Kadın Erkek Eşitliğinde Fiziksel Gücü Öne Sürüp "Kadınla Erkek Eşit Değildir" Diyenlere Bir Çift Lafımız Var!

155PAYLAŞIM

Gerçekten yeter artık.

Kadın erkek eşitsizliği konusu açıldığında mutlaka kadınla erkeğin eşit olamayacağını öne süren insanlar vardır.

Bu kişiler eşitliği çok yanlış anlayarak adalet olarak görmezler; kadınla erkeğin fiziksel olarak farklı yaratıldığını, bu yüzden eşit olamayacaklarını; yani erkeğin üstünlüğünü savunurlar.

O zaman şimdi onların anlayacağı dilden konuşalım. Evet, kadınla erkek kas ve kemik yapısı gereği biraz farklıdır.

Erkeklerin kas gücü ergenlikte salgılanan testosteron hormonuyla daha da artarken, kadınlarda ergenlikte salgılanan östrojen hormonu yağ oranını değiştirir. Kadın kas anlamında daha güçsüzdür ama bu güçsüzlük günlük yaşamda fark edilecek bir fark değildir. İnsan sinir sistemi, öfkesi, hormonları benzerdir; her iki cinsiyet de sinir ve öfke sahibidir.

Testosteron ve öfke arasındaki ilişki sürekli dile getirilir. Doğru, ancak bu hormon kadınlarda da bulunur.

Kadınlar da yüksek testosteron salgılarken kolay öfkelenebilir. Kadınlarda şefkat, merhamet, anaçlık gibi duygulara yol açtığı kabul edilen prolaktin gibi hormonlar erkeklerde de vardır. Henüz cinsiyet hormonları yoğun şekilde çalışmayan küçük çocuklarda da öfke görülür. İnsan özünde aynıdır. Sevgi, nefret, öfke, merhamet cinsiyetsiz kavramlardır.

Fiziksel güce geri dönelim. Yetişkin bir kadın küçük çocuklardan, yaşlılardan, evcil hayvanlardan güçlüdür.

Olay fiziksel gücün üstünlüğü olsaydı kadınların bu saydıklarımızdan öncelikli olması beklenirdi. "Bir kadınla çocuk yasa önünde eşit olamaz, çünkü kadınların kas gücü fazladır" diyebilir miyiz? Elbette çocuklara, yaşlılara, hayvanlara kötü davranan pek çok kadın da var. Çoğunlukla (tıpkı erkekler gibi) kendisi de şiddet mağduru olan kadınlar öğrenilmiş çaresizlikle şiddet uyguluyor. Kendinden güçsüz olana bunu yapabildikleri için üstün olmuyorlar.

"Silah icat oldu, mertlik bozuldu" demişler. Günümüzde kas gücünün eskisi kadar önemi de yok aslında.

Bir kadın da zarar veren araçlar kullanarak istediği kişiye zarar verebilir. Ancak bu tür araçları kullanan ve insanlara zarar veren kişilerin istatistiği çıkarıldığında kas gücü yüksek erkeklerin fazlasıyla önde olduğu görülecektir. Nedense kas gücü yüksek erkekler şiddete başvururken kas gücü düşük kadınlardan daha fazla silah kullanır.

Kısaca kas gücü yarıştıracağımız antik çağlarda değiliz. Zeka çağındayız ve onu kullanmak zorundayız.

Kadınların anne olduğu, kas gücü veya hormonları sebebiyle şiddete meyilli olmadığı iddiası tamamen olmasa da yalan. Kadınlar ve şiddet uygulamayan erkekler de gayet öfkeleniyor, sinir patlaması yaşayabiliyor. Ancak bu noktada öfkeyi yönetebilme kabiliyeti devreye giriyor ve kendilerini sakinleştirebiliyorlar. İnsan sadece kaslarından değil; beyninden, vicdanından da ibaret. Normal zekaya sahip bir insan vicdan, pişmanlık, muhakeme yeteneği gibi konulara hakim ve bu da zaten insan olmanın temel özellikleri.

Şiddet doğal bir güdü, doğada da var. Ancak kendi cinsinden güçsüz olana, sebepsiz yere saldıran bir hayvan yoktur.

Bazı hayvanlar yavrularına saldırıp onları yer, bazıları rakipleriyle çarpışarak karşı cinsi etkilemeye çalışır. Hayvanların insanlar gibi öfke kontrolü veya muhakeme yeteneği olmadığı halde durduk yere karşı cinsine saldırmaması dikkat çekici.

Erkeklerin özellikle karşı cinse şiddete yatkın olması onların minik bir kusuru değil.

Bu tamamen insani özelliklerin bilinçli veya bilinçsiz olarak geliştirilmemesiyle ilgili. Genellikle büyüme çağında şiddetle büyüyen, şiddete tanıklık eden, şiddet uygulaması teşvik edilen erkekler (ve kadınlar) şiddete daha yatkın oluyor. Bunun kasla, hormonla alakası yok.

Kendini eşsiz, vazgeçilmez görme de kesinlikle erkeklere özgü bir özellik değil.

Ego olarak adlandırdığımız bu kavram insan psikolojisinin temelinde bulunuyor ve doğru yönetildiğinde zararlı da sayılmaz. Ancak insanın en başarısız olduğu konulardan biri. Kadına şiddet sebepleri incelendiğinde temelde ego sorunu yer alıyor. Kendini yetersiz ve vazgeçilmiş hisseden erkekler şiddete başvuruyor. Erkek egosunun yüceltildiği toplumlarda kadına şiddetin daha normal karşılanmasını bir tesadüf mi sanıyorsunuz?

Erkeklerin kas gücü öndeyse, kadınların konuşma becerileri daha önde.

Kız çocukları konuşmaya daha erken başlıyor, kadınlar genellikle kendilerini konuşarak daha iyi ifade ediyor. Nasıl ki kendisini konuşarak ifade edemeyen bebekler öfkeleniyor, ellerini kollarını hareket ettiriyorsa; kendisini konuşarak ifade etmeyi beceremeyen erkekler de aynısını şiddete başvurarak yapmaya çalışıyor. Eğitimini şiddeti önleyebileceği çıkarımı tam anlamıyla doğru olmasa da, konuşma ve ifade becerilerini geliştirme açısından önemli. Tabii ki erkeklerin konuşma becerisini, kadınların kaslarını geliştirmesi tam anlamıyla yeterli değil, bambaşka bir değişim gerek.

Sonuç olarak kadınlar fiziksel değil, hukuksal eşitlik istiyor. Şiddete uğramamak istiyor.

Bunu anlamamak gerçekten inanılmaz. Yasa önünde ve hayatın her alanında eşit haklara sahip olmak için kas gücü, ten rengi, cinsiyet, yaş, gelir, giyim tarzı gibi binlerce farklılık sorun olmamalı. Artık binlerce yıl öncesinin anlayışını yansıtan "kas gücü yüksek olan üstündür" saçmalığını rafa kaldırmalıyız.

Bu içerikler de ilginizi çekebilir;

Suçlamadan Önce Bir Düşünün: Toplumun Kadınlarla İlgili Ne Kadar İkiyüzlü Olduğunun Farkında mıyız? - onedio.com
Suçlamadan Önce Bir Düşünün: Toplumun Kadınlarla İlgili Ne Kadar İkiyüzlü Olduğunun Farkında mıyız? - onedio.com
Nasıl Düştük Bu Tuzağa: Kadınların Birden Fazla İşi Aynı Anda Yapabilmeleri Doğal Bir Yetenek mi Yoksa Ataerkil Bir Tuzak mı? - onedio.com
Nasıl Düştük Bu Tuzağa: Kadınların Birden Fazla İşi Aynı Anda Yapabilmeleri Doğal Bir Yetenek mi Yoksa Ataerkil Bir Tuzak mı? - onedio.com
Tam Olarak Anlamayanlar İçin 10 Maddede Cinsiyetçilik Nedir Açıklıyoruz! - onedio.com
Tam Olarak Anlamayanlar İçin 10 Maddede Cinsiyetçilik Nedir Açıklıyoruz! - onedio.com
BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
699anonymous996

Admin açıkça gerizekalısın, bir maddede dediğini öbür maddede kendin reddederek konuşmuşsun. Kadın ve erkek eşit değildir. Ne kadın ne erkek birbirinden üstündür, ama doğaları farklıdır. Erkek şiddeti de meşru görülmemelidir. Bu kadar basit.

pazartesi

"Cinsiyet farketmeksizin hiçbir insan başkasıyla eşit değildir. Eşit olması gereken şartlar ve haklardır. Misal ben erkeğim ama 100mtlik koşuda bir çocuk bile geçer beni. Çünkü engelliyim, size düşen benim şartlarımı eşitlemek ve haklarımı vermektir; brnimle yarışmak değil." Okuduğum en haklı twtlerden biri bu.

gulun

Ben bir kadın olarak söylüyorum.Hala kadın ve erkek eşit değil.çünkü kadın:kadın.erkek de erkek.byolojik olarak ve cinsiyet olarak farklı.bu yazı da buna mı cevap verdi gereği neydi tam anlamadım ancak adalet ve eşitliğinin farklı şeyler olduğunu hatırlatırım.insan haklarının vb eşitliğe değil de buna göre düzenlenmesi gerektiğini düşünüyorum.bazı hemcinslerim de hem kendi kendini ayrı tutuyor hem de eşit olduklarını iddia ediyor..adil olmalı herşey eşit olamaz zira en basitinden bir erkek regl olmuyor?.hala eşit diyen ve adil değil eşit hak isteyen varsa durum vahim.

Gizli Kullanıcı

Kadınlar eşitlik değil üstünlük istiyor.Benim feminenlerde gördüğüm bu.

yorumcu84

Aman aman neler diyorsunuz hocam bugün 8 mart. Femenliğin beşiği onedio'da bunlar nasıl kelamlar böyle. Onlar sadece eşitlik isteyen sevgi kelebekleri. Biz erkekler ise kötü birer caniyiz kabul edelim(!)

soyledim-gitti

Doğru bir talebin hiç bu kadar saptırılarak savunulduğunu görmemiştim. İstisnalar üzerinden veirlen örneklerle daha da saçma olmuş. İstisnalar kaideyi bozmaz. Kadın-Erkek elbette eşit DEĞİLDİR. Hem fiziksel hem duygusal hem de pisikolojik olarak farklıdırlar. Burada önemli olan kanun ve kurallarla kadın ve erkeği DENK tutmaktır. Sosyal yaşamda ise bu denklik karşı tarafın lehine gönüllü olarak bozulabilir. Mesela bir kadına geçerken kapıyı tutmak ona "sen güçsüzsün dur ben açık tutayım da geç" demek değildir. "Tanımasam bile sana saygı gösteriyorum, senin vaktini kendi vaktimden önemli görüyorum" demektir. Aynı niyetle bir erkeğe de kapı tutulabilir elbette.

Görüş Bildir