Japonların Yaratıcılıkta Bir Dünya Markası Olduğunun Kanıtı: Konsept Kafeler

-
4 dakikada okuyabilirsiniz

Japonlar çok garip insanlar, evet. Ama cümleye bu şekilde girmiş olmamız sizi yanıltmasın. Garip dediysek de bu gariplik imrendiğimiz türden bir gariplik. Sonuçta kim istemez robotlarla karşılıklı yemek yemeyi, baykuşlarla sohbet etmeyi ya da yalnızlığını gidersin diye tanımadığı bir yabancıya sarılıp uyumayı? (Bu sonuncusundan çok da emin olamadık gerçi)

Yaratıcılıkta sınır tanımayan Japon dostlarımız, konsept kafeleriyle hizmet sektörüne bambaşka bir soluk getiriyor. Gerekirse yemeğinizi kendi ellerinizle avlayacağınız, aşçı-bahçıvan-uşak fantezilerinizi bizzat hayata geçirebileceğiniz ya da deneysel içkilerle üçüncü gözünüzü dahi açabileceğiniz birbirinden ilginç ama bir o kadar da keyifli bu kafelere hep birlikte göz atalım.

1. Kedi Kafe

Sadece Japonya'da değil, Avrupa ve Amerika'da da oldukça yaygınlaşan bir konsept Kedi Kafe. Kendi evinizde kiracı konumuna düştüğünüz yetmiyormuş gibi artık kafe ortamında da ikinci plana atılacaksınız. Çünkü bu konsept ile kedileriniz orayı da ele geçiriyor! Gerçi kedi sahibi olmaya karar verirken başınıza gelebileceklerden haberdardınız, şimdi çok da şeyapmayın.

Artık kedileriniz nezih semtlerde elit kedilerle sosyalleşebilecek!

Hatta oturup karşılıklı caramel macchiato bile içebilecekler. Siz de çocuğunu parkta oynamaya götüren ebeveynler gibi kenarda oturup diğer ana babalar ile sohbet edebilirsiniz. Kedi Kafe'nin köpekli, kuşlu, tavşanlı, baykuşlu ve koyunlu versiyonları da mevcut.

2. Hizmetçi Kafe

Hangimiz elinde çekirdekle yerli dizi izleyip lüks yalılarda oturanlara imrenmedi ki? Hangimiz evde kimse yokken "Katya, sütümü getir!" diye boşluğa seslenmedi? İşte Japonlar bu soruna da el atıp hayallerinizi gerçeğe dönüştürüyor. Hizmetçi konseptli kafeler sayesinde artık Katya haykırışlarınız cevapsız kalmayacak.

3. Uşak Kafe

Hizmetçi kafelerin bir diğer versiyonu da "Uşak Kafe". Ben Katya değil de Sebastian daha doğrusu Sebas-chan seviyorum diyenler, gönül rahatlığıyla Uşak Kafe'nin yolunu tutabilir. Giderken yanınıza robdöşambr almayı unutmayın.

4. Kucak/Uyku Kafe

"Yüzyıllık Yalnızlık"ın can bulmuş hali iseniz ve başınızı yaslayacak bir dize ihtiyaç duyuyorsanız, tam da bu noktada Kucak Kafe imdadınıza yetişiyor. Etrafı peluş ayılarla çevrili bir yer yatağında sevimli bir Japon kardeşimiz size dizini ödünç verecek. Hatta bununla da kalmayıp sizi kucağında uyutacak.

Yalnız uyumaya son!

Birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde, içine düştüğünüz yalnızlık batağından sonunda kurtulacaksınız. Kucak Kafe sayesinde artık bebekler gibi mışıl mışıl uyuyabilirsiniz.

5. Vampir Kafe

Japonlar sayesinde Alacakaranlık serisi ayağınıza geliyor! Ölmeden tabuta girmek isteyenler için ideal bir mekan olan Vampir Kafe'de her köşe başında vampir garsonlar boynunuzu dişleyebilir. Yanınızda sarımsak ve kutsal su bulundurmadan dolaşmanızı pek tavsiye etmiyoruz.

Drakula olmak artık hiç de zor değil...

Kanlı kokteyller, korkutucu yemekler ve siyah bir pelerinle Vampir Kafe'de siz de bir Drakula olabilirsiniz. Gerçi buradan ayrıldıktan sonra bile bir süre kırmızı görmeye devam edebilirsiniz, malum dekor kan kırmızısı.

6. Robot Kafe

Bir gün akıllı robotlar dünyayı ele geçirecek ama o gün bugün değil. O yüzden neon ışıklar ve çılgın müzikler eşliğinde eğlenceye tam gaz devam! Japonlar, bilim kurguyu hizmet sektörüyle harmanlayıp ortaya "Robot Kafe"yi çıkarmışlar. Bu ilginç ortamda robot dansçılar, canavarlar ve vahşi hayvanlarla birlikte tabiri caizse dünya dışı bir deneyim yaşayabilirsiniz.

7. Moomin Kafe

Kafenin isminden dolayı aklınızda Japon müminlerin uğrak mekanı gibi bir izlenim oluşmasın, masadaki peluş su aygırının adı Moomin. Dostlarınız bile zaman zaman sizi ekebilir ama sadık Moomin asla! Moomin Kafe'de yargılayıcı bakışlar ve kesilen cümlelere maruz kalmadan yeni en iyi arkadaşınız Moomin'e içinizi dökebilir ve rahatlayabilirsiniz.

8. Kirpi Kafe

Tokyo'nun en güzide mekanlarından biri de Harry'nin Kirpi Kafesi. Bu minnoş hayvanlar, masum bakışları ve dikenli sırtlarıyla kalbinizi hemen fethedecek. Eğer yolunuz Japonya'ya düşerse bu ilginç deneyimi yaşamak için Harry'nin yerine mutlaka uğrayın.

9. Sevimli Yaratık Kafe

Japonların canavarlara ve tatlı şeylere olan düşkünlükleri malumunuz. E bu ikili bir araya gelince ortaya rengarenk kostümlü, sempatik canavar kızlarla dolu bu "Sevimli Yaratık Kafe" çıkmış.

Burada sadece dekor ve kostümler değil, yiyecek içecekler de rengarenk.

Sizi çocukluğunuza geri götürecek, gökkuşağı kadar renkli bu mekanda sıkıcı bir dakika bile geçirmeniz mümkün değil. Ayrıca şu yemeklerin güzelliğine bir bakar mısınız?!

10. Harikalar Diyarı Kafe

Charles Lutwidge Dodgson ya da daha çok bilinen takma adıyla Lewis Carroll'ın "Alice Harikalar Diyarında" adlı romanından esinlenerek oluşturulmuş bu mekan, hayalle gerçeği bir araya getirerek sizi bir masal kahramanına dönüştürüveriyor. Bu sevimli kafede hayatınızın en keyifli anlarını yaşayacağınız kesin.

Bonus: Avcı Restoran

Bu restorana girip de öyle boş boş oturmak yok, kendi yemeğinizi bizzat kendiniz avlayacaksınız! Artık canınız lüfer mi çekiyor, ahtapot mu onu biz bilemeyiz. Japonlar Survivor keyfini yaşayabilesiniz diye size böyle muhteşem imkanlar sunmuş, o zaman neden siz de bir Taner Tolga Tarlacı, bir Pascal Nouma ya da Turabi olmayasınız ki?

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
kimligibelirlenemeyenkisilerce

bunlar mal

gizem-kucuk8

sonra gel de özenme

ayna-efendi

eklemeyi unutmuşsunuz baykuş kafe de var https://www.youtube.com/watch?v=uIfSstfEPWE

neslihan-nisan

ozellkle kucak ve vampir cafe kesinlikle sapkinlik

matsuyama

Sapkınlık kültüreldir ama japonlar için yaşam tarzı.

aysunnn

Sapkinlik demeyelimde Türkiyede olmaz diyelim daha doğru olur.

bugrah4n

konsept değil fetis cafe bunlar

FACEBOOK YORUMLARI

Başlıklar

BilimJaponyaRengarenkRobotTaner Tolga Tarlacıminnoşsurvivortatlıyerli diziyiyecek
Görüş Bildir