Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Doğru Olduğunu Bildiğimiz Ancak Sebebini Sormadığımız Soru: Vücutlarımız Nasıl Elektrik Üretir?

-

Merakın sonu yok sevgili dostlar. Son olarak bedenlerimizin neden elektrik ürettiğine takıldık ve cevabını siz okurlarımız için araştırdık:

Öncelikle elektriğin tam olarak ne olduğunu açıklayarak işe başlayalım.

Televizyonlarımızdan otomobillerimize kadar hayatın neredeyse her alanında kullandığımız elektriğin varlığı için öncelikle bir kaynağa ihtiyacımız vardır. Söz konusu elektrik olduğunda ise bu enerjiyi üretebilen sayısız kaynak mevcuttur. Bugün kitle tüketimi için kullanılan kaynakların en yaygınları hidroelektik, nükleer, güneş ve rüzgar enerjileridir.

Şimdi sizi tarihte biraz geriye götürelim...

İlkokuldaki kimya dersini hatırlayın: Farklı atomlar farklı proton, nötron ve elektron sayılarına sahipti değil mi? Protonlar pozitif, elektronlar negatif yüklüydü, nötron ise adı üstünde nötrdü. Bu şekilde ciğerlerimize çektiğimiz havadan, besinlerden aldığımız sodyum ya da potasyuma kadar her elementin kendine has bir proton ve elektron sayısı vardır.

Elektronların sahip olduğu enerji, belirli bir seviyeyle sınırlandırılmıştır.

Ve bu enerji seviyeleri, tıpkı Güneş'in etrafında dönen gezegenler gibi atomun çekirdeğindeki protonun etrafında dönen elektronları meydana getirmektedir. Zıt güçlere sahip olan proton ve elektronların birbirlerini çektikleri düşünüldüğünde, atom çekirdeğine en uzak durumda olan elektronun çekirdekle arasındaki bağın daha zayıf olduğunu ve o elektronu atomdan ayırmanın daha kolay olacağını tahmin etmek zor değildir.

Ve eğer bir elektronu serbest bırakmak için yeterli enerjiye sahipseniz, elektrik üretebilirsiniz.

Biraz önce saydığımız enerji kaynaklarından elektriğin üretilmesi de tam olarak bu şekilde gerçekleşmektedir. Elektronu serbest bırakarak belirli bir yöne doğru gitmesini sağladığınızda, komşu atomun kabuğunda bulunan bir elektron da o atoma geçecektir. Çünkü çoğu durumda bir atomun sahip olduğu proton ve elektron sayılarının eşit olması gerekmektedir. Ve elektriği yaratan da serbest akış gerçekleştiren bu elektronlardır.

Gelelim vücutlarımızın elektriği nasıl ürettiğine...

Bedenlerimizin elektrik üretmesini sağlayan, sahip olduğu kimyasallardır. Oksijen, sodyum, potasyum, kalsiyum, magnezyum ve vücudumuza aldığımız diğer tüm elementler belirli bir elektron ve proton sayısına, yani belirli bir elektrik yüküne sahiptir. Vücutlarımızdaki kimyasalları oluşturan da bu elementlerdir ve farklı moleküllerin birbirleriyle nasıl birleştikleri ve birbirlerine nasıl tepki verdikleri, söz konusu enerjinin vücudumuzda nasıl üretildiğini açıklamaktadır.

Şimdi süreci biraz daha basit şekilde açıklayalım...

Yemek yediğimiz zaman, besini oluşturan büyük moleküller sindirim sistemimiz tarafından parçalanmaya, daha küçük molekül ve elementlere bölünmeye başlar ve bu yapılar hücrelerimize taşınarak enerji olarak kullanılır. Bu sürece hücresel solunum adı verilmektedir. Tüm bu molekül ve elementler aynı zamanda elektriksel vuru yaratma potansiyeline sahiptir.

Kısacası bedenimizin elektriği nasıl ürettiği sorusunun cevabı epey basit: Kimya!

Ve bedenlerimizin ürettiği bu elektriğin önünüzde duran bilgisayarı çalıştıran gücün aynısı olmadığını düşünüyor olabilirsiniz; ancak temel düzeyde tamamen aynı güçten bahsediyoruz. Bu iki gücü birbirinden ayıran tek nokta ise elektron akışını sağlayan kaynak ve bu akışın yaratılma biçimi. Şu bilim garip şey yahu...

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
deliormanliii

epilepsi hastalığı da bir nevi beynin kısa devre yapmasıdır.

enk-capital

Evet sinirli ya da stresli olduğum zamamlar vücudumda aşırı şekilde elektrik birikiyo. Hatta adam çarpacak kıvama geliyorum o derece.

hipergrafi

Vücutta biriken elektrik uzun süre atılmazsa radyasyondan daha kanserojen etki yarattığını duymuştum. Basacak toprak bulmak günümüzde zor ama su da alıyor elektriği. Suyla sık sık temas etmeye gayret edin diyor uzmanlar. Ama el yıkamak değil kasıt. Günde bir kez duş almak, yapamıyorsanız en azından bir kez abdest almak elektriği atmak için yeterli oluyor.

viomatrix

Metalik bir şeylere dokununca küçük kıvılcım çıkıyor elimle metal arasında. 1-2 aydır böyle. Ney yaptıysam geçmedi. Sürekli pc başındayım ondan heralde. Zaten İstanbul da yeterince elektirik yüklü...

corpse-bride

elektrik alamadım olayını bilime kadar indirgemeseydiniz keşkem :P

Başlıklar

Bilim
Görüş Bildir