Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Hiç 'E' Olmadan Yazılan Roman 'Kayboluş' ve Onun Hiç 'Kaybolmayacak' Yazarı Georges Perec

 > -

Georges Perec, ailesini 2. Dünya savaşı sırasında kaybetmiştir; henüz bir çocukken... Bundan dolayı "çocukluğunun bir tarihi olmasa da hikâyesi olan" bir yazardır. 

Edebî yaratıcılık anlamında en sıra dışı yazarlardan biridir. Bunun nişânesi olan eseri ise Fransızca'da en çok kullanılan ünlü ses olan "e"ye hiç yer vermeden kaleme aldığı "Kayboluş" (La Disparition) isimli eseridir...

Georges Perec 1920’li yıllarda Fransa’ya, Paris’in işçi sınıfı mahallesine göçmüş olan Polonya Yahudisi Icek Judko ve Cyrla (Schulewicz) Peretz’in tek çocuğudur.

1936 yılında doğan Georges Perec, babasını İkinci Dünya Savaşı’nda kaybetmiş, annesi ise Fransız işbirlikçilerin Nazilere gammazlaması sonucunda yakalanarak -büyük ihtimalle- Auschwitz Toplama Kampı’nda 1943 yılında yaşamını yitirmiştir. 

1942 yılında halası ve eniştesi tarafından bakılmaya başlanan Perec, 1945 yılında onlar tarafından evlat edinilmiştir.

Perec, Sorbonne’da tarih ve sosyoloji eğitimi alırken, bir yandan da Fransa’nın önde gelen edebiyat dergilerine denemeler ve makaleler yazmaya başlamıştır.

1961 yılında Hôpital Saint-Antoine’a bağlı Nörofizyolojik Araştırma Laboratuarı’nda düşük bir maaşla arşivci olarak çalışmaya başlamıştır.

Bir yandan da yazınsal çalışmalarına devam eder.

Perec'in sıra dışı edebî yaratıcılığında Oulipo grubu önemli bir yer tutuyordu.

Perec, kısaltması Oulipo olan (Ouvroir de littérature potentielle, anlamı; "potansiyel edebiyat için atölye) grubun bir parçasıydı.

Yazarlar ve yazarlığa ilgili matematikçiler tarafından kurulan grup, farklı edebiyat tarzları üzerine çalışmalar gerçekleştiriyordu. 

Georges Perec'in dışında, grubun üyeleri arasında Raymond Queneau, François Le Lionnais, Oskar Pastior, Jean Lescure, Jacques Roubaud, Italo Calvino yazarlar ve şairler bulunuyordu.

Not: Perec'i ortada, ayakta görebiliyoruz. Kıvırcık saçları tanımanızı kolaylaştıracaktır. :)

Perec'in Oulipo grubuna katılmasını sağlayan Queneau’ya adadığı başyapıtı "Yaşam Kullanma Kılavuzu" yayımlanmadan önce Queneau ölmüştür.

Perec'in Oulipo grubundaki edebî arayışlarının bir sonucu olan ve 1969 yılında yayımlanan "Kayboluş" da lipogram denilen tarzda yazılmış bir yapıttır. Lipogramlar belirli bir sesin (a/b/c/x/y/z vb.) olmadan yazıldığı eserlerdir.

Georges Perec'in Fransızcanın en çok kullanılan ünlü sesi olan “e”yi kullanmadan bir roman yazmış olması kimilerince bir mucize olarak yorumlanmıştır.

"E" sesinin eksikliğe karşın yapıt dil oyunları, çağrışımları, kurgusu, hayal gücü ve mizah duygusuyla adeta bir başyapıt mertebesine ulaştı.

İngilizce, Almanca, İtalyanca, İspanyolca, Felemenkçe, Rusça, Hırvatça, Sırpça, Türkçe hatta Japonca gibi dillere de "e" sesi kullanılmadan çevrildi.

Bu çevirilerin de büyük birer başarı olduğunu kabul etmek lazım...

57 bin 2 sözcük, 370 bin 430 ses (harf) bulunan "Kayboluş"ta (Kitabın Türkçe çevirisi) bir tek ‘e’ yok!

Kitabın çevirmeni C. Yardımcı ise şöyle söylüyor:

Fransızca’da e harfi kullanmamaya karar verdiğinizde kelime hazineniz yüzde 30-40 oranında daralıyor. Türkçe’de ise bu oran dörte bire iniyor. ‘Sen, ben, ve, -ken’ gibi kelime ve ekleri kullanamamak insanı bir hayli zorluyor.

Kitap Türkçe olarak yayımlandığında ise epey bir gürültü koptu. Çünkü "Kayboluş" Türkçeye çevrilirken kitaba orijinalinde olmayan bölümler eklenmişti!

Kitap Türkçe olarak yayımlandığında ise epey bir gürültü koptu. Çünkü "Kayboluş" Türkçeye çevrilirken kitaba orijinalinde olmayan bölümler eklenmişti!
Kitap Türkçe olarak yayımlandığında ise epey bir gürültü koptu. Çünkü "Kayboluş" Türkçeye çevrilirken kitaba orijinalinde olmayan bölümler eklenmişti!

Romanda olmayan 5. bölüm, kendisini "yarı-yazar" diye niteleyen çevirmen Cemal Yardımcı tarafından kaleme alınıp romana eklenmişti. Ayrıca 25 bölümlük romana kendinden dört bölüm eklemişti.

O dönemde başka tercüman ve eleştirmenler şöyle sormuştu: 

"Çevirmen çevirdiği yapıta bu boyutlarda müdahale edebilir mi?Çevirmenin giderek 'yarı-yazar'a dönüştüğü bir 'Kayboluş', Perec'in yapıtı olmaktan çıkmaz mı?" 

Perec, dünya gezegeninin en çok sigara içen insanlarından biri olarak, 45 yaşında akciğer kanserine yenilmiştir.

Ancak başta "Kayboluş" olmak üzere diğer unutulmaz eserleriyle kendisi hiç kaybolmayacak...

Bir çevirmenin bir yapıtın orijinaline kendiliğinden bölümler eklemesi hakkında siz ne düşünüyorsunuz?

Çeviri bir yaratım sürecidir. Çevirmen yaratıcı bir iş yapmaktadır. Doğal buluyorum.
Bence kabul edilemez. Çevirmenin sorumluluğu metne sadık kalmak ve metnin ruhunu yansıtmaktır.
Çekimserim.

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
aydin-kirklar

Uyuyan Adam kitabını okumuştum hiçliğin başyapıtı tavsiye ederim.

hsyn.rzgr

çekimserim çünkü iki seçenekte doğru. evet çevirmenin görevi metne sadık kalmaktır aksi takdirde yeni bi kitap yazılmış oluyor ama orijinal metnin en önemli kısmı lipogram olması. karar veremedim.

enk-capital

Ben de hiç Q, X, W kullanmadım. Bak, bütün romanı al oku bir tane Q bulamazsın.

taner-bayram

Onları örnek olarak verdim, herhangi bir ses olabilir. :)

okisi

adamın adında e ye bi gönderme var amk 25 tane e olurmu bi isimde lan

arcnoise

Kitapta adı yok mu?

FACEBOOK YORUMLARI

Başlıklar

FransaKitap
Görüş Bildir