Çorak Tepeleri Orman Yaptılar: Konya'daki Üç Kardeşin Yarım Asırlık Mücadelesi

 > -

'Hem gezegenimiz hem de ülkemiz için ne yapabiliriz?' sorusunun cevabını Konya'da yaşayan üç kardeş örnek davranışıyla verdi. Kardeşler, yıllar önce çorak tepelerden ibaret olan köylerini elleriyle ektikleri tohumlarla yeşerttiler. 

Gelin, Ramazan, Şükrü ve Mevlüt Karakoyun kardeşlerin hikayesine birlikte bakalım. 

Yıllar önce köyün tepelerinde neredeyse ot yokken şu an hemen her noktası yeşille kaplı 👇

Hürriyet'ten Musa Kesler, Akşehir’e bağlı Tekke Köyü’ne giderek bu dönüşümün mimarı olan üç kardeşle görüştü.

Kardeşlerden en büyüğü 60 yıllık mücadelenin sonunda köyün tepelerini nasıl yeşerttiklerini anlattı.

Ramazan Karakoyun 89 yaşında, 5 çocuğu, çok sayıda da torunu var. Askerliği dışında hep köyünde yaşamış. Eşini 6 yıl önce kaybetmiş. Yıllarca ormana fidan dikmiş. 26 yıl da bekçiliğini yapmış. Çok emek verdiğini anlatıyor ama 26 yıl buradan ekmek yediğini de vefayla hatırlıyor. Diktiği ağaçlardan yerini tek tek hatırladıkları bile var. “Kaç tane istiyorsun, göstereyim hemen” diyor gururla. Kıdemli olmanın özgüveniyle şunları söylüyor:

“Bu ormanların her yerinde çalıştım. 1958-1959 gibi başladım. Hep dikdik, hep dikdik. Çok çam dikdik. Dumanlı sedir de dikdik. Az da göknar... Hanımım da bana azık getirirdi. O da yardım eder, dikim yapardı. Fidanları ya merkeplerle taşır ya da kucağımızda çıkarırdık. O zamanlar dağlar çıplaktı. Şimdi içinden geçilmez. Sonunda ormana kavuştuk ama başlangıcında ‘Biz bunların büyüdüğünü göremeyiz’ derdik. Cenab-ı Allah hepsini gösterdi. Sonradan huzur evi yapılırken de hem ağaç diktim hem de dikenlere tarif ettim. Çok uğraştım, çok emek verdim. Nerede bir boşluk var oraya gittim. Bekçiliğini yapıp korudum.”

'40 yılımı bu ormanlara verdim. Her yerinde çalıştım...'

Fotoğraf: Temsili

Şükrü Karakoyun ise 85 yaşında... 6 çocuk büyütmüş. “Hastayım çok konuşamayacam” diye başladı söze. “40 yılımı bu ormanlara verdim. Her yerinde çalıştım. Kadın-erkek herkes çalıştı. Nice canlar geldi geçti, kimseler kalmadı şimdi” diyerek hüzünle anlatıyor yaşadıklarını.

'Ağızları dilleri yok ama bize yoldaşlık ediyorlar.'

Kardeşlerin en küçüğü Mevlüt Karakoyun 84 yaşında... 4 çocuğu var. Dağlara baktı, bir iç geçirdi ve şöyle devam etti: “Dağlar çırılçıplaktı o zamanlar. Çok az bir orman kalmış. Hep kesilmiş eskiden. Her yer meydandaydı. Köyden bakardık, bir fare bile kaçsa görürdük dağda. Şimdi ne mümkün! Gençken yaşadığımız sellere, orman set oldu. Suyu bile salmıyor orman. Birini bırakıyorsa, üçünü tutuyor. Ağaçlandı tepeler, çok güzel oldu. Şimdi kışlar bile değişik. Hep yürüyerek giderim ormana. Yaylaya çıkarım. Hoş gitmeme de gerek yok, zira ormanın içinde yaşıyoruz zaten. Her ağacın canı var. Ağzı dili yok ama onlar da can. Bize yoldaşlık ediyorlar.”

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Konya
Görüş Bildir