Somalı Kadınların 'Oya'lı Hayat Mücadeleleri

 > -
3 dakikada okuyabilirsiniz

İki yıl önce Soma’da meydana gelen maden faciasında 301 madenci hayatını kaybetmişti. Zaman facianın izlerini kamuoyu hafızasından sildi, açılan kamu davası ise ağır aksak işliyor. Geride her şeye rağmen yaşama tutunmaya çalışan eşlerini, babalarını kaybetmiş ya da eşleri sakat kalmış, yaralanmış yüzlerce kadın ve çocuk var. Soma şimdi bu kadın ve çocukların yaşam mücadelelerine tanıklık ediyor.

Faciadan bu yana Türkiye’nin dört bir yanından modacılar, üreticiler, sivil toplum kuruluşları, bu kadınların el emeklerini değerlendirebilmek adına Soma’da bir dizi çalışma yaptı. 

 Al-Monitor'den Sibel Hürtaş'ın haberine göre bu çalışmayı yapanlardan biri de Amerika’daki Anatolian Artisans kuruluşu. Kuruluşun buradaki çalışmasında küçük bir fark var. Onlar yaşamlarını yitiren madencilerin değil kazadan yaralı kurtulup da iki yıldır adeta yaşayan birer ölüye dönüşmüş madenci ailelerine el uzattı.

'Somalı çocuklar da üretim aşamasında annelerin yanında yer alıyorlar'

1999 yılından bu yana Türkiye’deki düşük gelirli kesimlere sürdürülebilir gelir sağlamak amacıyla projeler yapan Anatolian Artisans’ın kurucusu Yıldız Yağcı, Al-Monitor'e yaptığı açıklamada, Soma’da neler yaptıklarını şöyle anlatıyor: 

“Soma faciasından sonra aileler için bir şeyler yapmak istedik. Yazar Pelin Batu, Ayşe Alver ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ile irtibata geçtik. ABD’deki hayırsever kuruluşları Turkish Philanthropy Fund ve The Poverty Alleviation Fund’dan fonlar alarak Soma’daki kadınlar için bir atölye kurduk. Atölyeye uluslararası tasarımcılar getirerek, kadınlara dünya standartlarına göre eğitim vermeye başladık. Kadınlar bugüne kadar küçük çantalar, cüzdanlar, hayvan kuklaları, kolye ve bileklikler yaptılar. Son atölye çalışmasında ise organik kotondan şallar, kolyeler yapıldı. Ürünlerde kadınların genç yaştan itibaren yapageldikleri geleneksel oya, nakış, dikiş gibi becerileri kullanılıyor, bunlar dünya pazarlarında satılacak çağdaş ürünlere uygulanıyor.”

Bu arada Somalı çocuklar da üretim aşamasında annelerin yanında yer alıyorlar. Yağcı, tasarlanan cüzdan ve çantaların üzerinde madencilerin çocuklarının çizdiği resimlerin nakışlarının olduğunu, her çocuğun ismi ve yaşının da resmin altında yer aldığını söylüyor. Zaten en çok satılan ürünler de bu ürünler oluyormuş.

'Peki, ne oldu ölmeyenler? İşsiz kaldılar, hiçbir yerde iş bulamadılar...'

Soma’daki kadınlardan biri Hüsniye Aydın. Kendisi maden faciasında bir yakınını kaybetmemiş, kadınları bir araya getirmek adına bu projeye dâhil olmuş, şu an 22 kadının çalıştığı atölyenin şefi. 

Atölyede çalışanların hemen hepsinin eşi faciadan yaralı kurtulanlar. Devlete ve maden şirketine açtıkları davalar halen devam ettiği için basına konuşmak istemiyorlar. 

Onların adına Al-Monitor’a konuşan Hüsniye Aydın Somalı kadınların durumunu şöyle anlatıyor: 

“Buradaki kadınların durumu gerçekten çok kötü. Eşleri maden faciasından yaralı kurtulmuşlar. Ölmedikleri için tazminat alamadılar, eşleri ölmediği için hiçbir yardım alamadılar. Peki, ne oldu ölmeyenler? İşsiz kaldılar, hiçbir yerde iş bulamadılar. Saatlerce orada kalıp, arkadaşlarının ölümünü gördüler, psikolojileri bozuldu. Yıllarca tedavi gördüler, bu nedenle de çalışamadılar. Mesela bir arkadaşımızın eşi madenden en son çıkarılan yaralı, tam 10 saat orada kaldı. Çıktıktan sonra iş bulamadı. Şimdi bu kadınlar, burada küçük işler yaparak ailelerini geçindirmeye çalışıyorlar. Onlar ölmedi ama bir bakıma yaşarken ölüme mahkûm edildiler.”

Somalı kadınlara bir destek de dünyaca ünlü heykeltıraş Nadia Arditti’den geldi

Habere göre 2 Nisan’da Washington DC’deki Nihal Keçeci Galerisi’nde heykellerini sergileyecek olan sanatçı gelirinin bir kısmını Soma projesine bağışlayacak. 

Arditti şunları söylüyor: “Sergimde ay ışığı ve iyimserlik temasında heykeller var. Bir de ‘haberci kuşlar’ var. Soma kadınlarına iyi haberler getirmesi dileği ile bu temayı seçtim. Heykellerin satışından bir kısmını kadınların çalıştığı Soma’daki atölyeye bağışlayacağım. Bu atölyeler işsiz ve evsiz kalan kadınlar için çok önemli. Ben onlara direk maddi destek verilmesindense meslek öğretmenin ve bu atölyelerin çoğaltılarak, çalışmalarının daha verimli olduğunu düşünüyorum.”

Kaynak: Sibel Hürtaş | Al Monitor

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Amerika Birleşik DevletleriAydınSomadizikadınlar
Görüş Bildir