Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Ercan Altuğ Yılmaz Yazıo: Oyunlaştırmanın Kaizen Hali

103PAYLAŞIM
Yazio Banner

Japon şirketlerinin hedeflerine ulaşmak ve mükemmelliği korumak için uyguladıkları küçük adımların adıdır Kaizen. Kelime anlamı olarak kai değişim, zen ise daha iyi anlamına gelmektedir Atılan bu küçük adımlarla yapılmak istenen sürekli iyileştirme ve sürekli geliştirmedir.

Lao Tzu “Bin kilometrelik bir yolculuk, ilk adımla başlar.” der.

“Oyunlaştırma ise gerçek hayattaki problemleri oyun tasarım teknikleriyle katılımcılarda uzun vadeli davranış değişikliği hedefleyerek çözen bir iş modelidir.”  

Hem Kaizen tekniğinin hem de oyunlaştırmanın şirketleri çalışanları/müşterileri kısacası tüm paydaşları kapsayan ortak amaçları vardır. Kullanılan bu tekniği, bir soruna çözüm ve sürekli iyileştirme olarak tanımlamamız yanlış olmaz.

İkinci Dünya Savaşı sonrası Japon ekonomisini güçlendirmek ve iş dünyasını yeniden yapılandırmak amacıyla uygulanan Kaizen Tekniği, bugün şirketlerin sürdürülebilirliğini sağlamak ve karlılığını artırmak amacıyla atılacak küçük adımların oyunlaştırmayla daha etkin hale gelmesini sağlamaktadır.

İş hayatına baktığımızda, bir kurumda bazı köklenmiş davranışları değiştirmek oldukça zordur. Bunun şirket kültüründen daha çok insanın düşünce yapısıyla alakalı olduğunu söyleyebiliriz. Şöyle ki insan beyni değişime direnç gösterir. Fakat küçük adımlar atarak, atılan bu küçük adımları oyunlaştırarak sinir sistemini yeniden düzenleyebilir, değişim sürecinde şevkle ilerleyebilir ve hedeflerimize doğru hızla yol alabiliriz.

Bu konuya bir örnek vererek daha anlaşılır hale getirelim. 

2021 yılı için hedef toplantısında olduğunuzu ve tepe yöneticinizin size “bu yıl satışları artırmak için ne yapabiliriz?” sorusuyla geldiğini hayal edin. Bu soru maalesef çok büyük bir sorudur ve ne yazık ki yaratıcılığınızı baltalar. Eğer bu soru “bu yıl satışları artırmak için aklınıza gelen küçük bir adım/öneri var mı?” diye sorulsa ve bu önerileri toplama sürecini oyunlaştırılsa, en iyi öneriyi veren kişinin önerisini uygulamaya koyarken onu takdir etse, herkesin önünde alkışlatırsa eminim hem sorulan soruya karşılık bulmuş hem de çalışan motivasyon ve bağlılığını artırılmış olur.

"İş, birinin yapmaya mecbur olduğudur. Oyun ise birinin yapmaya mecbur olmadığıdır." Daniel H. Pink

Sadece iş hayatınızda değil kişisel yaşamınızda da bu yöntemi etkin olarak kullanabilirsiniz. Mesela maaşınıza zam istediğinizi hayal edin. Bunun için neler yapabileceğinize bir bakalım.

  • Yaptığınız işin karşılığında neden zam almanız gerektiğini daha spesifik hale getirmek için maddeleştirin. Her gün bir madde ekleyebilirsiniz. Her eklediğiniz madde sonrası kendinize bir yıldız verin.

  • Aynanın karşısına geçip patronunuzla konuşuyormuş gibi prova yapabilirsiniz. Bu provayı kendinizi hazır hissedinceye kadar sürdürebilirsiniz. Bunu başarmak sizin için üç yıldız olabilir.

  • Gerçekten karşılığını aldığınızda kendinizi sevdiğiniz şeyi yapmak için (burada herkesin ihtiyacı kendine özeldir. (Kimisinin uykuya ihtiyacı vardır, kimisinin müzik dinlemeye) ödüllendirirsiniz. Nihayetinde amacınıza ulaştığınızda kendinizi yıldızlar kralı/kraliçesi ödülünü verebilirsiniz.

Zamanınızı daha verimli kullanmak istiyorsunuz ama zorlanıyoruz,
nereden başlayacağınızı da bilmiyorsunuz diyelim.

  • Önce en çok zaman harcadığınız şeylerin listesini çıkartabilirsiniz. Bu sosyal medya olabilir. Alışveriş sitelerinde geçirilen zaman da olabilir. Onlar arasından size fayda sağlamayanları çıkarıp yerlerine yararlı olacağını düşündüğünüz faaliyetleri ekleyebilirsiniz. Kitap okumak gibi.

  • Zamanını iyi kullanan insanların adını yazabilir ve onların neleri, nasıl daha iyi yaptığını listeleyebilir ve ödül olarak o kişiyle bir yemek yiyebilirsiniz.

Bir diğer örneğimizde amacımız ekonomik durumunuzu daha iyi hale getirmek, para biriktirmek olsun.

  • Kendinize her gün bir lira biriktirmek gibi bir hedef koyabilirsiniz. Bunun için marketten yaptığınız alışverişi tamamlayıp kasaya giderken ihtiyaç olmadığını düşündüğünüz bir ürünü bırakabilir, onun değerini de kumbaraya atabilirsiniz. 

  • Eğer her gün bir lira biriktirirseniz yıl sonunda 365 liranız olacaktır. Bence şimdiden ne almak istediğinizin listesini yapınız.

Bazı ödüllerin çok küçük ve uygulamaya değmeyecek kadar anlamsız
olduğunu düşünebilirsiniz. Fakat gerçekten işe yaradığını gördüğünüzde değişime inanamayacaksınız.

Psikolojik açıdan değerli ödüller vermek Davranışçı psikolog B.F. Skinner tarafından “olumlu pekiştirme” olarak görülmüştür. Kaizen tekniğinde ödüllendirmeler atılan adımlar gibi küçüktür ve içsel motivasyonu tetikler.
Tıpkı oyunlaştırmada olduğu gibi. Alınan bir rozet bazen verilecek büyük bir ödülden daha kıymetlidir.

Gelin şimdi de bu adımları oyuncunun yolculuğu ile birleştirelim. Siz kendi hayatınızda yapmaya karar verdiğiniz için küçük bir adım atarsınız. İşte o ilk adım bizim onboarding dediğimiz ilk safhadır. Artık oyunun içindesinizdir. İkinci aşama ise scaffolding diye adlandırdığımız attığınız o küçük adımların sizin hayatınızda başka hangi alanlarda uygulayacağınızı deneyimlemek ve bunları araştırmak ve diğer insanlara göre sizin ne kadar sürdürülebilirlik elde ettiğinizi kıyaslamak olabilir. Son aşama ise Mastery. Burada artık siz bu yöntemle başarı sağlamış ve hayatınızın bir çok alanına bu yöntemi entegre etmiş birisiniz. Şimdi artık diğer insanlara fayda sağlama zamanı. Kendi başarılarınızı nasıl sürdürebildiğinize dair paylaşım ve başkalarını geliştirme yolunda ilerlersiniz. 

"Oyun oynadıkça insan oluruz." der Jasmin Karataş. Öyleyse daha çok oyunlaştırma ve daha insanca yaşam için küçük bir adım atmaya ne dersiniz?

Bu yazı Gamfed Türkiye gönüllülerinden Yasemin Karakaya’nın katkılarıyla yazılmıştır. 

Twitter

Instagram

Linkedln

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
Görüş Bildir