Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Okuyandan Nefret Ederler: Bilgisizliğin Marifet Sayıldığı Cahil Cesaretinin Bilimsel Tanımı Dunning-Kruger Sendromu

-

Cahil cesareti tabirini bilirsiniz, bir konuda bilgisi az olan kişi o konunun uzmanından daha fazla güvenir kendine. Hatta bilgisi az olanın sesi çoğu zaman daha fazla çıkar ve bu durum öyle istisnai de değil, bir adı bile var: Dunning-Kruger Sendromu.

"Dünyanın en büyük problemi, akılsız ve fanatik kişilerin kendilerinden son derece emin olması, buna karşılık zeki insanların sürekli şüpheler içinde olmasıdır."

Ünlü düşünür Bertrand Russell 'az bilmenin' verdiği özgüvenin tehlikesini, yani Dunning-Kruger sendromunu bu kavram ortaya atılmadan yıllar öncesinden böyle özetliyor.

Bu psikolojik kavram Cornell Üniversitesi'nden Justin Kruger ve David Dunning adlı araştırmacılar tarafından ortaya atıldı.

Altında yatan gerçekler ise hayli düşündürücü. Bu etki veya sendrom, ikili ilişkilerde yarattığı etkinin yanında insanlığın belli bir seviyenin ötesine geçemeyişinin, bazı kültürlerin ise asla ilerleyemeyecek olmasının altında yatan temel sebep olarak bile görülüyor.

Sendromun temel tezi insanlarda bilgi ve tecrübe azaldıkça özgüvenin artması.

Burada koyulacak kıstas okunan okul yahut unvanlardan ziyade bir konudaki bilgi ve tecrübe olmalı, aksi halde 'ben profesörüm' diyerek aslında yetkin olmadığı konularda bile yorum yapan kişileri ayırt etmek zorlaşır.

Bu sendromun belki de en çarpıcı yanı da bu, yani statü, eğitim fark etmeksizin toplumun her kesiminde gözleniyor olması.

Ayrıca belirtmek gerekiyor ki bu sendromun görüldüğü kişiler kendilerinin amiyane tabirle cahil olduğundan haberdar değiller. Ortada bir kötü niyet, kandırma çabası yok, her şey bilinçsiz gelişiyor. 

Belki de asıl problem bu.

Bu sendromu tanımlamalarına yol açan olay ise hayli ilginç...

Bundan 24 yıl önce  McArthur Wheeler ortaya bir tez atmış. Bu teze göre kendisi limona ve limon suyuna dair hemen herkesten daha fazla şey biliyordu, bu bilgilerden biri de limon suyunun kişinin yüzünü tanınmaz hale getirdiğiydi. Hatta görünmez kıldığıydı.

Yüzünü limon suyuyla kapladı ve iddiasını taçlandırmak için bir bankayı soymak maksadıyla yola koyuldu.

Bu sendromun yaşandığı kişilerle ortak olarak o da iddiasını kendince 'bilimsel' bir temele dayandırıyordu. Belki duymuşsunudur, limonun suyu sadece belli koşullarda görülebilen görünmez bir mürekkep olarak kullanılabiliyor. Bu bilgiyi alıp kendisini görünmez kılabilmek için kullanabileceğini düşünmesi herkesi şaşırttı.

İnsanları bu eksik bilgiyle tongaya düşürebileceğine inandı ve bunu tam iki kez tekrarladı. Hem de ilkinde başarısız olmasına rağmen.

İşte bu olayın ardından sendromu tanımlayan bilim insanları yaşanan yetkinlik illüzyonunu şöyle grafikleştirmiş. 👇

Kendine güven tecrübesiz ve bilgisiz kişilerde alanında uzman kişilerin bile üzerine çıkıyor ve güvenin tepe noktası bilginin en az olduğu noktadaki kişi/kişiler.

Düşündürücü... Değil mi?

Okurken bu durumun ciddiye alınabileceğine inanmıyor olabilirsiniz ama Dunning-Kruger Sendromu her yerde.

Bilgiyi, bilgili olanı aşağılayan insanları tanıyor musunuz? 'Araştırma yapan profesörün dediğinden bana ne? Ben halktan olanı dinlerim.' yaklaşımına da aşinasınızdır büyük ihtimalle. İşte, bilmenin küçümsendiği durumlar tam da bu sendromun yansıması.

Ufak başarıları çok dillendiren...

Ve her zaman ön planda olmak isten kişiler de bu sendromun gözlendiği tipik karakterler.

Genellikle agresiftirler, tartışmak pek mümkün değildir.

Bu agresifliğin altında yanlış yapmalarının mümkün olmadığı inancı yatıyor. İnandıkları, kabul ettikleri şeyler kanun niteliğinde doğru olmalı ve bunun aksini savunuyorsanız muhtemelen tartışmaya değer görülmezsiniz.

Bu sendromu yenebilmek için daha fazla dinlemek, daha fazla okumak ve daha az konuşmak gerekiyor.

Tabii bilmemenin öğrenmiyor olmaktan farklı olduğunu kavramak da şart. 

Öğrenme asla bitmez, önemli olan bunun farkında olabilmek. Değil mi?

Siz bu sendrom konusunda neler düşünüyorsunuz?

Kaynaklar: 1, 2, 3

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
buralardutluktu

Cehalet bilmemek değil bilmediğini bilmemektir. Bilmiyorum diyemeyen insanlar cahildir. Aslında kara cahillerin zararları kendinedir onlardan kimseye büyük zararlar gelmez. Onlar sadece nesiller önce sınanmış şeyleri artık işe yaramasa bile sürdürürler. En büyük zarar yarı cahillerden gelir. Bilginin kaynağına bakmadan sağdan solda duydukları veya okudukları saçmaları savunurlar.

handan-koca

cahil cesareti de denir bu duruma... tehlikeyi bilmeyen korkmaz. yanlışı bilmeyen doğru sanır kendi bildiğini...türkiye tam bir cennet onlar için bu aralar

amd

"Genellikle agresiftirler, tartışmak pek mümkün değildir. " Bana pek tanıdık geldi. Hangi kesim acaba?

khiladi

Okuduğum en bilgilendirici makaleydi. Teşekkürler..

hipergrafi

Bir de bu sendroma sahip insanlar kendilerine öyle bir güvenirler ki bu özgüvenleri karşı tarafa da güven verir. Bu sayede büyük mevkilere gelirler ve girdikleri kurumunda sonunu getirirler. "Acaba altından kalkabilirmiyim" fikri akıllarından bile geçmez her göreve talip olurlar. Ne bir şey becerebilirler ne de sebep oldukları problemlerin sorumluluğunu üstlenirler. Atalarımız bu sendroma sahip bireylerin ruh halini cahil cesareti diye bin yıl evvelinden tanımlanmıştır. Ama cahil cesareti terimini ortaya atan atalarımız narsist olmadığından literatüre kendi ismi ile geçirmemiş anonim kalmıştır. Hatta bu cesaretin sağladığı içi boş özgüven sayesinde büyük mevkilere gelen insanlara da "Kifayetsiz muhteris" demiştir atalarımız ama ne yazık ki bu terim de anonim olarak kalmıştır. 🤷🏻‍♀️

Görüş Bildir