Görüş Bildir
Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio'da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

etiket Aysu Melis Bağlan Yazio: BJK Tenis Raketiyle Nasıl Meydan Okudu?

Anasayfa > Yazio

Ne yapmış Beşiktaş Jimnastik Kulübü, ne yapmış? Yok konu değil, lider yerinde her şey yolunda.

Billie Jean King'i, hikayesini ve mücadelesini konuşalım istiyorum bugün.

Hem bir de film tavsiyem olacak kendisiyle ilgili:

Film: “Ezeli Rekabet/Battle of the Sexes”, Yönetmen: Jonathan Dayton, Valerie

Faris, 2017.

Serena Williams’a okunan “erkek meydanları”, ne kadar da yılların öyle sayılardaki gibi hızlı geçmediğini gösteriyor bize.

Serena Williams’a okunan “erkek meydanları”, ne kadar da yılların öyle sayılardaki gibi hızlı geçmediğini gösteriyor bize.

Erkek tenisçi John McEnroe, Serena’nın “erkeklerle mücadele etmiş olsaydı 700’üncü olacağı” yönünde bir öngörü paylaşıyordu dünya kamuoyu ile. Yedi Grand Slam şampiyonluğu olması da bazen yeterli olmuyordu demek ki bir insanın kariyerinde. Bir kadın ile yarış içinde olmak, onu yenebildiğini, kadının kaybettiğini, ondan güçlü olduğunu, kadının güçsüz olduğunu durmadan kendi kendine ispat etmek istemesi ne kadar zor bir hayata işaret ediyordu! Erkek tenisçi John bunları diyor, benim aklım 1970’lere gidiveriyor.

Kadınların eşit haklar mücadelesinde birçok dönüm noktasından bir kart daha hafızamda; Billie Jean King’in hikâyesi...

Ona göre de “kuralların ve kanunların değişmesinin zihniyeti değiştirmeyeceğinden, kadın özgürlüğü mücadelesi sürekli ve dinamik olduğundan, daima canlı tutulması” gerekiyordu.

2017 yılında, beyaz perdeden de izlenebilen bu hikâyede, Serena Williams’a da karşı “erkeğin doğal güç farkı”nı savunan anlayış nüks ediyordu. Bu eşitsizlik üzerinden oldukça sığ şekilde beslenen Amerikalı erkek tenisçi Bobby Riggs de okuyuveriyor bir meydan, kadın meslektaşına.

Başlıyor cinsiyet savaşı.

Başlıyor cinsiyet savaşı.

Billie Jean King’e yaptığı düello davetine ret yanıtı alan Bobby Riggs, soluğu, döneminin en iyisi olan fakat o sıralarda yeni doğum yapmış ve kortlara küsmediğini kanıtlamanın hiç de fena olmayacağı bir atmosferde Margaret Court’un huzurunda alıyor.

Bu manevi kazan-kazan müsabakasını erkek tenisçi Bobby Riggs kolaylıkla kazanıyor. Elli beş yaşında bir erkek sporcunun, otuz yaşında bir kadın sporcuyu yenmesinden söz ediyoruz. Meydan okumanın alanını bir dünya kadar genişletiyor Bobby Riggs.

Kadın-erkek eşitliği meselesini aşağılayan, değersizleştiren Bobby Riggs’in karşısına çıkma kararı alan Billie Jean King, öncekinden farklı olarak iki değil üç set üzerinden oynanan düelloyu kazanıyor! Hem de set bile vermeden!

Bu düellonun tüm kapitalist etki, ürün ve söylemlerinden sıyrılan Billie Jean King ise artık daha büyük bir kesim tarafından aktivist olarak değerlendiriliyor.

Bu düellonun tüm kapitalist etki, ürün ve söylemlerinden sıyrılan Billie Jean King ise artık daha büyük bir kesim tarafından aktivist olarak değerlendiriliyor.

İnsanlığın doğduğu bedene göre tanımladığı ev işleri ile ilgilenen, çocuk yetiştiren ve kendilerine mutfakta yaşam alanı tanınan kadınların, ailelerinin gözünde bir beden olmanın ötesine geçme mirasının temelleri tenis kortunda da atılmış oldu.

Zira, kortta kadınlar finali ile erkekler finali müsabakalarında yer alan kadın ve erkek tenisçilerin eşit ücret almıyor olmaları konusunda da haklı bir direniş sergileyen kadın tenisçiler, ayrı bir lig kurmayı ve sistemden çıkmayı bile deneyimlemişlerdi!

Kendisine spor hakkında değil politika hakkında konuştuğu tebliğ edildiğinde yine Billie Jean King’den geliyordu yanıt: Biz politiğiz!

Twitter

Instagram

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
11
6
1
0
0
0
0
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?