1995 Senesinde İzmir Genelevi'nde Yaşanan Zam Grevi ve Genelevi Düzenine Dair Şaşırtan Detaylar

255PAYLAŞIM

E bütün yük bu kadınlardaymış?

Kaynak: http://www.pazartesidergisi.com/pdf/2.pd...

1995 senesinde İzmir Genelevi'ndeki koşullardan, dönen tezgahlardan ve 7 Nisan günü yaşanan grevden bahsedeceğim şimdi sizlere.

O dönemler şimdiki gibi bir iki evden oluşmuyormuş genelevleri. Mesela Tepecik’te bulunan İzmir Genelevi, 2 uzun sokakta yer alan 124 eski İzmir evlerinden oluşan bir mahalleymiş aslında.

Bu mahallenin de tamamı duvarlarla çevrili. Mahalleye tek bir kapıdan giriş yapılıyormuş. İçinde bakkal, manav gibi kadınların günlük ihtiyaçlarını karşılayacakları alanlar da mevcutmuş. Şehir içinde adeta başka bir şehir kurulmuş gibi...

Bu 124 tane evin de kapısında genelev ve hane numarası yazan tabelalar bulunurmuş. Her evde de 1 ya da 2 oda, bekleme salonu, tuvalet ve mutfak varmış.

www.a3haber.com

Evlerde de “Sağlığınız için prezervatif kullanın” yazan uyarı tabelaları asılıymış. Zaten evlerde de prezervatif bulundurmak zorunluymuş. Prezervatifin parası da kadınların cebinden çıkıyormuş.

Mesaileri sabah 10’da başlayıp gece 11’e kadar sürüyormuş. Haftanın her günü de çalışıyorlar. Sadece çarşamba günleri mesai 12’de başlıyormuş. İşe gelmediklerinde de herkes gibi onlar da rapor alıyormuş.

Sadece regl oldukları günlerde çalışmıyorlarmış. Bunu da doktora onaylatmaları gerekiyormuş.

Ne kadar çok çalışırsalar o kadar çok para kazanıyorlarmış ve kazandıklarının da yarısını patronlarına vermek zorundalarmış. Her evde kadınların dışında bir işçi ve bir patron vekili bulunuyormuş. E tabii bunların da ücretlerinin yarısını kadınlar karşılıyormuş.

Sigorta da sözde zorunlu fakat kadınların sigortalarını patronlar ödemiyormuş genelde. Bazıları "az çalıştı" gösteriyormuş. Anlayacağınız emeklilik onlar için hayal.

O dönem belediye, genelev çalışanları için 120 bin lira vizite ücreti belirlemiş. Genç olanlar pazarlık edip 500 bine, 1 milyona kadar çıkartabiliyormuş.

Bu konuyla ilgili Pazartesi dergisine konuşan genelev çalışanlarından Ahu şöyle demiş: "35'ten sonra müşterin düşüyor. 65-75 yaşında arkadaşlar var. Yıllardır alemde. Ekmek parasını bulamıyor yalvarıyor adama. 20 bin, 30 bin lira diye."

Gurbet de  Vizite ücretinin düşük olması patronun işine yarıyor, vergiden düşüyor. Bu iş patronun yararına, sermayenin zararına. Açık konuşuyorum. Adam geliyor, soruyor, 'kaç lira?' '250 bin' diyorum, 'olur mu orada 120 yazıyor' diyor. Siftahım yok. 'Aman' diyorum, 'siftahımı kırmayayım, arkası gelir' diyorum. 120 bin veriyor adam. Yemin ederim resmen işkence. Nasıl tecavüz ederler zorla. Adam eviriyor çeviriyor seni. 'Pul mu verdim, para verdim' diyor adam." şeklinde yorum yapmış.

Genelevde çalışmaya başlamak için de bazı koşullar varmış tabii. 21 yaşını doldurmak, TC vatandaşı olmak, resmi nikâh olmamak ve önceden ahlaktan sabıkalı olmak gerekiyormuş. Bu nedenle de birçok kadın sabıkalı olmak için kendilerini ihbar ediyormuş.

Geneleve kabul edilip çalışmaya başladıktan sonra, kadınlar bir ev tutacak parası olana kadar belirsiz bir süre genelevde yaşıyormuş. Kapıdan içeriye girmek için "vesika", akşam eve gidebilmek için de "evci kağıdı" gerekiyormuş.

Dışarıda evleri olunca bunu emniyete bildirmek zorundalarmış. Ahlak masası görevlileri herhangi bir zamanda -önceden haber vermeden- o evi denetlemeye gelebiliyormuş.  Evde kayıtlı dostun dışında soyadı tutmayan erkek varsa eve mühür vuruluyormuş.

Kadınlar her hafta iki kere jinekolojik muayene için doktora gitmek zorundalarmış fakat İzmir'de bu işlem genelevin içindeki dispanserde ücretsiz yapılıyormuş. Altı ayda bir verem kontrolü için röntgen çektiriliyormuş. Üç ayda bir AİDS, frengi, sarılık ve bel soğukluğu için bazı kan tahlilleri yaptırmaları gerekiyormuş. Tabii bu testlerin ücretleri de biraz fazlaymış o dönemlerde.

Dışarıdaki vatandaştan daha yüksek para ödedikleri için bu konuda epey bi şikayetçi olmuşlar. Bütün bu muayene paralarını devletin ya da patronun ödemesini talep etmişler.

Sabit giderlerine sürekli zam yapılması kadınları maddi olarak epey bi' zorlamış.

Ücretlerini zor karşılarken üstüne test ücretinin 1 milyondan 3 milyona çıkarılması kadınları da çileden çıkarmış. 7 nisan sabahı iş bırakan 20-30 civarında kadın kararlı bir şekilde harekete geçip genelevde çalışan bütün kadınları toplamış. Yaklaşık 450 kadın alkışlar ve ıslıklar eşliğinde genelevin müşterilerini de önlerine alıp dışarıya atmışlar.

Arkalarından da “Biz bugün namuslu kadınız” diyerek kapıları kapatmışlar. İş kıyafetlerini çıkarıp normal kıyafetlerini giymişler.

Greve katılan kadınlardan biri olan Rüya, "Gitmesi gelmesi, taksiler 4-5 milyonu buluyor. Bunu kazanamayan kızlar ne yapacak? İçeriye borçlanacak, faiz filan 7 milyona bir kan alacaklar.” diyerek maddi durumlarının bunu karşılamaya elverişli olmadığını belirtmiş.

Anlayacağınız hayat onlar için yeteri kadar zorken bir de devletin zorunlu uygulamaları için patronlarına borçlanmak zorunda kalıyorlarmış ve bir noktadan sonra da isyan bayrağını hep birlikte kaldırmışlar.

Peki soruyorum: Dışarıdaki vatandaştan ne farkları vardı da onlar için bu testler daha pahalıydı? 

Yorumlarda buluşalım!

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
soyledim-gitti

Hakanım aaaabiiiii.... (Yaşı yetişenlere :D)

lilithtrinty

ilk çalıştığım kurumda 2 sene bu kadınlarla çalıştım. yazılanların çoğu doğru. ama ben çalışırken çok iyi para kazanıyorlardı, hatta her sene teklif ederdik bu işi bırak sana başka bir iş bulalım diye ancak kimse kabul etmezdi. paralarının yarısını evin patronuna vermeleri, çoğu giderlerini kendilerinin karşılaması büyük haksızlık. yaşamları ve işleri çok ama çok zor

burcuburcunne

ulan çomarlar kadının hormanlari yok mu? erkeklere erkekler hizmet etsin ev bile değil kafese kapatıp ziksinler sizi nasıl?

lilimili

İç güdü arkasına sığınıp amazon ormanlarındaki maymunlar gibi davranmayı normalleştiren çomarlar, insan olmaya başlasanız zaten ne geneleve gerek duyarsınız ne de tecavüz/cinayet vakalarına karışırsınız ya da karşılaşırsınız. Ama maalesef kendi hayvanlıklarını törpülemek için yine kadınları zan altında bırakan bir zihniyetle karşı karşıyayız. Yazık.

halil-ertugrul

Zor iş , iğrenç bulduğun oturup çay bile içemeyeceğin biri ile para karşılığı birlikte olmak

Görüş Bildir