Görüş Bildir

"Anadolu'yu Sevmiyorum Çünkü..." Başlığıyla Bir Edebiyat Dergisinde Yayımlanan Yazı Hem Tepki Hem Destek Gördü

Anasayfa > Cafe

Her gün en az bir linç gördüğümüz sosyal medyada bugünün konusu Anadolu'yu ve insanını sevip sevmemek...

Başlığı okuduğunuz anda pek çoğunuzun aklına ilk gelen şarkıyla başlıyoruz: Sen ne güzel bulursun, Gezsen Anadolu'yu!

Başlığı okuduğunuz anda pek çoğunuzun aklına ilk gelen şarkıyla başlıyoruz: Sen ne güzel bulursun, Gezsen Anadolu'yu!

Billur ırmaklarından buzdan kaynaklarına, hoş topraklarına ve hatta insanına kadar her şeyin övüldüğü Anadolu, yani bu topraklar bugün bir tartışmanın odağına yerleşti.

Çocuk Edebiyatı Tercüme Ofisi'nin "Yanlışlıkla Büyüyen Çocukların Dergisi" şiarıyla çıkardığı ÇETO'da Rüveyda Sebzevari mahlaslı yazar Anadolu'yu neden sevmediğini anlatan bir yazı kaleme aldı.

Çocuk Edebiyatı Tercüme Ofisi'nin "Yanlışlıkla Büyüyen Çocukların Dergisi" şiarıyla çıkardığı ÇETO'da Rüveyda Sebzevari mahlaslı yazar Anadolu'yu neden sevmediğini anlatan bir yazı kaleme aldı.

'Eee bunda ne var ki?' diyebilirsiniz ama sonuçta sosyal medyada hakim olan linç kültürü bu tip yazıları ve yazarları bir şekilde hedef gösterebiliyor. İşte bu yazı da o lince maruz kaldı. 

Peki Rüveyda Sebzevari ne yazdı?

"Özel hayat diye bir kavram yoktur, herkes herkesin hayatının neredeyse merkezindedir."

"Özel hayat diye bir kavram yoktur, herkes herkesin hayatının neredeyse merkezindedir."

Aslında bir süre bu topraklarda yaşayan herkesin fark edebileceği bir gerçeği yazan Rüveyda Sebzevari, şöyle devam ediyor:

'Özel hayat olmadığı için herkes her an birbirine karşı bir beklenti (davet, yardım, vs.) içerisindedir. Beklentiler kamuya ilan edilemeyecek özel sebeplerden ötürü karşılanmıyorsa, beklenti sahibi mutlaka kırılır.'

"Hatasını anlayan azdır, hatasını düzeltmek adına özür dileyen daha azdır, kendisine dilenen özrü karşılayacak olgunluğa sahip insan çok daha azdır."

"Hatasını anlayan azdır, hatasını düzeltmek adına özür dileyen daha azdır, kendisine dilenen özrü karşılayacak olgunluğa sahip insan çok daha azdır."

Herkesin bir iç acısı, derin yarası, yaşanmamış bir hayatı, yıllarca içlerinde saklı kalmış bir kırgınlığı olduğundan bahseden yazar, kimsenin başkasının acısına karşı toleranslı olmadığını anlatıyor: 'Ama herkesten kendi acısına karşı toleranslı olmalarını bekler. Yaşça büyük olmak yargı dağıtmak için, yaşça küçük olmak cahil sayılmak için yeterlidir. Kimse bir başkasına duyduğu sevgiyi açıkça dile getiremez.'

Yazının bir kısmı ÇETO dergisinin Twitter hesabından paylaşıldıktan sonra tabiri caizse kızılca kıyamet koptu...

Yazının bir kısmı ÇETO dergisinin Twitter hesabından paylaşıldıktan sonra tabiri caizse kızılca kıyamet koptu...
twitter.com

Yazıdaki Anadolu'yu sevmeme nedenlerinden tutun üsluba kadar pek çok konuda eleştiri geldi. İşte o yorumlar...

👇

👇
twitter.com

👇

👇
twitter.com

👇

👇
twitter.com

👇

👇
twitter.com

👇

👇
twitter.com

Tabii ki kendisine bol bol destek de geldi...

Tabii ki kendisine bol bol destek de geldi...
twitter.com

👇

👇
twitter.com

👇

👇
twitter.com

👇

👇
twitter.com

👇

👇
twitter.com

ÇETO dergisi tepkilerin ardından paylaşımını kaldırdı, yazının bir kısmıysa burada kaldı. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

ÇETO dergisi tepkilerin ardından paylaşımını kaldırdı, yazının bir kısmıysa burada kaldı. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Yorumlarda buluşalım...

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
152
30
19
9
5
5
1
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?