Narnia Günlükleri'nde "Lokum", "Aslan" Gibi Türk Kültürü Esintileri Olmasının Sırrı Ne?

Sanat-

Belki bir Yüzüklerin Efendisi ya da Harry Potter değil ama dünyada hatırı sayılır bir yere sahip Narnia Günlükleri. Bu dünyaca ünlü seride Türk kültüründen esintiler olması oldukça şık bir durum. 😎

Peki, bu seride bizim kültürümüzden neler var ve neden var? Bir göz atalım...

Kaynaklar: 1 | 2 | 3 | 4

C. S. Lewis imzalı fantastik seride biz Türkler için önem arz eden bir nokta vardı: Türk lokumu!

Bizde bayrak astırma isteği uyandıran bu sahne alelade bir fikir değilmiş. Biraz geçmişe gidince bunun nedenlerini öğreniyoruz...

Narnia serisinin ilk kitabı/filmi Aslan, Cadı ve Dolap'ta önce Lucy sihirli dolaba girerek Narnia dünyasına adım atıyor.

Daha sonra da Lucy'nin abisi Edmund bu fantastik dünyaya merhaba diyor ve burada Buzlar Kraliçesi Jadis ile karşılaşıyor.

Haylaz Edmund, Beyaz Cadı'nın ellerinden Türk lokumunu yiyor, hem de dünyanın en güzel şeyiymiş gibi.

Aslında birçoğumuz için öyle de.

Serideki bu bölüm o kadar etki yapmış ki kimi yabancıların, Türk lokumu gördüklerinde "Aaa, Narnia'daki tatlı!" diye tepki verdikleri oluyormuş.

Narnia ve Türk lokumu ilişkisi hakkında da yabancı basında pek çok makale yayınlanmış.

Konu hakkında araştırma yapan Cara Strickland adındaki gurmeye göre, yabancıların Türk lokumuna olan düşkünlüğü 1800'lü yıllara dayanıyor.

Araştırmasına göre, lokumun gerçek adı rahatü’l-hulkum (boğaz rahatlatan) imiş.

Avrupalılar o dönemde lokumu kendileri üretmeyi denemişler ama asla gerçek lezzetini yakalayamamışlar. O dönemde lokumu Osmanlı'dan ithal etmişler, tabii bu da masraflı olduğu için Avrupa'da sadece zenginlerin yiyebildiği bir yiyecek olmuş.

Görsel: Avrupa'da bir Türk lokumu reklamı (Punch Magazine, 1861)

C. S. Lewis, Narnia serisini 1939 yılında kaleme almaya başlamış, 1950'de tamamlayabilmiş. Yani tam da İkinci Dünya Savaşı zamanlarındaki yokluk dönemine denk geliyor.

Bırakın lokum alabilmeyi, o dönemde ekmek bile ateş pahasıymış.

Kitapta, lokumdan "her bir parça tam ortasına dek tatlı ve hafifti" diye bahsettiğine göre lokumun tadına bakma fırsatı olmuş, ancak Edmund'un Jadis'ten en çok yemek istediği şey olarak Türk lokumu istemesi, aslında C. S. Lewis'in bu tadın aklından çıkmadığını gösteriyor.

Tek sebebi bu değil elbette. Türk kültürüne bir ilgisi vardı.

Mesela "Aslan" karakterinin adı "Lion" değil, bildiğimiz "aslan"dır.

Belki ismini ilk duyduğunuzda çeviri sanmış olabilirsiniz ancak bizzat Türkçe kelime kullanmayı tercih etmiştir.

Sadece bunlarla da sınırlı değil, kötülük tanrısının adı "Tash" idi, bu karakterin ismi de Türkçe "taş" kelimesinden geliyor.

Serideki soylu yöneticilerin adları ise "Ilgamuth Tarkaan"dır. Bu ismin de Türkçe olduğu aşikar.

Beyaz Cadı "Jadis"in isminin "cadı" kelimesine benzemesi de tesadüf değil.

Bu Türkçe kelimeyi de bir cadı karaktere uyarlamıştır.

C. S. Lewis'in en yakın arkadaşı, aynı zamanda dilbilimci olan J. R. R. Tolkien'di. (Yüzüklerin Efendisi'nin yazarı).

Kendisi ise Oxford Üniversitesinde profesörlük yapmıştı. Hem dilbilimci olan arkadaşından yardım almıştı hem de kendisinin tarih ve kültür araştırmalarına bir ilgisi olduğu için Türk kültürü ilgisini çekmişti.

Hatta Narnia ve Yüzüklerin Efendisi fikri, Tolkien ve Lewis’in konuşmalar sırasında ortaya çıkmıştır.

Hem Tolkien hem Lewis, İngiltere’nin de yer aldığı 1. Dünya Savaşı’nda asker olarak yer almışlardır. Bu dönemde yaşanan Sanayi Devrimi ve savaşlar Tolkien’i etkilediği kadar Lewis’i de etkilemiştir.

Bu savaş, ikisi üzerinde de ağır izler bırakmıştır. Sonrasında 2. Dünya Savaşı’nın da patlak vermesiyle yine İngiltere bu savaşta ağır darbeler yemiştir ve bu ikilinin hayal gücünde çok büyük olaylara sebebiyet vermiştir.

1945 yılında 2. Dünya Savaşı bitmiştir. Tolkien ve Lewis, savaş sonrası bir araya geldiklerinde, "Bu büyük buhranı, savaşı ve yaşananları kendimizce anlatmalıyız" diye düşünmüşlerdir. Bunun üzerine Lewis, "Narnia Günlükleri" serisini; Tolkien ise önceden yazmış olduğu Hobbit kitabını devam ettirerek "Yüzüklerin Efendisi" serisini yazmıştır.

C. S. Lewis ayrıca bir dönem Türk topraklarında da bulunmuştur. Belki o sıralar bol bol Türk lokumu yiyebilmiş, muradına erebilmiştir.

Böyle değerli bir yazarın kültürümüzden izler taşıyan bir seri yazmasıyla da bize gururlanmak düşüyor tabii.

Narnia Günlükleri, bu bakımdan Türk okur ve izleyiciler için ayrı bir yeri olan seri olma özelliği taşıyor.

Bonus: Serinin resmi sitesinde Türk lokumu tarifi bile bulunuyor.

Bonus 2: Narnia'da görerek Türk lokumu yapma uğraşında olan bir YouTuber.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
twentyonegorils

as bayrakları gvghb

monser

öyle lokummu olur lan jelatinden.hariboyla karıştırmış bu kız.gideyim oraya yazayım bari .de nasıl yazacam amk ing de yokki ..

yasemincolak

uuf şimdi bi gül lokumu olacak.....

kawashima

Okuduğum tek fantastik kitap serisi aynı zamanda izlediğim ve sevdiğim tek fantastik film. Benim için çok ozeldir narnia

twentyonegorils

aynennnn

hastalik-hastasi

Gururlandım be

Başlıklar

Harry PotterHobbitİngiltereSavaşTercihtarifitatlıyiyecekyoutuber
Görüş Bildir