Diktatörlüğün Tanımından Yola Çıkarak Türkiye'nin Diktatörlükle Yönetilmediğinin 12 Kesin Kanıtı

 > -

Vikipedi'ye göre günümüzde diktatörlük, hukuki olarak Anayasalarda veya devlet içerisindeki diğer politik ya da sosyal faktörler tarafından sınırsız bir liderlik imkanları kazanan, otokraside mutlak üstünlüğü bulunan yöneticilerin iş başında olduğu sistemlerdir. Yani diktatörlük, diktatörün tek söz sahibi olduğu, keyfi, akıl ve sevgiden ölesiye korkan rejimlerdir. Peki Türkiye böyle bir rejim mi? Tabii ki değil, işte delilleri.

1. Diktatörlüğün en büyük iki baş düşmanı akıl ve sevgidir, bu iki şey diktatörü sonsuz derecede rahatsız eder. Bunun içindir ki dikta rejimlerinde aklın gelişmesi engellenirken, sürekli çatışma haliyle toplumdaki sevgi de öldürülür.

2. Diktatörlükte keyfiyete dayalı yönetim öne çıkar. Tek bir kişi tüm ülkeyi istediği gibi yönetir, ihaleleri istediklerine verir, kendi zenginini yaratır, cebini doldurur.

3. Diktatörlük, diktatörün topluma kıskançlık, nefret , nifak tohumları ekerken gelişmemişliği veya az gelişmişliği, eğitimsizliği, vs. araç olarak kullanıp empoze ettiği bir yönetim biçimidir.

4. Diktatörlük bizzat kendisini daima bir demokrasi ya da demokrasi getiricisi olarak gösterir. Halkın kendisiyle özgürleştiği ve zenginleştiği propagandasını yapar.

5. Sansür, baskı, korku, yasaklar ve tehdit bu rejimin temel taşlarından bazılarıdır.

6. Diktatörler insanlara bir tehditin veya düşmanın varlığından bahsedip, onları korkutur. Zamanla bu korku nefrete dönüşür sonra da bu nefreti düşman gördüklerine karşı kullanır ve bu nefreti diri tutmak için propagandaya devam edersin.

7. Diktatör güce tapar, ancak güç kendisine geçtiğinde önce kendisine tapmaya başlar ve zamanla başkalarının da kendisine tapmasını doğal hakkı olarak görür ve bunu bekler.

8. Öfke, korku ve saldırganlık hem lider konumundakilerin hem de bu rejimi destekleyenlerin ortak özelliğidir.

9. Yönetim bütün erkleri elinde tutar, tutmaya çalışır. Demokrasi için gerekli, dengeleyici, denetleyici, sigorta olabilecek kurumların kontrolünü ele geçirmeye gayret eder.

10. Diktatör, bisiklete binen kişiye benzer, durursa devrilir. Bu yüzdendir ki diktatörlük rejimi hiç durmaz, sürekli yeni düşmanlar, yeni gündemler üretir, kutuplaşmayı, düşmanlığı, kini sürekli pompalar ve bunun propagandasını yapar.

11. Diktatörler, insan haklarına ve demokrasiye inanmazlar, bencildir, ben merkezcildir, çıkarcıdır.

Aynı zamanda empati yoksunudur, merhametsizdir. Usta demagogdur, geniş kitlelerin duygularını, inançlarını okşayarak onları aldatmayı iyi becerir. Katlettiği, zulmettiği insanlar onun için sadece istatistik sayılarıdır, kendine güveni yoktur, korkular ve kaygılar içinde yaşar.

12. Diktatörlüklerde neyin doğru, neyin yanlış, neyin suç, neyin ülke yararına olduğuna bir tek kişi karar verir.

Bonus - Diktatörlüklerde muhalefet yoktur, onlar ya haindir ya da ajan.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
emre-oznur

diktatörlükle yönetilen ülkede diktatör kelimesini bu kadar rahat ağzına sakız gibi dolayanların cezasız kalmayacağını da unutmayın. kuzay korede, çinde, kübada vs. kim diyebilir ki bizi yöneten diktatör... acındırmayın kendinizi... biz demokratik diktatörleride gördüm milli şef adıyla... burada yapılan haberlerin çoğunluğu sex,boş muhalefet,evrim ve yine sex... ayrıca tarihe bir bakın. bu saydıklarınızın hangisi cumhuriyetin ilk yıllarında yaşanmamış olaylar? şapka takmadığı için bombalanan bir şehir,muhafazakar olduğu için (bir kaynakta da ağanın kızını vermedği için) bira fabrikası açılan ve 50 sene (bir diğer kaynakta 80) ödenekten yoksun bırakılan bir şehir ve keyfiyetle yönetimden uzak(!) tek partili demokrasi anlayışı... lütfen biraz mantıklı başlıklarla mantıklı şeyler paylaşın...

Gizli Kullanıcı

kendin yazmışsın cumhuriyetin ilk yılları diye ne bekliyordun çiftçi bir toplumun, saltanatla yetişmiş bir toplumun pat diye cumhuriyet rejimini kabul edip çok partili hayata geçmesini mi?

Gizli Kullanıcı

savaştan yeni çıkmış bir ülke,yeni bir rejim kurmaya çalışılan bir zamanla bu zamanı kıyaslamak doğru olmaz bence.

derya2

evet savaştan çıkış süreci direkt 30 yıl dolaylı olarak darbelerle 28 şubat a kadar sürdü ne süreçmiş ama.

emre-oznur

emin ol putperest bir topluluk, cahil bir halk bu kadar acılarla eziyetlerle müslüman olmadı... diktatörlük ayrı rejim kurma ayrı... geleneksel iki yüzlü demokrasi anlayışınız ve hiyerarşik baskı düzeninize göre atatürk yaparsa bildiği var, başkası yaparsa yanlışı var... lütfen elinizi vicdanınıza koyun. Atatürk evet bu ülke için çok iyi şeyler yaptığı kesin ama orada yazan maddeleri örnekleri ile teker teker size Atatürkün nasıl yaptığını anlatabilirim. bu hükümet diktatör ise ki öyle düşünmüyorum Atatürk de diktatördü....

Gizli Kullanıcı

eğer Atatürk'e diktatör diyorsan bu hükümet diktatörün allahıdır. amaca bakarım ben Atatürk yaptı diye değil Atatürk'ün ilk cumhuriyet anayasasını tüm halkın onayıyla demokratik yollarla geçirmediğini ben de biliyorum ancak amaç rejimin zeminin sağlam temellere oturtmaktı şimdi ki amaç ise yarı başkanlık sistemni getirmek bu da zaten üstü kapalı bir şekilde diktatörlük olur.İrticaidir islam temelleri üstüne oturtulmuş bir topluma dönüştürülmeye çalışıyoruz.Atatürk'ün ilk yaptığı inkılaplardan biri türbeleri kapatıp yasaklamaktı amaç dinin halkın siyasi desteğini almasını sağlamak için araç olarak kullanılmamasını sağlamaktı nitekim ilk çok partili hayat denemeleri de din faktörü yüzünden başarısızlıkla sonuçlanmıştı.

Gizli Kullanıcı

Asıl zoruma gidense bu kıyası yapmak zorunda kalıyor olmam.Şu ülkenin geldiği hallere lanet olsun.

emre-oznur

rejimi sağlam zeminler üzerine kurmaksa amaç 15 lira+1 lira kira yardımı alan öğretmenlerin gözlerinin içine baka baka sarayburnuna viyanadan 15.000 liralık heykel dikilmezdi... kendi çıkardığı yasalarla da ülkein her vilayetine atatürk heykeli zorunluluğu getirtmezdi..bugün aksarayı dilinize doladınız ama o zamanlar keyfiyetten dünyanın en büyük yatı savanora alındı buna gık diyemediniz...eğer rejim ve inkilapsa amaç 10 lira maaş alan memura 80 liralık şapka giydirilmez. bunun içinde kredi verilmez,ermeni bankerler ve tekstilciler zengin edilmez. eğer inkılapsa amaç 1936 senesinde zorla radyolarda türk müzikleri çıkartılıp yerine batı müziği dayatması yapılmaz...

emre-oznur

eğer inkılap ve ilerlemeyse amaç tutup avrupaya fen ilim öğreten osmanlı eserlerinden bizi bihaber etmek için öğrenmesi arapçaya kıyasla zor olan latin alfabesi dayatılmaz. o günlerde diyolarmış ki "efendim biz bilim toplumu olcaz, batının eserlerini öğrencez, arapça bilim yazısı değil" peki ya bu yalana inanıyormusun... japonya,çin,rusya,hindistan... bunlar latin alfabesinemi geçtiler yoksa öz dillerinimi öğrenerek bilim yapıyorlar... diyorsun ki tekke ve zaviyeler kapatıldı... neymiş ilticai faaliyet varmış... pardonda o gün ilticai faaliyet neyse komünist faaliyette o kadar tehlikeliydi.. tutup ilticadan tırsıp komünizm kucaklanmaz... tutup komünist partiyi en yakınlarına kurdurmaz... islamdan korkup faşizme selam vermez.. (cumhuriyet gazetesi 22 mayıs 1932: kemalist türkiyeden faşist italyaya selam)

emre-oznur

diyorsun ki ilk anayasayı onay almadan geçirdi diktatör olmadı, anayasayı referandumla geçirenmi diktatör, cumhurbaşkanını seçtirenmi diktatör yoksa kemalist zihniyetin dediği demokrasi sandıkta olmaz diyenlermi diktatör? islamofobiden korkup çok partili seçime geçiş yaptırmadı, amacı yaptığı pisliklerin ortaya çıkmamasıydı... Atatürkün mal varlığı tayyipten kat ve kat fazla. araştır hodrimeydan... üstelik yeni savaştan çıkmış bir devlette sırf zevki işler için haremler kuruluyordu... tarih sizin göremediğinizi çoktan yazdı... bu ülkenin geldiği hallere değil sizin düştüğünüz içler acısı duruma lanet olsun... Atatürk o kadar her işi iyi yapsaydı bugün atatürkü koruma kanunu da olmazdı...

emre-oznur

ben sadece şunu diyorum uzun lafın özü, HER İNSANIN HATASI OLUR... FATİHİNDE,YAVUZUNDA HATASI OLDU... KİMSE MÜKEMMEL DEĞİL... SON PEYGAMBER HARİÇ.... BAZEN ELEŞTİRİ YAPARKEN OBJEKTİF OLMAK VE YAPTIYSA BİLDİĞİ VAR DEĞİL, "EVET BURADA YAPTIĞI YANLIŞTI" DİYEBİLMEK... BANA KÖRÜ KÖRÜNE TAYYİP AŞKI NE KADAR SAÇMA GELİYORSA ATATÜRK AŞKI DA O KADAR SAÇMA GELİYOR... DÜŞÜNCENE SAYGIM VAR FAKAT OBJEKTİF BAKILMASI BUGÜN İÇİNDE BULUNDUĞUMUZ TOPLUMUN EN ÇOK İHTİYACI OLAN ŞEY.. SAYGILAR...

mustyyx

eline sağlık emre

onur-unlu1

1. Sayın Emre Öznur, ilk olarak iLtica değil, iRtica. Önce bir Türkçe'yi öğrenelim... İkinci maddi hatanıza gelirsek eğer, Japonya, Rusya vb. saydığınız devletler öz dillerini kullanıyor evet ama biz de öz dilimizi (Türkçeyi) kullanıyoruz. Cumhuriyet öncesinde de Türkçe konuşuyorduk, sadece latin harfleri yerine arap harfleri kullanıyorduk. O saydığınız devletlerin dillerinin kendi alfabeleri var ve latin alfabelerine geçmeleri için nedenleri yok. Biz ise tarih boyunca günümüze kadar gelmiş kendimize ait bir alfabeye sahip değiliz. Dünyanın önde gelen dillerinin alfabelerini zaman içinde kullanmışız. (Arap, Fars, Latin vb.) Olay bundan ibaret. Türkçe bilmediğimiz gibi sapla samanı da birbirinden ayırt edemiyoruz anlaşılan? Demagoji yapmakta ise çok başarılıyız...

onur-unlu1

2. 20. yüzyılın başlarında devleti sağlam temellere oturtmak için heykel dikmek gerekir. Siz herhalde o zamanın ulusçu, faşist ikliminden bihabersiniz. Elbette hem Atatürk hem de ölümünden sonra İnönü kendilerini ülkeye Avrupa'daki faşist liderler gibi sunacaklardı, elbette heykel dikeceklerdi, elbette elimizde cetvelle kafatası ölçüp Anadolu'nun bir Türk yurdu olduğunu kanıtlamaya çalışacak, Türklerin dünyanın en eski ırklarından biri olduğu tezlerini öne sürüp Nazi faşizmine karşı propoganda geliştirecektik. Bunların o dönemde yapılması gerekiyordu ve yapıldılar. Atatürk ve İnönü kendi dönemleri içinde dünyanın en çağdaş yöneticilerindendir. Aynı şeyi günümüzdekiler için söyleyebilir misiniz? Siz geçmişteki her kişiyi ve olayı yaşadığınız günün şartlarıyla değerlendirirseniz geriye gide gide en sonunda insan olduğunuzu reddetmek zorunda kalırsınız. Böyle saçma bir mantık ve bakış açısı olamaz.

onur-unlu1

3. Dünyada kadınlara seçme ve seçilme hakkı veren ilk devletlerden biri biziz. Böyle bir dönemi çok partili seçimler yok diye eleştirmek ve buna bi takım uydurma nedenler üretmek çok ama çok yanlış. 2. dünya savaşı sonlanır sonlanmaz (1946) Türkiye ilk çok partili seçimini yapmıştır. Ki Adnan Menderes'in en önemli işlerinden birinin Kore'ye hiç luzumu yokken askerlerimizi (dedelerimizi) kurbanlık koyun gibi göndermek olduğunu düşünürsek eğer, CHP ülkeyi bu halkın iradesine kriz ve dünya savaşı yıllarında teslim etmemekle bizlere sonsuza kadar minnettar kalmamız gereken büyük bir iyilik yapmış. Şükredeceğinize laf atmaya çalışıyorsunuz... Savarona yatı Atatürk'e helal olsun. Ayrıca o yat Atatürk'ün değil, devletin. Farkında mısın bilmiyorum ama... Şimdiki Cumhurbaşkanı biniyor ona meslektaşlarını ağırlıyor falan. İşinize gelince C.başkanlığı sarayını devletin malı diye savunursunuz, mesele Atatürk olunca birden rererö. Yemedim kusura bakma.

onur-unlu1

4. 10 lira maaşı olan insana 80 liralık şapka aldırılmış mı bilemem, ben böyle bir şey duymadım, kaynağınız varsa belirtin. Ekonomi meselesinde ise heralde sizin Cumhuriyetle birlikte Osmanlı zamanında üretimden ticarete her yeri ele geçiren gayrimüslimlerin ağır vergilerle batırıldığından ve bu varlıkların Türklere geçirildiğinden haberiniz yok? Eleştirecekseniz bunu eleştirin, en azından yalanlar üzerinden konuşmamız olursunuz. Atatürk'ü koruma kanunu kendisi tarafından çıkarılmadığına göre, bunun için ona suç yüklemek bilmiyorum....? Glikoz eksikliği? Yarım bilgi, çeyrek empati, sıfır tarafsızlık ve bol palavrayla yazmış olduğunuz bilgi kirliliklerine elimden geldiğince cevap vermeye çalıştım. Zaten yüzyıllardır böyle değil mi? Bir kesim kirletiyor, kalanlar arkalarını toplayıp çekip çevirmeye çalışıyor...

pers-prensi

anlaşılan seçimlerden iyice umudunuzu kaybetmişsiniz

Gizli Kullanıcı

en büyük nedenlerden biri olan cehaleti unutmayın ..

cihan-abatay

Haklısın. Çok şükür biz cahil değiliz. Jöleli Yiğit Bulut Efendi, Fesli Kadir Mısıroğlu Efendi gibi alimlerimiz sayesinde aklımızı kullanmayı, 3 gözümüzle bakmayı, 6 hissimizi öğrendik. Bu yüzden diktatörler avcunu yalar bu memlekette. Ayrıca her ile üniversite açtılar, düz liseleri kaldırıp yerine alim yetiştiren ihl kurdular. Allah'ın izni ile matematik, fizik, kimya ve en önemlisi ateistlerin dayanağı biyoloji dersini de kaldırırsak cehalete karşı en büyük zaferimizi kazanmış olacağız.

ebe_gumeci

ulan bende bir an ironi var sanıp korkmuştum.. oh neyse.. gidip bi abdest alıyim..

bilinmeyene-kosan-adam

ohh cok sukur ki bunlarin hic biri bizim ulkemizde yok... olsaydi dusunmek ve aklimi kullanmak zorunda kalacaktim. iyi ki yok dusunmek benim neyime ben sorgusuz sualsiz taparim cunku yol, kopru yapiyor, havaalani yapiyor. huloooooooggg

Başlıklar

CasusDiyet
Görüş Bildir