Final Fantasy Xııı

Gamer-
2 dakikada okuyabilirsiniz

Final Fantasy Xııı

Final Fantasy Xııı

Eski bir Final Fantasy hayranı ” değil, “ eski Final Fantasy’lerin bir hayranı ” olarak biraz kişisel konuşmamı mazur görürsünüz sanırım. Final Fantasy 13 gözümde fena olmayan, bir Final Fantasy olarak kabul edebileceğim bir oyundu. İlginç bir savaş sistemi, az çok akılda kalıcı karakterleri vardı. Ama “Bizim FF ’in bütün olayı dramatik anlar yaşatması değil mi? Öyleyse dolduralım abi oyunu dramayla” gibi bir mantıkla yapılmıştı sanki. Sürekli bir duygusallık kasma hali insana “yeter artık” dedirtiyordu. Eh tabii tarihin gördüğü en çizgisel oyunlardan biri olması da durumun düzelmesine pek katkı yapmıyordu.

Lightning sırf Vanille’in kına gecesine katılmak için dönmüş diyorlar

Sonra 13-2 geldi. İyi olan savaş mekanikleri biraz daha geliştirilmiş, mekânlar çetrefillenmişti. Aşırı duygusallık çabası yine vardı biraz ama insancıl seviyelerdeydi. Zaman yolculuğu teması ve yaratık avlama mekanikleri sayesinde bayağı keyifli zamanlar yaşatıyordu. Öyle çok unutulmaz bir tecrübe değildi ama çoğu yönden öncülünün ilerisindeydi.

Kendi karakterini oluşturmaya çalışan ve bunu genel olarak da başaran bir seri var elimizde. Şimdi tek ihtiyacımız olan; iyi bir son.

Savaş sistemi gerçekten olağanüstü

500 yıla kim öle kim kala

Lightning Returns , ikinci oyunun sonundan 500 yıl sonra başlıyor. İnsanlar hastalık, açlık ya da yaralanma gibi sebeplerle ölebilse de paradoksal sebeplerle yaşlanmamakta ve çoğalamamaktadır. 500 yıldır süregelen bu durum sonrasında nüfus azalmıştır. Tabii birçok insanın psikolojisi de bir acayip olmuştur. Ve “Kaos” Gran Pulse dünyasını ele geçirmektedir. 13 gün sonra dünya yok olacaktır.

Bu süre boyunca Valhalla’da kristale dönüşmüş bir şekilde uyuyan Lightning, Tanrı Bhunivelze tarafından uyandırılır ve “kurtarıcı” olarak dünyaya gönderilir. Artık insanüstü bir varlık haline gelmiş Lightning’in amacı insanları içine düştükleri Kaos’tan kurtarmak, böylece Kaos’un yayılma hızını yavaşlatmak, dünyanın 13 gün dolmadan yok olmasını önlemektir. Bhunivelze sempatik tavırlarıyla ün kazanmış bir tanrı olmadığından Lightning’in ona hizmet ediyor olması tuhafıma gitti en başta ama güzel yerlere bağlanıyor, merak etmeyin.

Lightning tren istasyonu neredeydi diye düşünürken

FF13 serisinin anlatım tarzını olmasa da hikâyesini hep beğenmişimdir. Bir sonraki sayfada yer alan lore yazısını da bu nedenle büyük keyifle yazdım. Lightning Returns bu konuda öncüllerinin başarısını daha da ileri götürmesini bilmiş. Her şeyiyle mantıklı bulduğumu söyleyemem ama büyük çoğunlukla sebep-sonuç ilişkilerinin çok enteresan ve etkileyici şekillerde bağlandığı, sağlam bir hikâye kurgusu var oyunun. Hele bir sonu var, hoşunuza gider mi bilmem ama bir Final Fantasy ’den kesinlikle beklemezsiniz. Çok acayip...

Hani biraz önce FF13 ’lerin hikâye anlatımı konusunda pek iyi olmadığından bahsetmiştim ya, Lightning Returns ’te bu durum aşılmış sayılır. Eğer lore’a biraz hâkimseniz ne olup bittiğini net anlıyor olmanız bir tarafa, karakterler önceki oyunlardakinden kat ve kat inandırıcı olmuş, bu da diyalogları kesinlikle daha anlamlı kılıyor. Eski FF ’lerle karşılaştırmak zor, çok daha farklı yapıda bir hikâye örgüsü var bu oyunda ama kendi tutturduğu yolda neredeyse eskiler derecesinde başarılı olduğunu söyleyebilirim. Sanki “Ya bu oyunu zaten öncekileri bilenler oynayacak, kasmayalım kendimizi” demişler de rahat kafayla yazmışlar, bu da başarılı olmalarını sağlamış gibi bir hissiyat aldım, bilmem doğru mudur...

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Savaş
Görüş Bildir