Görüş Bildir

Aklımız Almıyor! İnsanlar Yalan Söylediğini Bile Bile Bazı Politikacıları Desteklemeye Neden Devam Eder?

Haberler
> Aklımız Almıyor! İnsanlar Yalan Söylediğini Bile Bile Bazı Politikacıları Desteklemeye Neden Devam Eder?

Yalancı olduğunu bilseler bile bir politikacıyı takip eden insanlar gerçeği nasıl göremiyor? Bu gariplğin altındaki psikolojiyi anlatıyoruz.

Bu konuyu irdelerken şuçalışmadan, buradayer alan makaleden ve bu kaynaktan faydalandık.

Politika dünyasında her daim kafa karıştırıcı şeyler var ama bir konu var ki bunu anlamak çok zor.

Politika dünyasında her daim kafa karıştırıcı şeyler var ama bir konu var ki bunu anlamak çok zor.

Kitlelerin desteklediği bir lider sürekli konuşmalar yapar ve bir gün bir kişi çıkıp bu konuşmaların bazı kısımlarında poliitikacının yalan söylediğini iddia eder. Tepkiler gelir, bunun bir karalama kampanyası olduğu söylenir fakat son tahlilde kişi iddiasını ispatlar.

Yani herkes o politikacının yalan söylediğini öğrenmiştir ama bu gerçeğe rağmen onu desteklemekten geri durmazlar.

Yani herkes o politikacının yalan söylediğini öğrenmiştir ama bu gerçeğe rağmen onu desteklemekten geri durmazlar.

Size yalan söyleyen bir kişiyle hayatınızın herhangi bir anını paylaşmazken sizin adınıza kararlar verecek bir liderin yalan söylemesine nasıl tahammül edebilirsiniz? ABD'de son yıllarda Trump'ın yaptığı konuşmalarda yalan söylediği kamuoyunda geniş yer buldu, bu haberler kolay kolay engellenemediği için milyonlarca Trump destekçisi de bu gerçekle karşılaştı. Sonuç değişmedi, Trump'ı halen destekliyorlar.

Dünyanın birçok yerinde buna benzer örnek var, olanlar aynı...

Asabiyet sözcüğünü duymuşsunuzdur fakat onun farklı bir anlamı tam da bu olayları karşılıyor.

Asabiyet sözcüğünü duymuşsunuzdur fakat onun farklı bir anlamı tam da bu olayları karşılıyor.

İbn Haldun tanımlıyor asabiyeti ve asabiyet, sözlükte de aynı soydan gelen yahut bir sebeple yakınlığı olanların muhaliflere karşı hareket etmesini sağlayan dayanışma hissi olarak anlatılıyor. 

Bazı toplumlarda gruplar birbirinden keskin çizgilerle ayrıldığı ve karşıtlıklar politik zemine de sıçradığı için bu irrasyonel dayanışma bir şekilde ortaya çıkıyor..

Asabiyet olarak anlatılan bu kavramın tam zıt yönünde vatandaşlık bilinci var.

Asabiyet olarak anlatılan bu kavramın tam zıt yönünde vatandaşlık bilinci var.

Uygarlık olarak adlandırdığımız kültürler, belli başlı ülkelerde vatandaşların oluşturduğu bağlar kimlikler yahut karşıtlıklardan ziyade ülke için tasarlanan fikirlerden besleniyor. Yani X grubuna karşı olduğu için değil, refah seviyelerini arttıracağı için bir politikacıyı seçiyorlar.

Aslında bu tartışmayı 'gruplaşıp siyaset yapan insanlar modernleşemez' gibi basite indirmeye niyetimiz yok.

Aslında bu tartışmayı 'gruplaşıp siyaset yapan insanlar modernleşemez' gibi basite indirmeye niyetimiz yok.

İnsanlığın tarihine bakacak olursak bugüne dek türümüzü sürdürebilmemizin sebeplerinden biri, bir gruba ait olmamız yani 'ait olma hissi'. Bunun en uç noktası bu aidiyetin belli çıkarlar için bizi kör etmesi. Buradaki körlük gerçek anlamıyla başka şeyleri görmemizi imkansız hale getiriyor çünkü bir politikacının destekçileri yine o politikacıyı destekleyen medya organlarını takip ediyorlar ve bu organlar da ortaya çıkan yalanları mantıklı zemine oturtmakta bir usta!

16 yıl önce Stanford Üniversitesi'nde yapılan bir deney de bu tezi destekliyor, insanlar ne kadar absürt olursa olsun kendi fikirlerine yakın kişilerin söylediklerine inanıyorlar.

16 yıl önce Stanford Üniversitesi'nde yapılan bir deney de bu tezi destekliyor, insanlar ne kadar absürt olursa olsun kendi fikirlerine yakın kişilerin söylediklerine inanıyorlar.

O halde ortadaki yalanın ya da gerçeğin hiçbir önemi yok. Söz konusu gruplaşmanın yaşandığı bir ülkeyse politikacıların konumları kişilerin zihnindeki gerçekliği belirliyor. 'Güdülenmiş muhakeme' olarak psikoloji literatürüne geçen bu durumun önüne geçebilmek mümkün değil çünkü politika zaten bundan besleniyor.

O halde her gün televizyonlarda tartışılanların politikacıları destekleyenler nezdinde hiçbir önemi yok.

O halde her gün televizyonlarda tartışılanların politikacıları destekleyenler nezdinde hiçbir önemi yok.

İnsanlar ait olduğu grubun çıkarları için bir yalanı bile savunabilirken kim onların fikrini değiştirebilir ki?

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
59
9
5
3
2
2
2
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
yesimclik_

Halk, hükümetinden korktuğu zaman tiranlık; hükümet, halkından korktuğu zaman özgürlük vardır.  Thomas Jefferson

Tahir Boz

Halkın çoğunluğu, kültürsüz cahil ve dogmatik inançları varsa. Böyle bir halk kendisine en yakın bulduğu, kültürsüz cahil birine oyunu verir.

Selot

maalesef kimsenin yalan dolan dürüstlük onur gibi kavramlar umrunda değil. gerek halk gerekse baştakı sıyasıler herkes işine nasıl gelıyorsa oyle yaşıyor ona... Devamını Gör