Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Yasakların, Sansürün ve Kısıtlamaların Ters Etki Yaratması Durumu: Streisand Etkisi

-
3 dakikada okuyabilirsiniz

Bir şeyi yapmanız yasaklandığında o davranışı gerçekleştirmeye yönelik isteğinizin arttığını fark etmişsinizdir. Peki kısıtlanan şeyler neden çekici geliyor, neden daha çok yapılmaya başlıyor, sansür niye ters etki yaratıyor?

Bu soruların cevapları için hemen Streisand Etkisi'ne göz atalım.

Öncelikle bu terimin çıkış noktasına dönelim.

Terim oldukça yeni, nitekim sadece 13 yıl öncesine, 2003'e dönüyoruz. Kıyıların yalılar nedeniyle nasıl zarar gördüğünü belgelemek için Kaliforniya kıyılarına ait 12 bin civarında fotoğraf çeken Kenneth Adelman, bu fotoğrafların bir kısmını internet ortamında yayınlamaya karar veriyor.

Şarkıcı ve oyuncu olan Barbra Streisad, yayınlanan fotoğraflar arasında kendi evinin görüntüsü olduğunu da fark ediyor.

Herkesin ulaşabileceği bu fotoğrafa özel mülkiyet hakkını ihlal ettiği gerekçesiyle dava açan Streisand, yalnızca fotoğrafın kaldırılmasını değil, yanında 50 milyon dolarlık bir tazminatı da istiyor.

Olaylar da tam bu noktada patlak veriyor.

Dava açılınca, medya konuya büyük ilgi gösteriyor. Zamanla davayla ilgili birçok bilgi türlü medya kuruluşlarınca sürekli şekilde yayınlanıyor. Hal böyle olunca, dava internet kullanıcılarından yoğun bir ilgi görüyor. Kaldırılması için dava açılan fotoğraf yüz binlerce kişi tarafından tıklanıyor.

Bu noktada çok ilginç bir detay mevcut.

Nitekim, kaldırılmasına yönelik dava açılmasından öncesine kadar fotoğraf toplamda sadece 6 kez indiriliyor; üstelik bu indirmelerden 2 tanesi de Streisand'ın avukatına ait. Dava açıldıktan sonraysa bir ay kadar kısa bir sürede fotoğraf yüz binlerce insan tarafından bilinir hale geliyor; dolayısıyla sansür çabası hiç beklenmeyen ters bir etkiyle karşılaşıyor.

Böylece bu olay literatüre "Streisand Etkisi" olarak geçiyor.

Bu olay net bir şeyi de ortaya koyuyor: Yasaklar, kısıtlamalar ve sansür denemeleri sonucunda gizlenmeye çalışılan şey daha çok insan tarafından merak ediliyor ve aksine giderek popüler hale geliyor. İnsan, kendisinden kısıtlandığını anladığı şeye karşı, türü fark etmeksizin büyük bir ilgi duymaya başlıyor; bu nedenle Streisand gibi sansür uygulamaya çalışan bir çok kişi ve kurum da olayın neticesinde daha büyük kitleler tarafından bilinir hale geliyor.

Dünyadan başka bir örnek daha verelim hemen.

Yıl 2006. Brezilya'da yaşayan bir manken, erkek arkadaşıyla plajda seviştiği görüntülerin olduğu bir video nedeniyle Youtube'u Brezilya'da erişime kapattırıyor. O zamana kadar bin kişi tarafından bile izlenmemiş olan bu video, erişimin engellediğinin tüm medya kuruluşlarında yer almasıyla birlikte çığ gibi büyüyen miktarlarda tık alarak dönemin en popüler videolarından biri haline geliyor.

Ülkemizde de malum yasaklar ve sansürler bol bol uygulanıyor, bir örnek de kendimizden verelim o halde.

Bunun için çok da uzak bir geçmişe gitmeye gerek yok. Nitekim daha 2 yıl önce, 2014 Mart'ında Twitter'a erişim yasağı getirilmişti; ancak yasak sonrası Twitter kullanımı gözle görülür biçimde arttı. Sırf engeli aşmış olmak için milyonlarca kişi normalde girmediği halde Twitter'a giriş yaptı.

Yani Streisand Etkisi için kısaca "kısıtlanan bilginin ve yasaklanan şeylerin daha fazla ilgi uyandırması" diyebiliriz.

Çünkü, insan doğası gereği merak eden bir tür. Nitekim küçük bir çocuk bile, bir şeyi gizlediğini belli ederse o şeyin karşısındakilerde daha büyük bir ilgi uyandıracağını bilir. Dolayısıyla artık kişi ve kurumların yasakların ve sansürün işe yaramayacağını, hatta kendileri adına daha olumsuz sonuçlar doğuracağını anlamaları gerekiyor.

Bu arada "Streisand 50 milyon dolar istediği davayı kazandı mı bari?" diye merak edenleriniz varsa diye ekleyelim: Hayır, kaybetti. Hatta üstüne de 155 bin dolarlık ödeme yapmak zorunda kaldı. 

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
iljinbae

En çok merak ettiğim yer "Bu arada "Streisand 50 milyon dolar istediği davayı kazandı mı bari?" diye merak edenleriniz varsa diye ekleyelim: Hayır, kaybetti. Hatta üstüne de 155 bin dolarlık ödeme yapmak zorunda kaldı. "

emrec

Tecrübe edinme hevesi denmeli bence. çünkü tecrübe ettiğin birşey sonradan yasaklansa dahi ilgi duymuyorsun ama tecrübe etmediğin bir şeyin yasaklanması o konuyu/maddeyi vs daha değerli kılıyor ve kişinin ilgisi artıyor. olay bundan ibaret diye düşünüyorum. Kısa bir örnekle Evinizin 100m ilerisindeki araziye girmek yasaklansa(sürekli girip bildiğiniz bir yer) sizin oraya girme hevesiniz kabarmaz ama o araziye hiç girmemiş kişilerin akınına uğrar

betul-leyla-suayyiplar

terör saldırılarında yapabildikleri tek şey internete erişimi engellemek olan bir devlet için ne güzel bir galeri

xari-vi-kashwakamak

"Sırf engeli aşmış olmak için milyonlarca kişi normalde girmediği halde Twitter'a giriş yaptı" bunu yapanlardan biri bendim :DdD:Dd:D

lisami

Baskıyla, cezayla, kısıtlamayla kim ne elde etmiş ki şimdiye kadar? En basit örnek çocuklar ve aileleri olabilir bu konuda belki. İnsan, yapısı gereği bu tür baskıların ve kısıtlamaların tam tersi şekilde hareket etmeye daha meyilli. Bu tür şeyler zaten çözüm olsaydı, -dikdatörlerden örnek vermek gerekirse- geçmişte yaşayan dikdatörlerin, en sevilen insan konumunda olması ve halkları tarafından değilde kendi eceliyle ölmesi gerekirdi zaten.

FACEBOOK YORUMLARI

Başlıklar

Adriana LimaBrezilyaTwitterYoutubeolay
Görüş Bildir