Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

1 Mayıs'ta Türkiye'de İşçilerin Durumu

 > -
4 dakikada okuyabilirsiniz

1. Son 12 yılda en az 14 bin 455 işçi iş kazalarında hayatını kaybetti

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi raporuna göre, 12 yılda en az 14 bin 455 işçi yaşamını yitirdi. Raporda, patronların işçi sağlığı önlemlerini almadığı ve bunun iki temel sebebinin olduğu belirtilerek, “Birincisi işçi sağlığı önlemlerinin bir maliyet unsuru olması ve bunun kar oranını düşürmesi. Yani patron için para kazanmak işçilerin canının önünde tutuluyor. İkincisi ise işçi sağlığı önlemlerinin alınması işçinin üretim sürecinde söz sahibi olması ve örgütlülüğü sayesinde olabiliyor. Bu da patronun işyerlerinde keyfiliğinin önüne geçen ve iktidarını sınırlayan bir durum” denildi. Son 12 yılda 14 bin 455 işçinin yaşamını yitirdiği belirtilen raporda SGK ve İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi kayıtları baz alınarak, “2002 yılının son iki ayında 146 işçi, 2003 yılında 811 işçi, 2004 yılında 843 işçi, 2005 yılında bin 96 işçi, 2006 yılında bin 601 işçi, 2007 yılında bin 44 işçi, 2008 yılında 866 işçi, 2009 yılında bin 171 işçi, 2010 yılında bin 454 işçi, 2011 yılında bin 710 işçi, 2012 yılında 878 işçi, 2013 yılında bin 235 işçi 2014 yılının ilk on ayında ise  bin 600 işçi can verdi” denildi. (Kaynak: Sanal Basın)

2. Türkiye ölümlü iş kazalarında Avrupa birincisi, Dünya 3'üncüsü.

Türkiye'de 2014'ün ilk 10 ayında hayatını kaybeden işçi sayısı 1600 olarak belirlendi. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine göre, El Salvador ve Cezayir’in ardından işçi ölümlerinde üçüncü sırada olan Türkiye’de her yıl ölen işçi sayısı bin kişinin üzerinde.

3. En az 893 bin çocuk çalışıyor. 292 bin çocuk yasa dışı çalıştırılıyor.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın güncel 2013 yılı verilerine göre 6-17 yaş arasındaki 15 milyon 247 bin çocuktan 893 bini çalışıyor. 6-14 yaş arasında yasal olmayan bir şekilde çalışan çocuk sayısı 292 bin. Çocukların çalışması eğitim hayatlarını da olumsuz etkiliyor. Söz konusu 292 bin çocuğun yüzde 20’si zorunlu eğitime devam edemiyor. 15-17 yaş grubundaki çalışan çocukların ise yüzde 66’sı okula gitmiyor.

4. Her saat 80, her yıl en az 706 bin iş kazası yaşanıyor.

DİSK tarafından  hazırlanan bir rapora göre Türkiye'de her saat 80 ve yılda toplam 706 bin işçi iş kazası gerçeği ile yüzleşiyor ve her on iş kazasından yalnızca bir tanesi SGK kayıtlarına yansıyor.

5. Türkiye ölümlü iş kazalarında AB'de açık ara lider

Türkiye AB ülkeleri ile karşılaştırıldığında ölümlü iş kazalarında açık ara önde. AB üyesi 27 ülke için ortalama ölümlü iş cinayeti oranı istihdam edilen 100 bin kişi başına 2.1 düzeyindeyken, Türkiye'de bu oran 14.3 ile yedi katını buluyor.

6. İş kazalarının yüzde 90'ı taşeron iş yerlerinde görülüyor.

Araştırmalara göre Türkiye’deki kazaların yüzde 90’ı taşeron işyerlerinde görülüyor. Türkiye'de son 12 yılda en az 14 bin 455 işçi hayatını kaybederken, ölümlerde taşeron işçiliğin yoğun olarak gözlendiği  inşaat, tarım, taşımacılık ve madencilik sektörleri başı çekiyor.

7. Ölümlü iş kazalarının yüzde 97'si örgütlenme özgürlüğünün olmadığı iş yerlerinde

19 Ocak tarihinde yaptığı açıklamada, HAK-İş Federasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan, ölümlü iş kazalarının yüzde 97'sinin örgütlenmenin olmadığı işyerlerinde meydana geldiğini söyledi. İş kazalarının Türkiye'nin ayıbı olduğunu belirten Arslan, Türkiye'de kamuda taşeron işçi meselesinin de istisnalar dışında tümüyle kaldırılması gerektiğini söyledi.

8. Türkiye en kötü sendikalaşma oranı ile OECD sonuncusu

SENDİKAL örgütlenme Türkiye’de en kötü günlerini yaşıyor. Çalışma Bakanlığı verilerine göre 2003 yılında yüzde 57.5 olan sendikalaşma oranı bugün sadece yüzde 9.68. Bu oran Türkiye’yi OECD’de en kötü ülke haline getirmeye yetiyor.

TÜRKİYE’de işçilerin sendikalaşma oranı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verilerine göre yüzde 9.68. Yani 12 milyon 287 bin 238 işçinin sadece 1 miyon 189 bin 481’i sendikalı. Bu oran bizi Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) üyeleri arasında sendikalaşma oranında sondan birinci yapıyor. Çalşıma Bakanlığı Temmuz 2003 istatistikleri 4 milyon 781 bin 958 işçinin 2 milyon 751 bin 670’inin sigortalı olduğunu gösteriyor. Bu demek oluyor ki 2003 yılında sendikalaşma oranı yüzde 57.5 idi.

OECD de üye ülkelerdeki sendikalaşma oranını istatistikleri tutuyor. OECD’deki istatistikler Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın verilerine göre farklı. Nedeni ise OECD’nin ülkelerde sendikalı olup toplu sözleşmeden de yararlanan işçilerin oranını alması. Çalışma Bakanlığı ise sadece o sektörde sendikalı olan işçilerin oranını veriyor. Bu yüzden OECD’de Türkiye’nin sendikalaşma oranı sadece yüzde 4.5 çıkıyor. Bu da OECD ülkeleri arasında Türkiye’yi yine sonuncu yapıyor. Ayrıca bu veri bize Türkiye’de sendikalı olan işçilerin bile yarısının toplu sözleşmeden yararlanamadığını gösteriyor.

9. Uluslararası Çalışma Örgütü: Türkiye'de işçilerin ekonomik büyümeden aldıkları pay azaldı.

ILO'nun raporuna göre, dünyada işçilerin ekonomik büyümeden aldıkları payın azaldığı üç ülke Çin, Meksika ve Türkiye oldu.

Yükselen ekonomiler arasında işçilerin ekonomik büyümeden aldıkları payda artış görülen ülke ise Rusya oldu.

ILO raporuna göre, Türkiye'de işçilerin büyümeden aldıkları pay 1999 yılından bu yana azaldı.

Onedio Gündem'i Facebook'tan takip etmeyi unutmayın!

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
verbaltenses

Hepsinin nedeni 8. madde. Güzel paylaşım, teşekkürler.

tolstoy

mesela neden son 12 yıl? akp'nin iş güvenliği konusundaki karnesinin rezaletliğini biliyoruz ama herhangi bir olayı aktüel siyasete indirgemeden tartışamayacak mıyız biz? bütün ölümleri, kazaları, cinayetleri, felaketleri vs. ideolojinize meze yapmaktan ne zaman vazgeçeceksiniz?

ef-ef

Ya Tolstoy her haberin altında mutlaka bir karşı görüşünü okuyorum.Dediğin çoğu şey de benim görüşlerime göre yanlış.Olsun.Saygı duyarım.Ama şu yazdığına maalesef ben de katılıyorum.son 12 yılı baz almamız bir haber yapılacaksa doğru değildir.Ancak güzel arkadaşım, 12 yıldır bu hükümet başımızda.12 yıl önce yapılan hatalar hala yapılmaya devam ediyorsa, demekki bu düzenin gidişatında bir sıkıntı var demektir.Yani benim tutupta bunun için 12 yıl önceki hükumeti eleştirmem baya bir mantıksız ve kayıt dışı olur.Geçmişte yaşamıyoruz önümüze bakıyoruz.Ve önümüz çok karanlık...

tolstoy

zaten belirttiğim gibi akp hükümeti döneminde iş ve işçi güvenliği konusunda vs. atılması gereken adımlar atılmadı ve karne kötü. ama her seferinde bu tarz olayları 12 yıl öncesinden başlatarak haber yapmak bende asıl meselenin bağcıyı dövmek olduğu izlenimini uyandırıyor. elbet bu döneme de odaklanılmalı ama öncesi de atlanmamalı.

redwyn

Bunların hepsi cahillikten.Okuma yazma oranının düşük olmasından.Bilgisiz cahil bir toplumdayız ne yazıkki.Bundan 20-30 yıl önce kız kısmı okumaz diyen bbir milletiz.Hah-h bu düşünceden çıkmamış kesimde var hala.Ahh ah eski nesil yok olsa belki düzelebiliriz..

Başlıklar

1 MayısAvrupa BirliğiÇinRusyaSGK
Görüş Bildir