Karşımızdaki İnsanın Sosyopat Olup Olmadığını Nasıl Anlarız?

-
5 dakikada okuyabilirsiniz

Sosyopatlık... Daha anlaşılır bir şekilde açıklayacak olursak antisosyal kişilik bozukluğu. 

Bu tarz insanların insan ilişkilerine çok fazla bağlı olmadığını ya da toplumsal normları göz ardı ettiğini söylememiz mümkün. Plansız yaşayan ve sadece istekleri doğrultusunda hareket eden sosyopatlar, hepimizin çevresinde! Ailenizden biri, arkadaşınız ya da sevgiliniz gizli bir sosyopat olabilir. Peki ama sosyopat olduklarını anlamak için ne yapmak lazım?

Sizi büyük bir yükten kurtarıyoruz ve açıklıyoruz!

1. Kendi egosunu sürekli göstermeye çalışıp sizi aşağılıyorsa dikkat!

Evet! Sosyopatların en belirgin özelliklerinden biridir. Hükmedemeyeceğiniz ve anlamlandıramayacağınız kadar büyük egoya sahip olmaları sizin için pek hoş bir durum teşkil etmeyecektir. Herhangi bir yere gittiğinizde ya da bir topluluğa katıldığınızda sizi kendi egosuyla yerlere serebileceklerdir.

2. Gözleriyle konuşmayı daha çok seviyorlar. Çekici ve imalı bakışlara sahip oluyorlar.

Sizi himayesi altına almak için her yolu deneyecekleri gibi bakışlarını da bu yolun bir parçası haline getirirler. Ondan kaçamayacağınız kadar çekici ve manalı bakarlar. Bu sayede ona aşık olma ve teslim olma süreniz de hızlanır.

3. Her durumda sinir bozucu derecede sakin kalabiliyorlar.

Evet pek çoğumuz kötü durumlar yaşadığımızda ya da beklemediğimiz bir durumla karşılaştığımızda ne yapacağımızı şaşırırız. Hatta deyim yerindeyse elimiz ayağımıza dolaşır. Fakat sosyopatlar için bu durum geçerli değildir. 

Korkunç ve tehlikeli bir durumla karşılaştıkları zaman ürkütücü derece sakin kalabiliyor ve soğuk kanlılıklarını koruyabiliyorlar. Eğer hayatınızdaki kişi böyle durumlarda aşırı sakinse bilin ki bir sosyopatla birliktesiniz. 

Ya bu durumu lehinize çevirin ya da yanından hemen uzaklaşın!

4. Haz ilkesi! Evet hayatlarının büyük bir kısmını hazza bağlı olarak yaşıyorlar.

Antisosyal kişilik bozukluğuna sahip bu kişiler haz duydukları şeyleri yapmaktan büyük keyif alırlar. Haz demişken öyle sizin bizim duyduğumuz hazlardan da değil yani. 

Dürtülerini engelleyemedikleri gibi suça eğilimleri de bir o kadar fazladır. Hırsızlık, uyuşturucu ya da şiddet arzularının önüne geçemezsiniz.

Diğer bir yandan da tavır ve hareketleriyle de size, sizi arzuladıklarını gösteren davranışlar gösterirler. Böylelikle tatmin olma durumları tavan yapabilir. 

Ne yazık ki sizin duygularınız ya da istekleriniz bu durumda önemsizdir. Çünkü bu kişiler, istediklerini alana kadar arzulamış gibi davranır sonrasında bir daha aynı insan olmazlar.

5. Kaybetmeyi asla hazmedemezler. Her konuda haklı çıkmaya bayılıyorlar.

Evet ne gıcık bir durumdur ki, kendinizi haklı görüp derdinizi ya da sıkıntınızı anlatmaya çalışıyorsunuz ama sonuç hüsran! En ufak bir sorunla karşılaştığınızda bile kendinin haklı olduğunu öne sürmesi çok normal. Çünkü "Haklısın", "Özür dilerim" gibi cümleleri asla kurmadıklarından ya da bu cümleleri yenilgi olarak gördüklerinden her tartışmada haklı çıkarlar. 

Konuşma yetilerinin çok gelişmesi ve manipülasyon yeteneklerinden dolayı haklı olduğunuz tartışmada bir bakmışsınız ki özür dileyen taraf siz olmuşsunuz. 

Üstelik bu duruma gelene kadar da hipnozite olmuş gibi nasıl yaptığını anlamamışsanız eğer evet hayatınızdaki kişinin anti sosyal kişilik bozukluğu var, diyebiliriz.

6. Empati yapmalarını ya da pişman olmalarını beklemeyin.

"Kendini benim yerime koy, nasıl hissedersin?" Boşuna bu soruyu sorup kendinizi de onu da yormayın. Cevap: HİÇ!

Aslında bu onların isteyerek yaptığı bir şey değil. Sosyopatlarda empati yoksunluğu vardır. İsteseler de kendilerini sizin yerinize koyamazlar. Hissettiklerinizi hissedemezler. Karşılarında oturup ağlasanız etrafı izlemekle ve ağlamanızın bir an önce bitmesini beklemekle meşgul olurlar. 

Duygusal bir bağlam kuramazlar ya da neden ağladığınızı anlasalar da mantıksız bulduklarından tepki vermezler.

7. Üstün zekaları olduğu için yalan konusunda da uzmandırlar.

"Bana güvenmeni istiyorum. İyi olacaksın." Bu cümle size karşı yaptığı ikili oyunun bir parçasıdır. Düşüşe geçmeye başladığınızın sinyalleridir bu cümleler. İyi olmanız bir yana sizi batırmaya çalıştığını gösteren bir cümledir.

İnsanlar genelde korktukları ya da çekindikleri durumlarda yalan söylerken sosyopatlar için bu durum tam tersidir. Yalan söylemek onları eğlendiren bir durumdur. İnsanları kendilerine çok güzel bağlayabiliyorlar. Bunun yanı sıra yalanlarını o kadar güzel sunarlar ki, gözünüzle gördüğünüz ya da kulaklarınızla duyduğunuz şeylerden bile şüphe etmeye başlarsınız.

Ayrıca sizin hayallerinizi ve isteklerinizi kolaylıkla öğrenip, size hayallerinizi gerçekleştirecekmişcesine konuşurlar. Buna kısaca hayal tüccarlığı diyebiliriz. 

Eğer siz de ilişkinizde bu durumları görmeye başladıysanız hâlâ bir şeyler için geç değil.

8. Duyguları olmasa da çok iyi rol yapabiliyorlar.

Maalesef ki, bu kişilerde sevgi, aşk, vicdan ya da herhangi başka bir hissiyat bulunmaz. Fakat bu yoksunluklarını rol yetenekleriyle çok güzel örtbas edebilirler. Size, "Seni seviyorum" deseler bile bu sevgi gerçekten oluşan bir sevgi değildir. Kendilerini bile ikna edecek kadar inandırıcı rol yapabilirler.

9. En büyük korkuları yalnızlık!

Uzun süreli ilişkileri asla yürütemedikleri gibi yalnız olmaktan da bir o kadar korkuyorlar. Asla ciddi ve uzun süren ilişki yürütemezler fakat sürekli yenilik arayışı içinde olurlar. Çok çabuk sıkılıp hayatlarına yeni heyecan katma arayışı içerisine girerler.

Yalnız kaldıkları zaman insanlarla oynayamazlar ve onlara hükmedemezler. Bu onların en büyük korkusudur. İnsanların güçsüz yanlarını bulup oradan saldırmayı çok sevdikleri için yalnız kaldıklarında bir hiçmiş gibi düşünebilirler.

Fakat bu kişiler, yalnız kalmamak için her yolu denerler. Aşırı sosyal olmaları ve sürekli yeni insanlarla olup onlarla flörtleşmeleri bu korkularını yenmelerini sağlayan önemli bir noktadır.

10. Sadece güç için yaşamlarının devam etmesi de büyük sorun!

Güç arzularının sürekli onları yakmasından dolayı ortaya çıkan bir durum aslında bu. İş yerlerinde, okul hayatlarında, aile ya da arkadaşlık ilişkilerinde yani kısacası her şeyde ve her yerde en güçlü olmayı isterler. Sözlerini dinletip insanların onlara uymasını ve itaat etmesini beklerler. Buna göre de davranırlar. 

Küçük zihin oyunları, algı yönetimleri ve manipülasyon teknikleriyle sizi kendilerine bağlarlar ve ne isterlerse yaptırırlar. Böylelikle ona karşı gelmenizi engellemiş olurlar ve gücü yine ellerine almış olurlar.

Eğer ilişkiniz içinde baskın karakterde ve bu tarz hareketlerde bulunan bir partneriniz varsa şimdiden geçmiş olsun. :(

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
ayse-bahceli

empati yetneğimin olduğunu bilmesem sosyapattım diycem hah

nil-yeon

hahahahahah ne çok sosyopat varmış(-.-)

kyane

birini taniyoeum aslinda

komunist.bankaci

Sosyopat olduğunu iddia edenler, düşüyo mu böyle? Sosyopatlık öyle "iyy bin sidici bin kiyfim vi kiyhisini tikirim" olayı değildir. Seri katiller sosyopattır örneğin. Bilimsel olarak nasıl bir insan görme yetisinden yoksun doğabiliyorsa, onlar da olmadığını iddia eden insanlarda bile fazlasıyla olan empati yeteneğinden yoksun doğuyorlar, örneğin bir bebeğin gözünü kaşıkla oymak bile onlar için sıradan bir olaydır, hiçbir şey hissetmezler.

em-emel

ya bunlar bilimsel verilere mi dayanıyor ben baya sosyopat çıktım çünkü. eski sevgilim boşuna demiyormuş sen sosyopatsın diye :)

FACEBOOK YORUMLARI

Başlıklar

Uyuşturucuaşk
Görüş Bildir