketimle yakından ilgisi var. Mesela kırmızı et tüketimindeki artış, fiyatları son 10 yılda yüzde 212.7 düzeyine yükseltti. Bu artış gıda grubunun 32 puan, TÜFE’nin 67 puan üzerinde. Üstelik son 10 yılda en çok ithal edilen gıda ürünleri arasında olmasına rağmen.

Ekmek ve tahıllar grubu fiyat artışı yüzde 140 ile genel enflasyonun 5 puan, gıda grubunun 41 puan gerisinde kaldı. Buğdayda geçen yıla kadar üretim ile tüketimin dengede gittiğini belirtelim. 2018’de ise buğday üretimi yüzde 7 azaldı. İthalat kapısı da açıldı ve bedeli herhalde bu yıl ödeyeceğiz. Buğdayda üretim artışına özel bir önem vermek gerektiği ortada.

"Patates fiyatlarında 10 yılda yüzde 304’lük artış"

Burada patates, kuru soğan ve nohuta ayrıcalık yaparak kilo üzerinden fiyatlarına yer verdik. Patates geçmiş yıllarda sorun yaşadığımız, fiyatların çok oynadığı bir ürün. Üretimi düşmüyor ama artmıyor da. Halbuki tüketimi artıyor. Giderek üretim açığı doğruyor. Buna bağlı spekülasyon yapma fırsatı doğuyor. Sonuç ise 10 yılda yüzde 304’lük fiyat artışı. Gıda grubuna göre 121 puan, genel TÜFE’ye göre 158 puan daha fazla gerçekleşmiş bir fiyat artışı ile karşı karşıyayız.

"Nohutta üretim arttı, fiyatlar düştü"

Nohut üretimi geçmiş yıllarda azdı bu nedenle fiyatı yüksek seyretti ve fasulyenin üzerine çıktı. Ancak 2018’de yüzde 34’lük üretim artışı gerçekleşti. Sonuçta nohutun kilosu aralık ayında 10.5 liraydı. Ocak ayının 20’si itibariyle 7 liranın altına indi. Bir ayda üçte birlik fiyat düşüşü gerçekleşti. Ne kadar üretim, ne kadar tüketim; o kadar fiyat artışına güzel bir örnek.

Zirve ağlattı: "Soğan fiyatları yüzde 543 yükseldi"

Gelelim soğana. Üretim azalmasından kaynaklı fiyat artışı süz konusu. Çünkü 2011 yılına kadar 2 milyon ton civarında veya üstünde üretim varken ve kendi kendimize yeterliyken, sonraki yıllarda giderek bir azalma söz konusu. 2018’de üretim yüzde 9.4 düşmüş ve 2 milyon tonun altına inmiş. Bu nedenle soğanın fiyatı son 10 yılda yüzde 543 ile rekorda. Bu artışla soğan gıda grubu fiyat artışının iki katı daha fazla yükselmiş.

"Asıl büyük sorun sebzede"

Meyvelerde fazla sorun yok. Yüzde 168 ile gıda grubunun 13 puan altında kalmış. Ancak asıl büyük sorun sebzede. 10 yıllık bazda sebze grubu fiyat artışı yüzde 274 ile gıda grubunun 93 puan üstüne çıktı. Ciddi bir fark oluşmuş. Hatta çok şikayet ettiğimiz et fiyatlarının da 62 puan üzerine çıktı.

Yani et tüketenler, sebze tüketenlere göre daha avantajlı duruma geçti. Et fiyatlarının artmasından kaçınanların sığındığı sebze grubu daha fazla arttı.

Sebzedeki artışta ithal edilmemesi mi etkili?

Böyle bir fiyat artışı sebzenin ithal edilemeyişinden de kaynaklanıyor olabilir. İthalat et fiyatlarının hızını keserken, aynı durum sebzelerde söz konusu değil. Çünkü sebze grubu ithalata uygun değil. Hacim fazla, taşıması sorun ve çürüme özelliği var.

Üreticinin etkisi var mı?

Bütün bu fiyat artışlarında üreticinin günahı var mı? Tarım üretici fiyat artışlarına bakınca rahatlıkla “yok” diyoruz. Çünkü son 10 yılda Tarım Üretici Fiyat artışı yüzde 120.3 oldu. Bu oran da tüketici genel düzeyinin 25 puan ve daha da önemlisi perakende gıda fiyatlarının 61 puan gerisinde. Ya da gıda fiyatları son 10 yılda yüzde 100 artarken, bunda üretici tarafının payı yüzde 66 düzeyinde kaldı. Ancak orada da üretim maliyetleri yani gübre, mazot, yem, tohum, su, elektrik, işçilik maliyetleri arttı. Bunu anlayabiliyoruz.

Ticaret tarafının etkisi

Anlamadığımız, fiyat artışlarının üçte birlik ekstra artışına yol açan üretici sonrası ticaret zincirinin durumu.

Çünkü 10 yıl önce üretici dışındaki gıda zinciri bu işlerden yine kar ediyordu. Üretici fiyatlarının yükselmesiyle bu kar marjlarını doğal olarak korudular. Ne oldu da üçte birlik ekstra bir artış ortaya çıktı? 10 yılda ya maliyetleri arttı ya kar marjlarını yükselttiler ki, üretici fiyat artışının yarısı kadar bir fiyat artışını gıda fiyatlarının üzerine eklediler."

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ
Görüş Bildir