Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Günümüz Düğünlerinde Yapılan Şeylerin Arkasında Yatan 10 İlginç İnanç

-
3 dakikada okuyabilirsiniz

Düğünleri kim sevmez? Evlenen için elbette belki de dünyanın en güzel günüdür düğün. Fakat katılımcılar için de harika bir gündür; eğlenilir, dans edilir, eski anılar hatırlanır ve geleceğe dair umutlu ve bereketli sohbetlere dalınır. Diğer bir taraftan, düğünlerin inanılmaz bir baskısı vardır çünkü her şey layıkıyla yapılmaya çalışılır ve geleneklere uymaya özen gösterilir. İşte belki de bir çoğumuzun bilmediği, günümüz modern düğünlerinde yapılan şeylerin arkasında yatan bazı inançlar;

1. Eski Yunan ve Roma toplumlarında, düğünde takılan peçenin gelini kötü ruhlardan koruduğuna inanılırdı.

2. Nişan yüzüğümüzü elimizin dördüncü parmağına takarız çünkü bir zamanlar bu parmağın doğrudan kalp ile bağlantısı olduğu düşünülürdü.

Bu inancın bir göstergesi olarak, Eski Roma kültüründe Vena Amoris (Aşkın Damarı) isimli bir mit bile var.

3. Yemin esnasında gelin ve damatın ellerini birleştirmesi, eski Kelt ve Mısır kültürlerinden gelmektedir ve çiftin birbirine duyduğu bağlılığı simgeler.

4. "İyi günde kötü günde, mutlulukta sağlıkta" ifadesi aslında Eski İngilizce'den gelmektedir.

Bu ifadenin orijinali şu şekilde: Something old something new, something borrowed something blue. Buradaki 'something old' ifadesi sürekliliği, 'something new' ifadesi geleceğe karşı duyulan iyimserliği, 'something borrowed' ifadesi çiftin birbirine verdiği mutluluğu ve 'something blue' ifadesi aşklarının saflığını simgelemektedir.

5. Eski Roma toplumunda, geline düğün boyunca eşlik eden arkadaşlarının (nedime) giydiği kıyafetlerin, geline iyi talih getirdiği düşünülürmüş.

İnanca göre; nedimeler düğün boyunca gelinin etrafında olmalıymış. Böylece gelinin iyi talihi karartmak isteyen kötü ruhlar gelini şaşıracak ve sonunda kimsenin hayatını ele geçiremeyecektir.

6. Antik Roma mitolojisindeki tanrılardan Juno (Haziran), evlilik ve doğum tanrısıydı. Bu nedenle düğünlerin haziran ayında yapılması gelenek haline gelmişti.

"Bu yaz bir yüzük takarız, öbür yaza da evleniriz..." yaklaşımı da buradan gelmektedir. Mutlu ve bereketli bir evliliğe sahip olmak isteyen çiftler, düğünlerini haziran ayında yapmayı tercih etmektedir.

7. Balayına çıkma geleneği aslında İskandinav kültüründen gelmektedir.

Eski İskandinav toplumlarında, çift evlendikten sonra gidip saklanmalıydı. Bu süreçte, 30 gün boyunca aile üyelerinden birisi onları her gün ziyaret etmeli ve bal şarabı getirmeliydi.

8. Birleşik Krallık'ın kraliçesi Victoria, 1840 yılında Prens Albert ile evlendi ve o düğünde beyaz bir elbise giydi. O günden bugüne, düğünlerde beyaz gelinlik giymek gelenek haline geldi.

Bu tarihten önce gelinler en iyi elbiselerini giyer ve düğüne o şekilde giderlerdi. Aslında Türk toplumunda beyaz gelinlik giymenin tarihi daha eskilere dayanır ve gelinin masumiyetini/bekaretini temsil eder ve aksi durumlarda gelinin krem rengi bir gelinlik giymesi gerekir. Fakat günümüzde bu gelenek unutulmuştur ve Kraliçe Victoria'nın düğününden bu yana tüm gelinler beyaz giymektedir.

9. Eski Roma toplumunda, gelinin doğurganlığını arttırmak için, düğüne katılanlar gelinin üzerinde ekmek ufalarlardı. Bu gelenek günümüzde yerini devasa pastalara bırakmıştır.

10. Günümüz düğünlerinde yapılan gelini kapı eşiğinden taşıyarak geçirmenin amacı, gelini yerlerde gizlice bekleyen kötü ruhlardan korumaktır.

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
merve_m

bazıları saçma..

FACEBOOK YORUMLARI

Başlıklar

EvlilikMısırTercihYunanistan
Görüş Bildir