Sinema ve Televizyondan 11 Çarpıcı Örnekle Kadın Düşmanlığı

 > -

Şimdiden bazılarınızın 'Sinemada kötü kadın karakterler olamaz mı?', 'Hiç kadın karakter eleştiremeyecek miyiz?' , 'Siz de her şeyi feminizm üzerinden algılıyorsunuz.' dediğinizi duyar gibiyiz. Biraz olsun ön yargıları kırmak, kadın hakları savunucularının 'kadın düşmanlığı' derken tam olarak neyi kastettiğini anlatabilmek için bir kaç keskin örnek seçtik, hem de en sevdiklerinizden. Esas olarak kötü kadın karakterlerden değil kötü kadınlık kavramından rahatsız olduğumuzu, ekranda her gün, her an kötülenen aşağı görülen ve şiddetin bir çok türünü normalize eden bu bakışın bir gün daha çok insanı rahatsız edeceğini umuyoruz. Fakat ne zaman ki aynı suçları işlemiş erkek karakteri sevip kadın karakterden nefret ettiniz o zaman anlayın ki izlediğiniz film kadın düşmanı bir filmdir ve maalesef haksızlık yaratılan bakış  açısıyla başlar.

1. James Bond

James Bond tarafından yatağa atılıp devamında yüzüne bakılmadan terk edilen kadın sayısı, Kurtlar Vadisi'nde ölen karakter sayısı kadar oldu neredeyse. Kadınlar Bond'u görür görmez damarlarına seks ilacı zerk edilmiş gibi deliriyor, O'nun olmak için yarışıyorlar.  Son derece sempatik, yakışıklı, güçlü ve çekici tasarlanmış Bond karakteri; ilişkilerde tutunamayan, kadın düşmanı, sıkıntılı bir insanken sahneden seyirciye yarı tanrı bir imajla iniyor. Aşağılanan, horlanan, cinsel obje olarak görülen kadınlarla ilgili hiç bir sıkıntı hissetmiyoruz izlerken. Yakışıklı, başarılı ve çekiciyseniz kadınlar gelir ve gider diyor film kısaca size.

2. Straw Dogs 1971- Köpekler

Bir adam sessiz ve sakin bir mizaca sahip olabilir, karısı da son derece çekici ve güzel olabilir. Yanıldınız olamıyor! Çiftlikteki işçileri kısacık ve seksi giyinerek yoldan çıkaran seksi eş,  tecavüz sahnesinde kocasından göremediği güç ve kudreti görünce neredeyse zevk alıyor. İşler burada da bitmiyor. Kahramanımız erkeğe aşırı üzülüyor, olanlar için karısını suçluyorken birden erkek karakterimiz GERÇEK BİR ERKEK olmaya karar veriyor ve hepsine gereken cezayı veriyor. Erkeklik yine kazanıyor. Kadınların tecavüzden hoşlanabileceği, erkeklerin tecavüz ve saldırı için tahrik edilmesi gerektiği gibi mesajlar hiç midemizi bulandırmayacakmış gibi arsız bir rahatlıkla veriliyor.

3. Gone Girl

Film yayınlandığı günden beri bir çok tartışma yarattı. 'Filmde nerede kadın düşmanlığı var!' diyenler için özet geçeyim. Filmdeki ana kadın ve erkek karakterin ikisi de beş para etmez karakterlerken filmin sonunda kendinizi sadece erkek karaktere acırken buluyorsunuz. Adamın yaptıklarını tamamen unutuyorsunuz. Filmdeki diğer kadın karakterler ya zekası düşük komşu ya da cinsel obje olarak erkek karakterin zayıf karakterli sevgilisi. İki tane makul karakter var kadınlar arasında. Biri polis diğeri erkek karakterin kız kardeşi. İkisinin de ortak özelliği ise MASKÜLEN ERKEK GİBİ KADINLAR olmaları. Yeterince açıklayıcı olmuştur sanırım.

4. Last Tango in Paris

İhtiyar bir çapkının genç bir kadınla Paris'te yaşadığı tutkulu bir aşka sevdiğine tecavüz etmenin eşlik ettiği gerçek bir romans. Filmdeki tecavüz sahnesinin kadın oyuncuya  sorulmadan bir anda baskı ve ısrarlarla çektirildiği ile alakalı ek bir bilgi de mevcut. Hem kamera arkası hem kamera önü; baştan sonra kadın düşmanı cinsiyetçi ve ayrımcı bir filmdir.

5. The Shining

Wendy Torrance karakteri için ne söyleyebiliriz hiç bilmiyoruz. Film boyunca tam bir aptal gibi sadece çığlık atıp etrafta koşturuyor. Filmdeki kimse delirmiş bir kocadan kaçan ve çocuğunu kurtarmaya çalışan bir kadın göremiyor. İlginç bir şekilde Wendy Torrance kurban olduğu halde sinema tarihinin en itici ve sevilmeyen karakterleri arasına giriyor. Sonra yok efendim bu filmde kadın düşmanlığı nerede?

6. Once Upon a Time in America

Bir erkek filminde sıkça karşılaştığımız imgelerden biri daha gözümüze gözümüze sokuluyor; kadınlar aşağılanmaktan hoşlanır. Filmin erkekleri bütün hikaye boyunca etraflarında olan tüm kadınlara köpek gibi davranıyorlar. Herkesin hayran olduğu ana karakterimiz de hayatı boyunca sevdiği kadına tecavüz ederek nasıl da tutkulu bir aşka sahip olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Film gerçekleri anlatmış diyebilirsiniz. Bizim gerçeklerin anlatılması ile ilgili sıkıntımız yok. Bizim sıkıntımız sizin tasarladığınız berbat karakterlerinizin yıllarca sevilen sinema karakterlerine dönüştürülmesidir.

7. Scarface

Filmin başından sonuna kadar kadın aşağılayıp duran bir karakter Tony Montana. Kız kardeşinden sevdiği kadına kadar, annesiyle olan ilişki türüne her yerde bir patronluk bir haddini bildirme var. Tüm bu suç ve mafya zincirinin ortasında Tony en yakın arkadaşını öldürdüğünde bunun için en çok kız kardeşini suçlarsınız. Zavallı Tony hayatındaki hiç bir kadını memnun edememiştir. Hepsi tatminsiz ve talepkardır. Film bittiğinde ne Tony'nin annesine, ne eşini kaybeden kız kardeşine ne de karısına üzülürsünüz. Herkes Tony için ağlar. Çünkü Tony beyaz takım elbiseli ve sivri diliyle çok havalıdır değil mi?

8. The Hunger Games

'Saçmalama bunun neresi kadın düşmanı!' dediğinizi duyduk bile. Özet geçiyoruz. Erkekler tarafından tasarlanmış bir ekran karakteri var karşımızda. Saçından tut, üzerindeki elbiseler hatta okları bile erkekler tarafından tasarlanıyor. Hiç bir işe yaramayan karakterimizin hayatının erkeklerce ne kadar kurtarıldığını söylememize gerek yok. Gelmiş geçmiş en beceriksiz kadın karakter diyebiliriz Katniss için. İçinde olduğu mücadele için bile erkekler tarafından ısrarla ikna edildi. Kadınlardan ancak vitrin olur diyen boş bir kahraman hikayesi The Hunger Games. Koca seri boyunca Katniss'in saçı başı, kıyafeti ve nasıl da derin baktığı dışında herhangi bir mevzu pek göremedik. Söyleyeceklerini bile çoğunlukla yazılı eline verdiler kızın. Böyle kadın kahraman yaratacaksanız lütfen yaratmayın lazım değil.

9. Breaking Bad

Bütün seri boyunca hep nefret edilen kadın karakterler var. Walter'ın karısı, baldızı, hatta Jessi'nin aşık olduğu bağımlı komşusu bile hepsi ama hepsi nefret edilesi korkunç karakterlerdir. Erkekler adam öldürüyor, uyuşturucu satıyor, birbirlerine ihanet ediyorlar ama bir şekilde ne hikmetse onlara hayranlık besliyor, kadın karakterlerden nefret ediyoruz. Eminim tetikçi  Mike öldüğünde bir çoğunuzun için sızladı. Walter son zamanlarında 'her şeyi kendim için yaptım' dediğinde bile O'nun mahvolan eşi yerine O'nun için üzülmeye devam ediyorsunuz. Sanki kadınların hepsi hak ettiklerini buluyordu da; erkekler hep daha iyisini hak ediyordu. Bayıla bayıla izledik. Hep beraber bütün kadınlardan nefret ettik.

10. Doctor Who

Çok uzun bir şey yazmayacağım. 50 küsür senedir devam eden bir dizide henüz ne bir siyahi ne de bir kadın doktora rastlayamadık. Doctor Who bir gün bir kadın karakter ya da farklı bir renk ile ekrana gelirse o zaman bu diziyi cinsiyetçi ve ırkçı olarak suçlamaktan vazgeçicez.

11. Eşkiya Dünyaya Hükümdar Olmaz

Bu dizi de Türkiye'nin gurur adeta. Kahramanımız sabah akşam yanında çalışan erkeklere 'hanımlar' diyerek hakaret ediyor. Arada kadınları aşağılayan özlü sözler söylüyor ve nikahlı eşine metresini kabullenmesi için bağırıp çağırıyor. Bazen silah çekecek gibi oluyor ama kendini tutuyor. Mükemmel bir kadın nefreti panoraması.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
sorakiryuu

Doctor who'yu bu listeden kaldırmanı rica edeceğim balım

dusunen_odun

10. komik olmuş erkek olan bir karakter niye kadın olsun ki durduk yere, gerçi diğerleri de az çok komik

blackspongebob

bu şekilde doğru yazılmamış, "kesin bunda bir bokluk vardır" kafasıyla eleştirilmiş bir galeri daha. feminizmi yanlış tanıtıyor ve adını kirletiyorsunuz sadece söyleyeyim.

bulentdogan11

sayın editör bence gerçekten tam bir embesil olduğunu ve galerinin sonunu getiremediğimi bilmeni isterim. Hele scarface filmine yaptığın yorumdan sonra erkek düşmanlığın zıvanadan çıkmış. Filmlerin içeriğini anlayamayıp sadece kadın erkek olarak bakmış olduğundan teknik bir açıklamayı anlayabileceğini de pek sanmıyorum.

break-pitty

Erkek için vermeyen her güzel kadın düşmandır

Görüş Bildir