Toplanın Anlatıyorum! Gereksiz Harcama Yapmayı Nasıl Bıraktım?

-

Efendim ülkenin ekonomik durumu herkesin malumu. İstemeyerek de olsa kemer sıkmak gerekiyor. Ben de şans oyunlarına veya havadan gelmesi muhtemel hayali paralara bel bağlamadan gereksiz harcama yapmayı nasıl bıraktığımı açıklıyorum.

Hazır mıyız?

Öncelikle şu basit matematik denklemiyle başlamak lazım. Gider gelirden fazla olmamalı.

"Bu mu şimdi çözüm?" diyenler olabilir. Ancak gereksiz harcamalarımızın çoğunu bu denkleme riayet etmediğimiz için yapıyoruz.

Kredi kartı denen şeytan icadıyla başladım işe...

AVM'de gezerken, netten sipariş verirken ne güzel değil mi? Gir numarayı, şifreyi ya da o siyah bandı posttan geçir. Hop. İstediğine sahip oldun. Resmen bedava para veriyorlar. Değil mi?

Değil! Eğer ekstreyi tamı tamına yatırmazsanız zaten sizin olmayan paraya bir de sizin olmayan paranın faizi ekleniyor. Asgariyi yatırmanız da bu durumu bozmuyor. Yani ödediğiniz asgari tutar size sadece bir sonraki aya borçlanma imkanı veriyor.

Bu yüzden de döngüyü kırdım.

Evet bu zorlayıcı olabiliyor ama bir şekilde (sağdan soldan buluşturup veya ihtiyaçlarını minimuma indirerek) tam tutarı yatırdığında bir şeylerin düzene girdiğini göreceksin. Ertelemek bankaya kazandırır. Demin de dedik ya; zaten para senin değil, bir de onun borcunu sırtlanıyorsun. İlk adım olarak bundan kurtuldun. Tabii süreklilik de önemli.

Kredi kartını yanımda taşımayı bıraktım.

Etkili de oldu. O kabus gibi gelen hesap kesim tarihinde ekstreye göz atmak moral bozabilir. Daha sonra da meraktan neymiş günahımız diye baktığımızda yaptığımız gereksiz harcamaları görürüz. Bunun sebebi de kredi kartının sürekli yanımızda olması ve psikolojik olarak cebimizden para çıkmaması.

Kartı neden yanıma almıyorum? Diyelim ki bir yere gittik yemeğe. Baktın hesap kafandakinden fazla geldi. Ne yapıyorsun? Kart bedava (!) olduğu için garsondan sokakta kalmış ıslak yavru köpek bakışıyla post cihazı istiyoruz. Ancak acısı hesap kesim tarihinde çıkıyor. Ekstreye bakıyoruz ki KARDEŞLER LOK. SAN. İNŞ. LTD. ŞTİ adına çoktan unuttuğumuz üstüne sifonu çektiğimiz bir hizmetin bilmem kaç liralık bedeli. Bu yüzden kartı cüzdanımızda taşımıyor, nefsimize hakim olup kart belasından kurtulana kadar nakit çalışıyoruz.

Online alışverişi bıraktım.

Keşke sınırsız gelirimiz olsa da haftanın fırsatlarını, günün fırsatlarını, %3252729202 indirimli ürünleri sanal sepete atabilsek. Ancak bu çok az kişi için geçerli ve sen de bu içeriği okuyorsan böyle sınırsıza yakın bir gelirin yok demektir. Evet, mağaza fiyatlarından nispeten daha ucuz, ürün çeşidi bol. İstediğin ürün ayağına geliyor. Bu da doğru. Ancaaaak... Psikolojik olarak cebinden para çıkmadığı için bedava ürün almış gibi hissediyorsun. Üstelik gerekli olarak gördüğün şeylerin yanında sırf avantajlı diye aldığın ürünlerin de ekstrede hoş bir seda olarak kalacağından şüphen olmasın...

Tamirci onarımcı diye bir olguyu yeniden keşfettim.

Planlı eskitme diye bir olay var. Doğru. Bazı elektronik firmaları para ödediğiniz cihazı yıllarca kullanmanızı istemiyor. O da doğru. İstemeseniz bile yeni teknolojiler günlük hayatta işimizi görüyor. Ona da hak veriyorum. Yalnız... Çağımız insanının kötü alışkanlıklarından biri de içgüdüsel olarak bozulsa da yenilesek düşüncesi. Bu yanılgıya hiç düşmüyoruz. Amaaan yenisi tamir masrafına değmez diye düşünmüyoruz.

Hatta İstanbul'da olanlara bir kıyak geçeyim. Moda'da Repair Cafe'de bozulan ürünlerinizi ücretsiz bir şekilde tamir ettirebilirsin.

Terzi kavramıyla yeniden tanıştım.

Terziler yetenekli insanlar. Atmak için bahane aradığınız şeyleri götürdüğünüzde sihirli bir şekilde yeniden hayata kazandırma yeteneğine de sahipler. Bunu biliyor olabilirsin ama uygulamadığın da çok açık.

Satın almadan önce ufak bir muhasebe

Bir şey satın almadan önce alacağın şeyin kaç günlük veya kaç saatlik emeğine karşılık geldiğini düşün. Değer mi diye muhasebe yap. Değer diyorsan paranı harca...

Son olarak da "Buna gerçekten ihtiyacım var mı?" diye düşünmeyi öğrendim.

En önemlisi de bu. Alışverişe çılgınlık yerine ihtiyaç gidermek için çıkmak en iyi yöntem.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
atticus-fetch

Sistem senin borçlanmana göre kurulmuş. Sen borçlanmasanda senin yerine devletin borçlanıyor. Bu borcun faizi sana enflasyon olarak yansıyor. Maaşın değişmiyorsa bir noktada sen de borçlanmak zorunda kalacaksın. O nedenle acil ihtiyaç için tutulması mantıklı aracı harcama yerine acı gün dostu olarak cüzdanda bekletmek daha iyi fikir. Acil durumdan kastım çizme telefon değil, yaşamsal ihtiyaç, sağlık, yolda bir yerde parasız kalmak gibi.

iluvraspberry

Gerçekten buna ihtiyacım var mı? :-)

vuhu-kuhu

cevap çok basit gereksiz şey almayarak

necla.toker

Hepimize allah sabırla kurtarsın:(

benmutlu

"Buna gerçekten ihtiyacım var mı" sorusuna cevap vermek zor. "Gerçekten" kelimesi net bir sınır ifade etmiyor. Ben şöyle bir yol izliyorum. Diyelim ki bir ayakkabı beğendim. 500 Lira. Hayal ediyorum, birisi bir elinde ayakkabı diğer elinde de 500 lira tutuyor. Bana "birini seç" diyor. Eğer parayı tercih ediyorsam demek ki; 500 liraya o ayakkabıdan daha fazla ihtiyacım var.

Başlıklar

İstanbulKredi Kartıolay
Görüş Bildir