İdeal Toplum 9 Bin Yıl Önce Bu Topraklardaydı: Çatalhöyük'te Hükümetsiz ve Eşit Yaşam

-
4 dakikada okuyabilirsiniz

9000 yıl önce  kadın ve erkek eşitliğinin var olduğu, sanatın filizlendiği, hükümete ve silahlı güce ise ihtiyaç duyulmadığı yerleşim yeri Çatalhöyük 1958 yılında İngiliz arkeolog  James Mellaart tarafından keşfedildi.

Keşif, Mezopotamya dışında kalan bölgede ilk defa yerleşik hayata geçildiğine dair kanıt bulunması açısından oldukça önemliydi. Çünkü bu durum Anadolu'yu dünyanın en eski uygarlık merkezlerinden biri haline getirdi. 

Kazı çalışmalarının başladığı günden bu yana elde edilen bilgiler ışığında geçmişe 'kısa' bir yolculuk yapalım...

Konya'nın Çumra ilçesinde yer alan Çatalhöyük, kendini 'Anadolu aşığı' olarak tanımlayan İngiliz kaşif James Mellaart tarafından 1958 yılında keşfedildi. Kazılar ilk olarak 1961-1965 yılları arasında gerçekleştirildi ve Anadolu'da neolitik döneme ait izler gün yüzüne çıkmaya başladı.

8 bin kişinin yaşadığı şehirde elde edilen bulgular merkezileşmiş hiyerarşik bir yapının olmadığını ortaya koyuyor

Savaşsız, barış içinde yaşam: Bu yargının sebebi ise, şehri korumaya çalışmak için sur inşa edilmemiş olması ve yapıların duvarlarında da herhangi bir yıkım izine rastlanmaması

İlk harita ve duvar resmi tartışması

1963 yılında yürütülen çalışmalarda Hasan Dağı'nın da yer aldığı bir çizime rastlandı. Çizimlerin harita mı yoksa manzara resmi mi olduğu tartışmaları da beraberinde getirdi. 

Arkeolog Stephanie Meece noktaların, evleri süslemek için kullanılmış leopar motifi olabileceğine dikkat çekti. 

Mellaart da çizimi ilk incelediğinde leopar derisinden bir kıyafet olduğu şeklinde yorumlamıştı.

Hasan Dağı'ndaki volkan patlamasının 'resme' işlenmesi

Waikato ve Hacettepe Üniversitesi'nin ortak çalışmasıyla, figürlerin duvara işlendiği zamanda Hasan Dağı'nda patlama olup olmadığı araştırıldı. 

Dağdan alınan numunelerin incelenmesiyle günümüzden yaklaşık 7000 yıl önce bir patlama yaşandığı tespit edildi. Doğal olarak çizimler, patlamanın Çatalhöyük'te yaşayan insanlar tarafından gözlenebildiğine işaret ediyor. 

Merak edenler için resim / harita Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde sergilenmekte.

Evler bitişik düzen inşa edildiğinden ve sürekli olarak yeni yapılar eklendiğinden şehirde herhangi bir sokak bulunmuyor. Doğal olarak evlere giriş çıkışlar ve ulaşım damlar üzerinde sağlanıyordu

Sanatsal üretim evlerin duvarları üzerinde icra ediliyordu, bu sebeple çizimler deforme olmadan günümüze kadar gelebildi. Aynı zamanda evler hem mezarlık hem de tapınak olarak kullanılıyordu

Çizim: De Agostini Picture Library

Dünyanın dokunmuş ilk kumaş parçası kazılarda gün yüzüne çıkıyor

1993'ten bu yana kazıya başkanlık eden Ian Hodder keşifle ilgili "Çok ince dokunmuş olan bu keten parçası, büyük ihtimalle Orta Anadolu'ya Doğu Akdeniz'den gelmiştir. Neolitik dönemde Orta Doğu'da gerçekleşen uzun mesafeli ticarette obsidyen ve deniz kabuklarının değiş tokuş yapıldığı çoktan beri bilinmekteydi" diyor.

Neolitik dönem çiftçilerinin arı ürünlerini kullandığına dair en eski kanıt yine Çatalhöyük'ten

Kimya Profesörü Richard Evershed liderliğinde 150 farklı kazı alanından çıkarılan 6 bini aşkın kimyasal bileşim incelendi. Çatalhöyük'te bulunan ve M.Ö. 7000 yılına tarihlenen çömleklerde ise balmumu kullanıldığı tespit edildi. 

Bu da Neolitik dönem çiftçilerinin arı ürünlerini kullandığına dair en eski kanıt olarak kayıtlara geçti.

Çatalhöyük 2012 yılında, tarihi keşfi gerçekleştiren James Mellaart'ın ölümünden yaklaşık bir ay önce UNESCO 'Dünya Mirası Listesi'ne alındı

1993 yılında ikinci perdesi aralanan ve Prof. Dr. Ian Hodder başkanlığında yürütülen kazı çalışmalarının 2018 yılında noktalanması bekleniyor...

Peki Çatalhöyük bize ne anlatıyor?

İnsan evladının geçmişine damgasını vuran ilklerin yaşanmış olmasının yanında Çatalhöyük'ün aslında bize anlatmak istediği, insani yönü ağır basan değerler var. 

Cervantes'in Don Kişot'unda geçen 'Altın Çağ'ı yaşamış barışçıl toplum olarak görebiliriz Çatalhöyük sakinlerini. 

Ve bugün, elimizdeki bulgular ışığında diyebiliriz ki suç işlenmiyor, dolayısı ile bir güvenlik gücüne ihtiyaç yok.

Herkes kendine yetebildiği için, herhangi bir tekelleşme söz konusu değil, ufak eksiklikler takas yöntemiyle sağlanıyor. 

Savaşçı bir topluluk değiller ve savaşlara neden olacak bir kral ve yönetici sınıf yok. 

İnsanlar enerjilerini temel ihtiyaçlarını karşılamak için harcıyorlar, kalan zamanlarda da kendi yaşam alanı olan evlerde duvarlara resimler çizip iç dünyalarının güzelliklerini zenginleştirerek vakit geçiriyorlar. 

Bu ideale ulaşan toplum, kadın ve erkek eşitliğinin olmadığı, zengin ve fakir arasındaki gelir dağılımı farkının arşa yükseldiği, mülkiyetin benliğin önüne geçtiği günümüzden tam 9000 yıl önce bu topraklarda hüküm sürdü. 

Çatalhöyük bize binlerce yıllık 'ilerleme' sonrasında hayatlarımızı sorgulamamız için fırsat sunuyor...

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
welder

"Bu yargının sebebi ise, şehri korumaya çalışmak için sur inşa edilmemiş olması ve yapıların duvarlarında da herhangi bir yıkım izine rastlanmaması" Yaw şanslarından etrafta tehdit edebilecek ikiayaklı akrabalar bulunmuyordu. Diger soru - söz konusu toplum neden kayb oldu? Acaba tehdit gelince hazırlıksız yakalandıklarından dolayı mı? "Savaşçı bir topluluk değiller ve savaşlara neden olacak bir kral ve yönetici sınıf yok. " bidiğimiz bugünün çiftçi kooperatiflerinde muhakkak bir tane başkan ve etrafında yardımcıları bulunuyor. Gerçe onların ekonomik büyüme ve benzeri saçma davaları var. Ne hikmetse bu başkanlık. Kardeşimiz biraz idealist sanki.

hedefsizkitle

işsiz o kadar arkeolog varken kazıları yabancılar keşfediyor. hiç mi yetişmiş arkeolog yok da başkanlığı yabancılara veriyorlar? ondan sonra eserleri yurtdışındaki müzelerde görüyoruz. üstelik bi de bu adamlar anadolu aşığı ilan ediliyor! düpedüz hrısızlar hiç öyle kaşfetti iyi oldu demeyin. Adam bize değil kendi ülkesine hizmet ediyor. bizimkiler de uyuyor....

sena_turk

Topraklarımızın İngiliz kişilerin tarafından keşfedilmesi ne acı :(

1905tr35

İslamiyet yok, Hristiyanlık yok, din savaşları yok. Nüfus az. petrol yok. neden savaş olsun ki ? En fazla "sen benim hanım a bakmışsın" diye kavga olur oda en fazla kafa göz kırılır.

feyk

nufusun az olmasi onemli bir etmen. kaynaklar bol genis, herkeze yetecek kadar yer oldugundan insandan seveceni, sirini yoktur ama ne zaman yer yetmez, kaynaklar yetmez o zaman her turlu vahset kiyim ortaya cikiyor. hele birde o devirde ihtiyac duyulan kaynak sayisida az. su olsun, yiyecek olsun gerisi cok mesele degil.

bedri-findikli

Şimdi Çumra'nın göbeğinde dev bi kavun heykeli var 9000 yılda sanatın geldiği nokta!

Başlıklar

AltınAnkaraİngiltere
Görüş Bildir