Görüş Bildir
Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio'da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

etiket Seda Yekeler Yazio: 14 Yaşındaki Muhasebecilerden Kripto Para Tavsiyeleri

Anasayfa > Yazio

Son 1 yıldır her sabah olduğu gibi saat 8:50’de kalktı. Üstüne bir tişört geçirip hızlıca saçlarını taradı ve meslektaşlarıyla buluşmak üzere 9’da toplantıya katıldı. 5 dakikaya kadar geç kalanlar toplantıya alınıyorlardı ama o gecikmeden yerini aldı. 

Konuşmacının bağlantı kalitesi zayıftı ve sesi sanki banyoda konuşuyormuşçasına yankılıydı, muhasebecilere not alıp almadıklarını sordu ve: “Aldığınız notların hepsini göreceğim eğitim sonunda!” diye korku saldı. İlk 1 saat kâbus gibi geçmişti ve muhasebecilerin hayal güçleri yok edilmesi gereken ilk şeydi. Asla merak etmemeleri gerekiyordu. Bu, Birim’in ilk kuralıydı. 

Konuşmacı ve Muhasebeci Eğitim Birimi (MEB) için tek önemli şey vardı; saat 9’da herkesin ekranlarının başında olması ve asla merak etmemeleri. Tüm sistem bunun üzerine kuruluydu. Sıkıcı olmalıydı mutlaka, akşam 5’e kadar bilgisayarları başında oturacaklardı muhasebeciler ve sadece öğlen paydosunda yemek yeme ve su içme hakkına sahiptiler. İlk başlarda bunun nedenini soracak oldular ama bu merak bile fazlaydı ve verilen her cevap yeni bir soru sormaya cesaretlendirebilirdi. O yüzden sadece dinlediler, ama asla cevap vermediler. “Sen dün paydostan önce çıkmışsın!” diye uyarı aldılar.

Maaşları bile yoktu bu muhasebecilerin, motivasyon sağlayacak her şeyi kurumdan uzak tutmalıydılar sonuçta. İlk kuralın ağırlığı yöneticilerin omuzlarındaydı sonuçta.

Maaşları bile yoktu bu muhasebecilerin, motivasyon sağlayacak her şeyi kurumdan uzak tutmalıydılar sonuçta. İlk kuralın ağırlığı yöneticilerin omuzlarındaydı sonuçta.

Ama işte 14 yaşa yakışan ve en amansız hayal gücü katillerinin bile yok edemeyeceği bazı özellikleri içlerinde canlanıyordu yine de. Ekrana bakmaları gereken süre günde 6 saatti ve dedim ya tek önemli şey buydu. Ha bir de sıkılmaları. Ve eğitim sayfasını açacakken T.C. Merkez Bankası’nın Resmî Gazetede yayınlanan kripto varlıklarla ilgili yasağına takıldı gözleri. Son zamanlarda Resmî Gazete bir nevi Harry Potter ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı’ndaki Bakanlık Temsilcisi Madam Umbridge’in yasakları ve görevden almaları gibi gelmeye başlamıştı onlara artık. Kurdukları whatsapp grubundan gizlice birbirlerine bu duyuruyu gönderdiler ve Birim’in ilk kuralını o gün çiğnediler. “Kripto varlık ne ki?”, diye sordu aralarından suç işlemeye yatkın olan birisi.

Bitcoin ve altcoinlerin neler olduğunu araştırmaya başladılar ve kulaktan kulağa oyunlarında eğlenceli olan ama gerçeğin aktarımı için hiç de uygun olmayan herkesin duyduğunu tam anlayamadan diğerine aktarma çabası içerisinde, oyunun sonunda ne zenginleşme hikayeleri ortalığa dillendirildi. Bu kulaktan kulağa oyununun sonunda duyurulan şeylerin eğlenceli olması da bundan sanırım, sonuçta hep “iyi” ya da “olumlu” şeyler söylenir. Kim tüm parasını batıran ya da dolandırılan kripto para yatırımcılarını hayal etsin ki. Bir kişiye anlatılsa zahmet edip başkasına aktarmaz bile, kabalık görür. Kendisine “felaket tellalı” denileceğinden korkar.

Yolun başındaki muhasebeciler için pandemi döneminde bir mesai günündeki tek eğlenceli aktivite o gün gördükleri Resmî Gazete olur. Kim bilir belki ertesi gün New York Borsasında yeni bir Gamestop vakası yaşanır belki ve o gün de eğlenmiş olur 14 yaşındaki muhasebeciler.

Bu hikâyeyi “muhasebeci” kelimesini gördüğünüz her yere “öğrenci” kelimesini koyarak tekrar okumanızı rica ediyorum sizden.

Bu hikâyeyi “muhasebeci” kelimesini gördüğünüz her yere “öğrenci” kelimesini koyarak tekrar okumanızı rica ediyorum sizden.

Benim canımın içi 14 yaşındaki oğlumun bir günüydü bu, çarşamba günü. 1 yılı aşkın süredir bu çarşamba gününü yaşıyor. Ergenliğinin başında tek arkadaşı bir ekran. Kimseyle gerçekten konuşamadan günler, haftalar ve aylar geçirdi. 14 yaşında bir muhasebeci hayatı yaşamaya zorlanıyor pandemi yüzünden. Yatak odası sınıfı oldu, mutfağımız kantin, bir yaşıtıyla futbol oynayamayalı 1 yılı geçti, hoşlandığı kıza kantinde sırasını vermeyeli, arkadaşlarıyla tartıştığı için gözleri dolmayalı 1 yılı geçti…

Lütfen artık çocuklarımızı evlerinde rahat bırakalım, sadece drama ve resim yapsalar, bir de pilates veya yoga, bir de yeni bir dil öğrenseler inanıyorum ki daha verimli bir hayatları olacak. Her yazımda ve konuşmamda bahsettiğim motivasyonun gücünü kullanmamız gerekiyor artık onlar için de. Annesi ve babasının işte olduğu sırada bilgisayarını açıp derslere girmesi ve sonra ödevlerini yapması gereken bu çocuklar neredeyse yürümeyi unutacaklar. Çok acilen hayatlarına yaşlarına yakışan neşeyi geri getirmemiz lazım. Tüm gün bilgisayar başında çalıştıkları için muhasebeci mesleğini seçtim, yoksa asla bu mesleği icra edenleri incitmek değil amacım. Bir yetişkinden beklenecek bir şey tüm gün bilgisayar başında oturmak, bir gençten ya da çocuktan beklenecek şeyler bambaşka. 

Umarım dikkatinizi bu konuya çekebilmişimdir. Sonraki yazılarımda da gündemi ve eğitimle, özellikle de dil eğitimiyle, ilgili konuları sizler için farklı bir dil ve görüşle değerlendirmeye devam edeceğim. Şimdiden ilginiz için teşekkür ederim. 

Instagram

Twitter

LinkedIn

Web

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
14
8
4
2
1
0
0
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?