Bilim İnsanları Uyarıyor! Gezegenimiz Tarihindeki 6. Büyük Biyolojik Yok Oluşun Eşiğinde

 > -
3 dakikada okuyabilirsiniz

Gezegenimiz 'türlerin toplu halde dünya üzerinden silinmesi' tehlikesi ile karşı karşıya kalmak üzere. Araştırmalar son yıllarda yaşanan vahşi yaşamın "biyolojik olarak yok edilmesi" ile dünya tarihinin altıncı kitlesel yok oluşunun giderek yaklaştığını ve daha önce korkulandan çok daha şiddetli olduğunu ortaya koyuyor. Bilim insanları hem yaygın hem de daha nadir bulunan türleri analiz ederek milyarlarca bölgesel ve yerel hayvan popülasyonunun yok olduğunu tespit etti. Bu türlerin yok olması krizini ise insan nüfusundaki aşırı artış ve aşırı tüketime bağlıyor... 

Bu raporun şok edici sonuçları kuşkusuz, tüm dünyanın aynı anda ve hiç gecikmeden harekete geçmesini gerektiriyor.

Kenya'da yasadışı fildişi avcılarının elinde hayatını kaybetmiş bir fil.

Afrika fillerinden yasadışı fildişi avı dolayısıyla dünya üzerinde toplamda sadece 415.000 tane kaldı.

"Ulusal Bilimler Akademisi Tutanakları" bilim dergisinde yayımlanan çalışmaya göre "insan uygarlığının temellerini korkunç bir tehlikeye atan "biyolojik imha" söz konusu.

The Guardian'ın haberine göre göre çalışmayı yöneten Nacional Autónoma de México Üniversitesi'nden Prof. Gerardo Ceballos "Durum o kadar kötü bir hal aldı ki, böyle sert bir dil kullanmamak etik olmazdı," diyor. "Ortaya çıkan biyolojik imha ciddi ekolojik, ekonomik ve sosyal sonuçlara sebep olacak. İnsanlık, evrende bildiğimiz tek hayat belirtisini ortadan kaldırdığı için sonunda çok büyük bir bedel ödeyecektir."

1968 yılında "Nüfus Bombası" adlı kitabı büyük ses getiren Stanford Üniversitesi'nden Prof. Paul Ehrlich de benzer araştırmalarında üzerine basarak aynı uyarıları yapıyor.

"Ekosistemin yaşanılır bir halde kalması için tüketimde ciddi değişikliklere gidilmesi gerekiyor. Fazla zamanımız kalmadı. Şimdilik vahşi yaşamı koruma konusunda sadece yara bantları yapıştırabiliriz ve bunlarla zaman kazanarak ciddi kanun değişikliklerine gitmeliyiz."

Afrika aslanının 10 yıl içindeki dağılımının düşüşü; açık sarı kısımlar geçmişteki aslan dağılımını, turuncu kısımlar ise şimdiki yaygınlığını gösteriyor 😔

Araştırma 27,500 omurgalı kara hayvanı türünü inceledi ve bunlardan 1/3'ünün nüfusunun geçtiğimiz 30 yıl içinde ciddi düşüş yaşadığını ortaya koydu.

Bu fotoğrafta gördüğünüz hayvanlar, insan türünün doğaya verdiği zarar yüzünden 1970 yılından beri yavaş yavaş yok oluyor.

WWF (Dünya Doğayı Koruma Vakfı) ve Londra Zooloji Topluluğunun yayınladığı kapsamlı bir rapora göre Afrika filleri, kaplanlar, dağ gorilleri ve dev pandalar en büyük tehditle karşı karşıya kalan türler.

1970 - 2012 yılları arasında bu türlere ait hayvanların nüfusunda %58'lik bir düşüş yaşandı; her yıl %2 artarak devam eden nesil tükenme hızında bugüne kadar herhangi bir yavaşlama kaydedilmedi.

Yasa dışı avlanma, ormanların yok edilmesi, küresel ısınma, plastik atıkların doğaya bırakılması, kimyasal ve havasal kirlenme dünyanın hayvan nüfusunu ciddi anlamda tehdit ediyor.

Bir Living Planet raporuna göre ise 2020 yılına kadar, omurgalı hayvan türü sayısında %67'lik bir düşüş görülebilir.

Londra Zooloji Toplulığundan Robin Freeman "Belirli bölgelere baktığımızda buradaki nüfus düşüşünün sebebini bulmalıyız. İnsanların tanık olduğumuz bu durumun getireceği feci sonuçlardan haberdar etmemiz gerekiyor." diyor.

Dünya üzerinde sadece 3.900 kaplan var ve dev panda nüfusu 1.864 ile sınırlı.

Kara hayvanları nüfusunda son 40 yılda %38 düşüş yaşandı. Tatlı su türleri ise çok daha kötü bir halde çünkü onların düşüşü %81'e kadar yükseldi.

Aynı rapora göre deniz türlerindeki düşüş %36 civarında seyrediyor.

Bu fotoğrafta gördüğünüz Amur leoparından sadece 70 tane kaldı, önümüzdeki nesiller muhtemelen bu türün varlığından haberdar bile olamayacak.

Rapordaki ender iyi haberlerden biri Afrika çayırlarında yaşayan hayvan popülasyonun 2004 yılından bu yana gösterdiği artış.

Bunun yanında, Avrupa'da alınan doğal yaşam koruma önlemleri ve av konusundaki ciddi kontroller sayesinde başarılı sonuçlar alınıyor.

Zooloji Topluluğu bilim dalı başkanı Ken Norris bu durumun hala geri çevrilebileceğini, insan davranışının düzeltilerek soyların tükenmesinin önlenebileceğini de ekliyor.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
simonpaula

tavşan gibi üremeyin mk

zeroo-vampp

Tamam kıyamet kopacak anladık .

yaren-ilgin

Keşke şu masum hayvanlar yerine yokedici, 'İnsan' dediğiniz korkutucu canlılar yok olsa.

jokerrr

yaşam bir şekilde devam edicek bu tür toplu yokoluşlar dünya tarihinde görülmüştür tabiat her seferinde kendini yeniden düzene sokmuştur hayvan ve bitkiler için üzülmemize gerek yok ancak insan nüfusu için aynı şeyleri söyleyemem maalesef ki insan ırkı kendini tabiattan soyutladı tabiatın bir parçası değil içindeki bir virüs oldu ortaçağdaki kara veba bunun bir kanıtı tabiat artık bizi istemiyor ve soyumuzu yavaş yavaş yok edicek, beton kentlerimiz, demir silahlarımız bizi koruyamıyacak aslında yaklaşan hayvan ve bitki yaşamının değil insan yaşamının sonudur

feyk

is hayatta kalmaya gelindiginde insan kadar yaratici, dahilik seviyesinde farkli cozumler uretebilen ve adapte olabilen baska bir canli yoktur herhalde. en azindan omurgalilar arasinda olmadigi asikar. dunya tamamen yok olmadikca insan bir sekilde hayatta kalmasini becerir. populasyonunun buyuk kismi yok olsada kalanlar yoluna devam edecektir. olan dunyadaki dogal yasama olacak. baslangici olan herseyin bir sonu vardir elbet ama muhtemelen insan bu gezegende hayatta kalan en son havyan turu olacaktir.

jokerrr

bence o kadar emin olma yorumumda bahsettiğim gibi kara veba gibi kaynağı belirsiz kendi kendine olup biten bir hastalık baş gösterdiğinde insan ırkının kurtulma ihtimalleri yok gibi ayrıca başka noktaları düşündüğümüzde şuan ki nesil doğa şartlarına hem zihnen hemde fiziksel olarak alışık değil çünkü nesiller boyu beton içinde doğup öldük doğada hayatta kalma yetimiz artık yok maalesef ki bunları da bir düşün bence dediğin gibi küçük topluluklar kalabilir evet ama şuan ki komplike ve tüketim odaklı yaşam tarzına alışmış kişiler kalacak yani hayatta kalmak için gereklilikleri karşılıyamayacak insanlar ve son olarak zaten insanı sonuna sürükleyen şey bu en güçlü benim her şey benim ben hep bir çaresini bulurum mantığı ve kibiri değilmi :D

feyk

kara veba ve hastaliklar yeni bir sey degil. en olumcul ebola, kara cicek gibi hastaliklar bile daima geride %10-20 bagisiklik kazanmis bireyler birakir. buyuk felaket oldugunda beton junglelinda yasayan ham sehir insaninin cogu olecektir ama bu turun tamamini ortadan kaldirmaya yetmez. keza her ekosisteme, her yasam sekline uyum saglamis bir insan grubu mevcut. ve teknoloji, cozum uretme kapasitesi hic olmadigi kadar yuksek. buna hastaliklara karsi kullanilan antibiotikler ilaclarda dahil.

feyk

tarihin gordugu en buyuk kitlesel yokolus permian-triassic yokolusuna denk bir yokolus geliyor. 250milyon yil onceki p-t yokolusuda kuresel isinma kaynakliydi ve yasami nerdiyse dunyadan tamamen silinmenin esigine getirmisti. 6. yokolusda ayni boyutta bir kuresel isinma yasanmiyacaktir elbet ama henuz kuresel isinma gelmeden canlilarin cogu yok olmus, dogal yasam alanlarinin buyuk kismini kaybetmis, ufak populasyonlar halinde kucucuk yasam adalarina hapsolmus durumdalar. bir iklim degisimini tolere edebilcek ne yeterli nufusa sahipler, nede yeterli hareket alanina. iklim isindiginda kuzeye daha iliman yerler goc etme sanslari olmayacak. bunun uzerine gitgide artan insan nufusu kuresel isinma ile kendi hayatta kalma mucadelesinde yok olan dogayi cokda umusamiyacak, hayatta kalma icgudusuyle son kalan dogal guzellikleride yok edecektir.

Başlıklar

Bilimtatlı
Görüş Bildir