Cumartesi Anneleri: 'O Kadar Çok Kenan Evren Var ki'

 > -
2 dakikada okuyabilirsiniz

Cumartesi Anneleri kaybedilenlerin akıbetini sormak ve faillerinin yargılanması talebiyle gerçekleştirdikleri oturma eyleminin 546’ncı haftasında bir kez daha Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi. “Failler belli kayıplar nerede?” yazılı pankartının açıldığı eylemde, kaybedilenlerin fotoğrafları ile kırmızı karanfiller taşındı.

Bu haftaki eylemde, 12 Eylül askeri rejimin işkencehanelerinde kaybedilen Cemil Kırbayır, Hüseyin Morsümbül, Hayrettin Eren, Mahmut Kaya, Nurettin Yedigöl, Nurettin Öztürk, Zeki Altunbaş, Veysel Güney, Süleyman Cihan ve Maksut Tepeli anıldı.

Eylemde ilk olarak 12 Eylül askeri darbe döneminde gözaltındayken kaybedilen Cemil Kırbayır’ın ağabeyi Mikail Kırbayır konuştu. 12 Eylül’ü “kara gün” olarak niteleyen Kırbayır, “Cemil’in katledilişnin üzerinden 35 yıl geçti. Kardeşim için ömrümü adalete ve özgürlüğe adadım. Ancak 12 Eylül zihniyeti tüm karanlığıyla devam ediyor. Bu kirli savaşın kazananı olmayacak” diye konuştu.

“12 Eylül kabuk bağlamayan bir yara”

Kırbayır’ın ardından konuşan yine 12 Eylül darbesi döneminde kaybedilen Nurettin Yedigöl’ün kardeşi Muzaffer Yedigöl, 12 Eylül zihniyetinin kabuk bağlamayan bir yara olduğunu söyleyerek, “Şimdi de 12 Eylül’ü aratmayan vahşet dolu günleri yaşamaya devam ediyoruz. Savaş devam ediyor. Artık kana kanla cevap vermeyelim. Hepimiz barış içinde yaşayalım. Barış için herkes sesini yükseltsin” dedi.

“O kadar çok Kenan Evren var ki”

12 Eylül kayıplarından Hayrettin Eren’in kardeşi İkbal Eren, 12 Eylül darbesinden sonra kaybettikleri yakınları için onlarca yıldır mücadele ettiklerini belirterek, “Ancak bu gün gördük ki o kadar çok Kenan Evren var ki” dedi. Eren, barıştan yana olanlara seslenerek, “Bu acıların üstesinden gelmek için el ele verelim” dedi.

“90’larda kemik arıyorduk, şimdi cenazeler derin dondurucularda”

Hayrettin Eren’in kardeşi Faruk Eren de, 12 Eylül faşizminin sokağa çıkma yasağı ile başladığını ve bu yasağın Cizre’de devam ettirildiğini belirterek, “90’lı yılların kayıp yakınları toprağa gömmek için kemiklerini ararken, Cizre’deki kayıp yakınları cenazelerini toprağa gömemedikleri için derin dondurucularda saklıyor” dedi.“Mirası sahiplenildikçe 12 Eylül yaşayacak”

Konuşmaların ardından haftanın açıklamasını Cumartesi Anneleri adına Ümit Tekay Dişli yaptı. 12 Eylül askeri darbesini lanetleyen Dişli, geçmişteki vahşetle yüzleşme olmadığı için vahşetin günümüze de yansıdığını söyledi.

Dişli, “12 Eylül rejimi devlet terörü ile bastıran faşizan yaklaşımla, evlatlarımızın hayatına kast eden uygulamalarla, milli güvenlik ideolojisiyle, Milli Güvenlik Kurulu’na ve Cumhurbaşkanı’na tanınan yetkiler ile devam ediyor” diyerek, Cizre’de AKP’nin 8 gün boyunca yaşattığı katliamların 12 Eylül rejimini dahi aşan uygulamalar olduğunu söyledi. Dişli, “Bugün Cizre’de yalnız Cizreliler değil, tüm insanlık değerleri saldırı altındadır. Seçilmiş vekiller şahsında demokratik siyaset saldırı altındadır. Söyledik, söylemeye devam edeceğiz; Türkiye’nin demokratikleşmesi için 12 Eylül rejimi tasfiye edilmelidir. Devleti yönetenler, 12 Eylül’ün mirasını sahiplendikçe 12 Eylül yaşayacak” şeklinde konuştu.

Dişli son olarak, 12 Eylül işkencehanelerinde kaybedilenlerin akıbetinin derhal açıklanması ve faillerin yargılanması gerektiğini sözlerine ekledi.

DİHA

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Adalet ve Kalkınma PartisiArda TuranDarbeSavaş
Görüş Bildir