#Gaziantep: 'Kuş Cıvıltılarını Vurdular'...

 > -
4 dakikada okuyabilirsiniz

Gaziantep'te cumartesi gecesi Şahinbey ilçesine bağlı Akdere mahallesinde düzenlenen terör saldırının ardından, bölgede yaşayanlar saldırının şokunu hâlâ atlatabilmiş değil. Mahalle, kozmopolit yapısıyla pek çok etnik kökenden vatandaşa ev sahipliği yapıyor. Mahalle sakinlerinden biri, ‘Anlamasam bile beşten fazla dil konuşuluyor kuş cıvıltısı gibi, işte onu vurdular’ diyor. Al Jazeera muhabiri Abdülkadir Konuksever izlenimlerini aktardı.

Cumartesi gecesi düzenlenen terör saldırısının yapıldığı yer

Al Jazeera'den Abdülkadir Konuksever'in izlenimlerini aktardığı habere göre 50'den fazla kişinin yaşamını yitirdiği ve çok sayıda kişinin de yaralandığı terör saldırısının ardından, bölgede yaşayanlar yaralarını sarmaya çalışıyor.

Konuksever'in aktardığına göre sokaklar her zamankinden daha tenha; alışveriş merkezleri ile tarihi çarşılar ‘kalabalık’ demeye yetmeyecek sayıda insanla günü geçirmeye çalışıyor. Kentin tarihi ve UNESCO Gastronomi Listesi’ne giren mutfağının müdavimi turistleri taşıyan tur otobüsleri ise görünür değil.

Bu gerginliğin en yüksek seviyede yaşandığı yer bombanın patlatıldığı Şahinbey ilçesine bağlı Akdere Mahallesi. Sokaklar kentin diğer yerlerinin aksine kalabalık. İnsanlar patlamanın yaşandığı yeri yakından görmek üzere mahalleye gelmişler. Kimi bir üst sokaktaki taziye evinde başsağlığı dileğinde bulunmak için kimi de meraktan sokaklarda dolaşıyor. Patlamanın yaşandığı sokaktaki tüm duvarlar şarapnel parçalarının açtığı deliklerle dolu. Mahallenin sakinleri bu meraklı kalabalığı evlerinin kapısının önünde izliyorlar.

'O saatten beri elim iş tutmuyor'

Mehmet Kardaş olayın şokunu hala yaşıyor.

Kalabalığı izleyenlerden Mehmet Karadaş patlama olduğu sırada yaklaşık elli metre uzaklıktaki bir üst sokaktaymış. Patlama ile birlikte koşarak geldiği sokakta gördüklerini şöyle anlatıyor.

“Ses gelince olduğum yerde sarsıldım. Kendime geldiğim gibi patlamanın olduğu yere koştum. Herkes yerlerdeydi. Kimi yaralıydı, kimi çoktan hareketsiz öylece yatıyordu. O saatten sonra rüyadaydım sanki, yaralıları kapıp arabalara bindiriyorduk. Ambulanslar henüz gelmemişti. Sonra ambulanslar gelince her bir araca üç dört kişiyi bindirdik. Çok yaralı vardı. İnanın bunalıma girdim, o saatten beri elim iş tutmuyor ve ağzıma daha bir lokma koymadım. Midem almıyor. Allah IŞİD’in belasını versin, bunu onlar yaptı.”

'İnsanı insana düşman etmek için burada patlattılar'

Güllü Çetin saldırının insanlarının huzurunu hedeflediğini anlatıyor.

Güllü Çetin Beybahçe Mahallesi’nde yaşıyor. Ona göre bombanın burada patlatılmasının bir amacı var.

“Oğlum burada kimsenin kimseye zararı olmaz. Herkes kendi halindedir. Kürt, Türk, Zaza, Arap ve Aleviler yoğunluktadır burada. Ülkeyi karıştırmak ve insanı insana düşman etmek için burada patlattılar. Peki ne oldu, bak hepimiz sokaktayız ve ölülerimize ağlıyoruz. Hepimiz bu ülkede ve tek bayrağın altında yaşıyoruz. Öyle yapmaya da devam edeceğiz, kimse kimseye düşman olmayacak.”

'Buradaki her insan bizim insanımız'

İzzettin Gümüştekin saldırıda dayısını ve iki yeğenini yitirmiş.

İzzettin Gümüştekin patlamada dayısını ve iki yeğenini kaybetmiş. Siirt Pervari’li olan Gümüştekin 17 yıldan beri yaşadığı mahallesinde meydana gelen bu olaya hâlâ inanmakta güçlük çekiyor.

“Patlamada en çok bizim akrabalar, bizim köyümüz kayıp verdi. Benim dayım ve iki yeğenim öldü. Diğer ölenler de şöyle veya böyle akrabam. Patlama olduğunda çok yakındaydım. Barut gibi pis bir koku vardı. Soğukkanlı olmaya çalıştım. Parçalanmış insanları kaldırırken bir yandan da görmemeye çalışıyordum. Gözlerimden yaş boşalıyordu. Arkadaşlarımı, akrabalarımı, tanışları sırtlayıp araçlara taşıdım. Ölü bir kız çocuğu gördüm yerde, başında öylece kaldım. Kolu dikkatimi çekti, parlak metal bir parça saplanmıştı. Biri gelip beni tokatlayınca kendime gelebildim. Bakın 17 yıldır burada yaşıyorum. Bir fabrikada çalışıyorum. Buradaki her insan bizim insanımız, Kürt'ün Türk’ten, Türkün de Kürt’ten farkı yok.”

'Bakmaya dayanamadım'

Kemal Kaplan işçi emeklisi bir mahalleli. Düğünü kapısının önünde oturarak izleyen Kaplan gördüklerini şöyle anlatıyor.

“Millet oynuyordu, müzik sesi vardı. Oynayanları izliyordum, halay çekiyorlardı. Sonra orta bir yerde kara bir duman çıktı ve kulakları sağır eden bir patlama oldu. Gözlerime inanamadım. İnsanlar üst üste yığıldı; kiminin kolu yok, kiminin bacağı. Bakmaya dayanamadım. Kaçıp gitmek istedim ama kalıp insanımıza yardım etmeye çalıştım. Bir daha öyle bir şey yaşamak istemem, kesinlikle istemem.”

'Bunlar nasıl vicdansız, nasıl aşağılık insanlar'

Bülent Boylu saldırı ile kuş cıvıltılarını yok etmek istediklerini söylüyor.

Bülent Boylu, patlama anını görenlerden. O günden beri gözünü daha kırpamadığını söyleyen Bülent Boylu, bütün tertibin insanları birbirine düşürmek üzere kurulduğunu söylüyor.

“Düğünü izliyordu herkes, patlamayla yeğenimin bacağına da şarapnel parçası saplandı. Böyle bir şey olamaz, böyle bir görüntü olamaz. 12 yaşında çocuk gözlerimin önünde çırpına çırpına can verdi. Bunlar nasıl vicdansız, nasıl aşağılık insanlar. Burayı Suriye yapmak istiyorlar ama burası Suriye olmaz. Bizim sokakta Kürtler, Aleviler, Zazalar, Türkmenler, Araplar, Türkler var. Herkes kendi dilinde konuşur sokakta, anlamam ama bana kuş cıvıltısı gibi gelir işte bu adamlar gelip o cıvıltıları vurdular. Bizim en iyi komşularımız Kürtler. Çok dürüst insanlar, hiç kimsenin kimseye zararı yok. Birbirimize yemek götürür getiririz. Kahvehanede oturur birlikte oyun oynar, düğünlere gideriz. Daha aramızda tek bir kavga olmamışken getirip bir bomba patlatarak bizi birbirimize düşüremezler.”

YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

IŞİDSuriyeTerörmüzikoyun
Görüş Bildir